ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Greenfield: Cilvegözü, Suriye’ye insani yardım için uluslararası kamuoyunun en iyi seçeneği

HATAY (AA) – ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield, Türkiye ziyareti kapsamında geldiği Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki BM Dünya Gıda Programı (WFP) dağıtım merkezinde BM Suriye Krizi için Bölgesel İnsani Yardımlar Koordinatör Yardımcısı Mark Cutts ve insani yardım kurumlarının çalışanlarıyla bir araya gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Bölgedeki insani yardım çalışmalarıyla ilgili Greenfield’a bilgi veren Cutts, Suriye’nin Türkiye ve Irak sınırında bulunan mültecilerin yıllardır çadırlarda yaşadığını ve birçok insani ihtiyacını karşılayamadığını söyledi.

Cutts, BM koordinasyonunda 200’e yakın STK’nın insani yardım çalışmalarına katıldığını kaydederek, “15 bin Suriyeli insani yardım çalışmalarında görev alıyor ve kendi toplumlarına yardım ediyor. Afganistan, Eritre, Güney Sudan gibi ülkelerde çalıştım ancak buradaki kadar kendi toplumuna adanmış insanlar görmedim. Çok büyük riskler alıyorlar.” diye konuştu.

Tüm yardım malzemelerinin Türk tırlarıyla dağıtım merkezine geldiğini ve burada Suriye tırlarına aktarıldığını söyleyen Cutts, BM kontrolünde dağıtımın yapıldığını ifade ederek, “Tüm aşamalar kontrol ediliyor. Hangi ürünün kime gittiğini biliyoruz. Hesap verilebilirliğe ve şeffaflığa önem gösteriyoruz.” dedi.

“Salgın döneminde Türk otoriteleri bir gün bile insani yardımı durdurmadı”

Suriye’de yapılan yardımların hala istenen seviyede olmadığına vurgu yapan Cutts, “Suriye’de dünyanın en büyük insani yardım operasyonu yapılıyor. Ama hala olması gereken yerde değil. Bir finansman krizi var. Daha fazla hizmet vermek, insani yardımı artırmak ve erişim sorunlarını ortadan kaldırmak gerek. Lütfen bunu BM Güvenlik Konseyine taşıyın.” ifadelerini kullandı.

Cutts, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle getirilen kısıtlayıcı önlemlerin insani yardım çalışmalarına etkisine de değinerek, “Salgın nedeniyle kısıtlamalar uygulanırken Türk otoriteleri, 1 gün bile insani yardımı durdurmadı. Kimse kısıtlama dönemlerinde risk almazken Türk otoriteleri yardımların kesilmesine müsaade etmedi.” dedi.

Sınır kapılarının kapatıldığı dönemde dahi insani yardımın sürdüğünü kaydeden Cutts, daha sonra Greenfield’a Suriye’ye gidecek gıda kamyonunu gezdirdi.

ABD’den Suriyeliler için 200 milyon dolarlık ek finansman

Greenfield, dağıtım merkezindeki temaslarının ardından basına açıklamalarda bulunarak, “ABD’nin, Suriyeliler için 200 milyon dolar ek finansman sağlayacağını duyurmaktan mutluluk duyuyorum.” dedi.

Ülkedeki çatışmalar nedeniyle 13 milyondan fazla Suriyelinin insani yardıma ihtiyaç duyduğuna dikkati çeken Greenfield, “Bu sayı Los Angeles’ın, New York’un ve Washington’un nüfusunun toplamı kadar. Bu şehirlerdeki insanlar gıdaya, suya ve tıbbi malzemelere ihtiyaç duyuyor olsaydı ne yapardık?” ifadelerini kullandı.

Greenfield, Suriye’nin kuzeyinde yaşayan her 5 kişiden 4’ünün insani yardıma ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, “İdlib’deki milyonlarca sivil için bu yardımlar hayati. Geçmiş yıllarda BM Güvenlik Konseyi Suriye’ye giriş kapılarının kapatılmasını ne yazık ki sağladı. Cilvegözü açık kalan sınır kapılarından. BM’nin buraya insani yardım, Kovid-19 aşısı, tıbbi yardım getirmesini ve buradaki acıların sona ermesini istiyoruz.” diye konuştu.

İnsani yardım çalışmalarına katılanların çabalarının da önemine dikkati çeken Greenfield, “Ama biz BM Güvenlik Konseyi’nde sınırların açılması konusunda işimizi yapmazsak onlar da burada işini yapamaz. Şu an bu kapı (Cilvegözü) uluslararası kamuoyunun en iyi seçeneği. O da kapanırsa birçok zalimliğin yaşanmasına sebep olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Greenfield, Türk hükümetine Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığı için teşekkür ederek, “Sadece sığınmacılara ev sahipliği yaptığı için değil, bu dağıtım merkezinin burada çalışmasına destek verdiği için de teşekkür ederim.” dedi.

“Sınır geçişleri için Rusya’yla çalışmaya istekliyiz”

Greenfield, insani yardım için sınır kapılarının açılması noktasında BM Güvenlik Konseyi, Rusya ve Türkiye ile görüşmelerde bulunduklarını belirterek, “ABD Dışişleri Bakanı Tony Blinken, yardım çalışmalarının devamı için çalışmayı sürdüreceğimizi söyledi.” ifadelerini kullandı.

Sınır geçişlerinin düzenli çalışabilir hale gelmesi için gereken çabanın sarf edilmesi gerektiğini de belirten Greenfield, “İnsanlar hala savaşta ve savaşın tarafları sınır geçişlerini zorlaştırabiliyor. Kısaca söyleyecek olursam Rusya’yla bu konuda ve insani yardımın ulaştırılması konusunda görüşmeye istekliyiz.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarrec, günlük basın toplantısında, Birleşmiş Milletler (BM) yardım görevlilerinin, Tigray bölgesinde aktif düşmanlıklara rağmen ihtiyaç halindeki topluma ulaşmaya çalıştığını kaydetti.

Sözcü, mayıs ayı başından bu yana BM görevlilerinin gıda yardımı konusunda hedeflenen 5,2 milyon insandan sadece 2,3 milyonuna ulaşılabildiğini aktardı.

Bölgede ayrıca o tarihten beri 500’den fazla cinsiyete dayalı şiddet vakası rapor edildiğini söyleyen Sözcü, görevlilerin gerçek rakamların bu sayının çok üstünde olduğuna inandığını bildirdi.

Dujarrec, çatışmalarda güvenlik durumunun karışık ve değişken olmasından dolayı insani yardım faaliyetlerinin engellendiğini ifade etti.

Tigray’da çatışmalar devam ediyor

Tigray eyaletini yöneten isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinin 3 Kasım 2020’de Etiyopya’nın Kuzey Komutanlığı birliklerine saldırması ve sonrasında Başbakan Abiy Ahmed’in TPLF’ye karşı askeri harekat kararı almasının ardından eyalette bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Etiyopya başlattığı geniş çaplı operasyonla Tigray eyaletinin başkenti Mekelle’yi ele geçirse de bazı bölgelerde çatışmalar sürüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) 8 Haziran’da Tigray bölgesi için “kıtlık” uyarısında bulunmuş ancak Etiyopya hükümeti bunu reddetmişti.

KUALA LUMPUR (AA) – Birleşmiş Miletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin hazırladığı raporda, 1 Şubat’taki askeri darbeden bu yana Myanmar’da çatışmalardan etkilenen bölgelerdeki son duruma dair veriler paylaşıldı.

Raporda Myanmar’ın güneydoğu eyaletlerinde şimdiye kadar 160 bin 400 sivilin çatışmalar nedeniyle evini terk ettiği ve bu rakamın 100 binini, Kayah eyaletinde yerinden edilen sivillerin oluşturduğu kaydedildi.

Bu bölgelerde ormanlık ve dağlık alanlara sığınan sivillere insani yardımın, güvenlik endişeleri nedeniyle ulaştırılamadığına işaret edildi.

Çatışmanın yaşandığı diğer eyaletlerden Kachin’de 11 bin 654, Shan’da 15 bin 271 ve Chin eyaletinde ise 19 bin 500 kişinin Myanmar ordusunun saldırılarından ötürü yerinden edildiği bilgisi paylaşıldı.

Raporda, askeri darbeden bu yana ülkedeki siyasi istikrarsızlık, çatışmalar ve darbenin ülke ekonomisine olumsuz etkilerinden ötürü yaklaşık 1 milyon kişinin yardıma muhtaç hale geldiği vurgulandı.

Myanmar’da ihtiyaç sahipleri için BM’nin başlattığı yardım kapsamında 944 bin kişiye toplam 276 milyon ABD doları insani yardım ulaştırılmasının planlandığı ancak şimdiye kadar 49 milyon dolar toplandığı bilgisi verildi.

Myanmar’daki askeri darbe

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat’ta yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.

Myanmar ordusunun darbe karşıtlarına müdahalesi sonucu 865 kişi hayatını kaybetti.

Ülkede geniş katılımlı gösteriler sürerken, gözaltındaki üst düzey hükümet yetkililerinin askeri mahkemede yargılanmalarına devam ediliyor.