65 yaş ve üzerindeki vatandaşların sokağa çıkmalarının sınırlandırılmasına başlandı

ANTALYA (AA) – Antalya'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri çerçevesinde, 65 yaş üzeri ile kronik rahatsızlığı bulunanların ikametlerinden ayrılmasının kısıtlanması ve yasaklanması uygulamasına başlandı.

Sabah saatlerinden itibaren polis ekipleri, bazı mahalle ve sokaklara çıkan 65 yaş üstü vatandaşları bilgilendirdi. Banklarda oturan bazı vatandaşları evlerine götürdü.

Acil çağrı numaralarını arayarak, yardım isteyen vatandaşların ihtiyaçlarını gideren ekipler, Atatürk Devlet Hastanesi'nden çıkan ve halk otobüsünün kendisini almadığını ifade eden kadının evine ulaşmasını sağladı.

Şehirlerarası otobüs terminalinde kalan 70 yaşındaki Muhittin G'yi de ekipler kontrol edip, uyarılarda bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Başkanı Prof. Dr. Ülkü Yılmaz, grip, Dünya Akciğer Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyada solunum hastalıklarında belirgin bir artış olduğunu ve Türkiye’de de sağlık sistemine yük getirdiğini aktardı.

Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşen hastane yatışlarının tüm yatışların yüzde 13’ünü, bu hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin ise tüm ölümlerin yüzde 11’ini oluşturduğunu aktaran Yılmaz, şu bilgileri verdi:

“Oysa solunum hastalıklarının pek çoğu önlenebilir kategoride. Bu nedenle korunma yöntemlerini bilmek ve uygulamak çok önemli. Grip, boğmaca ve zatürre gibi rahatsızlıkların yanı sıra halihazırda devam eden Kovid-19 salgınından da akciğerleri korumanın en etkin yolu aşı. Aşı olmak, pek çok akciğer hastalığı ile mücadele etmekte en etkin yol.”

Akciğer rahatsızlığı veya diğer sağlık sorunları olan kişilerin akciğer enfeksiyonlarına yakalanma bakımından yüksek risk altında olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu enfeksiyonların bazılarının aşı yaptırılarak önlenebileceğini ifade etti.

Yılmaz, aşılamanın toplumda yeterli orana ulaşması halinde ise bu tip hastalıkların hızının yavaşlamasının ve insanların çok daha etkin korunmasının mümkün olduğunu belirtti.

10 kişiden 9’u kirli hava soluyor

Akciğer sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan birinin de hava kirliliği olduğunu aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

“Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri biliniyor. Hava kirliliği pek çok solunum yolu hastalığını ve özellikle akciğer kanseri gibi kanser türlerini tetikleyebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 10 kişiden 9’u yüksek oranda kirletici içeren hava soluyor. Sağlığımızı bu denli tehdit eden kirlilik konusunda hükümetler, kurumlar ve bireyler üzerine düşeni yapmalı, gerekli önlemleri almak adına ivedilikle harekete geçmeli. Birey olarak bizler hava kirliliğinin baş sorumlusu değiliz ancak daha az yakıt tüketme, enerji kaynaklarını verimli kullanma gibi yöntemlerle bu konudaki önlemlere destek verebiliriz.”

Sigara ve e-sigara uyarısı

Prof. Dr. Ülkü Yılmaz, dünyada her yıl 8 milyon insanın da tütünden kaynaklanan nedenlerden dolayı hayatını kaybettiğini vurgulayarak, “Tütün dumanının çoğu toksik ve kansere neden olabilen 4 binden fazla kimyasal içeriyor. Bu noktada sigaraya başlamamak ya da kullanılıyorsa da bırakmak, akciğer sağlığını korumanın ve iyileştirmenin en iyi yollarından biri. Tütün ürünlerini bırakmak, dumanın akciğere verdiği hasarı azaltmada etkin rol oynuyor.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, e-sigaralardan solunan nikotinin de akciğer dokusuna zarar verdiğinin ve akciğerler için tehlikeli olduğunun altını çizdi.

ANKARA (AA) – Video konferans yöntemiyle düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yapan Koca, toplantıda salgının seyrinin, özellikli bazı grupların salgın karşısındaki yeni durumunun, okullardaki seyrin ve aşı programının değerlendirildiğini belirtti.

Bakan Koca, “Son 3 haftayı içine alan dönemde artan hareketlilik ile birlikte vaka sayılarında yaşanan artış, kontrolü güç sınırlara yaklaşıyor. Salgının başladığı günden bu yana bildiğimiz üzere hastalığı kapan bir kişi yaklaşık 3 kişiye bulaştırıyor. Bu durum salgının kontrol altına alınmasını güçleştirmeye devam ediyor. Kayıplarımız benzer şekilde yüksek seyrediyor.” bilgisini paylaştı.

Aşının varlığının salgına karşı en büyük güç olduğunun altını çizen Koca, “Buna rağmen vaka sayısı ve kayıplarımız artarken, tedbirlere uyumda ise buna paralel bir artış olmuyor. Daha üzücü olan ise tedbirlere uymakta gevşeklik gösterdiğimiz ortadadır. Salgın aşı ile engellenebilir. Ancak aşıların etkisini güçlü şekilde gösterdiği sınırlı bir zaman dilimi var. Bu zaman diliminde toplumun büyük bölümünü aşılayamazsak, aşılanmasının üzerinden uzunca süre geçen vatandaşlarımız tekrar tehdide açık hale gelebilir.” uyarısında bulundu.

“Hatırlatma dozu zamanı gelmiş vatandaşlarımızın hızla aşılanmaları gerekli”

Aşılanmayanlar arasında virüs dolaşımda kaldıkça kısır bir döngü ile karşılaşılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Koca, “Kısır döngüyü kıracak olanın hızla aşılanmak ve hatırlatma dozları olduğunu tespit edip uygulamaya aldık. Hatırlatma dozu zamanı gelmiş olan vatandaşlarımızın hızla aşılanmaları bu açıdan son derece gereklidir.” ifadelerine yer verdi.

“Anne adaylarımız tereddüt etmeden aşılarını olmalılar”

Koca, Bilim Kurulu’nun, bağışıklık sistemi zayıf vatandaşları özel olarak ele aldığını ve aşı olma durumlarını değerlendirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu durumda olan vatandaşlarımızın aşılarını tamamlamak üzere özel bir çalışma yürütüyoruz. Benzer durumda gebelerimizin de hastalığa yakalanmalarında artış yaşanmıştır. Bu salgının seyrinde yeni bir durum. Gebelerimizin aşı olmalarında bir tereddüt olmaması gerektiği bir kere daha bilim kurulumuzca ortaya konmuştur. Anne adaylarımız tereddüt etmeden aşılarını olmalılar.”

Yüz yüze eğitim

Okulların, salgının seyri açısından yakın takibini yaptıkları özel bir alan olduğunu dile getiren Koca, şöyle devam etti:

“6 Eylül’den beri okullarımızda çıkan her vakayı dikkatle izliyoruz. Yaş gruplarının aktif vakalar içindeki dağılımında bir değişiklik olup olmadığını takip ediyoruz. Bugüne kadar alarm veren bir durum olmadığını ve yüz yüze eğitimin olumlu şekilde devam ettiğini görüyoruz. Endişeye mahal verecek bir durum olmadığını bilmenizi isterim.

Bilim Kurulumuz, yaygın aşılamadan önce en son kapananın tüm derecelerde okullar olmasını en erken açılanın ise yine okullar olmasını ısrarla belirtmişti, aşının yaygınlaşması ile birlikte artık okulların en son kapanan değil, asla kapanmayan kurumlar olması konusunda ısrarlıdır. Eğitimin süreleri, günlere dağılımı, sınıfların ikili ya da üçlü öğretime geçmesi, ders sürelerinin azaltılması gerekirse hafta sonları da eğitim yapılması dahil tüm alternatiflerin uygulanması konusunda kararlıdır. Bölgesel olarak gerekmesi halinde il hıfzıssıhha kararı ile tüm tedbirlerin hayata geçirilerek, tüm derecelerde okulların açık kalmasında ısrarcıdır.”

“Sıra ikinci doz aşılanma oranlarımızı gösteren haritamızın maviye dönmesinde”

Sağlık Bakanı Koca, aşı programının plana uygun devam ettiğini vurgulayarak, “Hızla hedef nüfusumuz en az iki doz aşılı hale geldiğinde, salgının kısır döngüsü sona ermiş olacak. Bildiğiniz gibi 2 doz aşılanma oranlarını gösteren haritamız artık yayında. Bu, bize yeni bir hedef gösteriyor. İlk doz aşılanma oranlarını gösteren haritamız çok büyük ölçüde maviye döndü. Şimdi sıra ikinci doz aşılanma oranlarımızı gösteren haritamızın maviye dönmesinde. Bunu hep birlikte başarabiliriz.” ifadesini kullandı.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri