“9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı Online”

İSTANBUL (AA) – İki gün sürecek "9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı Online"ın ilk günü, telif haklarındaki gelişmelerin konuşulduğu oturumla tamamlandı.

Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından 2 yılda bir düzenlenen ve bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında çevrimiçi olarak gerçekleştirilen kurultayın ilk gün oturumları, birliğin YouTube kanalından canlı yayınlandı.

Metin Celal Zeynioğlu'nun yönettiği "Telif Haklarında Olası Gelişmeler" başlıklı günün son oturumu, Telif Hakları ve Toplu Hak Yönetimi Bağımsız Danışmanı Olav Stokkmo ile Telif Hakları ve Hak Danışmanı Lynette Owen'ın video mesajıyla başladı.

Olav Stokkmo, mesajında değişen dünyada yayıncılığın da gelişme potansiyeli taşıdığını belirterek, "Telif hakları sektörü kültürel gelişim için olduğu kadar dinamik ve sağlıklı bir ekonomik ortam için de çok önemi." ifadesini kullandı.

Londra'dan kurultaya video mesaj gönderen Lynette Owen da salgın döneminde İngiltere'de pek çok yayıncı ve ajansın evden çalışmaya devam ettiğini dile getirdi.

Telif haklarının yayıncılar ve eser sahipleri için taşıdığı öneme vurgu yapan Owen, insanların evde vakit geçirdikleri dönemde bazı içerikleri ücretsiz sunan gönüllü girişimlerin olduğunu fakat kullanıcı tarafında içeriğin ücretsiz olması gerektiğine dair bir algı oluşmasından kaçınılması gerektiğini kaydetti.

Owen, "Salgından bağımsız olarak bence yayıncılık veya yayıncılığın bazı yönleri hali hazırda telif hakları karşıtı lobi tarafından saldırı altında." düşüncesini paylaştı.

-TEDA başvuruları online olarak gerçekleştirilebiliyor

Kütüphane ve Yayımlar Genel Müdürlüğü Yayımlar Daire Başkanı Taner Beyoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2005'te başlattığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılması (TEDA) Projesinin, Türkçe eserlerin yabancı dillerde yayımlanması için yayınevlerine sağlanan bir maddi destek programı olduğunu dile getirdi.

Bugüne kadar TEDA sayesinde 79 ülkeye ulaşıldığı, 60 farklı dilde 2 bin 970 destek sağlandığı ve 28,5 milyon lira kaynak aktarıldığı bilgisini veren Beyoğlu, programın başvuru süreçlerinin çok basit olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

"Salgın döneminde hem yurt için hem yurt dışı yayıncılarımızı telif hakları ajanslarımızı rahatlatmak adına başvuru süreçlerini daha da basitleştirdik. Fiziksel hiçbir şey istemiyoruz ve başvurularımızı online ortama taşıdık. TEDA başvuruları online olarak gerçekleştirilebiliyor. Devamında değerlendirme ve sonuçlandırma süreçlerini de standardize etmek üzere mevcut yazılımın geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor."

Edebiyat Eserlerini Destek Projesi'ne (EDES) ilişkin bilgi veren Beyoğlu, "EDES, telif eser üretimini desteklemek üzere ilk eser olmak kaydıyla yazarlarımıza yayınevleri üzerinden verdiğimiz bir destek. Alınan desteğin yüzde 35'inin yazara telif hakkı ödemesi olarak yapılması şartıyla bu desteği veriyoruz." dedi.

– "Sözleşmeler yayıncılık için büyük önem taşıyor"

Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği (YAYBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Hande Demirtaş, konuşmasında orijinal her fikir ve ürünün doğuştan telif hakkına sahip olduğunu belirterek, "Yayıncılığı çıkış noktası da telif haklarından doğar. Ürettiğimiz rafa çıkardığımız her ürün için eserin mali kullanım haklarını kitabın içeriğine göre metin, desen, çeviri ve editörlük sözleşmeleriyle belli süreler için devralıyoruz." dedi.

Yayıncıların ana sermayesinin sahip olunan telif hakları olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Sözleşmelerin takibi ve yönetimi yayın faaliyetinin sorunsuz işlemesi açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesini yaptı.

AnatoliaLit Telif Ajansı kurucu ortağı Amy Spangler, 2018'de yaşanan sıkıntıları ABD ve İngiltere'deki yayıncılara anlatmakta zorluk çektiklerini belirterek, "Bu konuda çok emek sarf ettik. Yurt dışına buradaki yayıncının derdini anlatmak için çok zaman ve çaba sarf ettik, iyi kötü o dönemi bir şekilde atlatmayı başardık." diye konuştu.

Spangler, salgın sürecinde sadece yayıncılık sektörünün değil bütün dünyanın ve her sektörün olumsuz etkilendiği bir dönem olduğunu ve 2018'e göre daha fazla bir anlayışın söz konusu olduğunu kaydetti.

Uzaktan çalışmanın salgın sürecinde yurt dışında olduğu gibi Türkiye'de de gündeme geldiğini anlatan Spangler, yeni şartların olumlu ve olumsuz etkilerine değindi.

– "Salgın sürecinde firmalarla online görüşmeler yaptık"

Onk Ajans Genel Yönetmeni Meriç Güleç, ajans olarak her yıl İngiltere, İtalya ve Almanya'daki kitap fuarlarına katılmaya çalıştıklarını söyledi.

Koronavirüs nedeniyle İngiltere ve İtalya'daki kitap fuarlarının yapılamadığını anımsatan Güleç, "Salgın sürecinde şu anda yapmakta olduğumuz gibi Londra ve Bolonya'da karşı karşıya gelemediğimiz firmalarla online görüşmeler yaptık." diye konuştu.

Güleç, "İş birliği halinde olduğumuz yabancı firmaların yeni kitap ve kataloglarını ajansları olarak zaten çok yakından takip ediyoruz. Fuarda bir araya gelmenin bu açıdan farkı yenilikleri birinci ağızdan editörden dinlemek olur." ifadesini kullandı.

Birliğin YouTube kanalından canlı yapılan oturumlarda, sektörün geleceği, sorunları ve çözüm yolları yarın da konuşulmaya devam edecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “readturkey.gov.tr” adresinden hizmet verecek Türkiye’nin ilk çevrim içi uluslararası edebiyat ve yayıncılık tanıtım portalının çok kısa süre içinde kullanıma açılacağını bildirdi.

Ersoy, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımıyla, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “57. Kütüphane Haftası Açılış Töreni”nde konuşma yaptı.

Sürekli değişen ve gelişen dünyada insanların ihtiyaç ve isteklerinin de değişip çeşitlendiğine işaret eden Ersoy, kütüphanecilik çalışmalarının, bu alanda sunulan hizmetlerin buna ayak uydurmak durumunda olduğunu vurguladı.

Ersoy, Bakanlığa bağlı 1217 halk kütüphanesi ve 57 gezici kütüphaneyi daima en yüksek faydayı sağlayacak, mümkün olduğunca çok vatandaşa ulaşarak kaliteli hizmet verecek şekilde geliştirmeye, imkanlarını artırmaya, koleksiyonlarını zenginleştirmeye çalıştıklarını anlattı.

Son 6 yılda 318 kütüphanenin yeniden yapılandırma çalışmalarının tamamlandığını, 85 halk kütüphanesinin ise iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini aktaran Ersoy, bu dönemde yeni açılan kütüphane sayısının 94’e ulaştığını, kitap sayısının ise yaklaşık 5 milyon arttığını ifade etti.

“Kütüphaneleri sadece işimiz düşünce gidilecek kurum kimliğinden çıkarmak gayretindeyiz”

Bakan Ersoy, “Kütüphaneleri sadece işimiz düşünce gidilecek kurum kimliğinden çıkarmak gayretindeyiz. Bunu da onları her an her yerde karşımıza çıkacak bir anlayışla yaygınlaştırarak başaracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu kapsamda 2019’da ilkleri gerçekleştirerek İstanbul Havalimanı’nda Havalimanı Kütüphanesi’ni, Konya’da Gar Kütüphanesi’ni, Karabük ve Tokat’ta bebek ve çocuk kütüphanelerini açtıklarını anımsatan Ersoy, 2020’de ise Bitlis ile Ankara’nın Mamak ve Sincan ilçelerinde bebek kütüphanelerini hizmete aldıklarını dile getirdi.

Ankara’nın Akyurt ve Altındağ ilçelerinde de bebek kütüphanesi projelerinin tamamlanarak, açılışa hazır hale getirildiğini bildiren Ersoy, “Türkiye’de ilk kez 2020 yılında 6 AVM kütüphanesini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu yıl ise 5 AVM kütüphanesi ile Ankara Esenboğa Havalimanı ile Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda kütüphane açmaya yönelik faaliyetlerimizi titizlikle sürdürüyoruz.” diye konuştu.

Ersoy, dün imzalanan protokolle, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı iş birliğinde Ceza İnfaz Kurumlarında kütüphane açmak için ilk adımların atıldığını, belirlenen takvime uygun şekilde bu çalışmaların da sonuçlandırılacağını söyledi.

“Hizmet verdiğimiz kullanıcı sayısı 13 milyon kişi seviyesine ulaştı”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, “2020 yılı sonu itibarıyla hizmet verdiğimiz kullanıcı sayısı 13 milyon kişi seviyesine, halk kütüphanesi üye sayısı ise yaklaşık 4,5 milyona ulaşmıştır. Kütüphanelerimizde okuyucuya sunulmak üzere 2002’de 621 çeşit kitaptan yaklaşık 88 bin adet satın alınmışken, 2020’de bu rakamlar 6 bin 571 çeşit kitaptan yaklaşık 1,2 milyon adet satın alma noktasına gelmiştir.” dedi.

Kitapların kültürün, değerlerin, düşünce ve anlayışların taşıyıcıları olduğuna dikkati çeken Ersoy, bu sebeple Türk edebiyatının ve Türk yayıncılık sektörünün yurt dışında tanıtımı için yoğun şekilde çalıştıklarını söyledi.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü uhdesinde, alanında etkin ve büyük kitap fuarlarına, özel tasarım stantlarla katılım sağladıklarını belirten Ersoy, “Her yıl ortalama 12 ülkede gerçekleştirdiğimiz bu katılımla Türk edebiyatını yansıtan 7 binin üzerinde eseri hedef kitlemizle buluşturuyoruz. Bununla da yetinmeyerek kültür, sanat ve edebiyata yönelik söyleşi, panel, mutfak kültürü sunumu, sergi gibi etkinliklerle amaçlarımız doğrultusunda güçlü bir iletişim kurma ve etki bırakma hedeflerimizi hayata geçiyoruz.” ifadelerini kullandı.

TEDA çerçevesinde destek verilen ülke sayısı 82 oldu

Bakan Ersoy, fuarlarda Bakanlığın ulusal standında oluşturulan özel bölümlerde yüzlerce telif anlaşmasının yapıldığına dikkati çekerek, bu açıdan Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi’nin (TEDA) önemine vurgu yaptı.

Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2021 yılı itibarıyla Bakanlığımızca TEDA Programı çerçevesinde destek verilen ülke sayısı 82’ye, yayınevi sayısı ise 686’ya ulaştı. 726 yazarımızın, 1823 farklı eserinin 60 farklı dilde çeviri ve baskısı için toplam 3 bin 257 destek verildi. Destek verdiğimiz bu eserlerden Mart 2021 itibarıyla 2576 adedinin yayınlanmış ve okurlarıyla buluşmuş olması hepimiz için büyük bir memnuniyet ve mutluluk vesilesi.

Kovid-19 sebebiyle 2020 yılında kitap fuarlarının tamamı iptal edilmiş olsa da sanal ortamda gerçekleştirilen Frankfurt Kitap Fuarı ve Tahran Kitap Fuarı’nda yine TEDA Programımızı yayıncılara tanıttık. Ayrıca sektörün gelişmesi amacıyla yayıncı meslek birlikleri tarafından hayata geçirilen İstanbul Yayıncılık Buluşmaları’na destek verdik. Burada Genel Müdürlüğümüzce odak ülke Azerbaycan’ın yayıncılık alanındaki profesyonelleri ve İran Kitap Destek Programı yetkilileriyle görüşmeler yapılmış, TEDA Programı aracılığıyla iş birliği çalışmaları gerçekleştirilmiştir.”

“Öncü ve özgün olma ilkesiyle yolumuza devam edeceğiz”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kamu yayıncılığının ilk e-kitap platformu “e-Kitabım” ile Türkiye’nin en gelişmiş çevrim içi kütüphanecilik uygulaması olan “Kütüphanem Cepte” mobil uygulamalarının devreye alındığını anımsatarak, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin ilk çevrim içi uluslararası edebiyat ve yayıncılık tanıtım portalı ‘readturkey.gov.tr’ ise çok kısa süre içinde kullanıma açılacaktır. Eğer insanlarımıza ulaşmak istiyorsak onlara da her an her yerde bizlere ulaşabilme imkanı sunmak zorundayız. Dijital dünya buna fırsat vermektedir. Bizler de bunu en iyi şekilde kullanacağız, gerek sunduğumuz hizmetleri geliştirmede gerek yeni hizmetleri hayata geçirmede öncü ve özgün olma ilkesiyle yolumuza devam edeceğiz.”

Bakan Ersoy, her yıl Kütüphane Haftası’nda kitapların ve kütüphanelerin değerinden bahsedildiğine, yayıncılık sektörünün ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştireceği çalışmaların kültür ve edebiyat açısından taşıdığı önemin vurgulandığına dikkati çekerek, bugün kütüphane alanında paylaşılan rakamları artırarak devam edeceklerinin altını çizdi.

Her şeyden önemlisinin insana ulaşmak, insanlarda bir farklılık ve farkındalık yaratmak olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Ersoy, “Hizmetler insanlar içindir. Onlara sunduğumuz hizmet kullanılmadığı sürece rakamlar anlamını yitirir. Değerli mesai arkadaşlarımızın asli görevi ve bizlerin kütüphanecilik hizmetlerinde yaptığı geliştirmelerin temel amacı budur.” dedi. Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

“Kütüphaneler, raflardan veya kitaplardan ibaret bir bina değil, yaşam alanı olmalı. Bir zorunluluk sebebiyle değil, bilinçli olarak zaman ayrılan bir tercih, alışkanlık haline gelmelidir. Kitap okumak zamanı doldurma aracı değil, zamanı en iyi şekilde değerlendirme arayışının cevabı olarak görülmelidir.

Okumak sadece öğrenmekle ilişkili değil. Her birey farklı bir dünyadır ve kitap, istediğimiz her alanda dünyalarımızı, ufkumuzu, algımızı geliştiren, genişleten unsurdur. Her birimizde bu bilinç geliştikçe daha güçlü, daha sağlıklı bir toplumun yükseldiğine tanık olacağız. Bugüne kadarki başarılarımıza da bu çerçeveden bakarak daha iyisi, daha fazlası için çabalayacak ve yeni başarılara uzanacağız.”

Muhabir: Burcu Çalık Göçümlü

İSTANBUL (AA) – Dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga 1,8 milyar dolara satın aldığı Türk oyun firması Peak Games’in ardından hyper-casual (hiper basit) oyunlar üreten bir diğer Türk oyun firması olan Rollic’i de 168 milyon dolara satın aldığını duyurdu.

Zynga resmi Twitter adresinden duyurduğu habere göre, şirket hyper-casual oyun alanında en hızlı büyüyen şirketlerden biri olan İstanbul merkezli Türk oyun şirketi olan Rollic ile anlaşmaya vardı.

Açıklamada Rollic’in oyunlarının 250 milyondan fazla indirildiği vurgulanırken, Rollic’in şirketin kullanıcı profiline ve reklam alanına katkı sağlayacağı vurgulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen, Zynga Üst Yöneticisi (CEO) Frank Gibeau, 2020 yılında dünya çapında en hızlı gelişen hyper-casual geliştiricisi ve yayıncılarından biri olan ve harika bir takım tarafından yönetilen Rollic’in alınması ile hyper casual alanına girmekten dolayı çok heyecanlı olduklarını söyledi.

Rollic Kurucusu ve CEO’su Burak Vardal ise Rollic ekibinin Zynga’ya katılmaktan dolayı onur duyduğunu söyledi. Vardal, “Hiper-casual konusundaki uzmanlığımız, Zynga’nın ürün yönetimi, veri bilimi, reklamdan reklamdan para kazanma ve dünya çapındaki yayıncılık kalitesine mükemmel uyum sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Açıklamaya göre ilk olarak Zynga, Rollic’in yüzde 80’ini 168 milyon dolara satın alacak. Rollic’in kalan yüzde 20’lik bölümü ise önümüzdeki 3 yıl içerisinde aşama aşama Zynga bünyesine geçirilecek.

Zynga geçen aylarda da İstanbul merkezli mobil oyun şirketi Peak Games’i rekor bir fiyatla 1,8 milyar dolara satın aldığını duyurmuştu.

Muhabir: Abdulkadir Günyol