5+1 gayriresmi Kıbrıs konferansı Cenevre'de başlıyor

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, Kıbrıslı taraflar ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla 5+1 formatındaki gayriresmi Kıbrıs konulu konferans bugün başlıyor.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında, toplantıların amacının “yakın gelecekte Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm bulmak için tarafların ortak zemininin olup olmadığını belirlemek” olduğunu tekrarladı.

Dujarric, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in konferansın ilk gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile ayrı ayrı görüşeceğini, akşam da delegasyon başkanları onuruna bir resepsiyon vereceğini aktardı.

Guterres’in, Cumhurbaşkanı Tatar ile yerel saatle 16.00’da, Anastasiadis ile de 18.00’da görüşmesi bekleniyor.

Kıbrıslı taraflar ve garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla yarın BM Cenevre Ofisi’nde ilk toplantının yapılacağı bilgisini paylaşan Dujarric, Guterres’in daha sonra tüm taraflarla ikili görüşmeler yapacağını ifade etti.

Dujarric, Guterres’in konferansa ilişkin iyimser ya da kötümser nasıl bir beklenti içinde olduğu sorusuna ise “Genel Sekreter gerçekçi. Bu onun iyi bildiği bir konu. Daha önce müzakerelere de katılmıştı.” karşılığını verdi.

Konferansa KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs Rum yönetimi lideri Anastasiadis’in yanı sıra Kıbrıs’ta garantör ülke olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’den temsilciler katılıyor.

Türkiye’yi başında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bulunduğu bir heyet temsil edecek.

Muhabir: Bayram Altuğ

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LEFKOŞA (AA) – KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) üyesi Güney Avrupa Ülkeleri Zirvesi’nin (Med7), 11 Haziran 2021’de Atina’da düzenlenen toplantısının ardından ortak bir açıklama yapıldığı, açıklamada Kıbrıs konusuna ilişkin yer alan ifadelerin Ada’daki siyasi ve hukuki gerçekleri yansıtmadığı ve söz konusu AB ülkelerinin, bu açıklamayla, tarafsız olamayacaklarını bir kez daha kanıtladıkları belirtildi.

Açıklamada, 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’ni silah zoruyla yıkmasıyla ortaya çıkan statükoyu kalıcılaştırmak adına Rum tarafının, geçmiş tüm federal çözüm süreçlerini akamete uğrattığı hatırlatıldı.

Rum tarafınca her vesile ile reddedilen federal çözüm modeline ilişkin müzakerelerin artık tükendiği kaydedilen açıklamada, “Aynı AB ülkelerinin günümüz şartlarına uymayan federal çözüm modelindeki ısrarları, Rum tarafına konfor alanı sağlayan statükonun devamına açık destek anlamı taşımaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, 5+BM gayri resmi toplantısında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin çağrısına uygun olarak Ada’nın gerçeklerini yansıtan, kalıpların dışında yaratıcı fikirlerini tescil ettirmiş ve iki devletin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüleri temelinde bir iş birliği ilişkisi tesis edilmesini görüşmeye hazır olduğunu göstermiştir.” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, Ada ve doğal kaynaklarının ortak sahibi olan KKTC’nin, Doğu Akdeniz’de kazan-kazan anlayışıyla, iş birliğine yönelik yapıcı öneriler sunduğunun ve bu önerilerin halen masada olduğunun altı çizildi.

Kıbrıs Rum tarafının, KKTC ve Türkiye’nin meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelmeye devam ettiği ve bölgenin istikrar ve refahının tesis edilmesine kışkırtıcı faaliyetleriyle engel olmayı sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, anılan AB ülkelerinin, bahse konu açıklamayı imzalayarak, Rum yönetiminin maksimalist yaklaşımını teşvik ettiği anımsatıldı.

Açıklama, şöyle devam etti:

“Ada’daki statükonun simgesi haline dönüşen kapalı Maraş’ın KKTC toprağı olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Kapalı Maraş’a ilişkin açılımımız uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülmeye devam edecektir. Devletimiz, gerek ulusal davamızı gerek Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarlarımızı ana vatan Türkiye ile koruyacak ve savunacaktır. Kıbrıs Türk tarafı, iki devletin egemen eşitliğinin teyit edilmesini müteakip, iş birliği kurulması amacıyla yeni bir zeminde başlaması muhtemel müzakerelere yapıcı bir tutumla katılmaya hazırdır.”

GAZİMAĞUSA (AA) – Ticaret Bakanı Mehmet Muş, 3-4 Haziran’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gerçekleştirdiği ziyaret kapsamındaki temaslarını AA muhabirine değerlendirdi.

İlk yurt dışı resmi ziyaretini KKTC’ye yaptıklarını belirten Muş, kendilerinden önce teknik heyetlerin KKTC’li yetkililerle görüştüklerini, üzerinde görüşülen konuları belli bir noktaya getirdiklerini ve KKTC’nin taleplerini karşılayan bir seviyeye geldiklerini kaydetti.

Muş, “KKTC ile yaptığımız protokol ve anlaşmalarla KKTC’nin artık hem üretim hem de Türkiye pazarına girme noktasında önünü açtığımızı, ciddi bir şekilde rahatlattığımızı düşünüyorum. Bu açıdan yaptığımız protokol ve mutabık kaldığımız metinlerin burada da olumlu karşılandığını müşahede ettik, büyük bir sevinçle ve heyecanla karşılandığını ifade ederim. Bundan sonrası KKTC’nin üretmesi ve ürettiği ürünlerin Türkiye’ye tedarikinin sağlanması olacak. Bu, bir gelir ve istihdam olarak Ada’ya geri dönecektir. Bu açıdan verimli bir çalışma olduğu kanaatindeyim.” diye konuştu.

KKTC’li iş adamlarıyla bir araya geldiklerini ve istişarelerde bulunduklarını söyleyen Muş, bu toplantıda süratle ve orta vadede yapabileceklerini gündeme aldıklarını, Türkiye’ye döner dönmez bu noktada adım atmaya başlayacaklarını vurguladı.

Bakan Muş, şöyle devam etti:

“Gümrüklerle bu tarafın (KKTC) bazı talepleri var. Türk gümrükleri, dünyada bilgi sistemlerini, yazılımı ve teknolojiyi en üst düzeyde kullanan gümrüklerin başında geliyor. Dolayısıyla bizim burada çok ciddi bir tecrübemiz var. Çok büyük bir ülkeyiz, çok fazla kapımız var, aynı zamanda bunları işletme kabiliyetine sahip bir ülkeyiz. KKTC’nin gümrükleriyle alakalı belli modernizasyonlar, yazılım ve oradaki bazı işleyişle alakalı bizden bazı destek talepleri var, biz bunları memnuniyetle karşılayacağımızı ifade ettik fakat hukuki olarak bazı düzenlemeler yapmaları gerekiyor, bunu da KKTC’li yetkililere hatırlattım. 2017’den beri bekleyen bir düzenleme var, Meclis’ten geçirilemedi, geçirilemediği için de biz adım atamıyoruz. Biz hazırız, KKTC’ye her türlü desteği vermeye de niyetliyiz, burada irademiz ve kararlılığımız var. KKTC tarafı gerekli düzenlemeleri yapar yapmaz, hemen gümrüklerle alakalı gereken adımlar atmaya başlayacağız.”

“ELAM’ın oylarını artırması çok endişe verici bir gelişme”

Kıbrıs Rum kesiminde geçen hafta sonu gerçekleştirilen; aşırı sağcı ve ırkçı bilinen, Türkiye, KKTC ve yabancı karşıtlığıyla öne çıkan Ulusal Halk Cephesi (ELAM) oylarını yaklaşık iki kat artırdığı seçime de değinen Muş, “ELAM’ın oylarını artırması (yüzde 3,71’den 6,78’e çıkarması) çok endişe verici bir gelişme. Edindiğim bilgilerde, aynı anlayış, ideoloji ve fikriyata sahip farklı siyasi fraksiyonlar da var, belki bu oran yüzde 30’lara çıkabiliyor. Dolayısıyla bu son derece endişe verici bir şeydir, faşisttir, ırkçı bir yapıdır, amacı KKTC tarafını ortadan kaldırmaktır, ideolojisi budur. Geçmişteki bu planları uygulamaya çalışanlarla, onların bugünkü izdüşümüdür bunlar (Rum kesiminde). Siyasi fraksiyonlara bakıldığında, bu anlayışa sahip yüzde 7 değil, yüzde 30’luk bir kesim olduğu görülüyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Asla KKTC’nin varlığından tek bir santim geri adım atılmayacaktır”

Muş, Rum kesiminin, Avrupa Birliği’nin (AB) toleransına ve 2004’teki Annan Planı’ndaki gelişmelere rağmen sürekli bu anlayışı ve damarı beslediğini, politikaları, yaklaşımları ve uygulamalarının da bunu her geçen gün güçlendirdiğini vurguladı.

Rum kesimindeki ırkçı zihniyetin KKTC’yi yok saydığını, tanımadığını ve buradaki insanları Ada’dan göndermek istediğini vurgulayan Muş, Rum yönetiminin uygulama ve yaklaşımlarının bu işi bu noktaya getirdiğini söyledi.

Bakan Muş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şu an hem KKTC hem Türkiye’nin (Kıbrıs’ta) iki devletli bir çözüm yaklaşımının, ne kadar yerinde olduğunun göstergesidir bunlar (Rum kesiminde ırkçı partilerin oylarını artırması). Burada yaptığımız temaslarda KKTC’li kardeşlerimize de ‘Bu gelişmeler son derece endişe vericidir, onun için KKTC devletinin kıymetini, değerini herkesin bilmesi lazım. Buna herkesin sımsıkı sarılması lazım, bütün tartışmaların dışında tutulması lazım’ dedim. Eğer devlet ortada olmazsa orayı başka bir yere çevirirler. Dolayısıyla KKTC’nin varlığı tartışmasız ortada olacaktır, bir çözüm isteniyorsa, bu iki devletli bir çözümdür. Bu devlet burada olacaktır, egemenlik hakkını koruyacaktır, burada yaşayanların sağlığını, sıhhatini ve asayişini koruyacaktır. Ondan sonra bazı şeyler konuşulacaktır. KKTC, hiçbir siyasi parti ve görüş tarafından tartışılmaya açılmamalıdır. Son gelişmeler bizi doğrular niteliktedir. Devletin varlığı ve buradaki egemenlik hakkının herkes tarafından kabul edilmesi lazım. Bundan asla taviz verilmeyecektir. Türkiye de bu kararlılıktadır. Asla KKTC’nin varlığından tek bir santim geri adım atılmayacaktır.”

Bakan Muş’un KKTC ziyareti kapsamında KKTC Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyet Hükümeti Arasında Ticaretin ve Ekonomik İş Birliğinin Geliştirilmesine Dair Protokol imzalandı, Türkiye-KKTC 11. Ortak Komite Toplantısı yapıldı, KKTC İş İnsanları ile Yuvarlak Masa Toplantısı düzenlendi.