'7. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali' 1-7 Eylül'de Türk tiyatrosunun önemli isimlerini konuk edecek

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Almanya Hessen Eyaleti Bilim ve Kültür Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığının destek verdiği festivalde, 7 günde 6 oyun, 7 atölye ve 4 söyleşi gerçekleşecek.

Festival, Almanya Hessen Eyaleti Bilim ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı Ayşe Asar, Frankfurt Belediyesi Meclis Başkanı Hilime Arslaner, Frankfurt Anakent Belediye Başkanı Peter Feldmann ve Türkiye’nin Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer’in himayelerinde yapılacak.

Bu yılki esin kaynağını Anadolu’dan Avrupa’ya işçi göçünün 60. yılı ile Yunus Emre’nin vefatının 700. yılından alan etkinlikte, Devlet Tiyatrolarının “Bizim Yunus” ve “Kürk Mantolu Madonna” oyunlarıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının “Misafir” oyunu, Oya Başar’ın başrolünde yer aldığı “Plastik Aşklar”, Reha Özcan’ın tek kişilik oyunu “Bir Garip Orhan Veli” sahnelenecek.

“Yunus’un eserleri bugün hala evrenselliğini koruyor”

Tiyatro Frankfurt Genel Sanat Yönetmeni ve Festival Başkanı Kamil Kellecioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kültürleri, sanatın gücüyle birleştirmeyi ve kültürlerarası etkileşimi sağlamayı amaçladıklarını belirtti.

Birlik düşüncesini taşıyan Yunus Emre’nin her kapıyı açan sevgi, barış, insan, doğa, hoşgörü ve kardeşlik dilinin, vefatının 700. yılında da evrenselliğini hala koruduğuna dikkat çeken Kellecioğlu, “Yunus’un, Türkçemiz ile verdiği eserler, bugün dahi dil, düşünce ve yaratıcılık kavramları üzerinden herkesi kucaklamaya devam ediyor. ‘Bana seni gerek seni’ plağıyla Frankfurt Türk Tiyatro Festivalimizin Onursal Başkanlarından Ayla Algan’ın Yunus’u dünyaya tanıtan isim
oluşuyla da ayrıca gurur duyduğumuzu belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

Kamil Kellecioğlu, dünya dili Türkçe yaklaşımı içinde olduklarını kaydederek, “Bir olduğumuz bilinciyle yarınlara hediye edebileceğimiz en büyük armağanın sadece sevgi olduğuna özellikle vurgu yapmak istiyorum. Dil söyler kulak dinler ama kalp söyler kainat dinler. En kalbi duygularımızla Tiyatro Frankfurt olarak, Türkiye’nin en köklü tiyatro kurumlarından gelen seçkin oyunları, Almanca üst yazıyla tüm sanatseverlerle buluşturacağız.” dedi.

Festival etkinliklerine katılma şartları

Kovid-19 tedbirleri kapsamında festival etkinliklerine katılmak isteyenlerin iki doz aşı yaptırmış ya da hastalığı atlatmış olması, ayrıca Kovid-19 testi yaptırmış olması gerekiyor.

Alman ve Türk tiyatroseverlerin beğenisine sunulan etkinlik, Frankfurt’un önemli sahnelerinden Frankfurt Volksbühne’de yapılacak.

Çocuk izleyiciler için “Rafadan Tayfa” eseri iki kez izleyici karşısına çıkacak.

Almanya’da önemli bir sosyo-ekonomik güç olan Türk kökenli vatandaşların kendi hayatlarından kesitler bulacağı festivalde ayrıca Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, sanatçılar Haldun Dormen, Ayla Algan, Perihan Savaş, Selçuk Yöntem, Oya Başar, Tamer Levent, Ayşenil Şamlıoğlu, Turgay Tanülkü, Zerrin Tekindor, Atilla Şendil ve Reha Özcan’ın katılımıyla çeşitli atölye ve söyleşiler gerçekleştirilecek.

Anadolu’dan Avrupa’ya Türk işçi göçünün 60. yılı, 5 Eylül’de Frankfurt Tren Garı’nda, göçmen işçiler mizanseniyle canlandırılacak. Tren garında başlayacak kortej, festivalin gerçekleşeceği Volksbühne’de sona erecek.

Festivalde ayrıca “Hürriyet Tanıklığında Göçün 60 Yılı” sergisi, etkinlik süresince Frankfurt Volksbühne de ziyarete açık kalacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – İzmir Devlet Tiyatrosundan yapılan açıklamaya göre, yeni tiyatro sezonunun açılışı Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Sadık Yağcı’nın yönettiği iki perdelik oyun, tiyatroseverlerle buluşacak.

Ekim ayı programı kapsamında, Tankred Dorst’un yazdığı ve Gürol Tonbul’un yönettiği “Oyuncu-Ben Feuerbach” adlı eserin 5 Ekim’de Konak Sahnesi’nde prömiyeri gerçekleştirilecek.

İskender Pala’nın yazdığı ve Murat Çobangil’in yönettiği “Neyzen Tevfik” adlı oyunun prömiyeri ise 12 Ekim’de Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde yapılacak.

Remzi Özçelik’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği “Hacı Bektaş” oyununun prömiyeri de 19 Ekim’de Bornova Bozkurt Kuruç Sahnesi’nde gerçekleşecek.

Yeni sezonda İzmir Devlet Tiyatrosu geçen sezon repertuvarında yer alan oyunları izleyicilerle buluşturmayı sürdürecek.

Aşı karnesi ya da test sonucu istenecek

Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürü Levent Ulukut, ekim ayında bölge turnelerini sürdüreceklerini kaydederek, 12-16 Ekim’de Edirne ve Balıkesir’de “Bir Düş Gibi-Cahide Sonku”, 19-23 Ekim’de Aydın ve Denizli’de “Vahşet Tanrısı” oyunuyla seyirci karşısına çıkacaklarını ifade etti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine önem verdiklerini anlatan Ulukut, salona girişte aşı karnesi kontrolü yapacaklarını, aşı olmayanlardan PCR testi sonucu isteyeceklerini belirtti.

Ulukut, toplum sağlığı için seyircilerden önlemler konusunda hassasiyet göstermelerini isteyerek, “Alkışlarla dolu bir sezon bizi bekliyor.” ifadesini kullandı.

ANKARA (AA) – Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, yeni sezon hazırlıklarına ve yaz boyu açık havada yapılan etkinliklere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Uzun bir aradan sonra 1 Ekim itibarıyla izleyiciyle tiyatro salonlarında buluşacaklarını belirten Kurt, hazırlıkların Türkiye’nin dört bir yanındaki sahnelerde devam ettiğini söyledi.

Seyircilerin sanatçıları, sanatçıların da seyircileri çok özlediğini dile getiren Kurt, Cimri, Anna Karenina, Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye, Bizim Yunus, Ölümcül Oyun, Profesyonel, Reis Bey, Totlar, Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası gibi çok tutmuş oyunların yeni sezonda seyircilerle buluşmaya devam edeceğini bildirdi.

Prömiyer yapacak oyunlar hakkında da bilgi veren Kurt, Ankara’da Periferi, İstanbul’da Seneye Bugün, İzmir’de Hacı Bektaş ve Neyzen Tevfik, Konya’da Karanlıkta Komedi, Trabzon’da Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor’un da aralarında bulunduğu yeni oyunların hazırlıklarının sürdüğünü anlattı.

Mustafa Kurt, “Bu sene pandemiden dolayı güler yüzlü bir repertuvar tasarladık. Bu süreci daha rahat atlatalım diye seyircilerimizin karşılarına güler yüzlü bir repertuvarla çıkmak istiyoruz.” diye konuştu.

“Kapsamlı bir Türkiye çıkarması gerçekleştirmek istiyoruz”

Tüm bölgelerde sanatla dopdolu bir sezona hazırlandıklarını, Devlet Tiyatrosuna yakışır nitelikte eserleri seyircinin beğenisine sunacaklarını belirten Kurt, Gaziantep’ten Kahramanmaraş’a, Elazığ’dan Malatya’ya, Aydın’dan Zonguldak’a kadar pek çok ilde turne gerçekleştireceklerini söyledi.

İstanbul ve Ankara’da birer yeni sahne açacaklarını, buralara ilişkin programların da hazırlandığını bildiren Kurt, Kovid-19 salgını öncesi tamamlanan ancak salgın nedeniyle ara verilen Edirne ve Kayseri Devlet Tiyatrolarının faaliyete geçeğini kaydetti.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, “Kapsamlı bir Türkiye çıkartması gerçekleştirmek istiyoruz. Ekim ayından itibaren sanatseverleri tiyatro salonlarına bekliyoruz.” dedi.

Üniversitelerin açılmasıyla tiyatroya ilginin daha da artacağına işaret eden Kurt, “Pandemi döneminden önce yaklaşık 200 bin artı seyircimiz oluşmuştu. Yine o seyirciyi yakalamayı, hatta geçmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Kovid-19 tedbirlerine de değinen Kurt, salonları yüzde 50 kapasiteyle kullanacaklarını, maske, mesafe, hijyen kurallarına uyacaklarını, seyircilerden aşı kartı ya da negatif sonuçlu PCR testi isteyeceklerini söyledi.

DT’deki sanatçıların, teknik ve idari kadronun aşılanma oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu bildiren Kurt, “Hem sanatçılarımızı hem seyircilerimizi korumak istiyoruz. Herkesin son derece dikkatli olması lazım. Bu süreç içerisinde umarım bu salgın hastalığı dünya ile beraber hep birlikte atlatmış oluruz.” dedi.

Açık hava yaz oyunlarını yaklaşık 12 bin tiyatrosever izledi

Mustafa Kurt, haziran ayından beri açık hava mekanlarında izleyiciyle bir araya geldiklerini de hatırlatarak, 2021’in Yunus Emre ve Türkçe yılı olması nedeniyle yaz sezonunu Aspendos’ta Bizim Yunus oyunuyla açtıklarını, oyunun daha sonra yurt içi ve yurt dışı turneleriyle çok sayıda tiyatroseverle buluştuğunu kaydetti.

Ankara ve İzmir’deki açık hava sahnelerinde hazirandan beri temsillerin sergilendiğini anlatan Kurt, seyirciden yoğun ilgi gördüklerini, tüm oyunların kapalı gişe oynandığını kaydetti.

Kurt, İzmir ve Ankara’daki açık hava sahnelerinde yaz boyunca 71 temsil gerçekleştirdiğini ve 12 bine yakın izleyicinin ağırlandığını bildirdi.

Kamyon tiyatrosunun da ülkeyi gezerek çocuklara yeni bir dünyanın kapılarını açtığını anlatan Kurt, 26 ilde 50 bine yakın çocuğa ulaşıldığını, bunun da kendileri için çok sevindirici olduğunu dile getirdi.

Kurt, afet bölgelerindeki çocuklara moral desteği sağlamak için Kamyon Tiyatrosu’ndan yararlandıklarını, bu kapsamda ekim ayı içinde selden etkilenen Kastamonu, Sinop, Amasya ve Tokat’ta bir program yapacaklarını bildirdi.

DT’de sezonun 8 aydan 12 aya çıktığına dikkati çeken Kurt, “DT hiç kapatmadan sezonunu bir yıla uzatmış oldu. Bundan böyle de pandemi olsun ya da olmasın sezon bittikten sonra yaz oyunlarımız ve kamyon tiyatromuz devamlı olacak. Bundan geri dönüş olmadığını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Ulusal ve uluslararası festivallere seyirciden yoğun ilgi

Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl uluslararası festivalleri yapamadıklarını aktaran Kurt, bu yıl ise açık havada düzenlenen 6’sı uluslararası 2’si ulusal toplam 8 festivalde 115 temsil verildiğini, 25 binin üzerinde seyircinin bu temsilleri izlediğini bildirdi.

Kurt, yakın zamanda Almanya’da düzenlenen bir festivalde Türkiye’yi Bizim Yunus oyunuyla temsil ettiklerini, önümüzdeki dönemde de Ankara ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Arnavutluk ve Kuzey Makedonya’daki festivallere katılacaklarını söyledi.

“Pandemide 504 özel tiyatroya kapılarımızı açtık”

Mustafa Kurt, Kovid-19 salgın döneminde kültür ve sanatın ne kadar önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlar tiyatrosuz, sinemasız, operasız, müziksiz yapamayacağını gördü. Bu anlamda sanat camiasına Kültür ve Turizm Bakanlığımız da çok büyük destek oldu. Devlet Tiyatrosu olarak yaklaşık 504 özel tiyatroya kapılarımızı açtık, 504 tiyatro sahnelerimizden yararlandı. Bu çok önemli bir şeydi. Devlet Tiyatroları olarak, sahnelerimizi açmakla kalmadık hem teknik personel hem dekor ve kostüm anlamında destek olduk. Yani onların ihtiyaçlarına bir şekilde cevap vermeye çalıştık. Çünkü bu süreci hep birlikte atlatmak istedik.”