21 Mart Dünya Down Sendromu Günü

ANKARA (AA) – Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu (TÖSSFED) Başkanı Birol Aydın, 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, down sendromlu bireylerin sosyal hayatta tüm insanlarla beraber, izole edilmeden yaşamalarının büyük önem taşıdığını, elde edilen ulusal ve uluslararası başarıların bunu kanıtladığını belirtti.

Başkan Birol Aydın, Birleşmiş Milletlerin 10 Kasım 2011 kararı ile 21 Mart tarihini resmi Dünya Down Sendromu Günü olarak tanıdığını hatırlattı.

Birol Aydın, "21 Mart günü (21/3) down sendromlu insanlarda 21. kromozomun 3 tane olmasını simgeliyor. Dünya Down Sendromu Günü, down sendromlu bireylerin haklarını korumak için önemli bir adımdır. Türkiye'de down sendromlu bireyler ve ailelerine destek veren, onları doğru kanallara yönlendirecek çalışmalara imza atan kuruluşların başında gelen TÖSSFED, dünya çapında başarılara imza atan özel sporcularının her zaman yanında olacak ve olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Bu günün down sendromlu bireyler hakkında toplumsal bilinç oluşturması açısından önemli olduğunu vurgulayan Birol Aydın, şöyle devam etti:

"Son kırk yılda gerçekleşen gelişimci ve kapsayıcı tutuma rağmen, birçok noktada down sendromlu bireyler hala ayrımcılık ve önyargı ile karşı karşıya kalıyor. Oysa down sendromlu bireylerin sosyal hayatta tüm insanlarla beraber, izole edilmeden yaşamaları büyük önem taşıyor. Federasyon olarak antrenörlerimizin yetiştirdiği özel sporcularımız ve elde edilen ulusal ve uluslararası başarılar bunun kanıtıdır. Bu özel çocuklarımıza imkan sağlandıkça neler başaracaklarını hepimiz görüyoruz. Toplumsal farkındalığımızı arttırıp, gerekli destek ve katkıyı sunarak bu kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstermeliyiz. Biz her zaman sizinleyiz ve sizinle gurur duyuyoruz."

Aydın, son 8 yılda Avrupa ve dünya şampiyonalarında Talha Ahmet Erdem, Dilara Çevik başta olmak üzere birçok milli sporcunun şampiyon olduğunu belirterek, "Dünya rekoru kıran Ali Topaloğlu gururumuz oldu." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ilk kez 31 Mart-7 Nisan tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı 2. Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları'nın (Trisome Games 2020) yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ertelendiğini hatırlatan Birol Aydın, şunları kaydetti:

"Hedef 19-26 Ekim 2020 tarihlerinde Antalya'da ev sahibi olarak yapmayı planladığımız 2020 Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları'nda ülkemizi 8 branşta 120 sporcuyla temsil ederek, onlarca madalya kazanmak. Down sendromlu özel sporcularımıza başarılar diliyorum. Bizlere desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Spor Bakanımız Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na ve sponsorlarımız Spor Toto, Eminevim'e teşekkür ederiz. Gülümseyişiniz hayatımıza ışık saçıp, umudumuzu arttırıyor."

Öte yandan, koronavirüs salgını nedeniyle "Evdekal Türkiye" çağrısını yineleyen Birol Aydın, down sendromlu özel sporcu Münevver Yılmaz'ın "Evde kal hareketsiz kalma" videosunu da paylaşarak, evde kalan vatandaşların spor yapmaları gerektiğine işaret etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Aynı zamanda otizmli bir evladı bulunan Çayan, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla AA muhabirine, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bugün ve nisan ayında, otizme yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla dünyanın birçok yerinde etkinlikler düzenlendiğini belirtti.

Farkındalık çalışmalarının hem erken tanı hem de otizmli çocukların toplum tarafından kabullenilmesi açısından önemine işaret eden Çayan, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’de otizme yönelik farkındalık konusunda epeyce ilerledik. Fakat hala zaman zaman ailelerimiz, çevrelerinde ‘Çocuğunu niye sokağa çıkarttın’ gibi tepkiler aldıklarını, anlayış göremediklerini dile getiriyorlar. Otizm ne ‘Mucize Doktor’ dizisi ne de ‘Yağmur Adam’ filmindeki karakterlerden ibaret. Onlar bu bütünün çok küçük bir parçası ve yüksek seviyede olanların bile gözetime, yönlendirilmeye ihtiyaçları oluyor. Büyük çoğunluk ise sıkıntı içerisinde. Otizmli çocuklar ve aileleri sosyal yaşamdan kopuk, izole bir hayat sürüyor.”

“Otizmi sadece ‘farklılık’ gibi lanse etmek yanlış bilgilendirmeye yol açıyor”

Çayan, “Otizm farklılıktır” gibi paylaşımlar yapılabildiğine de işaret ederek, “Otizmin ne olduğunu tam olarak bilmeyen, otistik bir çocukla uzun bir süre yaşamamış insanlar çeşitli sosyal medya paylaşımlarında çocukların bu durumunu sadece basit bir ‘farklılık’ gibi lanse edebiliyor. Bu toplumun da yanlış bilgilendirilmesine yol açıyor. Kendi hayatlarını idame ettirebilen, özel yetenekleri olan otizmli sayısı çok az. Otizm, bunu yaşayan çocuklar ve aileleri için hayatlarını yakıp geçen bir durum.” ifadesini kullandı.

Bu zorlukları hafifletmenin tek yolunun erken yaşlarda başlayan eğitim olduğunu dile getiren Çayan, “Çocuk gerçekten iyi bir özel eğitim alabilirse normal yaşama da o denli fazla yaklaşıyor. Aslında böylelikle hem ailelere hem de devlete olan maddi-manevi zorluk da azalıyor. Uluslararası araştırmalarda otizmli çocukların iyi eğitim almasının maddi-manevi yükü 3’te 2 oranında azalttığı belirtiliyor. Bu çok ciddi bir oran.” diye konuştu.

“Aileler umudunu bu yasaya bağladı”

Meclis Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarını Araştırma Komisyonu raporu doğrultusunda komisyonda yer alan milletvekillerinin özel gereksinimli bireyler için kanun teklifi hazırlayacağına dikkati çeken Çayan, şunları kaydetti:

“Meclis’teki komisyonun otizmli, down sendromlu çocuklar için hazırladığı rapor gerçekten çok güzel bir çalışma oldu. Rapordaki öneriler, ailelerin de yıllardır yasalaşmasını beklediği düzenlemeler. Şimdi büyük bir heyecanla bu rapor ışığında Meclis’ten çıkacak yasayı bekliyoruz. Otizmli çocukların aileleri umudunu bu yasaya bağladı.

Rapordaki öneriler içinde en önemli konu, teşhis ve tanı süreçlerinin ardından otizmli çocuklar için bireysel eğitimin yoğun ve nitelikli olarak sürdürülmesi. Sağlıklı çocuklara gün boyu eğitim verirken, otizmli çocukların haftalık iki seans özel eğitimle düzelmesini bekleyemeyiz. Devlet katkısıyla sağlanan bu sürelerin artırılması gerekiyor.”

– “Kampüs benzeri yapılanmalar kurulmalı”

Aydın Çayan, otizmli çocukların iş ve meslek yaşamı, sosyal hayatları ve özellikle ailelerinin vefatı sonrasında bağımsız bireyler olarak hayatlarına devam edebilmesine yönelik mekanizmaların oluşturulmasının önemine dikkati çekti.

Bu konuda dünyada farklı örneklerin bulunduğunu aktaran Çayan, “Otizmin seviyesine göre, anne babanın yaşlılığında, bir sebeple bakamayacak durumda olduğunda veya ölümlerinden sonra meslek, hobi ve uğraşlar edinebilecekleri kampüs benzeri yapılanmalar kurulmalı. Ailelerin ‘çocuğum benden sonra ne yapacak’ endişesi ancak böyle son bulabilir.” önerisinde bulundu.

Bu yapılanmaların toplumdan ayrışmamış, hayatın içinde alanlar olması gerektiğini vurgulayan Çayan, “Üçüncü en önemli husus da yasada bu düzenlemelerle ilgili bütçenin belirlenmesi. Kanunda mutlaka kaynağın gösterilmesi lazım aksi halde uygulanması noktasında sıkıntılar oluşabilir.” dedi.

NEVŞEHİR (AA) – Nevşehir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda beden eğitimi öğretmeni Tarkan Güney, down sendromlu öğrenicisinin arzusunu gerçekleştirebilmek için belediyeye müracaat ederek, talebini iletti.

Belediye Başkanı Mehmet Savran’ın talimatıyla hazırlanan itfaiye ekipleri, konuk ettikleri Ramazan Ünlü (19) ile göreve çıktı.

Senaryo gereği yangın alarmının ardından özel kıyafetleri giyen down sendromlu genç, itfaiye aracıyla şehirde tur atıp İtfaiye Müdürlüğü yerleşkesinde yakılan ateşi söndürdü.

İtfaiye erlerinin kullandığı alet ve teçhizatlarla ilgili bilgi verilen Ünlü’ye görevinin ardından Başkan Savran tarafından başarı madalyası ve hediye takdim edildi.

Görev arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Ünlü, gazetecilere, hayaline kavuşmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Başkan Savran da özel insanların topluma kazandırılması amacıyla yapılan çalışmalara katkı sunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Ramazan’ın hayali varmış ve burada çok da başarılı oldu. Hayalini gerçekleştirdik, ona bir de madalya verdik. Özel insanlarımızın özel eğitimlerle topluma kazandırılması için çalışma yapan öğretmenlerimiz var. Ben de bir hekim olmam nedeniyle bu tür talepleri çok önemsiyorum.” diye konuştu.

Ünlü’nün öğretmeni Tarkan Güney ise zaman zaman sosyal aktiviteler için okul dışına çıktıklarında, kendisine her fırsatta itfaiyeci olmak istediğini söyleyen öğrencisi için gösterilen duyarlılık dolayısıyla yetkililere teşekkür etti.

Etkinliğin, “21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü”nde gerçekleşmesinin ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getiren Güney, “Belediye Başkanımız ve itfaiye personeli ricamızı kırmadı. Çok güzel bir organizasyon gerçekleştirildi. Ramazan’ı çok mutlu ettiler.” dedi.

İtfaiye personeli Abdullah Yalçın da sık sık aralarında görmek istedikleri Ünlü’nün de artık gönüllü bir itfaiye eri olduğunu kaydetti.