74. Dünya Sağlık Asamblesinde Filistin topraklarındaki sağlık koşullarına ilişkin karar tasarısı kabul edildi

CENEVRE (AA) – Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) en üst karar alma organı DSA’da, aralarında Türkiye, Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan, Malezya, Katar, Cezayir ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin de bulunduğu ülkelerin sunduğu karar tasarısı müzakere edildi.

“Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin toprakları ve işgal altındaki Suriye Golan Tepeleri’ndeki sağlık koşulları” başlıklı karar tasarısı hakkında ülkeler söz aldı.

İsrail karar tasarısının reddedilmesini istedi. Aralarında Sudan’ın da bulunduğu pek çok ülke ise İsrail’in geçen haftalarda Gazze’deki sağlık kuruluşlarına ve sivillere yönelik saldırılarını kınadı.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan da yaptığı konuşmada, “On yıllardır devam eden İsrail işgali, ablukaları, kısıtlamaları ve askeri operasyonları, Filistin topraklarındaki sağlık kapasitesini ve altyapıyı ciddi şekilde sekteye uğrattı.” dedi.

Büyükelçi Arslan, özellikle İsrail ablukasındaki Gazze Şeridi’nde sağlıkla ilgili durumun ciddi olduğunu vurgulayarak, “İsrail’in ayrım gözetmeyen son saldırıları bir kez daha hastaneleri, klinikleri, doktorları ve hastaları hedef aldı.” diye konuştu.

Oylamada “hayır” oyu veren ülkelere tepki

İsrail’in Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarına 11 günlük saldırılarında 69’u çocuk 250 Filistinlinin hayatını kaybettiğini anımsatan Arslan, 1700’den fazla Filistinlinin de yaralandığına işaret etti.

BM verilerine göre, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 75 bin Filistinlinin yerlerinden edildiğini belirten Arslan, İsrail’in Gazze’ye erişim izni vermesi ve bölgenin yeniden inşası çabalarını kolaylaştırması gerektiğini vurguladı.

Arslan, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kitlesel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama kampanyasının uygulanmasına yardım etmesi gerektiğini kaydederek, “Türkiye, Filistin halkına kalkınma ve insani yardım sağlamaya devam edecek.” dedi.

Uluslararası toplumu bu kritik dönemde Filistin devletine yardımlarını artırmaya davet eden Arslan, ülkelere DSA’ya sunulan karar tasarısını desteklemeleri çağrısı yaptı.

Tasarı oy çokluğuyla kabul edildi

Konuşmaların ardından, işgal altındaki Filistin topraklarındaki sağlık koşullarına ilişkin karar tasarısı İsrail’in aleyhte çabalarına rağmen kabul edildi.

174 ülkenin oy kullanma hakkı olduğu DSA’da, tasarıya 83 ülke lehte, 14 ülke aleyhte ve 39 ülke çekimser oy verdi. 38 ülke ise oylamaya katılmadı. Böylelikle karar tasarısı oy çokluğuyla kabul edilmiş oldu.

Tasarıya, İsrail, ABD, İngiltere, Avusturya, Avustralya, Brezilya, Kamerun, Kanada, Kolombiya, Almanya, Honduras, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Hollanda “hayır” oyu verdi.

Kabul edilen tasarıda, Filistin sağlık sisteminin ve temel altyapının desteklenmesi, uluslararası hukuk ve DSÖ norm ve standartlarına uygun yeterliliğe sahip aşı, ilaç ve tıbbi malzemelerin işgal altındaki Filistin topraklarına DSÖ tarafından tedarik edilmesi maddesi yer aldı.

Tasarıda ayrıca İsrail saldırılarında yaralanan Filistinliler başta olmak üzere insani yardım ve sağlık çalışanlarına saygı gösterilmesi ve haklarının korunması istendi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

RAMALLAH(AA) – Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, haftalık Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail’de başbakanlık koltuğunu kaptıran Binyamin Netanyahu dönemini, ABD’de Donald Trump’ın görev yaptığı yıllarla birlikte “İsrail-Filistin meselesinin en kötü dönemi” olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun görevden ayrılmasıyla çatışma tarihinin en kötü döneminin son bulduğunu ifade eden Iştiyye, “Bununla beraber yeni hükümetin de önceki hükümetlerden daha az kötü olduğunu düşünmüyoruz.” dedi.

Yeni İsrail hükümetinden beklenenin, işgale sona vermesi ve Filistin halkının haklarını tanıması olduğunu vurgulayan Iştiyye, “Yeni hükümet, işgal, yerleşim ve diğer sömürü mekanizmalarına son vererek çalışmalarına başlamalı ve Filistin halkının meşru haklarını kabul etmeli.” diye konuştu.

Iştiyye, koalisyondaki partilerin anlaşmasına göre yeni hükümetin ilk başbakanı olan Yamina Partisi lideri Naftali Bennett’in, Yahudi yerleşim birimlerini destekleme kararını kınayarak, “Filistin halkının geleceğini ve meşru haklarını dikkate almazsa yeni hükümete herhangi bir gelecek görünmüyor.” ifadesini kullandı.

İsrailli aşırı sağcıların yarın işgal altındaki Doğu Kudüs’te “bayrak yürüyüşü” adı altında yapmayı planladığı provokatif eyleme izin verilmesi sonucu yaşanabilecekler konusunda da uyarıda bulunan Iştiyye, Filistin halkının duygularını tahrik etmek ve kutsal değerlerine saldırı anlamına gelen bu yürüyüşe engel olunması gerektiğini belirtti.

Netanyahu dönemi sona erdi

İsrail’de Gelecek Var lideri Yair Lapid ve Yamina lideri Naftali Bennett öncülüğünde kurulan koalisyon hükümeti, dün akşam Mecliste yapılan oylamada güvenoyu almıştı.

Lapid-Bennett koalisyonunun güvenoyu almasıyla Netanyahu, 12 yıldır oturduğu başbakanlık koltuğunu kaybetmişti.

KUDÜS (AA) – Başbakan Binyamin Netanyahu’yu devirmeyi amaçlayan koalisyonun güven oylaması öncesi parti liderleri Meclis Genel Kuruluna hitap etti.

Kürsüye ilk olarak, yeni kurulan koalisyon hükümetinin ortaklarından olan Yamina lideri Naftali Bennett çıktı.

Netanyahu’nun blokunda yer alan milletvekilleri sık sık Genel Kurula hitap eden Bennett’e tepki göstererek konuşmasını kesti.

Bennett’e tepki gösteren bazı milletvekilleri Meclis korumaları tarafından Genel Kurul dışına çıkarıldı.

Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid ise Netanyahu’ya yakın milletvekillerinin, Bennett’in sık sık sözünü kesmesine tepki amacıyla konuşma yapmadan kürsüden indi.

Lapid’in ardından kürsüye gelen Netanyahu, rakibi Bennett’e yüklendi ve kurulacak koalisyonu “kısa zamanda” yıkacaklarını ileri sürdü.

Parti liderlerinin konuşmasının ardından Lapid-Bennett liderliğindeki koalisyon hükümetinin oylamasına geçildi.

Yapılan oylama sonucu, 120 sandalyeli Mecliste 60 milletvekilinin desteğiyle koalisyon hükümeti güven oyu almış oldu.

Bennett-Lapid koalisyonun güven oyu almasıyla Mart 2009’dan bu yana başbakanlık görevini yürüten Netanyahu dönemi sona erdi.

Netanyahu muhalefet için ayrılan bölüme geçti

Yapılan oylamanın ardından Netanyahu Mecliste hükümet için ayrılan koltuklardan kalkarak muhalefet için ayrılan bölüme oturdu.

Daha sonra İsrail’in yeni başbakanı olan Naftali Bennett ve koalisyon hükümetinin bakanları tek tek Meclis kürsüsüne gelerek yemin etti.

Muhalif İsrailliler, Netanyahu’nun iktidardan gitmesini değerlendirdi

Öte yandan, kutlama alanındaki muhalif İsrailliler, AA muhabirine, Netanyahu’nun şahsi çıkarlarının İsrail devletinin çıkarlarının önüne koyduğu, ülkeyi yıkıma sürüklediği ve yolsuzluklara battığı görüşünde birleşti.

Netanyahu’nun İsrail devleti ve vatandaşları için kötü biri olduğunu düşündüğünü belirten Dann Cristal, “Sadece yolsuzluk yaptığı için değil, aynı zamanda kendi rejimi döneminde İsrail toplumunu böldüğü ve toplumun farklı kesimleri arasında iç çatışmaları körüklediği için de Netanyahu’ya karşıyım.” dedi.

Cristal, Netanyahu’nun ülkenin milli sermayesini ve tüm enerjisini altyapı ile ekonomi için değil, kendi rejimini ve çıkarlarını korumak için kullandığına vurgu yaparak, “Bence Netanyahu, İsrail’in gördüğü en kötü başbakandı.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Naftali Shoshany ise “Bugün yeni bir hükümetin, yeni bir başlangıcın, yolsuzluklara karşı farklı bir tutum sergileyeceğini umut ve bunu kutluyoruz.” dedi.

Shoshany, Netanyahu’nun politikalarına ve yolsuzluklarına karşı olduğuna vurgu yaparak, “Mesele Netanyahu değil, onun temsil ettikleridir. Dolayısıyla Netanyahu’ya değil, onun politikalarına ve yolsuzluklarına karşıyız.” şeklinde konuştu.

Naftali Bennett ve Yair Lapid ortaklığındaki hükümetin uzun ömürlü olacağına inandığını ifade eden Shoshany, “Bu hükümetin ortaklarının ideolojik farklılıklarına rağmen uzun ömürlü olacağını sanıyorum, çünkü bu kadar farklılıklarına rağmen bir araya gelmeyi başardılar ve yüzleşeceği bütün zorluklara rağmen bu birliğe bağlı kalacağına inanıyorum.” dedi.

İsrailli Betti Levy de Netanyahu’nun eski başbakan İzak Rabin’e karşı kışkırtmalarda bulunduğunu aktararak, “Netanyahu’yu, bizim suikasta uğrayan başbakanımız İzak Rabin’e karşı kışkırtmalara başladığı günden beri protesto ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Ülkenin Netanyahu’nun başa geldiğinden beri gerildiğini ve her şeyin daha kötüye gittiğini belirten Levy, “Onun bizim hayatımıza müdahale eden ailesine de dayanamıyoruz. İçinde bulunduğumuz dakikalar Netanyahu’nun son dakikaları olduğu için çok mutluyum. Kısa bir süre sonra ondan kurtulacağız.” diye konuştu.

Levy, “Netanyahu bizi yıkıma sürüklemeye ve solcu demokrasimizi ortadan kaldırmaya çok yaklaşmıştı.” ifadesini kullandı.

Yeni kurulan hükümetin uzun süreli olup olmayacağı umurunda olmadığına vurgu yapan Levy, “Her şeyden önce Netanyahu’dan kurtulmak istiyorduk, şimdi her şey ancak daha iyiye gidebilir, kötüye değil. Netanyahu, birbirinden farklı kesimleri ve partileri kendi karşıtlığında birleştirmeyi başardı. Çünkü tehlike çanları çaldığını ve ondan kurtulmak istediğimizi hissettik.” şeklinde konuştu.

Bennett 2 yıl başbakan olacak

Koalisyon hükümetinin güven oyu almasıyla Netanyahu’dan boşalacak koltuğu 2 yıllığına Yamina lideri Bennett elinde tutacak.

Bennett, Ağustos 2023’te koltuğu koalisyon ortağı Gelecek Var Partisi lideri Lapid’e devredecek.

Netanyahu görevi yarın Bennett’e devredecek

Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu ile Bennett’in pazartesi Batı Kudüs’teki Başbakanlık ofisinde bir araya geleceği belirtildi.

Görüşmeye ilişkin daha fazla bilgi verilmedi.

İsrail basınından yer alan haberlerde ise görüşmede Netanyahu’nun görevi Bennett’e devredileceği ancak Başbakanlıkta resmi bir devir teslim töreni yapılmayacağı ifade edildi.

Koalisyonun uzun soluklu olup olmayacağı merak konusu

Bennett-Lapid koalisyonu, Netanyahu karşıtlığında birleşmiş, farklı görüşlere sahip 8 partiden oluşuyor.

Hem sandalye sayısının kritik eşikte olması hem partilerin bazı konularda tamamen farklı görüşlere sahip olması nedeniyle İsrail’de koalisyonun ömrünün uzun soluklu olup olmayacağı tartışılıyor.

Bennett’in partisi Yamina aşırı sağ görüşleriyle öne çıkıyor ve işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini destekliyor.

Koalisyonun ortaklarından İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Birleşik Arap Listesi (Ram) ise buna karşı çıkıyor.

Bir diğer koalisyon ortağı Meretz ise sol blokta yer alan bir parti.

Bu nedenle koalisyon hükümetinin uzun soluklu olmayacağı ve bu yılın sonunda İsrail’in yeniden erken seçime gitmek zorunda kalabileceği yorumları yapılıyor.

Meclis Başkanlığına Netanyahu karşıtı partilerin desteklediği Levy seçildi

Bu arada, İsrail’de Başbakan Netanyahu karşıtı partilerin desteklediği Mickey Levy, yeni Meclis Başkanı oldu.

Meclis Başbakanlığı için, Netanyahu’nun öncülük ettiği blokta yer alan partilerden Şas Partisi milletvekili Yaakov Margi ve Netanyahu karşıtı blokta yer alan Gelecek Var Partisi milletvekili Levy yarıştı.

Yapılan oylamada 120 milletvekilinden 67’sinin desteğini alan Levy, yeni Meclis Başkanı olarak seçildi, Margi ise 52 oyda kaldı.

Büyük ihtimalle başbakanlık koltuğunu kaybetmesi beklenen Netanyahu, son gelişmeyle de yeni bir yenilgi aldı.

Levy’den önce Meclis Başkanlığını Netanyahu’nun partisi Likud milletvekili Yariv Levin yürütüyordu.