AB savcılığı 4,5 milyar avroluk 300 yolsuzluk iddiasını soruşturuyor

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) bütçesine yönelik suçlarla ilgili cezai soruşturma ve kovuşturmalardan sorumlu savcılık makamı Avrupa Kamu Savcılığı Ofisi (EPPO),son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin açıklama yayımladı.

EPPO’nun 1 Haziran’da göreve başladığı anımsatılan açıklamada, kurumun şimdiye kadar AB ülkelerden 1.700 suç ihbarı aldığı kaydedildi.

Açıklamada, şimdiye kadar yapılan ihbarların 300’ü hakkında resmi soruşturma açıldığı, soruşturulan faaliyetlerin AB bütçesine zararının yaklaşık 4,5 milyar avro olduğu belirtildi.

Lüksemburg merkezli savcılık, harcama ve gelirlerle ilgili sahtekarlık, iki veya daha fazla üye ülkenin dahil olduğu ve en az 10 milyon avroluk KDV ile ilgili dolandırıcılık, AB bütçesinden hile sonucunda sağlanan varlıkların aklanması ile AB mali çıkarlarını etkileyen yolsuzluk ve suistimalleri soruşturuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL (AA)- AB Konseyinin Afganistan hakkında bugün kabul ettiği kararda, AB’nin Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasına bağlılığını sürdürdüğü, ayrıca Afgan halkını desteklemek istediği belirtildi.

AB’nin Afganistan’da yakın gelecekteki hareket tarzını belirleyen kararda, Birliğin ülkenin başkenti Kabil’deki güvenlik durumuna bağlı olarak asgari bir mevcudiyet bulundurma niyeti ifade edildi.

Bu mevcudiyetin insani yardımların ulaştırılmasıyla insani durumun gözlemlenmesini kolaylaştıracağı, ayrıca yabancılar ve ülkeden ayrılmak isteyen Afganların Afganistan’dan güvenli şekilde çıkışının koordine edilmesini sağlayacağı belirtildi.

AB’nin Afganistan ile “operasyonel ilişkisinin” Taliban tarafından atanan geçici hükümetin eylemlerine ve politikalarına göre belirleneceği ifade edilen kararda, Taliban’a meşruiyet tanınmayacağı vurgulandı.

AB Konseyi, Taliban ile ilişkinin özellikle kadınların ve kız çocuklarının haklarının göz önünde bulundurulacağı 5 şarta bağlı olarak şekilleneceğini bildirdi.

AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının eylül başında yaptıkları toplantıda üzerinde uzlaşılan 5 şart, Taliban’ın diğer ülkelere terör ihraç etmemesi, insan haklarına, hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğüne saygı göstermesi, insani yardımın teslimini kolaylaştırması, ülkeyi terk etmek isteyen yabancı uyrukluların ve risk altındaki Afganların gitmesine izin vermesi, Afganistan’daki siyasi güçler arasında müzakereler yoluyla kapsayıcı ve temsili bir geçiş hükümetinin kurulması şeklinde sıralanmıştı.

Başta BM olmak üzere uluslararası toplum ile Afganistan konusunda iş birliğinin vurgulandığı kararda, AB’nin Afganistan’ın doğrudan komşularıyla “bölgesel siyasi iş birliği platformu” kuracağı, bunun yüksek öncelik taşıdığı kaydedildi.

Muhabir: Ömer Tuğrul Çam

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Jeopolitik Çalışmalar Grubu adlı düşünce kuruluşu ile yaptığı röportajda, Avrupa ülkelerinin 11 Eylül saldırılarından sonra ABD ile dayanışma gösterdiğini, NATO’nun 5. maddesinin tarihte ilk kez harekete geçirildiğini hatırlattı.

ABD’nin şu andaki ve önceki yönetimlerini eleştiren Michel, “Buna karşılık bir Avrupalı olarak benim için çarpıcı olan şey, ABD’nin Trump yönetimi döneminde Taliban ile müzakere yapmaya karar verdiğinde ve sonrasında Afganistan’dan çekilmeyi teyit ettiklerinde Avrupalı ortaklarıyla çok az istişarede bulunmaları oldu.” dedi.

Michel, Afganistan’dan ders çıkarmaları gerektiğini belirterek “Afganistan krizi, biz Avrupalılar için aynaya bakma ve kendimize şunu sorma zamanıdır. Gelecekte jeopolitik ortamda bugünkünden nasıl daha fazla etkimiz olabilir? Çıkarlarımızla uyumlu olacak şekilde olayların akışını etkilemek için nasıl hareket edebiliriz?” diye konuştu.

“Afganistan krizi bir süredir sahip olduğum kanıyı ve başkalarının da paylaştığı kanımı güçlendirdi. Bu da Avrupa’nın stratejik özerkliği fikridir.” diyen Michel, şöyle devam etti:

“Amerikan askerleri çekilirken ortaya çıkan kaos ile yüzleştiğimizde kimsenin endişelenmemesi mümkün değil. Kuvvetli demokratik değerlere sahip, 27 ülkeden oluşan askeri bir kuvvet olan AB gibi dünyanın en büyük güçlerinden birinin, ABD’nin yardımı olmadan bağımsız şekilde kendi vatandaşlarının ve kendisine destek veren Afganların tahliyesi için gerekli yardımı sağlayamaması endişe sebebi olmalı. Bence bu olay Avrupa stratejik özerkliğinin daha derin tartışılmasını daha acil kılıyor. Şimdi sözleri eylemlere dönüştürmeliyiz.”

Donald Trump’ın başkanlığından sonra Joe Biden döneminde de ABD’de “Amerikan çıkarlarına öncelik verme eğilimi” bulunduğunu dile getiren Michel, “Bu meşru gerçekliğin farkında olmalıyız.” şeklinde konuştu.

“Çin ile ilgili kendi stratejimizi geliştirmeliyiz”

Michel, Çin konusunda ise Avrupa’nın ABD’den farklı bir hareket tarzı benimseyeceğinin işaretini verdi.

Avrupa’nın ABD-Çin rekabetine “rehin edilmemesi” gerektiğini söyleyen Michel, “Biz ABD ile aynı demokratik değerleri ve siyasi modeli paylaşıyoruz. Aynı zamanda biz Avrupalılar olarak Çin ile ilgili kendi stratejimizi geliştirmeliyiz.” dedi.

Michel, Avrupa’nın Çin stratejisinin üç ayağı olması gerektiğini belirterek bunları insan hakları standartları konusundaki talepler, iklim değişikliği ve Kovid-19 gibi alanlarda gerekli durumlarda iş birliği ve karşılıklı olarak pazarlara erişimi dengeleme şeklinde sıraladı.