ABD Açık'ta tek kadınlar finaline gençler damga vurdu

İSTANBUL(AA) – ABD’nin New York kentinde düzenlenen grand slam turnuvasının onbirinci gün akşam seansında, tek kadınlarda yarı final maçları oynandı.

23 bin kişi kapasiteli Arthur Ashe Kortu’nda oynanan ilk yarı final maçında kariyerinde ilk kez grand slam yarı finaline çıkan dünya klasmanının 73 numarası Leylah Fernandez, 2 numaralı seribaşı Belarus Aryna Sabalenka ile karşılaştı.

Tie-break’e giden ilk seti 7-6 kazanan 19 yaşındaki Fernandez, ikinci seti 6-4 kaybetti. Karar setinin 10. oyununda rakibinin servisini kıran Kanadalı sporcu, seti 6-4, maçı da 2-1 kazanarak finale adını yazdırdı.

Fernandez rakip tanımıyor

Ekvadorlu baba ile Filipinli annenin çocuğu olarak Kanada’nın Montreal kentinde dünyaya gelen Fernandez, ABD Açık’ta “peri masalı”nı andıran başarısıyla dikkat çekti.

6 Eylül’de 19 yaşına giren genç sporcu, üçüncü turda son şampiyon ve 3 numaralı seribaşı Naomi Osaka’yı, 4. turda kariyerinde üç grand slam şampiyonluğu bulunan Angelique Kerber’i, çeyrek finalde 5 numaralı seribaşı Elina Svitolina’yı, yarı finalde de 2 numaralı seribaşı Aryna Sabalenka’yı eleyerek uzun süre unutulmayacak bir performans sergiledi.

Gençlerde iki kez grand slam finali oynadı

Kariyerindeki tek şampiyonluğu bu yıl Monterrey’de alan solak tenisçi, başarılı olacağının sinyallerini gençlerde iki grand slam turnuvasında final oynayarak verdi.

2019 yılında Avustralya Açık’ta final oynayan Fernandez, Danimarkalı Clara Tauson’a 2-0 yenildi. Aynı yıl Fransa Açık’ta bir kez daha final bileti alan Kanadalı sporcu, ABD’li Emma Navarro’yu 2-0 mağlup ederek şampiyon oldu.

ABD Açık’ta Yeni Zelandalı Erin Routliffe ile çiftlerde de mücadele eden Fernandez, üçüncü turda elenmekten kurtulamadı.

Wimbledon’da yarım kalan hayalini ABD Açık’ta gerçekleştirdi

Tek kadınlarda elemelerden gelen 18 yaşındaki Büyük Britanyalı sporcu Emma Raducanu, önceki turlarda Petra Kvitova, geçen yılın şampiyonu Bianca Andreescu ve 4 numaralı seribaşı Çek Karolina Pliskova’yı eleyen 17 numaralı seribaşı Yunan Maria Sakkari’yi 6-1 ve 6-4’lük setlerle geçerek Fernandez’den sonra yeni bir başarı hikayesiyle tenis tarihindeki yerini aldı.

Sporseverlerin bu yıl Wimbledon’da ortaya koyduğu performansla tanıdığı Raducanu, özel davetiyeyle katıldığı turnuvada seyircilerin de desteğini arkasına alarak ilerlerken dördüncü turda sağlık sorunları yaşayınca maçtan çekilmek zorunda kalmış ve büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştı.

44 yıl sonra Britanya’ya kadınlarda finali getirdi

Çinli anne ve Rumen babanın kızı olarak Kanada’da dünyana gelen Raducanu, 44 yıl sonra tek kadınlarda finale çıkan ilk Büyük Britanyalı sporcu olmayı başardı.

1959 yılında 18 yaşındayken Fransa Açık’ta finale yükselen Christine Truman’dan sonra bu başarıyı tekrarlayan en genç sporcu olan Raducanu, ABD Açık’ta 53 yıllık aranın ardından Büyük Britanya adına şampiyonluk için korta çıkan ilk kadın sporcu unvanının sahibi oldu.

Açık dönemde tarihe geçtiler

Dünya klasmanının 150. sırasında yer alan Raducanu ile 73. basamakta bulunan Fernandez, açık dönemde (1968 yılından bu yana) seribaşı olmayan iki tenisçinin şampiyonluk mücadelesi vereceği ilk finale çıkacaklar.

ABD Açık tek kadınlar finalinde yarın 1999 yılından bu yana en genç sporcular sahne alacak.

1999 yılındaki finalde 17 yaşındaki ABD’li Serena Williams ile 18 yaşındaki İsveçreli Martina Hingis karşılaşmış ve rakibini 2-0 yenen Serena Williams kariyerinin ilk grand slam şampiyonluğunu kazanmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TRABZON (AA) – Kadın Boks Milli Takımı Teknik Direktörü Cahit Süme, AA muhabirine, olimpiyatların ardından çalışmalara henüz başlamadıklarını, önlerindeki dünya şampiyonasının tarihinin ve yerinin netleşmesini beklediklerini, bu gelişmelerin hazırlıklarda belirleyici olacağını ifade etti.

İlk olarak tenisle çalışmalarına başlayacaklarını belirten Süme, “Özellikle tenisi boksla çok bağdaştırıyoruz. Diğer farklı spor aktiviteleri ile bokstan uzak formumuzu belli bir seviyede tutmak istiyoruz.” dedi.

Süme, aralık ayında dünya şampiyonasının yapılmasının planlandığına işaret ederek, “Şampiyonanın, Türkiye’de yapılması durumu var. Busenaz da organizasyonun Türkiye’de gerçekleşmesi halinde katılmayı çok istiyor. Bu netleşince çalışma programımızı ona göre düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Hedeflerinin 3 olimpiyat madalyasını ülkeye getirmek olduğunu vurgulayan Süme, şöyle devam etti:

“Bizim için asıl hedef, Paris’te gerçekleştirilecek olimpiyat olacak. Hepimiz bir olimpiyat madalyasına daha inanacağız. Hep birlikte altın madalya için mücadele vereceğiz. 2024 yılında altın madalya alalım, sonra 2028 yılındaki olimpiyatlara bakacağız. Busenaz, daha 22 yaşında bir sporcu. Neden 3 olimpiyata katılmasın, altın madalyalar almasın? 41 yaşına kadar kadınlar boks yapabiliyor. En önemli şey sporcunun, antrenörün moralidir. Ona yardımcı olmak, imkan sağlamaktır. Bunun gibi şeyler olduktan sonra, sporcu severek yaptıktan sonra başarı da gelir.”

Süme, Busenaz’ın severek boks yaptığına da dikkati çekerek, “Ona, ‘en sevdiğin yer neresi?’ desen, ‘ringin içi’ der. Çünkü orası ayrı dünya. İnsan zevk aldığı yerde başarılı olur. Türkiye’nin olimpiyat madalyası ihtiyacı var. Ülkemizde 13 madalya az. 85 milyon nüfus, 45 milyon genç var. Daha fazla madalya alabiliriz.” yorumunda bulundu.

“Karadeniz dalgası gibi hırçın”

Trabzon insanının inatçı bir yapısı olduğunu belirten Süme, “Tuttuğunu bırakmayan, mücadeleyi sonuna kadar kovalayan sporcular var. Kaybetse dahi sonuna kadar pes etmeyen bir yapıdalar. Karadeniz dalgası gibi hırçın, zirvelerdeki dağları gibi keskin diye tarif edebiliriz.” dedi.

Süme, burada antrenörlerin de büyük payının bulunduğunu vurgulayarak, “Trabzon’da antrenör olarak bu işi yapan insanlar fazla sayıda, yetenekli antrenörler var. Sporcuları yetiştiren bilgili, deneyimli, alt yapıyı, temel tekniği sporcu üzerine iyi oturtan bir antrenör ekibi var. Bundan dolayı çok şanslı.” diye konuştu.

Süme, Busenaz’ın başarısından sonra çok sayıda mesaj aldığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü.

“O kadar çok mesaj geliyor ki ‘bende çocuğumu boksör yapacağım’, ‘Busenaz gibi yapacağım’ diye. ‘Çocuğumun elleri büyük, çok iyi yumruk atıyor’ diyenler de var. Benim böyle şahsen zamanım yok. Bir de çok yoruldum. Elimde 2, 3 erkek sporcu var. Alt yapıdan tekrardan bu işler, meşakkatli işler. Eğer olimpiyat, dünya şampiyonluğu düşünüyorsanız çok sporcu ile ilgilenemiyorsunuz. 2, 3, 4 tane sporcuyla ilgilenmen gerekiyor. Mevcut sporcularımla gidebildiğim yere kadar gideceğim.”

Busenaz Sürmeneli’nin de bu konuda diyaloglar yaşadığını ifade eden Süme, “Bir gün taksici durdurmuş, ‘ben de kızımı senin gibi boksör yapacağım’ demiş. Şampiyonlukların o spora ilgiyi arttırması doğal. Okçulukta da aynı şey oldu. Taha, Rıza gibi Busenaz’ın da iyi model oluşturduğunu düşünüyorum. Özellikle bayan sporcuların üzerinde çok artısı oldu.” ifadelerini kullandı.

ANKARA (AA) – Türkiye Tenis Federasyonundan yapılan açıklamaya göre Çağla Büyükakçay, 2 numaralı seri başı Rus Natalia Vikhlyantseva’yı 6-4, 6-1’lik setlerle yenerek adını yarı finale yazdırdı.