ABD Başkanı Trump: Fas ve İsrail tam diplomatik ilişki kurulmasında anlaştı

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün, Batı Sahra üzerinde Fas’ın hakimiyetini tanıdığımız bir bildiri imzaladım. Fas’ın ciddi, güvenilir ve gerçekçi özerklik teklifi, kalıcı barış ve refah için tek, kalıcı çözümdür.” ifadesini kullandı.

Fas’ın 1777’de ABD’yi tanıdığını anımsatan Trump, bu nedenle de kendilerinin Batı Sahra üzerinde Fas’ın hakimiyetini tanıdıklarını kaydetti.

Trump, bugün başka bir “tarihi adım” attıklarını da aktararak “İki muhteşem dostumuz İsrail ve Fas Krallığı, tam diplomatik ilişki kurulması için anlaşmaya vardı. Bu, Orta Doğu’da barış için büyük bir atılım.” değerlendirmesinde bulundu.

Trump, Fas Kralı ile telefonda görüştü

Beyaz Saray Sözcüsü Judd Deere’in yaptığı yazılı açıklamaya göre, Trump bugün Fas Kralı 6. Muhammed ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Trump, Batı Sahra üzerinde Fas’ın hakimiyetini tanıdığını bildirdi.

Kral 6. Muhammed de İsrail ve Fas arasında diplomatik ilişkilerin sürdürülmesi ve bölgesel istikrarın geliştirilmesi için ekonomik ve kültürel iş birliğinin genişletilmesi konusunda mutabık kaldı.

Trump, görüşmede, ABD ve Fas arasında uzun süredir var olan güçlü bağları ve Kral 6. Muhammed’in liderliğini övdü.

İki lider, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını da görüşürken, pandeminin ekonomik etkileri ile kritik bölgesel konulardaki ortak çıkarlar üzerindeki etkilerini ele alındı.

Trump, İsrail ve Arap ülkeleri arasında ara buluculuk yapıyor

İsrail, Trump’ın ara buluculuğuyla 15 Eylül’de Beyaz Saray’da yapılan törenle BAE ve Bahreyn ile ilişkileri normalleştirme anlaşmaları imzalamıştı.

Trump, 23 Ekim’de yaptığı açıklamada ise Sudan’ın da İsrail’le ilişkilerini normalleştirme konusunda anlaşmaya vardığını belirtmişti.

Batı Sahra sorunu

Fas’ın 1975’te eski İspanyol sömürgesi Batı Sahra’yı topraklarına katmasının ardından Cezayir’in destek verdiği bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Fas yönetimi arasında başlayan gerginlik devam ediyor.

Fas bölgenin kendi egemenliğinde kalması gerektiğini savunurken Polisario Cephesi Batı Sahra’nın bağımsız devlet olduğunu ileri sürüyor.

Polisario Cephesi, 1991’de BM’nin ara buluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele yürütüyordu.

Ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra’nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.

Kushner: Fas ve İsrail, Rabat ve Tel Aviv’de irtibat ofisi kuracak

ABD Başkanı Donald Trump’ın Başdanışmanı Jared Kushner, “Fas ve İsrail, büyükelçilik açma niyetiyle bir an önce Rabat ve Tel Aviv’de irtibat ofisi kuracak.” ifadesini kullandı.

Kushner, Trump’ın Twitter’dan yaptığı “İsrail ve Fas Krallığı, tam diplomatik ilişki kurulması için anlaşmaya vardı.” açıklamasının ardından telekonferans yaparak gazetecileri bilgilendirdi. Fas ve İsrail’in iş ilişkilerini derinleştirmeyi planladığının altını çizen Kushner, “Fas ve İsrail, büyükelçilik açma niyetiyle bir an önce Rabat ve Tel Aviv’de irtibat ofisi kuracak.” bilgisini paylaştı.

Kushner, İsrail hava yollarının Fas hava sahasını kullanabileceğini ve iki ülkenin en yakın zamanda direkt uçuşları açacağını aktardı.

“Yahudileri, Müslümanları ve Hristiyanları bir araya getirmek”

İsrail ile anlaşmaya varmak isteyen başka Arap ülkeleri bulunduğuna da işaret eden Kushner, “Bir noktada kaçınılmaz olarak İsrail ve Suudi Arabistan’ın bir araya geleceğini ve tam normalleşme dönemine gireceğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Kushner, Trump yönetiminin Orta Doğu barışı için çalıştığını vurgulayarak “Yahudileri, Müslümanları ve Hristiyanları bir araya getirmek bizim ana odak noktamızdır.” ifadesini kullandı.

Trump’ın, Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıması konusuna değinen Kushner, “Biz bu adımla en nihayetinde atılması gereken adımı attık.” görüşünü paylaştı.

Muhabir: Dildar Baykan

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS(AA) – Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 626 fanatik Yahudi’nin, Mescid-i Aksa’nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı’ndan girerek, Harem-i Şerif’e baskın düzenlediği belirtildi.

İsrail bayrağı açan Yahudi grubun, Harem-i Şerif’in avlularında dolaştıktan sonra Mescid-i Aksa’dan ayrıldığı ifade edildi.

Fanatik Yahudilerin, öğleden sonra da baskınlarını sürdürmesi bekleniyor.

İbrani takvimine göre 20 Eylül’de başlayan ve bugün sona erecek olan Sukot (Çardaklar) Bayramı münasebetiyle fanatik Yahudiler, “Tapınak Tepesi” olarak isimlendirdikleri Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın çağrıları yapıyor.

Harem-i Şerif’e fanatik Yahudilerce düzenlenen bu tür baskınlar, bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.

Sukot Bayramı’nın başladığı günden bu yana binlerce fanatik Yahudi, sabah ve öğleden sonra Mescid-i Aksa’nın avlularına girmişti.

İsrail bayrağının açılmasına tepki

Fanatik Yahudilerin Harem-i Şerif’te İsrail bayrağı açmalarına ilişkin fotoğraf ve görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından olay, Filistinliler başta olmak üzere İslam dünyasından sert tepkilere yol açtı.

İsrail polisinin koruması altında gerçekleşen söz konusu eyleme, polisin müdahale etmemesi de eleştirilere neden oldu.

Harem-i Şerif’te hiçbir ülkenin bayrağının açılmasına izin vermeyen İsrail polisinin, buna sessiz kalması dikkati çekti.

İsrail polisinden olaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kudüs İşleri Bakanlığından uyarı

Filistin yönetimine bağlı Kudüs İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları, çok sayıda fanatik Yahudi’nin ve özellikle Yahudi bayramlarında dini ayinler gerçekleştirmeye yönelik çılgın girişimleriyle tehlikeli bir hal aldı.” uyarısı yapıldı.

Açıklamada, “Harem-i Şerif’te yaşananlar, özellikle İsrail polisi tarafından korunup kollandığı için camideki tarihi durumun açık ve tehlikeli bir ihlalidir.” ifadeleri yer aldı.

Fanatik Yahudilerin, dini bayramları Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini ihlal eden baskınlar için kullandığına vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti:

“Bu ihlaller, Mescid-i Aksa’yı zamansal ve mekânsal bölme çağrılarıyla örtüşüyor ki bu ciddi ve sonuçlarından kimsenin razı olamayacağı risklere işaret ediyor.”

Açıklamada ayrıca Arap ve İslam dünyası başta olmak üzere uluslararası topluma “İsrail’in Harem-i Şerif’in tarihi statükosunu değiştirme girişimlerini” durdurmak için müdahale etme çağrısı yapıldı.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Ancak Yahudiler, 2003’ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor.

Bu girişleri “baskın” olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor.

KUDÜS (AA) – Haaretz gazetesinde yer alan haberde, başta Ramallah yakınlarındaki Beyt Anan köyü ve Cenin’e bağlı Kefr Burkin beldesi olmak üzere Batı Şeria’nın 5 farklı bölgesinde gözaltı baskınları sırasında İsrail güçleri ile Filistinliler arasında çatışma çıktığı belirtildi.

İsrail ordusuna dayandırılan haberde, Beyt Anan’da 3, Kefr Burkin’de 1 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Haberde ayrıca, İsrail ordusunun 4 Filistinlinin yaşamını yitirdiği olaylara tepki olarak abluka altındaki Gazze Şeridi’nde atılabilecek roketlere karşı hazırlık yaptığı kaydedildi.

Hayatını kaybeden Filistinlilerin Hamas hareketi üyesi olduğu iddia edilirken, olaylara ilişkin Filistin makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.