'2021 Uluslararası Gökyüzü Gözlem Şenliği' 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi'nde yapılacak

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Diyarbakır Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ile Karacadağ Kalkınma Ajansının destekleriyle yapılacak.

Şenlik, UNESCO tarafından Dünya Koruma Mirası Listesi’ne aday gösterilen ve Türkiye’de gökyüzü gözleminin en iyi yapılacağı 10 noktadan birisi olarak kabul edilen tarihi Zerzevan Kalesi’nde “2021 Uluslararası Diyarbakır Zerzevan Gökyüzü Gözlem Şenliği” adıyla 31 Ağustos-2 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenecek.

Şenlikte, vatandaşlar uzmanlarla gökyüzünü inceleme fırsatı bulabilecek, dünyanın en iyi korunan Mitras Tapınağı’nda binlerce yıl önce gerçekleştirilen astronomi çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek ve çadırlarda iki gece alanda konaklayabilecek.

Türkiye’nin dört bir yanından 1000’den fazla gökbilim meraklısının profesyonel ve amatör astronomlarla bir araya geleceği şenlikte seminerler, yarışmalar ve gökbilimle ilgili birçok atölye ve etkinlik yapılacak.

Milli Uzay Programı vizyonuyla düzenlenen etkinliklerle gençlerin uzaya ilgisinin arttırılması hedefleniyor.

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu da şenlik öncesi ilgililerle bir toplantı gerçekleştirdi ve yetkililerle etkinliklerin yapılacağı Zerzevan Kalesi’nde incelemelerde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Antalya, kongre turizminde yıl sonuna kadar 138 organizasyona ev sahipliği yapacak.

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. Antalya’da tarihi ve kültürel değerler, turizm, endemik bitki türleri, coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi veren Ege, kentin her alanda çok önemli değerlere sahip olduğunu söyledi.

Ege, Antalya’nın ılıman iklim yapısı, ulaşım olanakları, altyapı, tesis ve hizmet kalitesi, alanında eğitimli ve nitelikli iş gücü, yıllar içinde gelişen organizasyon tecrübesi ve 230 bin koltuk kapasitesi ile kongre turizminde öne çıkan bir destinasyon olduğunu bildirdi.

Ege, Antalya’nın Uluslararası Kongre ve Konferans Şirketleri Birliği (ICCA) 53. Genel Kurulu, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, B20 – G20 Zirveleri ve ICCA Mediterranean Chapter’in de yer aldığı, oldukça önemli etkinliklerin ev sahipliğini başarıyla gerçekleştirdiğini kaydetti.

Kongre turizminin, turizm faaliyetlerinin 12 aya yayılmasının yanı sıra sağladığı yüksek gelir bakımından da önemli olduğunun altını çizen Ege, şunları söyledi:

“Kongre, sempozyum, toplantı gibi etkinlikler, kentimizde sürdürülen ya da güçlü potansiyeli bulunan diğer turizm faaliyetlerinin geliştirilerek yaygınlaşmasına da katkıda bulunmaktadır. Antalya’da 2019 yılında 115 kongre, 2020 yılında 37 kongre düzenlendi. Bu yıl 8 ayda 123 kongre yapıldı ve yıl bitimine kadar toplamda 138 kongre gerçekleştirilmesi planlanmakta. 2020 yılında Türkiye’ye gelen her turist ortalama 762 dolar harcadı. 2023’te turist başına bin dolar gelir hedefini, kongre turizmi endüstrisinde atakla yakalayacağız. Çünkü üst segment turisti büyük kongreler getirecek.”

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun

DİYARBAKIR(AA) – Tarımın ilk yapıldığı yerler arasında bulunan Çayönü höyüğünde 1964 yılında başlatılan, 1991 yılında güvenlik nedeniyle ara verilen ve 4 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan’ın başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.

Kazı sahasında incelemede bulunan Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Oya Eronat, Mehmet Mehdi Eker ve Ebubekir Bal, Özdoğan’dan çalışmalar ve elde edilen buluntular hakkında bilgi aldı.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Karaloğlu, Çayönü höyüğünün insanoğlunun yeryüzünde ilklerinin yaşandığı bir bölge olduğunu söyledi.

İnsanoğlunun göçebe hayattan yerleşik hayata, kültürel tarıma Çayönü’nde geçtiğini ve burasının madencilik tarihinde önemli bir yerde olduğunu aktaran Karaloğlu, “İlk defa bakır madeninin sıcak ve soğuk olarak işlendiği, dericiliğin belki ilk defa yapıldığı bölgedir Çayönü. Özellikle insanlığın yerleşik hayata geçmesi bakımından çok önemli bir yer.” ifadelerini kullandı.

İnşaat teknolojisinin de tarihsel temellerinin bulunduğu bir bölgede olduklarını aktaran Karaloğlu, şöyle devam etti:

“Hocamız bu sene yeni bir müjde verdi. Dedi ki, ‘Sandık tipi bir mezar açtık.’ Ve Çayönü’nü 3 bin yıl daha bugüne yaklaştırdık. Bizler de heyecanlandık, geldik, gördük. İçerisinde pişmiş, farklı formlarda çok ince, zarif, estetik kapların bulunduğu gördük. Kapların içerisinde ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Açıldığında onları da öğreneceğiz. Bizim bütün amacımız, Diyarbakır’ı tarihiyle kültürüyle medeniyet değerleriyle hak ettiği şekilde tekrar insanlığın gündemine taşımak.”

Eker de uzun yıllar Diyarbakır’ın terörden dolayı zarar gördüğünü aktardı.

Terör nedeniyle kazı çalışmalarının bir süre durdurulduğunu anımsatan Eker, “İnsanların büyük kısmının besin kaynağı olan buğdayın anavatanı burası. Bu tesadüf değildir. Son 5-6 bin yıllık süreçte medeniyetlerin yerleşim yeri. Dicle Nehri bütün Mezopotamya milletlerinin beslendiği kaynaktır. Terör bize çok zarar verdi ve Diyarbakır’ın mücevherleri bilinmez hale geldi. Çünkü bu şehrin tek gündem maddesi terör oldu. Kazı çalışmaları da bu süreçlerde durdurulmuş ve bu da çok acı bir şey. Bu aslında insanlığın hafızasına vurulmuş bir darbe.” diye konuştu.