ABD, İran'a yönelik BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe soktu

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Tahran yönetimine uygulanan yeni yaptırımlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

İran’ın Batılı ülkeler ile yapılan nükleer anlaşma olarak bilinen Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nda (JCPOA) belirtilen yükümlülüklere uymadığını savunan Pompeo, “Gösterilen tavizler tarih boyunca bu gibi rejimleri güçlendirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle ABD olarak BMGK tarafından iptal edilen yaptırımları bugünden itibaren tekrar aktif hale getirdiklerini belirten Pompeo, BMGK’nın 1696, 1737, 1747, 1803, 1835 ve 1929 sayılı kararlarında geçen tüm yaptırımları uygulayacaklarını kaydetti.

Pompeo, şu ifadeleri kullandı:

“İran’ın JCPOA’da belirtilen yükümlülükleri yerine getirmedeki düşük performansı ve Güvenlik Konseyi’nin İran’a uygulanan ve 13 yıldır yürürlükte olan silah yaptırımlarını uzatmaması ABD’nin bu kararı almasına neden olmuştur. Güvenlik Konseyi’nin eylemsizliği, İran’ın 18 Ekim’de konvansiyonel silahlar satın almasının önünü açacaktı. Neyse ki ABD bunun olmasını engellemek için gerekli önlemleri aldı.”

Diğer yandan tüm BM ülkelerine söz konusu yeni yaptırım kararlarına uyma çağrısı yapan Pompeo, silah ambargosuna ek olarak, İran’ın Uranyum zenginleştirme ve işleme gibi faaliyetlerde bulunmasının yasaklanması ve balistik füze testi, geliştirmesi veya ilgili teknolojilerin transferinin durdurulmasını da içerdiğini belirtti.

Pompeo ayrıca BM ülkelerinin buna uymaması ve belirtilen konularda İran ile iş birliği yapması durumunda o ülkelere de yaptırım uygulayacağını belirterek, “Bugünkü yaptırımların geri uygulanması, uluslararası barış ve güvenlik içindir. 2015 nükleer anlaşması, İran’ı söz verildiği gibi uluslararası topluluğa katılmaya teşvik etmedi. Bunun yerine, mollalar edindikleri servetleri Yemen’de, Irak’ta, Lübnan’da ve Suriye’de ölüm ve yıkımı arttırmak için kullandılar ki bu tahmin edilebilir bir sonuçtu.” dedi.

ABD daha önce İran’ın, JCPOA’da belirtilen uranyum stokunun 10 kat üzerine çıktığını ileri sürmüş, BMGK’yi de “buna göz yummakla” suçlamıştı.

Ancak Fransa, Almanya ve İtalya’dan oluşan E3 ve diğer üye ülkeler ise ABD’nin yaptırım kararlarına reddederek, İran ile müzakere yollunu tercih ettiklerini belirtmişti.

ABD anlaşmadan çekilmiştiJCPOA, İran’ın nükleer faaliyetlerinin denetlenmesi ve düzenlenmesi, bunun karşılığında yaptırımların kaldırılması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyeleri ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’in yanı sıra Almanya ve AB ile İran arasında 2015’te imzalanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetime gelmesiyle Washington anlaşmadan çekilmiş ve İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlamıştı. Anlaşmanın diğer taraflarından Washington’u durdurmasını isteyen ancak bunda başarılı olamayan İran, Temmuz 2019’da nükleer anlaşmanın bazı maddelerini, 5 Ocak’ta da anlaşmadan kaynaklanan tüm taahhütleri askıya aldığını açıklamıştı.

ABD, BMGK’nın İran’a 13 yıldır uyguladığı ve 18 Ekim’de sona erecek silah ambargosunu yenilemek istiyor. Bu çabası geçen ay başarısızlıkla sonuçlanan ABD, İran’ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerini askıya almasını gerekçe göstererek konseyin 2231 sayılı kararı ile kaldırılan tüm yaptırımların tekrar uygulanmasına imkan tanıyan mekanizmayı hayata geçireceği tehdidinde bulunmuştu.

İran ile birlikte anlaşmanın taraflarından AB, Rusya ve Çin ise ABD’nin İran ile yapılan nükleer anlaşmadan 2018’de çekildiğini ve anlaşmaya taraf olmayan bir ülkenin yaptırımların yeniden devreye sokulmasına olanak veren mekanizmayı hayata geçiremeyeceğini belirtiyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TAHRAN(AA) – İran’da “reformcu kanat” olarak ifade edilen bu siyasi hareket, ülkedeki müesses nizamın savunucuları olarak bilinen muhafazakarların karşısında daha fazla demokrasi, özgürlük, sosyal haklar ve dünya ile diyalog söylemleriyle öne çıktı.

Reformcuların lideri Hatemi, 1982-1992 yıllarında İrşad ve Kültür Bakanlığı görevinden sonra 1997’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini sürpriz bir şekilde kazanarak hem İran’da hem de dünyada gündem oldu. 1997’de muhafazakar aday Natık Nuri’ye karşı kendisine hiç şans verilmeyen Hatemi, oyların yaklaşık yüzde 70’ini alarak tarihi bir başarıya imza attı.

Hatemi, ülkede ilk kez ciddi reformlara imza atan isim oldu

Hatemi, izlediği reformcu politikalar sebebiyle 2001’de yeniden girdiği Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de daha yüksek bir oyla kazandı ve ikinci döneminde müesses nizam ile sorunlar yaşadı.

Hatemi, devrimin ardından oluşan siyasi atmosferi değiştiren ve ülkede ilk ciddi reformlara imza atan siyasetçi oldu. Gerek Cumhurbaşkanlığı döneminde gerek daha sonraki dönemde savunduğu siyasi görüşler nedeniyle Hatemi’nin basına çıkması yasaklandı.

Ahmedinejad, reformistlerin 8 yıllık iktidarına son verdi

Hatemi’nin ardından 2005 yılındaki seçimlerde muhafazakarların adayı Mahmud Ahmedinejad, reformistlerin adayı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’ye karşı zafer elde ederek reformistlerin 8 yıllık iktidarına son verdi. Ahmedinejad 2009’da olaylı geçen seçimleri de Yeşil Hareketi’nin liderleri Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi’ye karşı kazandı.

Ahmedinejad’ın 8 yıl süren iktidarının ardından 2013 yılındaki seçimlerde reformistlerin adayı Rafsancani’nin Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından veto edilmesi üzerine reformistler kendilerine yakın buldukları Hasan Ruhani’ye destek vererek Cumhurbaşkanı seçilmesini sağladı.

Ruhani döneminde nükleer anlaşma imzalandı

Ruhani’nin birinci döneminde 2015’te P5+1 ülkeleri ile imzalanan nükleer anlaşmanın ardından reformistler, 2017’deki seçimlerde de kendisine destek vererek rakibi muhafazakar aday İbrahim Reisi karşısında büyük farkla zafer kazanmasını sağladı.

Reformistlerin adayı Ruhani, 2017’de yüzde 73 katılımla gerçekleşen 12. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaklaşık 24 milyon oy aldı ve yüzde 57,14 ile ilk turda Cumhurbaşkanı seçildi.

Reformistlerin oyları 4 yılda yüzde 57’den yüzde 8’e düştü

Ancak 2021’e gelindiğinde 18 Haziran Cuma günü yapılan seçimlerde reformistlerin desteklediği Abdunnasır Himmeti sadece 2 milyon 427 bin oy alarak yüzde 8’de kaldı. Buna göre reformistlerin oyları 4 yılda yüzde 57’den yüzde 8’e düşmüş oldu.

Reformistlerin kalesi olarak bilinen başkent Tahran’da seçimlere katılım yüzde 26’da kaldı. Ruhani’nin kazandığı seçimlerde ise Tahran’da katılım oranı yüzde 65 olmuştu.

Şubat 2020’de yapılan Meclis seçimlerinde de katılım yüzde 42’de kalmış ve vetolar nedeniyle muhafazakarlar kullanılan oyların yüzde 90’ından fazlasını alarak Mecliste ezici bir çoğunluğa ulaşmıştı. Ancak reformistler seçimleri blok olarak “boykot” kararı aldığı ve siyasi liderler de bu kararı desteklediği için bu durum hanelerine “yenilgi” olarak yazılmamıştı.

Reformist siyasetçi ile reformist seçmen arasındaki fikir ayrılığı arttı

Son seçimlerde ise Hatemi başta olmak üzere reformistlerin önemli isimleri ve partiler Himmeti’yi destekleme kararı aldı. Reformist siyasetçilerin aldığı seçimlere katılım kararı seçmen üzerinde hiçbir etki uyandırmadı.

Bu seçimler, reformist seçmen ile reformist siyasetçiler arasındaki derin fikir ayrılığı ve yaklaşım farkının da arttığını gösterdi. Reformist siyasetçiler yaşanan gelişmeler üzerine sandığın hala bir çözüm olacağı yönünde bir düşünceye sahipken, geçen sene yapılan Meclis seçimleri ve cuma günkü Cumhurbaşkanlığı seçimleri reformist seçmenin bu düşünceden uzaklaştığını gösteriyor.

Reformistlerin kalesi Tahran’da katılım yüzde 26’da kaldı

Seçimlere katılımı destekleyen bazı reformist siyasetçiler, seçim günü “boykot siyaseti çöktü” yönünde mesajlar atsa da reformistlerin kalesi Tahran’da, Şubat 2020’deki Meclis seçimleri ile cuma günkü Cumhurbaşkanlığı seçimleri arasında katılım yönünden hiçbir fark olmadı. Her iki seçimde de Tahran’da katılım yüzde 26’da kaldı.

Reformistlerin çöküşü ülkede umudunu sandığa bağlayanların sayısının azalmasına neden oluyor. Bu durum reformist seçmen ile rejim arasındaki mesafeyi de açıyor. Reformist siyasetçiler ise halkın sandıktan umudunu kesmesinin “rejimin yıkılması için mücadele edenlerin” elini güçlendireceği uyarısında bulunuyor.

Reformist siyasetçiden “stratejimizi gözden geçirmeliyiz” mesajı

Son seçimlerde adaylığı veto edilen reformistlerin önde gelen isimlerinden Mustafa Taczade, seçim sonuçlarıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“Rejimden çok umudum yok ancak reformistler olarak görüşümüzü ve stratejimizi gözden geçirmez ve çoğunluğun taleplerine uygun yaklaşımlar benimsemezsek kaybolan güveni yeniden tesis edemeyiz.”

“Reformistlerin yenilgisi diğerlerine kıyasla çok ağırdı”

Yine ülkenin önde gelen siyaset bilimcisi Sadık Zibakelam de reformistlerin çöküşüyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Himmeti’ye verilen 2,5 milyon oy reformistlerin 24 yıllık siyasi serüvenine sıkılan son kurşundu. Reformistler destekledikleri Himmeti’nin en kötü ihtimalle 10 milyon oy almasını ve en iyi ihtimalle de seçimleri ikinci tura götürmesini bekliyordu. Reformistlerin yenilgisi diğerlerine kıyasla çok ağırdı.”

TAHRAN(AA) – İran Elektrik Şirketi Genel Müdür Yardımcısı Gulamali Rahşanimehr, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, acil durum nedeniyle Buşehr nükleer elektrik santralinin faaliyetinin geçici olarak durdurulduğunu söyledi.

Yaşanan acil durumun nedeniyle ilgili bilgi vermeyen Rahşanimehr, elektrik üretiminin 1000 megavat düşeceğini ve bunun da elektrik kesintilerine yol açabileceğini ifade etti.

Rahşanimehr ayrıca, kripto para madencilerinin Tahran’ın tükettiği elektriğin neredeyse yarısını tükettiklerini belirterek, geçen hafta 3 binden fazla kripto para üretim cihazına el koyduklarını kaydetti.