3. Uluslararası Etnospor Forumu sona erdi

ANTALYA (AA) – Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, geleneksel sporların ihya edilmesinin ve çocukların bu sporları yapıyor hale gelmesinin önemli olduğunu söyledi.

Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'nde bir otelde Dünya Etnospor Konfederasyonunca bu yıl "Geleneksel Sporların İhyası" temasıyla düzenlenen 3. Uluslararası Etnospor Forumu sona erdi.

Forumun kapanış konuşmasını yapan Bilal Erdoğan, toplumların artık köklerine indiğini belirtti.

Her toplumun kendine has bir kimliğe sahip olduğunu ve bu kimlik sayesinde değer kazandığını anlatan Erdoğan, "Her bir ülke bir renk. Her bir toplum bir renk. Dolayısıyla geleneksel sporlar açısından baktığımızda, bunların ihya edilmesi çok önemli. Çocukların bu sporları tekrar icra eder hale gelmeleri, sporları canlandırmak, kültür ve kimliğimizi korumak son derece önemli." diye konuştu.

Dünyanın son dönemlerde huzur dolu bir ortama kavuşamadığına dikkati çeken Erdoğan, sorunların çözüm yolunun karşılıklı saygıdan geçtiğini dile getirdi.

Karşılıklı saygının, her toplum ve ulusun kendi kültürlerini dikkate aldığında ve bunun üzerinde bir şeyler inşa ettiğinde gerçekleştiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Spor, bunun bir yolu. Sporun etrafındaki müzik, formalar her biri çok değerli. Tüm katılımcılar bu forumda çok önemli katkılarda bulundu. Bu sene burada çok daha fazla sayıda yabancı bakan bir araya geldi. Bu sayede işin hükümet yönünü ele alma imkanı bulduk. Karşılıklı tanışmalar, bu bağların oluşturulmuş olması, burada gerçekleştirdiğimiz bu ağ son derece değerli. Hepinize teşekkür ediyorum."

Forumun her yıl daha büyük bir şekilde yapılması için çaba gösterdiklerini aktaran Erdoğan, giderek büyüyen bir grup ile daha güzel günler göreceklerine inandıklarını belirtti.

Erdoğan, toplumun her kesiminin bu işin içine çekilebileceğini düşündüklerini ve bunun da dünyayı yaşanması daha güzel bir yer haline getireceğini kaydetti.

– 2. Geleneksel Spor Ödülleri verildi

Forumun sonunda 2. Geleneksel Spor Ödülleri de sahiplerini buldu.

Törende Bilal Erdoğan tarafından "Destekleyici Akademisyen" dalında Prof. Dr. Mehmet Türkmen'e, "Genç Sporcu" dalında Şamil İslamov'a, "Tecrübeli Sporcu" dalında Lojos Kassai'ye, "Geleneksel Spor Organizasyonu" dalında Japon Atlı Okçuluk Derneğine ve "Uluslararası Sponsorluk" dalında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansına (TİKA) ödül verildi. Yakutistan'dan İnnokentiy Grigoriev de "Liderlik Ödülü"ne layık görüldü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – 8. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreni, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız'ın katılımıyla yapıldı.

İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Okçular Vakfı Spor Kulübü Tesisleri'nde gerçekleştirilen yarışların ödül töreni hijyen kurallarına uyularak gerçekleştirildi.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız, dereceye giren okçulara ödüllerini verdi.

Törende konuşan Bilal Erdoğan, yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) dolayı tarihi günler yaşadıklarına dikkati çekerek, "Bu tarihi günlerde, birçok şeyin üst üste geldiği tarihi dönemeçte, ecdadın fethi başlattığı önemli noktalardan birindeyiz. Vakfımız birçok ana tanıklık etti. Okçular Tekkesi çok büyük anlara tanıklık etti. İki gün önce Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda 27 Mayıs'ın 60. yıl dönümü hatırlandı. Milli kimliğimizin önemli yapı taşlarından biri, daha güçlü şekilde yerine yerleştirildi. Fethin yine bir yıl dönümündeyiz." ifadelerini kullandı.

Pandeminin dünyayı kasıp kavurduğu dönüm noktasında kontrollü sosyal hayatın denenmeye başladığı sürecin başında olduklarına dikkati çeken Erdoğan, "Küresel salgın sürecinde, tarihi dönemde 'okçu kardeşlerimiz yeniden müsabakalara çıktılar' diyeceğiz. 'Mete rekor atmıştı' diyeceğiz. Bunları basit anlar olarak düşünmememiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Ülke ve millet olarak Fatih'in bir çağı kapatıp bir çağı başlattığı noktada, dünya merkezi olan bir şehirde bunları hatırlayarak yeni kodları düşünmeleri gerektiğini anlatan Erdoğan, "15-20 yıllık süreçte, 28 Şubat ve 15 Temmuz'un yaşandığı süreçte milletçe çok badireler atlattık. Çok tecrübe edindik, büyük temeller attık. Rekorlar kıran bugünün gençleri 21. yüzyıla birçok anlamda damgasını vuracak. 21. yüzyıl bu milletin asrı olacak, yaşadığımız günler bunu gösteriyor. Sporda en yukarıda olacağız. Sağlıkta örnek bir yönetim gösteren, bu salgınla başa çıkmada Batı medeniyetinin tökezlediği dönemde milletçe doğru hareket ettik. Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle çok daha doğru tedbirler almayı başardık." şeklinde konuştu.

Sporda da gerçekleştirilen yatırımların ödüllerini alacaklarını kaydeden Erdoğan, "Türkiye sadece sporda ve sağlıkta değil; eğitim, kültür, ekonomide de toplumsal hayatta da damgasını vuracak." diye konuştu.

Ödül töreni öncesi Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilirken, Fetih Duası okundu. Ayrıca Türkiye genelinde yapılan "İstanbul'un Fethi" temalı şiir okuma yarışması birincisi video gösterimiyle şiirini okudu.

Tören sırasında Azerbaycan Bağımsızlık Günü de kutlanırken, Mehter dinletisi eşliğinde aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi.

KASTAMONU (AA) – Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, "Fuat Sezgin hayatını bilime adadı. Müslümanların bilim tarihindeki yerini Batılılara, bütün dünyaya ve Müslümanlara anlatmaya çalıştı." dedi.

"2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" kapsamında, İnebolu ilçesinde "Bilimsel Mirasımız, Gelecek Tahayyülümüz ve İslam Medeniyetinin Dünya Medeniyetine Katkıları" konulu konferans düzenlendi.

25 Ağustos Kapalı Spor Salonu'ndaki konferansta konuşan Erdoğan, Fuat Sezgin'in, 18 yaşından 93 yaşına kadar günde 17 saat çalışarak İslam Bilim Tarihi üzerine önemli araştırmalar yaptığını söyledi.

Erdoğan, Fuat Sezgin'in, herhangi bir dilde araştırma yapacağı zaman o dili öğrendiğini, 20'nin üzerinde dilde okuyup, araştırma yaptığını vurguladı.

Kristof Kolomb'dan önce Müslümanların Amerika'yı keşfettiğini dile getiren Erdoğan, Fuat Sezgin'in, o devirde o hesaplamaları yapabilecek, haritaları çizebilecek matematik bilgisinin sadece Müslümanlarda olduğunu göstererek delillendirdiğini anlattı.

– "Fuat Sezgin hayatını bilime adadı"

Öğrencilere seslenen Erdoğan şöyle konuştu:

"Hayatlarınızı inandığınız davalar için vakfedin, feda edin. Hayatlarınızı sadece zevk, sefa, zenginlik, makam, iş güç için harcamayın. Muhakkak dert edindiğiniz, vatansa vatan, insanlığa hizmetse hizmet, ilimse ilim, bilimse bilim, bir şey olsun. İnanarak, dertlenerek hayatımızı vakfedeceğimiz amaçlarımız olsun. Fuat Sezgin hayatını bilime adadı. Müslümanların bilim tarihindeki yerini Batılılara, bütün dünyaya ve Müslümanlara anlatmaya çalıştı. Bunu, Müslümanlar bu eziklikten kurtulsun, kendilerine güvensin diye yaptı. Ecdadımız Batı'nın fersah fersah önündeydi, çalışırsak yine önünde oluruz. Dünyada ilimde, bilimde Müslümanların yine en önde olacağını kanıtlamak için çalışmalar yaptı."

Yıllarca kendini aydın olarak tanımlayanların sapla samanı birbirine karıştırdığını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkede aydın geçinen, entelektüel diye kendini tanımlayıp 'keşke Hristiyan olsaydık böyle geri kalmazdık' diyenler oldu. 'Kabe onların olsun Anıtkabir bize yeter' deyip inancımızı aşağılayanlar, sapla samanı karıştıranlar oldu. Şehitler verip Kurtuluş Savaşı'nı kazanan muzaffer bir millet olduğumuzu görmek yerine bizim aydınlarımız bizi aşağılık kompleksine soktular. Şimdi görüyoruz ki 20. yüzyılda kendilerini aydın sanıp inancımızla, dinimizle, değerlerimizle kavga eden kesimler bilimde, fende, bu ülkeyi hiçbir yere götürmedi. Bu zihniyet dünyada isim yapmış kaç akademisyen üretti, hangi bilim insanını yetiştirdi. Parmakla zor gösterirsiniz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 17 yıldır ülkenin inancıyla, maneviyatıyla kavgalı olmayan bir iktidarın Türkiye'yi yönettiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Bu dönemde ekonomi büyüdü, gecikmiş hizmetler yerine getirildi. Bilimde önemli atılımlar yapılmaya başlandı. Hep 'bu dindar insanlar yobazdır, ilimde fende gericidir, geri kalırlar' diyorlardı. Suriye'de verilen mücadelede bize sahada üstünlük kazandıran silahlı hava araçlarını yapan mühendisler namazında niyazında inançlı insanlar. Hani bunlar dünyanın gerisinde kalmıştı, hani bunlar yobazdı? Demek ki yobazlık kafada. İnsan kalbindeki inancıyla yobaz olmaz, kafasında yobaz olur. Siz kafanızda yobaz olmayın. Aslanlar gibi imanınız, inancınız olsun. Kafanızda da 'ben dünyada iddia sahibi olacağım' diyeceksiniz. Bilimde, sanatta, kültürde Türkiye'yi aşan iddialara sahip olacaksınız. Aynı Fuat Sezgin gibi. Fuat Sezgin dünya çapında kendini ispat etmiş bir bilim insanıydı. Sizler de öyle olacaksınız. 'Benim imkanlarım buna yetmez' demek yok."

Erdoğan, dünyanın bu kadar çalkantıda olduğu bir dönemde gençlere önemli görevlerin düştüğünü söyledi.

Konuşmaların ardından İBTAV Mütevelli Heyeti üyeleri Sümeyye Baybara, Ayşegül Kutluca, Mihriban Ataş tarafından sunumlar yapıldı.

Düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini veren Erdoğan, ilk ona giren öğrencilerin, vakıf tarafından İstanbul'a götürülerek müze ve kütüphanelerin gezdirileceğini bildirdi.

Daha sonra 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Koordinatörü ve Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersan Aslan "Bilimsel Mirasımız Gelecek Tahayyülümüz" konulu sunum yaptı.

Programa, İnebolu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, İnebolu Belediye Başkanı Mustafa Huner Özay, Abana Belediye Başkanı Yunus Akgün, Pınarbaşı Belediye Başkanı Şenol Yaşar, İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mecit Çetinkaya, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.