18. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi'ni tamamlayan Azerbaycanlı gazeteciler sertifikalarını aldı

ANKARA (AA) – TİKA’nın Muhabir Eğitim Programı (MEP) kapsamında, Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansının destekleriyle savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak operasyonel muhabirlerin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen “18. Savaş Muhabirliği Eğitimi”nin sertifika töreni, Polis Akademisi Gölbaşı Yerleşkesi’nde yapıldı.

Törene, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli katıldı.

Genel Müdür Aktaş, düzenlenen program vesilesiyle “iki devlet bir millet” anlayışıyla her alanda iş birliğinin güçlendirildiği “dost ve kardeş ülke” Azerbaycan’da görev yapan 22 medya temsilcisini misafir ettiklerini söyledi.

Kamuoyunu bilgilendirme açısından olağanüstü şartlarda güvenliğin sağlanmasının önemli olduğunu vurgulayan Aktaş, sahada kazanılan başarıların, kara propaganda ve kirli algıyla gölgelenmemesi için en kilit rolün medya mensuplarına düştüğünü ifade etti.

Aktaş, sadece savaş ve kriz anlarında değil, orman yangını, sel ve deprem gibi doğal afetlerde de muhabirlerin canları pahasına kamuoyunu bilgilendirmekle mükellef olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle dünyaya gerçeğin anlatılmasında çok önemli bir görevi ifa eden sizler, bu eğitimde sadece savaş muhabirliği değil zor şartlar altında hayatta kalma eğitimi de aldınız. Olağanüstü durumlarda medya kuruluşlarında görev yapan basın mensuplarının bu işi nasıl icra ettikleri, kendi güvenliklerini nasıl sağlayacakları, doğru ve nitelikli haberin dünyaya nasıl aktarılması gerektiği hususlarında bilgi ve deneyimler de paylaşılmıştır. Habercilikten, kişisel güvenliğe, savaş hukukundan ilk yardıma, ileri sürüş tekniklerinden suda hayatta kalmaya, kimyasal ve biyolojik saldırılardan olağanüstü durumlarda medya yönetimine kadar 26 ayrı başlıkta bugüne kadar 399 personele eğitim verilmiş, eğitimin sonunda katılımcılar uluslararası arenada geçerliliği olan Savaş Muhabirliği Sertifikası almaya hak kazanmıştır. Eğitimler, aynı zamanda, uluslararası iş birliklerine ve tecrübe aktarımına da vesile olmakta ve mesleki gelişim sürecini olumlu yönde desteklemektedir.”

Bölgede tutsak durumda 422 medya mensubu bulunuyor

AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz de mesleğini icra ederken hayatını kaybeden medya çalışanlarının sayılarını paylaştı.

Suriye’de Mart 2011’den 3 Mayıs 2020’ye kadar Beşşar Esed rejimi ile İran destekli terörist grupların 551 gazeteciyi öldürdüğünü, hava saldırılarında 22 gazetecinin, terör örgütü DEAŞ’ın saldırılarında 64, YPG/PKK’lı teröristlerin saldırılarında 33 basın mensubunun hayatını kaybettiğini aktaran Karagöz, şu an bölgede tutsak durumda 422 medya çalışanının bulunduğunu aktardı.

Karagöz, sahada gazetecilik yapmanın çok zor olduğunu belirterek, “Hareketli görüntüleri çekerken bir an kendimizi kaybedebiliriz. Haberin peşinden sonunu düşünmeden gidebiliriz. İşte o heyecanı taşıyan arkadaşlarımız, bazen hayatlarını kaybediyor bazen de esir düşüyorlar.” dedi.

Anadolu Ajansından da 4 basın mensubunun Suriye savaşı sırasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Karagöz, Uluslararası Basın Enstitüsünün (IPI) raporuna göre, Afganistan’da 30’dan fazla gazetecinin yaşamını yitirdiğini, Irak’ta 2003’ten bu yana 455 gazetecinin öldürüldüğünü, Libya’da 2011-2019 arasında 14, Filistin’de ise İsrail saldırıları sonucunda 46 basın mensubunun hayatını kaybettiğini söyledi.

Karagöz, 15 Mayıs’ta Associated Press (AP) ile Al Jazeera televizyon kanalının Filistin’deki binalarının yerle bir edildiğini hatırlatarak, “Bu da gazetecilik mesleğinin neden bu kadar zorlu ve çetin olduğunun bir göstergesi. Yine yakın dönemde Ermenistan o bölgeleri işgal etti, Kelbecer’de döşediği mayınlarda 3 Azerbaycanlı kardeşimiz hayatını kaybetti, 4 Azerbaycanlı kardeşimiz ise maalesef yaralandı. Savaşın olduğu anda değil savaştan sonra da biz gazetecilerin hayatı büyük risk taşıyor.” dedi.

Karagöz, asker ve polis dışında en fazla hayatını kaybeden meslek grubunun gazeteciler olduğunu, ancak kendilerinin doğruları dünyaya duyurmaya, katliamların fotoğrafını çekmeye, haberlerinden rahatsız olanlara rağmen doğruluk ve hakikat adına mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Bu coğrafyada medya mensubu olmanın, böyle bir eğitim almayı zorunlu kıldığını aktaran Karagöz, şunları kaydetti:

“Bu programda bizler, habercilerimizin her şartta hayatta kalabilmeleri, görevlerini eksiksiz yerine getirebilmeleri için eğitimleri tam donanımlı olarak dizayn ettik. AA Haber Akademisi olarak, 2012’den bu yana Polis Akademisi ile ortaklaşa ve TİKA’nın destekleriyle yürüttüğümüz sertifika programıyla hem kendi kurumuzda görev alan hem yerel hem de yabancı medya organlarında çalışan yüzlerce haberciye eğitim verdik. Savaş Muhabirliği Sertifika Programı, en başından bu yana Türkiye’nin sınırlarını aşarak uluslararası alana taşındı.”

Karagöz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’nun birçok ülkesinden kursiyerleri olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Biz, çalışmalarımızın ve bu eğitimin sonuç verdiğini en son Akdeniz ormanları yangınında görmüş olduk. Rüzgarın ters esmesiyle sadece bir arkadaşımız yaralandı ama diğer arkadaşlarımız eğitim sayesinde yara almadan mesleklerini icra ettiler. En güzel fotoğrafları onlar çektiler, en güzel görüntüleri onlar aldılar. O habercilik aşkıyla alevlerin arasında atıldılar ama bu eğitimden dolayı kendilerini korumayı başardılar.”

“Çok sayıda gazetecinin tehlikeler atlatması, eğitimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur”

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak ise Azerbaycan’ın 30 yıllık hasretin ardından kendi öz vatanına kavuştuğu Dağlık Karabağ Zaferi’nin birinci yılına yaklaşıldığını belirterek, şunları söyledi:

“Sırt sırta verdiğimiz bu süreçte, siyasi ve askeri alanda sürdürülen mücadeleler neticesinde ulaştığımız bu şanlı zafer, 30 yıllık bu işgal sürecindeki bu bölgenin neredeyse virane haline getirildiğini, taş üstünde taşın bırakılmadığını, camilerin, mezarlıkların bile tahrip edildiğini gördük. Bunun yanı sıra Ermenistan tarafından gerçekleştirilen saldırılar sonucu, 100’e yakın masum sivilin şehit edildiğine hep birlikte şahit olduk. Yaşanan bu olayları, görüntü ve haberleriyle tüm dünyaya duyuran bizlere asıl bu gerçekleri gösteren muhabirlerin de ne kadar kutsal ve ulvi görev yaptıkları da apaçık ortadır. Buradaki çatışmaların şiddeti, Ermenistan ordusunun sivil yerleşim birimlerine ağır silahlarla saldırısı ve oradaki çok sayıda gazetecinin büyük tehlikeler atlatmış olması, gazetecilerin bu savaş muhabirliği eğitimini almış olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.”

Çolak, törende bulunan 22 kursiyerle birlikte bugüne kadar aralarında Arnavutluk, Bosna Hersek, Kamerun, Özbekistan’ın da bulunduğu 39 ülkeden toplam 399 personele eğitim verdiklerine dikkati çekerek, “Bu eğitimi, savaş hukuku, ilk yardım, ileri sürüş teknikleri, rehin alma, kontrol noktalarında mevzi oluşturma gibi 26 başlıkta gerçekleştirmekteyiz. Tabii ki yalnızca savaş değil, yangın, sel gibi gerçekleşebilecek tüm doğal afetlerde, olağanüstü tüm durumlarda da bu mesleği icra edebilmek adına bu eğitim gerçekleştirilmektedir.” dedi.

Polis Akademisi olarak, uluslararası iş birlikleri ve verilen eğitimlerle lider polis eğitim kurumlarından biri olmayı hedeflediklerini ve bu kapsamda ciddi adımlar attıklarını vurgulayan Çolak, Uluslararası Polis Akademileri Birliğinde başkanlık ile daimi sekreterlik, Avrupa Polis Akademileri Birliğinde de başkan yardımcılığını üstlendiklerini söyledi.

Bu iş birlikleri ile kendilerini her alanda geliştirmeye çalıştıklarını aktaran Çolak, şunları kaydetti:

“Genel Müdürlüğümüzün yabancı polis teşkilatına verilen eğitimlerle bu zamana kadar 84 yabancı ülkeye 2 bin 506 eğitim düzenlenmiş, toplam 41 bin 976 kursiyere eğitim verilmiştir. Bunlar çok büyük rakamlardır. Ülkemizi ve dünyamızı etkisi altına alan Kovid-19 pandemi sürecinde dahi hiç ara vermeden online olarak, 24 ülke ve bir uluslararası kuruluşa yönelik 8 eğitim düzenlenmiş ve toplam 408 kursiyere eğitim verilmiştir. Şu anda da yine TİKA Başkanlığımızın destekleriyle Birleşmiş Milletler ile ortaklaşa düzenlediğimiz 6’ncı Uluslararası Birleşmiş Milletler Toplumsal Olaylara Müdahale eğitimi de 15 ülkeden 34 kursiyerin katılımıyla yerleşkemizde tüm hızıyla devam etmektedir.”

Çolak, bunun dışında Adalet Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığına, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi birçok kurumdan personele eğitim verdiklerini söyledi.

“Eğitimlerin, Azerbaycan’ın haklı davasını kamuoyuna anlatmaya destek vereceğini düşünüyoruz”

TİKA Dış İlişkiler ve Ortaklıklar Dairesi Başkanı Uğur Tanyeli de TİKA olarak, dost ve kardeş ülkelerdeki ilişkilerin güçlendirilmesi ve teknik iş birliği yapılması için medya sektörünün de bu faaliyetler arasına alındığını vurguladı.

Eğitimleri, 44 gün süren ve zaferle sonuçlanan Karabağ Savaşı’nın hemen ardından yapmayı planladıklarını, ancak hem savaş şartları hem de Türkiye’deki salgın kısıtlamaları nedeniyle eğitimin bu ay içerisinde gerçekleştirilebildiğini ifade etti.

Tanyeli, “İnşallah sizlerin burada almış olduğunuz eğitimlerin, Azerbaycan’ın haklı davasını dünya kamuoyuna anlatmaya destek vereceğini düşünüyoruz. Bu eğitimlerin, savaşsız günlerde, barış içindeki koşullarda sizin mesleğinizi icra etmenize de katkıda bulunmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Azerbaycanlı Kameraman Arif Hasanov da Ankara’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Eğitimlerin meslek yaşamına önemli katkılar sağladığını belirten Hasanov, bilmediği pek çok şey öğrendiğini ifade etti.

Konuşmaların ardından, gazetecilere sertifikaları verildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Milli Savunma Bakanlığının (MSB), Twitter hesabından yapılan açıklamada, Türk Hava Kuvvetleri ile Azerbaycan Hava Kuvvetlerine ait uçakların TEKNOFEST dolayısıyla İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarasında selamlama uçuşu gerçekleştirdiği, TEKNOFEST boyunca SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları başta olmak üzere gösteri uçuşlarının ve etkinliklerin devam edeceği bildirildi.

Paylaşımda, SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’nın TEKNOFEST 2021 öncesi İstanbul Boğazı semalarında gerçekleştirdiği selamlama uçuşunun havadan çekilen fotoğraflarına yer verildi.

Fotoğraflarda, SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’na, Azerbaycan Hava Kuvvetleri’ne ait MIG-29 uçaklarının eşlik ettiği görüldü.

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

KONYA (AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Korgeneral Kerim Veliyev, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ramiz Tahirov, TURAZ Şahini 2021 Tatbikatı’nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerine katılmak üzere 3. Ana Jet Üs Komutanlığına geldi.

Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, 3. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Önder Şensöz ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Akar ve Hasanov’a, Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi’nde tatbikat ve “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerine ilişkin brifing verildi.

Brifingin ardından konuşan Bakan Akar, bölge olarak hassas bir dönemden geçildiğini, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye’nin tüm komşularının toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarına saygılı olduğunu vurgulayan Akar, “Bizim herhangi bir şekilde, birinin hudutlarını ihlal etmek gibi bir niyetimiz asla söz konusu olamaz. Ancak diğer taraftan da karada, denizde ve havada hiçbir şekilde, ne kendi ne de dost ve kardeşlerimizin hakkını, hukukunu çiğnetiriz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin, uluslararası ortamda artık bir özne haline geldiğini dile getiren Akar, bu kapsamda Türkiye’nin etki ve ilgi alanının genişlediğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Cumhuriyet tarihinin en yoğun dönemini yaşadığına dikkati çeken Akar, “Bütün kuvvetlerimiz yoğun bir çalışma, gayret içinde. Ter döküyor ve gerektiğinde de hayatlarını ortaya koyuyor. Bu şekilde mücadelemiz devam ediyor. Bizim tek amacımız ülkemizin, dost ve kardeşlerimizin güvenliğini sağlamak. Bunun için gayret gösteriyoruz. Bunun dışında bizim herhangi bir gizli ajandamızın olmadığını herkesin bilmesi lazım.” dedi.

Tatbikatların önemine değinen Akar, “Bu başarılı tatbikatlar, aynı zamanda bizi izleyen düşman gözleri korkutuyor, dost ve kardeşlerimizi heyecanlandırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve Azerbaycan arasındaki yakın kardeşlik ilişkilerine vurgu yapan Akar, “Azerbaycan’a karşı yapılan tehditleri bize karşı yapılmış olarak algılıyoruz.” ifadesini kullandı.

Akar, 30 yıldır işgal altında kalan öz topraklarını “Tek Vatan Harekatı” ile 44 gün gibi kısa sürede kurtaran Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerini tebrik ederek, “Başarılı harekatın ardından kurulan ortak merkezde, TSK ve Rus askerleri birlikte görev yapıyor, ateşkesi gözlemliyor, ateşkesin kalıcı olması için birlikte gayret sarf ediyor. Bununla birlikte el yapımı patlayıcıların, mayınların temizlenmesine yönelik de TSK olarak elimizden gelen gayreti gösterdik, göstermeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Hamınız salamat ve yahşı galın”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 15 Haziran’da imzalanan “Şuşa Beyannamesi”ni, 2 ülke arasındaki kardeşliğin mühürlenmesi olarak nitelendiren Akar, beyannamenin Türkiye ve Azerbaycan arasındaki iş birliğinin geldiği noktayı gösterdiği kadar, bundan sonra izlenecek yol haritasını da ortaya koyduğunu söyledi.

Bölgede kalıcı barış ve huzur ortamı ile refaha giden yolun açılmasının önemli olduğunu anlatan Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Aliyev’in Ermenistan’a uzattıkları barış elinin, barışa, huzura gitmek için yapılan teklifin karşılık bulması önemlidir. Fakat maalesef şu ana kadar tam bir cevap alınamadıysa da bazı iz ve emareler var. Bizim amacımız, barış, huzur içinde tarafların hem güven hem de refah içinde yaşamasıdır. Temennimiz, Ermenistan’ın ateşkese uyması, herhangi bir yanlışlık yapmaması ve bölgede ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve istikrarın sağlanmasıdır.”

Tatbikata katılan personeli tebrik eden Akar, sözlerini “Hamınız salamat ve yahşı galın” ifadesiyle tamamladı.

Azerbaycan Savunma Bakanı Hasanov

Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov da tatbika katılan personeli tebrik etti.

Son dönemde artan tatbikatlar sayesinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin büyük tecrübe kazandığını, 2 ülke silahlı kuvvetleri arasındaki tatbikatların devam edeceğini belirten Hasanov, “Devlet Başkanlarımızın arasındaki samimi ilişkiler, ülkeler arası ilişkilere ve karşılıklı güvenin oluşmasına olumlu etki gösteriyor.” dedi.

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarmaya yönelik başlattığı harekat sırasında daima Türkiye’nin desteğini gördüğünü anımsatan Hasanov, şunları kaydetti:

“Savaş zamanı Türkiye Cumhurbaşkanı, Savunma Bakanı ve diğer yüksek vazifeli isimler defalarla Azerbaycan’a siyasi, manevi ve diplomatik destek göstermiştir. Onların beyanatları, Azerbaycan’ın tek olmadığını ve Türkiye’nin daima Azerbaycan’ın yanında olduğunu, Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin sarsılmaz olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Türkiye gibi bir kardeşimizin yanımızda olması bize güç veriyor. Azerbaycan halkı, Türkiye’nin desteğini çok değerli görmektedir. Türkiye tarafından gösterilen desteğe derin teşekkürümü bildirmek istiyorum.”

Gösterilen samimi ilgi ve ev sahipliğinden dolayı Akar’a teşekkür eden Hasanov, sözlerinin sonunda “Yaşasın Türkiye, yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği” ifadesini kullandı.

Tatbikat için özel arma

Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi’ndeki brifingin ardından bakanlar Akar ve Hasanov ile beraberindeki komutanlar, tatbikata katılan personelle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Bu sırada, Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler’in tatbikat için özel hazırlanan arma ve şapkaları takmaları dikkati çekti. Tatbikat için hazırlanan özel armada, Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını simgeleyen 2 şahin ile “tek millet iki devlet” ifadesi yer aldı.

TURAZ Şahini 2021 Tatbikatı’nda, 8 muharip uçak, Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağı (HİK) ile hava savunma sistemleri ile çok sayıda personel görev aldı. Tatbikatla Türkiye ve Azerbaycan hava kuvvetleri arasında elektronik harp konusunda karşılıklı tecrübe alışverişi yapıldı, karma hava harekatı konusunda uygulamalı eğitim gerçekleştirildi.

SOLOTÜRK pilotuna telsizden tebrik

Hatıra fotoğrafı sonrasında Akar ve Hasanov ile beraberindeki komutanlar, uçuş kulesine geçti.

Buradan tatbikat kapsamında uçakların başarıyla gerçekleştirdiği meydan taarruzu ve pasaj geçişlerini takip eden Akar ve Hasanov, daha sonra SOLOTÜRK gösterisini izledi.

Gösterinin sonunda Bakan Akar telsizle konuştuğu SOLOTÜRK pilotunu, başarılı gösterisinden dolayı tebrik ederek, “Bizim için her zaman heyecan ve gurur kaynağı oldunuz.” dedi.​​​​​​​