ABD'de Şükran Günü tatilinden sonra Kovid-19 rakamları endişe verici seviyeye ulaştı

NEW YORK (AA) – Yetkililer, hızlı artışlara neden olarak Şükran Günü tatili nedeniyle yapılan seyahatlere ve bir araya gelmelere işaret ederken, salgın verilerini derleyen John Hopkins Üniversitesi’ne göre 2 Aralık’ta günlük can kaybı 3 bin 157 ile salgının başından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

Kovid-19 verilerini derleyen diğer bir site Worldometers’a göre de dün salgından hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 31 olarak kayıtlara geçti.

ABD’de salgının yayılmaya başladığı ilk dalgada kaydedilen en yüksek günlük ölü sayısı 15 Nisan’da 2 bin 752 olarak belirlenmişti.

Ülkede salgının başladığı günden bu yana Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da 285 bin 550’ye ulaştı.

Kovid-19 günlük vaka sayısı 200 bini aştı

Ülke genelinde geçen hafta günlük ortalama 180 bin bandında seyreden vaka sayısının son iki günde 200 binin üzerine çıkarak ani artış göstermesi sağlık yetkililerini ciddi şekilde endişelendiriyor.

Günlük vaka sayısı perşembe günü 206 bin 799, dün de 225 bin 448 artışla yeni bir seviyeye ulaştı.

New York Times, son iki haftada vaka sayılarında yaklaşık yüzde 8, can kaybında yüzde 37 ve virüs nedeniyle hastanede tedavi altına alınanlarda yüzde 29 artış olduğunu yazdı.

Ülkede şu ana kadar kaydedilen toplam vaka sayısı ise 14 milyon 772 bin 535’e yükseldi.

Son bir ayda hastanelerde virüsten tedavi olanlar 2 kat arttı

Son iki günde günlük vaka sayısı 200 bini aşarken, Kovid-19 virüsü nedeniyle hastanelerde tedavi altına alınanların sayısı da şimdiye kadar görülen en üst seviyeye ulaştı.

Virüs bağlantılı hastanelere kaldırılmaları takip eden Kovid Takip Projesi adlı siteye göre, hastanelerde tedavi altına alınanların sayısı son bir ayda iki katına çıkarak 3 Aralık itibarıyla 100 bin 755 oldu.

Worldometers’a göre, halihazırda ABD’de 26 bin 153 Kovid-19 hastası kritik durumda bulunurken, şimdiye kadar hastalığı atlatanların sayısı da 8 milyon 658 bin 882 oldu.

Yaklaşık 323 milyon nüfusu bulunan ABD’de şimdiye kadar yapılan toplam test sayısı nüfusun yarısını aşarak 203 milyon 884 bin 1 olarak belirlendi.

Vaka sayısında 3 eyalet 1 milyon eşiğini geçti

ABD’deki Kovid-19 salgını eyaletler bazında ele alındığında ise 3 eyaletin vaka sayısında 1 milyonu aştığı görülüyor.

Yaklaşık 29 milyon nüfusu ile California’dan sonra ülkenin ikinci en kalabalık eyaleti olan Teksas, 1 milyon 331 bin 516 vaka sayısı ile salgında başı çekiyor.

Teksas’ı, 39,5 milyon nüfusu bulunan California 1 milyon 315 bin 352 vaka ile ikinci sırada takip ederken, “1 milyon vaka” grubuna katılan 21,5 milyon nüfuslu Florida 1 milyon 39 bin 207 vaka sayısı ile üçüncü sırada yer alıyor.

Ülkede 500 binin üzerinde vaka sayısı görülen eyaletler sıralamasında da 770 binden fazla vaka ile Illionis’i 722 binden fazla vaka ile New York izliyor.

Eyaletlerdeki Kovid-19 ölüm oranında New York hala ilk sırada

Kovid-19 salgınında en fazla hayatını kaybedenler sıralamasında da ülkede salgının patlak verdiği aylarda uzun süre “ABD’nin Vuhan’ı” olarak adlandırılan 19,4 milyon nüfuslu New York eyaleti vaka sıralamasında 5. sıraya düşse de 34 bin 886 can kaybı ile ilk sıradaki yerini koruyor.

New York’la birlikte ABD’de virüs kaynaklı ölüm sayısının 10 bini aştığı diğer 8 eyaletin sıralaması ise şöyle:

“Teksas (22 bin 972), California (19 bin 790), Florida (18 bin 997), New Jersey (17 bin 391), İllinois (13 bin 782) ve Pennsylvania (11 bin 220), Massachusetts (10 bin 910) ve Michigan (10 bin 118)”.

Noel tatili endişelendiriyor

Ülkede durumun her geçen gün kötüye gitmesi ve yaklaşan kış şartları üzerine dün Iowa ve Kuzey Dakota eyaletlerinde vatandaşlara maske kullanma zorunluluğu getirilirken, Ohio ve California’nın yaklaşık 6 milyon nüfuslu San Francisco bölgesinde “evde kal” talimatı verildi.

Bazı uzmanlar, rakamların son birkaç gündür bu kadar artış göstermesinde, geçen hafta kutlanan Şükran Günü tatili nedeniyle olası ertelenen raporlamaların bildirilmesiyle sayıların artmış olabileceğini, normal raporlamaya dönüldüğünde sayıların azalma eğilimi göstermesini ümit ettiklerini kaydetti.

Öte yandan, sağlık yetkilileri, Kovid-19 bağlantılı ölümlerin enfeksiyon patlamasından birkaç hafta sonra geldiğine de işaret ederek, özellikle yaklaşan Noel tatilinde sıkı önlemlerin alınması gereğinin altını çiziyor.

Washington Üniversitesine bağlı Sağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü, dün, aşılamanın başlaması ile şubattan sonra ölüm oranlarında düşüş beklediklerini ancak buna rağmen eyaletler artışı kontrol altına almak için harekete geçmezse nisana kadar can kaybının 770 binleri bulabileceği öngörüsünde bulundu.

ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Newsweek’e yaptığı açıklamada, Şükran Günü tatili sonrası ortaya çıkan vaka artışının üzerine Noel tatili sonrası olası benzeri dalgalanmanın eklenmesiyle ocak ayının korkunç olacağı uyarısında bulundu.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Direktörü Dr. Robert Redfield de 2 Aralık’ta yaptığı açıklamada, virüsten dolayı ABD’de ölü sayısının 450 bini bulabileceğini düşündüklerini aktararak, “Gerçek şu ki bu yıl aralık, ocak ve şubat ayları çok zor geçecek.” ifadelerini kullanmıştı.

CDC Seyahat Sağlık Birimi Başkanı Dr. Cindy Friedman, aynı gün yaptığı basın toplantısında, yaklaşan Noel tatili nedeniyle Amerikalılara Kovid-19 virüsünün daha fazla yayılmasını engellemek için tatil programlarını erteleyerek evde kalmaları çağrısı yapmıştı.

Friedman, “Seyahat edenlerden virüsü taşıdığı halde belirti göstermeyen küçük bir grup dahi bir toplumdan diğerine yüz binlerce yeni enfeksiyon taşımasına neden olabilir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türkiye’de üniversite sıralamaları yapan kuruluş olan ODTÜ URAP Laboratuvarı Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut ile dünyanın önde gelen hakemli bilimsel tıp dergilerinden The Lancet’te, Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ural Akbulut, Kovid-19 salgını nedeniyle, bazı bilimsel dergiler ile Oxford Yayıncılık ve Avrupa Üniversiteler Birliği gibi 160 saygın kuruluşun, 31 Ocak 2020’de yazılı bir basın açıklaması yaparak, Kovid-19 konusunda dergilere ulaşan makalelerin hakem incelemesine göndermeden önce dergilerin internet sayfalarında yayımlanmasının yararlı olacağını açıkladığını ve bu önerinin saygın bilimsel dergilerin çoğu tarafından uygulamaya konulduğunu belirtti.

Saygın bilimsel dergilerin, kendilerine sunulan makaleleri bilim insanlarından oluşan hakemlerin olumlu görüşlerini aldıktan sonra yayımladığına dikkati çeken Akbulut, bu nedenle makalelerin basılmasının genellikle bir yıl, bazen daha uzun zaman aldığını söyledi.

Kovid-19 salgını ortaya çıktıktan sonra aşı, ilaç ve virüs gibi, salgınla ilgili çeşitli konularda 10 binlerce makalenin bilimsel dergilere sunulduğunu aktaran Akbulut, şöyle konuştu:

“Salgının ilk 10 ayında dergilere Kovid-19 ile ilgili 125 bin makale gönderildi. Makale sayısı 1 Ağustos 2021’de 210 bin 183’e ulaştı. Kısa sürede sadece bir konuda bu kadar çok sayıda makale yazılması bilim dünyasında ilk kez gerçekleşti. Bu makalelerin hakemlere gönderilip görüş alınması çok zaman alacağı ve sürmekte olan salgına hızla önlem alınıp çözüm bulunabilmesi için Kovid-19 makalelerine ayrıcalık tanıdı. Yayın kuruluşları Kovid-19 makalelerini kısa süren bir ön incelemenin ardından ‘preprint’ (ön baskı) adı altında internet sayfalarında yayımlıyorlar. Burada amaç, salgının önlenmesine yardımcı olabilecek verilerin bilimsel çevreye ve topluma kısa sürede duyurulması. Bilim insanları, bu makaleler hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini ilgili web sayfasına ekleyebiliyor.”

Bu yöntemle bilimsel olarak doğruluğu ve salgını önlemeye yardımcı olacağı anlaşılan makalelerdeki verilerin kısa sürede tüm dünyada bilim insanlarına ışık tuttuğunu dile getiren Akbulut, bilimsel açıdan güvenilir olmayan, verilerinin hatalı olduğu anlaşılan veya önerilen yöntemlerin zararlı olabileceği belirlenen makalelerin ise web sitelerinden çıkartıldığını aktardı.

Böylece, bilim insanlarının yanlış bilgiler nedeniyle zaman kaybetmesinin önlenmeye çalışıldığını ifade eden Akbulut, bu yöntemle dergilerin internet sayfalarında hakem incelemesi olmadan yayımlanan Kovid-19 makalelerinin bazılarının çok ilgi çektiğini, binlerce atıf alabildiğini anlattı.

Bazı makaleler negatif atıf alıyor

Hakem aşamasından geçmedikleri için bazı Kovid-19 makalelerindeki verilerin ve sonuçların güvenilmez olduğunu fark eden bilim insanlarının, “negatif atıf” da yaptığını belirten Akbulut, şöyle devam etti:

“Bu tür negatif atıf alan çok sayıda makale, yayıncı kuruluşlarca sayfadan kaldırılıyor veya makale yazarları tarafından geri çekiliyor. Bu tür tartışmalı makaleler nedeniyle, bazı ülkelerde Kovid-19 hastalarına yararsız ve tehlikeli olduğu kanıtlanan ilaçların verilmeye devam edildiği rapor ediliyor. Kovid-19 ile ilgili çok sayıda makalenin hakem incelemesi olmadan kısa sürede internet sayfalarında yayımlanması faydalı bilgilerin sağlıkçılara ulaşmasını hızlandırmaktadır. Ancak hatalı verilere dayanan makalelerin salgının önlenmesini yavaşlatma tehlikesi bulunmaktadır.”

Ural Akbulut, bilimsel dergilerin hakem incelemesinden geçmeden internet sayfalarında yayımladıkları makaleleri hakemlere gönderip, olumlu görüş alanları cilt ve sayfa numaralarıyla yayımlayacaklarını kaydetti.

“Akademik yükseltmelerde hakemsiz yayımlanmış makaleler dikkate alınmamalı”

Akbulut, URAP’ın her yıl üniversite sıralaması yapan kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, geçen yıl hakemsiz ve sadece internet sitelerinde yayımlanan makalelerle ilgili aldıkları yeni kararı da açıkladı.

Prof. Dr. Ural Akbulut, şunları kaydetti:

“Hakem incelemesinden geçmeyen ve aralarında çok sayıda hatalı veriye dayalı Kovid-19 makalesi, binlerce atıf alabildiği için bu makaleler üniversite sıralamalarının güvenirliğini sarsacaktır. Bu tür makalelerin önemli bir bölümü hakemlerce reddedilince, bu yıl üniversite sıralamalarında çok üst sıralara çıkan bazı üniversiteler önümüzdeki yıl alt sıralara düşecektir. Bu nedenle URAP sıralamalarında bu yıl, 2020 yılında sadece internet sitesinde yayımlanmış ve hakem kontrolü olmayan Kovid-19 makaleleri değerlendirme dışında tutulmuştur. Bu makalelerden, hakemlerden olumlu görüş alıp normal şekilde yayımlananlar, önümüzdeki yıldan itibaren sıralamalarda değerlendirmeye alınacaktır. Öte yandan, hakemsiz makaleler çok sayıda atıf da alabiliyor. Bu nedenle üniversite yönetimlerinin, öğretim üyesi atama ve yükseltme kriterlerinde, sayı ve cilt numarası olmayan, web sitelerinde sadece malumat olması için hakemsiz yayımlanmış dergilerdeki makaleleri dikkate almamaları gerekir.”

Türkiye’nin makalesi, 5 farklı hakem sürecinden geçirildi

The Lancet’te yayımlanan Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova ise bu yıl mayıs ayında gönderdikleri makalelerinin, temmuz ayında basıldığını ve 5 farklı hakem kontrolünden geçtiğini bildirdi.

Normal koşullarda bir makalenin basılma süresinin 4-5 ayı geçebildiğini dile getiren Akova, “Kovid-19 salgını, bilgi paylaşımını acilen gerektiren bir durum yarattı. Bazı tıp dergileri, bu durumu hızlandırmak için yayın öncesi web siteleri adını verdikleri sayfalarda makaleleri yayımlamaya başladılar. Bu makaleler, bu sayfalarda yayımlanmadan önce sadece şekilsel olarak bakılıyor ve hakem kontrolünden geçirilmiyor. Aslında hakemden geçmeyen bu makalelerin, bilimsel olarak içerikleri ve nitelikleri de belli değil.” diye konuştu.

Yayın öncesi internet sitelerinde yayımlanan ve yeterli niteliğe sahip makalelerin hızlı şekilde hakem kontrolünden geçtikten sonra dergide basıldığını anlatan Akova, bu konudaki bir istatistiği kaynak göstererek, “Mayıs 2021 tarihine kadar hakemli dergilerdeki Kovid-19 ile ilişkili makalelerin sadece yüzde 5’i önceden preprint (ön baskı) olarak yayımlanmış.” bilgisini aktardı.

Ön baskıya, çok önemli bilimsel dergilerde yayımlanacak önemli makalelerin yanı sıra bilimsel olarak çok değeri olmayan bilimsel içeriklerin de alınabildiğine dikkati çeken Akova, “Bu nedenle bilimsel anlamda bir verinin doğru olduğunun kanıtlanabilmesi için ancak hakem eleştirisinden geçmesi gerekir ve ciddi bir dergide yayımlandıktan sonra bilimsel kanıt olarak kabul edilebilir. Bazı veri tabanlarında, hakem eleştirisinden geçmeyen bazı makaleler de taranır hale geldi.” dedi.

Sinovac ile ilgili Brezilya’nın hakemsiz yayını bir şekilde yayıldı

Akova, bu duruma örnek gösterirken, hakemli dergide yayımladıkları ve Sinovac aşısına ilişkin ilk Faz-3 araştırmasının sonuçlarının bir benzerinin Brezilya’da yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Brezilyalıların bu çalışmaları, bizden önce bir internet sitesinde yer aldı ancak o çalışma hiç bir zaman bir dergide yayımlanmadı. Ancak Sinovac ile ilgili bu çalışmalara çok sayıda atıf aldı. O makalede aşının etkinliği yüzde 50 gösterilmişti. Bu durumu bilmeyen çoğu kişi ise ‘Çin aşısı yüzde 50 etkili’ diye o makaleyi örnek gösterdi. Halbuki o makale bir hakem eleştirisinden bile geçmedi. Makalemizin yayımlandığı The Lancet ise dünyanın bu konudaki en önemli ikinci yayınevi, buradaki makalemizde Sinovac aşısının etkinlik oranını yüzde 83 gösterdik. Hala bu aşıyla ilgili hakemli bir dergide yayımlanmış başka bir Faz-3 çalışması yok. Bazen internet sitelerindeki bu hakemsiz yayınlar, böyle çelişkiler de yaratabiliyor, insanlar duymak istediklerini orada duyunca hakemsiz şekilde yayımlanan bir makaleye bile bir şekilde itibar edebiliyor.”

ANKARA (AA) – Yeni sanat sezonunda zengin bir repertuvarla sanatseverlerin karşına çıkmaya hazırlanan Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB), ünlü opera “Saraydan Kız Kaçırma”nın kısaltılmış versiyonunu, 2 Ekim’de izleyiciyle buluşturacak.

Doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte insanın iyi ve kötü davranış biçimlerinin ve üzerine çöken büyük bir felaket karşısında bile aymazlığını sürdürmesinin ele alındığı “C-19” balesi, 9 Ekim’de prömiyer yapacak.

Bu sezon birçok farklı konsepte konseri izleyicinin beğenisine sunacak ADOB, Gala Konseri’ni ise 13 Ekim’de CSO Ada Ankara Ana Salon’da verecek.

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, yeni sanat sezonuna ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 aylık bir salgın sürecinden sonra sanatseverlerle kapalı salonlarda buluşmaya başlamanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Sahnede olmayı ve seyircinin alkışlarını duymayı çok özlediklerini dile getiren Türkoğlu, Kovid-19 önlemlerine uyarak yeni sanat sezonunu yürüteceklerini belirtti.

Seyircilerden aşı kartı ya da en az 48 saat önce yapılmış negatif sonuçlu PCR testi isteyeceklerini, salonda bir boş bir dolu koltuk şekilde oturumu sağlayacaklarını, salonun dezenfekte edileceğini anlatan Türkoğlu, “Seyircilerimiz gönül rahatlığıyla salonlarımıza gelebilirler. Ben hiç şüphe duymuyorum, buradaki ortam evlerinden farklı olmayacak.” dedi.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz”

Türkoğlu, sanatseverlerin yanı sıra sanatçılar için de önlemler aldıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çalışma odalarımızda piyanoyla sanatçının arasına kalın naylon perdeler yaptırdık. Çalışma anında herhangi bir virüs yayılımını önlemek için onları çekiyoruz. Bütün provalarımızı sahnede yapıyoruz. Çalışma salonlarımıza henüz sanatçılarımızı sokmadık. Provalarda genellikle koroyu seyirci kısmına, solistleri yan tarafa orkestrayı da sahneye yerleştiriyoruz. 1,5 metre sosyal mesafeye riayet ediyoruz.”

Feryal Türkoğlu, provaları henüz kostümlü yapmadıklarını, tedbirli davrandıklarını belirterek, sosyal mesafeyi koruma adına kadrosu daha dar eserleri seçtiklerini, orkestra çukurunu kullanmadıklarını, orkestra üyelerini sahnenin arkasına yerleştirdiklerini anlattı.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan fazla ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz.” diyen Türkoğlu, balede orkestrayı çukura indirmeden sahneyi kullanmanın mümkün olmadığını, bu nedenle bale eserlerini bant eşliğinde sergilediklerini dile getirdi.

“Bol bol konser yapacağız”

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, Kovid-19 salgını öncesi hazırlanan ve sahneye çıkarmak üzere oldukları eserleri, salgın nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını belirterek, yeni sanat sezonunda bunları seyirciyle buluşturacaklarını ifade etti.

Maskeli Balo, Tosca, C-19, Midas’ın Kulakları’nın yeni eserler arasında yer aldığını dile getiren Feryal Türkoğlu, şöyle konuştu:

“Ayrıca sahne üzerinde bol bol konser yapacağız, orkestralı, piyanolu. Hatta belki bazı eserlerimizi konsertan şeklinde yapmaya çalışacağız. Sahne üzerinde küçük gruplarımız var, kuartetlerimiz var. Onlarla baleyi birleştirerek bir tango akşamı yapıyoruz. Ben de eserin içinde tango söylüyorum. Bir A planı bir de B planı yaparak programlarımızı yürütmeye çalışıyoruz. Bu çok da kolay olmuyor. Ama yeter ki sanatımız ve bizler sağlıkla devam edelim, gerisi önemli değil.”



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri