3. Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi

ANTALYA (AA) – Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkan Yardımcısı Hacı Ali Ulutaş, bu tarife döneminde iş sağlığı ve güvenliği konusunu bir kalite parametresi olarak kabul ettiklerini belirterek, "Bir sonraki uygulama döneminde de iş sağlığı ve güvenliği parametre olarak tarifede yer alacak. Burada, işçiyi düşünen ve buna göre planlama yapan şirketlerin ilave gelir elde edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır." dedi.

Ulutaş, Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) tarafından "Vizyon Sıfır" temasıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen Elektrik Dağıtım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, çalışanın güvenli olmadığı yerde iş güvenliğinden bahsedilemeyeceğini ifade etti.

İşverenin çalışanın kaldıramayacağı yükü vermemesi, bunun için de işin nasıl yapıldığını, hangi aşamalardan geçtiğini, ne kadar süreceğini ve hangi güvenlik ekipmanlarının kullanılması gerektiğini bilmesi gerektiğini vurgulayan Ulutaş, şöyle konuştu:

"Kurum olarak bu tarife döneminde iş sağlığı ve güvenliği konusunu bir kalite parametresi olarak kabul ettik. Bir sonraki uygulama döneminde de iş sağlığı ve güvenliği parametre olarak tarifede yer alacak. Burada, işçiyi düşünen ve buna göre planlama yapan şirketlerin ilave gelir elde edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır."

Ulutaş, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilincin yerleştirilmesi için geliştirilen tüm Ar-Ge projelerini destekleyeceklerini dile getirdi.

Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) Genel Müdürü Halil İbrahim Leventoğlu da 2019'da yaşanan 3 bin 93 iş kazasının 24'ünün ölümle sonuçlandığı bilgisini verdi.

Leventoğlu, iş sağlığını proaktif bir yaklaşımla buluşturarak geliştirmek gerektiğine dikkati çekerek, "Sürekli iyiye doğru gelişmenin yol ve yöntemlerini bularak 'Vizyon Sıfır' temasına odaklanacağız. Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının sağlanması, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde temel hak olarak tanımlanmıştır. Bu hakkı sahibine vermeyi boynumuzun borcu olarak görmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

– "İş sağlığı ve güvenliğinde kamu-özel sektör iş birliği yapmalı"

ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen de elektrik dağıtım şirketlerinin 2008'de başlayan ve 2013'te sona eren özelleştirmeleriyle özel sektörün sorumluluklarının arttığını anlattı.

Çeçen, özelleştirmeden bu yana kesintisiz hizmet vermenin çabasıyla bakım ve onarım faaliyetlerini aksatmadan sürdürdüklerini belirterek, "Bu amaçla 1,1 milyon kilometre hat uzunluğuna ve 210 bin trafo sayısına ulaşan şebekemize, özelleştirilmelerin tamamlandığı 2013'ü takip eden 2014-2019 döneminde güncel enflasyon rakamlarıyla 40 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik." diye konuştu.

Elektrik dağıtım hizmeti faaliyetlerinin her noktasında vazgeçilmez önceliklerinin iş sağlığı ve güvenliği olduğunu aktaran Çeçen, "Tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfına giren elektrik dağıtım faaliyetinde, kamu-özel sektör iş birliği vazgeçilmez nitelikte. Düzenleyici mahiyetteki regülasyon ve politikalarla iş sağlığı ve güvenliğini geliştirici Ar-Ge faaliyetleri bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın odak noktasında yer alıyor." ifadesini kullandı.

Çeçen, iş kazalarını önlemenin, yalnızca uygun koruyucu ekipmanların kullanılması ya da yasal yükümlülüklerin eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olmadığına işaret ederek, "Kazaların hedefi olan insan, aynı zamanda kazaların önlenmesinde belirleyici bir role sahip. Organizasyonel farkındalığı yüksek, proaktif ve katılımcı bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünü sektörümüze ve paydaşlarımızın tümüne yaymak birincil amacımız." dedi.

Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Genel Başkanı Ersin Akma ise Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) rakamlarına göre dünyada her yıl 3 milyondan fazla işçinin iş kazaları ve meslek hastalıkları yüzünden hayatını kaybettiğini söyledi.

Akma, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün ülke genelinde yaygınlaşması için herkesin ara vermeden çalışmak zorunda olduğunu sözlerine ekledi.

Elektrik dağıtım sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalığı artırmak ve bu alandaki en son gelişmeleri masaya yatırmak üzere ELDER tarafından düzenlenen kongre, iki gün sürecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Antalya, kongre turizminde yıl sonuna kadar 138 organizasyona ev sahipliği yapacak.

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. Antalya’da tarihi ve kültürel değerler, turizm, endemik bitki türleri, coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi veren Ege, kentin her alanda çok önemli değerlere sahip olduğunu söyledi.

Ege, Antalya’nın ılıman iklim yapısı, ulaşım olanakları, altyapı, tesis ve hizmet kalitesi, alanında eğitimli ve nitelikli iş gücü, yıllar içinde gelişen organizasyon tecrübesi ve 230 bin koltuk kapasitesi ile kongre turizminde öne çıkan bir destinasyon olduğunu bildirdi.

Ege, Antalya’nın Uluslararası Kongre ve Konferans Şirketleri Birliği (ICCA) 53. Genel Kurulu, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, B20 – G20 Zirveleri ve ICCA Mediterranean Chapter’in de yer aldığı, oldukça önemli etkinliklerin ev sahipliğini başarıyla gerçekleştirdiğini kaydetti.

Kongre turizminin, turizm faaliyetlerinin 12 aya yayılmasının yanı sıra sağladığı yüksek gelir bakımından da önemli olduğunun altını çizen Ege, şunları söyledi:

“Kongre, sempozyum, toplantı gibi etkinlikler, kentimizde sürdürülen ya da güçlü potansiyeli bulunan diğer turizm faaliyetlerinin geliştirilerek yaygınlaşmasına da katkıda bulunmaktadır. Antalya’da 2019 yılında 115 kongre, 2020 yılında 37 kongre düzenlendi. Bu yıl 8 ayda 123 kongre yapıldı ve yıl bitimine kadar toplamda 138 kongre gerçekleştirilmesi planlanmakta. 2020 yılında Türkiye’ye gelen her turist ortalama 762 dolar harcadı. 2023’te turist başına bin dolar gelir hedefini, kongre turizmi endüstrisinde atakla yakalayacağız. Çünkü üst segment turisti büyük kongreler getirecek.”

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun

İSTANBUL (AA) – Koçtaş, lojistik şirketi DHL Supply Chain ile dağıtım iş birliğine giderek "Koçtaş Kapımda" uygulamasını hayata geçirdi.

Şirket açıklamasına göre, Koçtaş'ın dijital kanalları olan "koctas.com.tr", Koçtaş mobil uygulaması ve mağazalardaki hızlı sipariş ekranlarından (kiosk) alışveriş yapanlar, ürünlerini "Koçtaş Kapımda" ile hızla ve hasarsız bir şekilde teslim alıyor. "Koçtaş Kapımda" ilk olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Antalya ve İzmit'te hizmet veriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koçtaş Ticari Gruptan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mert Kesimer, özellikle pandemi döneminde müşterilerinin online alışverişe yöneldiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu noktada biz de Koçtaş olarak müşteri deneyimi, dijitalleşme, tedarik zinciri, lojistik ağı ve verimlilik çalışmalarımıza ve yatırımlarımıza hız verdik. Dijital platformlarda müşterilerimize pürüzsüz bir alışveriş deneyimi sunmak için yatırımlarımızı aralıksız sürdürdük. Bu dönemde kargo ve lojistik hizmetleri hiç olmadığı kadar önemli bir noktaya geldi. Müşteri odaklı yaklaşımımızla hızlı ve sorunsuz teslimat yapmak için DHL Supply Chain ile dağıtım iş birliğine başladık ve 'Koçtaş Kapımda' uygulamasını devreye aldık. Artık dijital kanallarımızdan satılan tüm ürünlerin teslimatı Koçtaş Kapımda ile gerçekleşiyor. Bu hizmetimiz ile birlikte teslimat performansımızı yüzde 100'e ulaştıracağız."

DHL Supply Chain Türkiye İş Geliştirme Direktörü Ömür Özkardeşler de "Son dönemde e-ticaret hacmindeki artış ve yaşanan dalgalanmalar, tedarik zinciri süreçlerinde, müşteri beklentilerinin merkezde olduğu farklı çözüm ihtiyaçlarını doğurdu. Bu kapsamda iş ortağımız Koçtaş ile birlikte oluşturduğumuz e-ticaret dağıtım modeliyle dijital satış kanalı teslimatlarının müşteri beklentilerine uyumlu olarak sağlanmasını garanti altına aldık. Bu anlamda müşterilerimizin ve onların müşterilerinin memnuniyetlerini ön planda tutarak güçlü altyapımızla sürdürülebilir çözümler üretmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.