“9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı Online” başladı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) tarafından 2 yılda bir düzenlenen ve bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında çevrim içi olarak gerçekleştirilen "9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı Online" başladı.

TYB'nin YouTube kanalından canlı yapılan kurultayın açılışında konuşan TYB Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk, Kovid-19 dönemi süresinde yayıncılığın temel unsurlarından biri olan yayın hakları ile ilgili birçok sorunun ortaya çıktığına işaret ederek, konuşmasında telif hakları ihlalinden bahsettti.

– "Yayıncılık endüstrisi bu zor günleri tarihte olduğu gibi atlatacak"

Kocatürk, bugünlerde telif hakları meselesinin tekrar gündemde yer alarak savunulması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Telif hakları ihlalinin bir çeşit hırsızlık olduğunu kavratma zorunluluğu bir görev olarak toplumumuz önünde duruyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile güvence altına alınmış, yayınlama ve ifade özgürlüğünü savunmak ve hayata geçirmek, yayıncıların en önemli görevleri arasında. İnsanlığın ve dünyanın büyük yazarlarının bu uğurda verdiği anlamlı mücadeleyi unutmadan devralınan bu görevin sorumluluğunu üstlenmeliyiz."

Pandemi sürecinde dijital iletişimin evrim geçirdiğini söyleyen Kocatürk, şöyle devam etti:

"Çalışma, üretme, okura ulaşma ve tanıtım biçimlerimizin tümden değişmesi gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde belki de büyük bir dönüşüm söz konusu olacaktır. Belki bizleri zor günler beklemektedir. Ancak bugün en etkin ve etki gücü en yüksek yayıncılık endüstrisi bu zor günleri tarihte olduğu gibi atlatacak ve çözümleri bulmasını mutlaka bilecektir."

– Türkiye, yayınlama özgürlüğü için bir umut kaynağı"

Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkanı Hugo Setzer de yayına bir video bağlantısı ile katılarak, koronavirüs salgının etkisinin her alanda büyük olduğuna değindi.

Setzer, "Sektörümüzün her dalını vuran ekonomik darbenin birçok yazar, yayıncı ve kitapçıyı hayatta kalma çabasıyla başbaşa bırakacağı gerçeğinden kaçamayız. En çok ihtiyacı olanlara yardım etmek için sektör çapında birlikte çalışmalıyız. Sektör içi teşviklerin yanında birçok ülkede hükümet desteğine de ihtiyacımız olacak." diye konuştu.

İçinde bulunulan şartların telif hukuku ve yayınlama özgürlüğü gibi sektörün hayati organlarını zedeleme konusuna dikkatli olunması gerektiğini vurgulan Setzer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Telif hukuku ve sağladığı esneklik sayesinde içerikleri ücretsiz erişime açmak için yayıncılar harikulade yöntemler uyguladılar. Kamu kütüphanelerinin ve kitabevlerinin geçici süre kapalı olmasını fırsat bilip sektörümüzün mali temellerini yeniden tanımlamak isteyenler ise kötü niyetlidir. Aynı şey yayınlama özgürlüğümüz için de geçerli. Dünyayı, salgın sürecini ve nasıl baş edileceğini her bir ülkenin yaptıklarını, işe yarayıp, yaramayanları algılama yetimiz gazetelerin, yazarların, kitap yayıncılarının, dergilerin önemsedikleri her ne ise bunları yayınlamakta özgür olmalarından geçiyor. Bu demokratik toplumlarda ilerleyebilmemiz için tek yoldur ve dünyada birçok rejimin bu özgürlüğe ket vurması acı verici. Bu anlamda Türkiye, yayınlama özgürlüğü için bir umut kaynağı. Türkiye'deki meslektaşlarımız dünyadaki yayıncılar için bir ilham kaynağı."

– "Dünyanın gelişimi üzerine düşünmeyi daha da önemseyeceğiz"

Açılışa yurt dışından konuk olanlar arasında yer alan dünyaca ünlü Lübnanlı yazar Amin Maalouf ise gönderdiği videoda, dünyayı bu dönemde bir kaza geçirmiş gibi hissettiğini ifade ederek, şunları anlattı:

"Bizleri her şeye daha açıklıkla, dikkatle, özenle bakmaya iten bir dönem bu. Bu kaza gelecek planlarımızda, hayatlarımızda pek çok şeyi değiştirebilir. Hepimiz artık hayatın eskisi dibi devam edemeyeceği kanısındayız. Ancak bu hayatın daha kötüye gideceği anlamına gelmiyor. Muhtemelen dünyanın gelişimi üzerine düşünmeyi daha da önemseyeceğiz. Sorgusuz kabul ettiğimiz şeyleri, bugün aynı şekilde edemeyeceğimizi, derinlemesine düşünmemiz gerektiğini ciddi ciddi hissediyoruz. Bu açıdan bakıldığında dünyanın geçirdiği bu kaza bana hayırlara vesile olacakmış gibi geliyor. Dolayısıyla bu kaza bize daha çok umut aşılamalı. Bizi kültüre ve düşünceye itmeli. Biz yazarları, yayıncıları yararlı olmak yükümlülüğünü taşıdığımız halkların ilerlemesine adamalı."

Açılışta ayrıca Pen Türkiye Başkanı Zeynep Oral ile Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Sekreteri Hakkı Zariç birer konuşma yaptı.

Türkiye'den ve dünyadan farklı alanlarda uzman yayıncıları, yazarları ve yayıncılık paydaşlarını buluşturan kurultay yarın, Murathan Mungan'ın kapanış konuşması ise sona erecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “readturkey.gov.tr” adresinden hizmet verecek Türkiye’nin ilk çevrim içi uluslararası edebiyat ve yayıncılık tanıtım portalının çok kısa süre içinde kullanıma açılacağını bildirdi.

Ersoy, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımıyla, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “57. Kütüphane Haftası Açılış Töreni”nde konuşma yaptı.

Sürekli değişen ve gelişen dünyada insanların ihtiyaç ve isteklerinin de değişip çeşitlendiğine işaret eden Ersoy, kütüphanecilik çalışmalarının, bu alanda sunulan hizmetlerin buna ayak uydurmak durumunda olduğunu vurguladı.

Ersoy, Bakanlığa bağlı 1217 halk kütüphanesi ve 57 gezici kütüphaneyi daima en yüksek faydayı sağlayacak, mümkün olduğunca çok vatandaşa ulaşarak kaliteli hizmet verecek şekilde geliştirmeye, imkanlarını artırmaya, koleksiyonlarını zenginleştirmeye çalıştıklarını anlattı.

Son 6 yılda 318 kütüphanenin yeniden yapılandırma çalışmalarının tamamlandığını, 85 halk kütüphanesinin ise iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini aktaran Ersoy, bu dönemde yeni açılan kütüphane sayısının 94’e ulaştığını, kitap sayısının ise yaklaşık 5 milyon arttığını ifade etti.

“Kütüphaneleri sadece işimiz düşünce gidilecek kurum kimliğinden çıkarmak gayretindeyiz”

Bakan Ersoy, “Kütüphaneleri sadece işimiz düşünce gidilecek kurum kimliğinden çıkarmak gayretindeyiz. Bunu da onları her an her yerde karşımıza çıkacak bir anlayışla yaygınlaştırarak başaracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu kapsamda 2019’da ilkleri gerçekleştirerek İstanbul Havalimanı’nda Havalimanı Kütüphanesi’ni, Konya’da Gar Kütüphanesi’ni, Karabük ve Tokat’ta bebek ve çocuk kütüphanelerini açtıklarını anımsatan Ersoy, 2020’de ise Bitlis ile Ankara’nın Mamak ve Sincan ilçelerinde bebek kütüphanelerini hizmete aldıklarını dile getirdi.

Ankara’nın Akyurt ve Altındağ ilçelerinde de bebek kütüphanesi projelerinin tamamlanarak, açılışa hazır hale getirildiğini bildiren Ersoy, “Türkiye’de ilk kez 2020 yılında 6 AVM kütüphanesini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu yıl ise 5 AVM kütüphanesi ile Ankara Esenboğa Havalimanı ile Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nda kütüphane açmaya yönelik faaliyetlerimizi titizlikle sürdürüyoruz.” diye konuştu.

Ersoy, dün imzalanan protokolle, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı iş birliğinde Ceza İnfaz Kurumlarında kütüphane açmak için ilk adımların atıldığını, belirlenen takvime uygun şekilde bu çalışmaların da sonuçlandırılacağını söyledi.

“Hizmet verdiğimiz kullanıcı sayısı 13 milyon kişi seviyesine ulaştı”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, “2020 yılı sonu itibarıyla hizmet verdiğimiz kullanıcı sayısı 13 milyon kişi seviyesine, halk kütüphanesi üye sayısı ise yaklaşık 4,5 milyona ulaşmıştır. Kütüphanelerimizde okuyucuya sunulmak üzere 2002’de 621 çeşit kitaptan yaklaşık 88 bin adet satın alınmışken, 2020’de bu rakamlar 6 bin 571 çeşit kitaptan yaklaşık 1,2 milyon adet satın alma noktasına gelmiştir.” dedi.

Kitapların kültürün, değerlerin, düşünce ve anlayışların taşıyıcıları olduğuna dikkati çeken Ersoy, bu sebeple Türk edebiyatının ve Türk yayıncılık sektörünün yurt dışında tanıtımı için yoğun şekilde çalıştıklarını söyledi.

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü uhdesinde, alanında etkin ve büyük kitap fuarlarına, özel tasarım stantlarla katılım sağladıklarını belirten Ersoy, “Her yıl ortalama 12 ülkede gerçekleştirdiğimiz bu katılımla Türk edebiyatını yansıtan 7 binin üzerinde eseri hedef kitlemizle buluşturuyoruz. Bununla da yetinmeyerek kültür, sanat ve edebiyata yönelik söyleşi, panel, mutfak kültürü sunumu, sergi gibi etkinliklerle amaçlarımız doğrultusunda güçlü bir iletişim kurma ve etki bırakma hedeflerimizi hayata geçiyoruz.” ifadelerini kullandı.

TEDA çerçevesinde destek verilen ülke sayısı 82 oldu

Bakan Ersoy, fuarlarda Bakanlığın ulusal standında oluşturulan özel bölümlerde yüzlerce telif anlaşmasının yapıldığına dikkati çekerek, bu açıdan Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi’nin (TEDA) önemine vurgu yaptı.

Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2021 yılı itibarıyla Bakanlığımızca TEDA Programı çerçevesinde destek verilen ülke sayısı 82’ye, yayınevi sayısı ise 686’ya ulaştı. 726 yazarımızın, 1823 farklı eserinin 60 farklı dilde çeviri ve baskısı için toplam 3 bin 257 destek verildi. Destek verdiğimiz bu eserlerden Mart 2021 itibarıyla 2576 adedinin yayınlanmış ve okurlarıyla buluşmuş olması hepimiz için büyük bir memnuniyet ve mutluluk vesilesi.

Kovid-19 sebebiyle 2020 yılında kitap fuarlarının tamamı iptal edilmiş olsa da sanal ortamda gerçekleştirilen Frankfurt Kitap Fuarı ve Tahran Kitap Fuarı’nda yine TEDA Programımızı yayıncılara tanıttık. Ayrıca sektörün gelişmesi amacıyla yayıncı meslek birlikleri tarafından hayata geçirilen İstanbul Yayıncılık Buluşmaları’na destek verdik. Burada Genel Müdürlüğümüzce odak ülke Azerbaycan’ın yayıncılık alanındaki profesyonelleri ve İran Kitap Destek Programı yetkilileriyle görüşmeler yapılmış, TEDA Programı aracılığıyla iş birliği çalışmaları gerçekleştirilmiştir.”

“Öncü ve özgün olma ilkesiyle yolumuza devam edeceğiz”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, kamu yayıncılığının ilk e-kitap platformu “e-Kitabım” ile Türkiye’nin en gelişmiş çevrim içi kütüphanecilik uygulaması olan “Kütüphanem Cepte” mobil uygulamalarının devreye alındığını anımsatarak, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin ilk çevrim içi uluslararası edebiyat ve yayıncılık tanıtım portalı ‘readturkey.gov.tr’ ise çok kısa süre içinde kullanıma açılacaktır. Eğer insanlarımıza ulaşmak istiyorsak onlara da her an her yerde bizlere ulaşabilme imkanı sunmak zorundayız. Dijital dünya buna fırsat vermektedir. Bizler de bunu en iyi şekilde kullanacağız, gerek sunduğumuz hizmetleri geliştirmede gerek yeni hizmetleri hayata geçirmede öncü ve özgün olma ilkesiyle yolumuza devam edeceğiz.”

Bakan Ersoy, her yıl Kütüphane Haftası’nda kitapların ve kütüphanelerin değerinden bahsedildiğine, yayıncılık sektörünün ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştireceği çalışmaların kültür ve edebiyat açısından taşıdığı önemin vurgulandığına dikkati çekerek, bugün kütüphane alanında paylaşılan rakamları artırarak devam edeceklerinin altını çizdi.

Her şeyden önemlisinin insana ulaşmak, insanlarda bir farklılık ve farkındalık yaratmak olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Ersoy, “Hizmetler insanlar içindir. Onlara sunduğumuz hizmet kullanılmadığı sürece rakamlar anlamını yitirir. Değerli mesai arkadaşlarımızın asli görevi ve bizlerin kütüphanecilik hizmetlerinde yaptığı geliştirmelerin temel amacı budur.” dedi. Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

“Kütüphaneler, raflardan veya kitaplardan ibaret bir bina değil, yaşam alanı olmalı. Bir zorunluluk sebebiyle değil, bilinçli olarak zaman ayrılan bir tercih, alışkanlık haline gelmelidir. Kitap okumak zamanı doldurma aracı değil, zamanı en iyi şekilde değerlendirme arayışının cevabı olarak görülmelidir.

Okumak sadece öğrenmekle ilişkili değil. Her birey farklı bir dünyadır ve kitap, istediğimiz her alanda dünyalarımızı, ufkumuzu, algımızı geliştiren, genişleten unsurdur. Her birimizde bu bilinç geliştikçe daha güçlü, daha sağlıklı bir toplumun yükseldiğine tanık olacağız. Bugüne kadarki başarılarımıza da bu çerçeveden bakarak daha iyisi, daha fazlası için çabalayacak ve yeni başarılara uzanacağız.”

Muhabir: Burcu Çalık Göçümlü

İSTANBUL (AA) – Dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga 1,8 milyar dolara satın aldığı Türk oyun firması Peak Games’in ardından hyper-casual (hiper basit) oyunlar üreten bir diğer Türk oyun firması olan Rollic’i de 168 milyon dolara satın aldığını duyurdu.

Zynga resmi Twitter adresinden duyurduğu habere göre, şirket hyper-casual oyun alanında en hızlı büyüyen şirketlerden biri olan İstanbul merkezli Türk oyun şirketi olan Rollic ile anlaşmaya vardı.

Açıklamada Rollic’in oyunlarının 250 milyondan fazla indirildiği vurgulanırken, Rollic’in şirketin kullanıcı profiline ve reklam alanına katkı sağlayacağı vurgulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen, Zynga Üst Yöneticisi (CEO) Frank Gibeau, 2020 yılında dünya çapında en hızlı gelişen hyper-casual geliştiricisi ve yayıncılarından biri olan ve harika bir takım tarafından yönetilen Rollic’in alınması ile hyper casual alanına girmekten dolayı çok heyecanlı olduklarını söyledi.

Rollic Kurucusu ve CEO’su Burak Vardal ise Rollic ekibinin Zynga’ya katılmaktan dolayı onur duyduğunu söyledi. Vardal, “Hiper-casual konusundaki uzmanlığımız, Zynga’nın ürün yönetimi, veri bilimi, reklamdan reklamdan para kazanma ve dünya çapındaki yayıncılık kalitesine mükemmel uyum sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Açıklamaya göre ilk olarak Zynga, Rollic’in yüzde 80’ini 168 milyon dolara satın alacak. Rollic’in kalan yüzde 20’lik bölümü ise önümüzdeki 3 yıl içerisinde aşama aşama Zynga bünyesine geçirilecek.

Zynga geçen aylarda da İstanbul merkezli mobil oyun şirketi Peak Games’i rekor bir fiyatla 1,8 milyar dolara satın aldığını duyurmuştu.

Muhabir: Abdulkadir Günyol