ABD Merkez Bankası politika faizini değiştirmedi

WASHINGTON (AA) – ABD Merkez Bankasından (Fed) yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Fed’in bu zorlu dönemde ABD ekonomisini desteklemek için tüm araçlarını kullanmaya bağlı kaldığı yinelenen açıklamada, böylece maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinin destekleneceği vurgulandı.

Açıklamada, ekonomik faaliyet ve istihdamın toparlanmaya devam ettiği ancak yıl başındaki seviyelerin oldukça altında kaldığına dikkat çekildi.

Zayıflayan talep ve petrol fiyatlarında önceden yaşanan düşüşlerin tüketici enflasyonunu düşürdüğüne işaret edilen açıklamada, genel finansal koşulların ekonomi için destekleyici olmaya devam ettiği ifade edildi.

Aylık varlık alımları en az 120 milyar dolar olarak devam edecek

Açıklamada, ekonominin gidişatının büyük ölçüde virüsün seyrine bağlı olacağı vurgulanarak, halk sağlığı krizinin yakın dönemde ekonomik faaliyet, istihdam ve enflasyon üzerinde baskı yaratmaya devam edeceği ve orta vadede ekonomik görünüm üzerinde önemli riskler oluşturacağı kaydedildi.

Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) uzun vadede maksimum istihdam ve yüzde 2 oranında enflasyon hedefinin anımsatıldığı açıklamada, bu hedeflere ulaşılana kadar para politikasının destekleyici duruşunun sürdürülmesinin beklendiği aktarıldı.

Açıklamada, federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 0 ila 0,25 arasında tutulmasının kararlaştırıldığı bildirildi.

Bankanın varlık alımını sürdüreceğine de işaret edilen açıklamada, hazine tahvilleri için ayda en az 80 milyar dolar ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımları için ayda en az 40 milyar dolar olmak üzere toplam 120 milyar dolar olarak maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinde “önemli ölçüde ilerleme” kaydedilene kadar devam edeceği bildirildi.

Öte yandan, Fed’in dolar swap hatlarını da Eylül 2021’e kadar uzattığı kaydedildi.

Büyüme tahmini yukarı yönlü revize edildi

Ekonomiye ilişkin tahminlerde de bulunan Fed, 2023 yılına kadar faiz oranlarında değişikliğe gidilmeyeceğinin sinyalini verdi.

Açıklamada, Fed’in fonlama oranına ilişkin medyan beklentisinin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları için yüzde 0,1, uzun dönem ortalama faiz beklentisinin ise yüzde 2,5 olduğu kaydedildi.

ABD ekonomisi için uzun vadeli büyüme beklentisinin ise yüzde 1,9’dan yüzde 1,8’e çekildiği açıklamada, eylül ayı öngörülerinde bu yıl yüzde 3,7 daralması beklenen ülke ekonomisinin 2020’de yüzde 2,4 küçüleceği tahmin edildi. Açıklamada, ekonominin 2021’de yüzde 4,2, 2022’de yüze 3,2 ve 2023’te ise yüzde 2,4 büyüyeceği öngörüldü.

İşsizlik oranına ilişkin tahminlerin de yer aldığı açıklamada, ülkedeki işsizliğin bu yıl yüzde 6,7, 2021’de yüzde 5, 2022’de yüzde 4,2 ve 2023’de yüzde 3,7 olmasının beklendiği ifade edildi.

Açıklamada, enflasyonun ise bu yıl yüzde 1,2, 2021’de yüzde 1,8, 2022’de yüzde 1,9 ve 2023’de yüzde 2 olmasının öngörüldüğü aktarıldı.

Muhabir: Dilara Zengin

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’ndan (Fed), yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) uzun vadede maksimum istihdam ve yüzde 2 oranında enflasyon hedefini sağlamayı amaçladığına işaret edilen açıklamada, bu hedeflere ulaşılana kadar para politikasının destekleyici duruşunun sürdürülmesinin beklendiği yinelendi.

Açıklamada, federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 0 ile 0,25 arasında tutulmasının kararlaştırıldığı kaydedildi.

Bankanın, geçen sene aralık ayından başlayarak her ay hazine tahvilleri için ayda en az 80 milyar dolar ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımları için ayda en az 40 milyar dolar olmak üzere varlık alımı yaptığı kaydedilen açıklamada, bu durumun maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinde “önemli ölçüde ilerleme” kaydedilene kadar devam edileceği vurgulandı.

Açıklamada, o zamandan bu yana ekonominin söz konusu hedefler yönünde gelişme kaydettiği de vurgulanarak, ” Eğer ekonomideki gelişim beklenildiği gibi devam ederse, Komite yakında varlık alım hızının yavaşlatılmasına karar verebilir.” ifadeleri kullanıldı.

Komitenin hedeflerine ulaşılmasını engelleyebilecek risklerin ortaya çıkması halinde, para politikası duruşunu uygun şekilde ayarlamaya hazır olacağı bildirilen açıklamada, genel finansal koşulların destekleyici olmaya devam ettiği belirtilerek, “Ekonominin gidişatı salgının seyrine bağlı olmaya devam ediyor. Aşılarla ilgili ilerleme, halk sağlığı krizinin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltmaya devam edecek, ancak ekonomik görünüme yönelik riskler devam ediyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamda, varlık alımının piyasa işleyişinin düzenli ve finansal koşulların destekleyici olmasına yardımcı olduğuna işaret edilerek, böylece hane halkı ve işletmelere kredi akışının desteklendiği bildirildi.

Enflasyon tahmini 2021 için yüzde 4,2’ye yükseldi

Ekonomiye ilişkin tahminlerini de açıklayan Fed, büyüme tahminlerini düşürürken, enflasyon tahminlerini ve 2022’den itibaren faiz oranına ilişkin tahminlerini artırdı.

Fed, ABD ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 7’den yüzde 5,9’a indirirken, enflasyon tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 4,2’ye çıkardı.

Fed üyelerinin medyan politika faizi beklentileri 2022 için yüzde 0,1’den yüzde 0,3’e, 2023 için ise yüzde 0,6’dan yüzde 1’e yükseldi. Uzun dönem ortalama faiz beklentisi ise yüzde 2,5’ta sabit kaldı.

ABD ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini, yüzde 3,3’ten yüzde 3,8’e, 2023 tahmini ise yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e çıkartıldı.

ABD ekonomisi için uzun vadeli büyüme beklentisi ise yüzde 1,8 oldu.

İşsizlik oranına ilişkin tahminlerin de yer aldığı açıklamada, daha önce ülkede bu yıl yüzde 4,5 olması öngörülen işsizlik oranının yüzde 4,8 olacağı tahmin edildi.

Beklentilerdeki revizyonlar haziranda başlamıştı

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) mayısta yıllık bazda yüzde 5 artmasıyla Fed’in para politikasında değişikliğe gideceği süreç başladı. 16 Haziran’daki toplantıda Fed, enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesini yaptı.

Bu toplantıda 2023’teki politika faizi medyan beklentisi yüzde 0,1’den yüzde 0,6’ya çıkarken, 2021 enflasyon beklentileri de yüzde 2,4’ten yüzde 3,4’e yükselmişti.

Fed yetkilileri 16 Haziran’dan sonra varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin sözle yönlendirmelere başlarken, bu sürecin oldukça şeffaf bir şekilde bilgilendirme yapılmaya çalışılacağı kaydedildi.

Temmuz toplantısında Powell’ın tonu kısmen güvercinleşse de, ağustosta açıklanan tutanaklarda üyelerin yıl sonundan önce varlık alımlarını azaltmanın uygun olduğunu düşündükleri görüldü.

Powell, ise aynı hafta düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda bu yıl varlık alımlarının hızını düşürmeye başlamak için uygun olabileceği görüşünde olduğunu ifade etti.

Fed, politika faizindeki son değişikliği 15 Mart 2020’deki toplantıda 100 baz puan indirimle gerçekleştirmişti.

İSTANBUL (AA) – Fed’in bu haftaki toplantısında faiz ve varlık alım programında değişiklik yapması öngörülmezken taperingin ne zaman ilan edileceği ve başlanabileceğine ilişkin kayda değer açıklamalar yapması bekleniyor. Faiz artırımından şu an için uzak durması beklenen bankanın tapering için kasım ayında resmi açıklama yapması, aralık ayında da başlayacağı tahminlerine yer veriliyor.

Ekonomistler, Fed’in taperinge başlamanın, faiz artışına da geçileceği anlamına gelmeyeceğini vurgulayabileceğini aktardı.

Oxford Economics ABD Başekonomisti Gregory Daco, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede. Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında taperinge hazırlık yapmaya devam edeceğini belirtti ve Fed’in resmi olarak taperingi kasım ayında ilan edebileceğini ifade eden Daco, aralık veya ocak ayında azaltımlara başlanabileceğini aktardı.

Daco ancak borç tavanı krizinin taperingi öteleyebileceğini dile getirdi.

Taperingin sekiz aya yayılabileceğini vurgulayan Daco, hem hazine hem de ipoteğe dayalı menkul kıymet alımlarında orantılı bir azalış olabileceğini kaydetti ve daha sonra Fed’in Sistem Açık Piyasa Hesabını ve bilançonun daralmasını engellemek, niceliksel sıkılaşmadan kaçınmak için vadesi gelen tahvillere yeniden yatırım yapabileceğini söyledi.

Powell’ın taperingle, faiz artırımının zamanlamasını ayırmayı amaçlayabileceğini belirten Daco ancak bunun zorlu olabileceğini ifade etti. Daco, ilk faiz artırımının 2023’ün başlarında olabileceğini ve bu artışın 25 baz puan olabileceğini aktardı.

FOMC’nin 2021 için en son tahminlerinin zayıf büyüme ve yüksek enflasyon şeklinde olabileceğini dile getiren Daco, 2022 için de büyüme ve enflasyonun daha yüksek seviyelere revize edilebileceğini kaydetti.

“Powell, taperingin faiz artırımının başlangıcı anlamına gelmediğini tekrar edecek”

Rabobank Kıdemli ABD Ekonomisti Philip Marey de Fed’in taperingin yıl sonundan önce gerçekleşebileceğine dair bir ön bildirimde bulunabileceğini vurguladı.

Fed’in taperinge ilişkin resmi açıklamayı kasım ayında yapabileceğini belirten Marey, aralık ayında da eyleme geçebileceğini ifade etti.

Marey, bu sürecin 2022’den önce tamamlanabileceğini dile getirerek, Powell’ın bu azaltımın planlamasıyla ilgili kaba taslak bir takvim de sunabileceğini aktardı.

Ekonomik projeksiyonların 2024’ü de kapsayabileceğini dile getiren Marey, bunun da bankanın faiz beklentisi grafiğinde (dot plot) ilk defa 2024 beklentisinin de yer alacağı anlamına geldiğini söyledi ve dot plot’a göre, ilk faiz artırımının 2022’nin sonundan önce olabileceğini kaydetti.

Powell’ın enflasyonun neden geçici olduğuna dair görüşlerini tekrar edebileceğini belirten Marey, enflasyona dair projeksiyonun FOMC’nin bu geçiciliğin ne kadar süre olduğuna ilişkin düşüncesini de ortaya koyacağını ifade etti.

Marey, taperinge ilişkin sürecin tamamlanmasının faiz artırımına başlanacağı anlamına gelmediğini, yinelenebileceğini aktardı.

Berenberg ABD, Amerika, Asya Başekonomisti Mickey Levy ise yüzde 50 ihtimalle Fed’in taperinge başlayacağını duyurabileceğini dile getirdi.

Levy, Fed’in daralmaya yönelik bu adımın, faiz oranlarının artırımının zamanı konusunda herhangi bir etkisinin olmayacağını vurgulayabileceğine de vurgu yaptı.