Acil Müdahale Timleri dondurucu soğukta karlı dağları aşarak hayat kurtarıyor

KARS(AA) – Kars’ta Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve 112 Acil Sağlık görevlilerinden oluşan Acil Müdahale Timleri, çetin kışta da tüm olumsuz hava koşullarına rağmen hayat kurtarmayı sürdürüyor.

İl Sağlık Müdürlüğü Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi bünyesinde 7/24 esasıyla görev yapan timler, 112 Acil Servis Hattı’na gelen acil ihbarlar üzerine harekete geçiyor.

Paletli ambulans ve snowtrack ambulans desteğiyle de zaman zaman 1 metreyi aşan karlı yollarda vakalara ulaşma çabası gösteren timler, zaman zaman hasta almaya giden ve kara saplanan ambulanstaki sağlık görevlilerinin de yardımına koşuyor.

Zorlu kış şartlarında karlı dağları aşarak ulaştıkları hastaları bazen sırtlarında taşıyan timler, dondurucu soğuklara rağmen canları pahasına hayat kurtarmanın uğraşını veriyor.

Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi sorumlusu Tahsin Ulu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kars’ta olağanüstü durumlarda ve yoğun kış şartlarında UMKE ile 112 ekiplerinden Acil Müdahale Timleri kurduklarını söyledi.

Kış aylarının bölgede çetin geçtiğini ve paletli ambulanslarla, UMKE araçlarıyla hasta kurtarma operasyonları düzenlediklerini anlatan Ulu, “Çalışmalarımızı, 73 UMKE gönüllüsü, 16 istasyonda bulunan 112 ekipleriyle gerçekleştiriyoruz. Kışın görevimiz daha zor. Kars’ın yüksek rakımda yer alması ve yoğun kar yağışının olması nedeniyle zorluk yaşıyoruz. Özellikle Sarıkamış ilçemizde kar yağışı daha fazla olduğu için burada daha çok hasta kurtarma operasyonları yapıyoruz.” diye konuştu.

Tüm zorluklara rağmen görevlerini severek yapıyorlar

UMKE personeli Duygu Arpağ ise kış mevsiminde zorlu hava koşullarıyla mücadele ederek hastalara ulaştıklarını anlattı.

Bu zorlukları bilerek birimde görev aldığını aktaran Arpağ, “İşimizi severek yapıyoruz. Bizim için asıl olan hastalarımızın sağlığıdır. Yeri geliyor hastalarımızı sırtımızda taşıyoruz. Hastaları alıp hastaneye ulaştırdığımızda ya da bir sıcak tebessümlerini gördüğümüzde bütün yorgunluğumuzu atıyoruz. Hastaların evlerine sağlıklı bir şekilde döndüğünü gördüğümüzde mutlu oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

İl Ambulans Servisi Komuta Kontrol Merkezi baş şoförü Metin Aktemur da kışın yoğun kar ve tipide hastalara ulaşmaya çalıştıklarını belirterek, “Hastalarımıza en hızlı şekilde ulaşmaya çalışıyoruz. Yolda kaldığımız oluyor hemen paletli ambulanslarımız devreye giriyor. Bazen de İl Özel İdaresi, Karayolları ekipleri de destek veriyor. Bizim için önemli olan hastanın sağlığı. Sağlık personelleri olarak daima hazırız.” dedi.

Anadolu Ajansı (AA) ekibi de Acil Müdahale Timleri’nin bir günlük çalışmasına katılarak fedakar sağlık çalışanlarının yaşadığı zorlu hayat kurtarma mücadelesini görüntüledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARS(AA) – Kars’ta derelerin oluşturduğu menderesler, her mevsim doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini cezbediyor.

Arpaçay ve Selim ilçelerinde kışın beyaz örtü arasında süzülerek akan dereler, sonbaharda ise sarı ve yeşil tonlar arasında oluşturduğu kıvrımlarla bölgeye güzellik katıyor.

Zengin bitki örtüsü ve akarsu kaynaklarına sahip bölgede oluşan mendereslerin, çayırlarda otlayan büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarla bütünleşmesi güzel manzaralar oluşturuyor.

Doğaseverler de sonbahar mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde bölgeye gelerek hem doğa gezintisi yapıyor hem de doğal güzelliği fotoğraflıyor.

Kıvrım kıvrım akan mendereslerin oluşturduğu güzellikler, drone ile görüntülendi.

“İnsanın saatlerce burada vakit geçiresi geliyor”

Arpaçay’a gezmeye gelen doğasever Ömer Tarsuslu, AA muhabirine, mendereslerin olduğu yere ilk kez geldiğini ve çok beğendiğini söyledi.

Bölgenin, insanı dinlendiren bir doğasının olduğunu ifade eden Tarsuslu, “Bugün Arpaçay ilçesine gezmeye geldim. Tesadüfen burayı fark ettim, ilçeye de bayağı yakınmış. Doğası çok güzel, köylerin arasından kıvrılarak geçen bir dere var. Manzarası çok güzel, insanın saatlerce burada vakit geçiresi geliyor.” dedi.

Tarsuslu, mendereslerin geçtiği bölgenin, kentte gezdiği en iyi yerler arasında olduğunu belirterek, “Fotoğraf çektim ve çok güzel kareler yakaladım. İnsana huzur veren bir manzarası var, iyi ki de buraya geldim.” diye konuştu.

Köylülerden Recep Kurtbaş da mendereslerin bulunduğu alana ziyaretçilerin sık sık geldiğini anlatarak, “Özellikle de hafta sonları buraya çok insan geliyor, buralarda geziyorlar, piknik yapıyorlar. Fotoğraf çekmek için de çok geliyorlar, çünkü buranın doğası çok güzel.” ifadelerini kullandı.

Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliği taşıyan, 11. ile 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini bünyesinde barındıran ve 2016’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Kars’taki Ani Ören Yeri’nde yapılan kazı çalışmalarıyla bölgenin turizm potansiyelinin artırılması hedefleniyor.

Tarihte Saka Türkleri, Sasaniler, Bagratlı Krallığı, Bizanslılar, Şeddat Oğulları Beyliği, Anı Gürcü Atabeyleri, Harzemşah Devleti, İlhanlılar, Selçuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlı Devleti ile kısa bir süre Rusların hüküm sürdüğü Ani Ören Yeri’nde başlatılan kazı çalışması devam ediyor.

Tarihte “Binbir kiliseli kent”, “40 kapılı kent”, “100.000 nüfuslu kent”, “Medeniyetler Beşiği” olarak anılan ve 2016’da UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Ani, 16 Ağustos 1064’te Sultan Alparslan tarafından fethedildi.

Kurulduğu günden bu yana 23 medeniyete ev sahipliği yapan, aralarında her biri farklı bir güzellik ve tarihi değerdeki cami, kilise, katedral gibi dini yapıların yanı sıra paha biçilmez diğer tarihi yapıları ve kültürel hazineleri bünyesinde barındıran Ani, Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliğiyle ayrı bir önem arz ediyor.

35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor

Surlar, cami, katedral, saray, kiliseler, manastırlar, ateşgede, hamam, köprü ve bir bölümü yıkılmış kapalı pasajdan oluşan yaklaşık 25 kadar önemli yapının ayakta kaldığı Ani’de bu eserlerin etraflarında 35 kişilik kazı ekibi çalışma yapıyor.

Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Arslan, AA muhabirine, Ani Ören Yerindeki kazıların Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne eriştiğini söyledi.

Arslan, Ani Ören Yeri’ndeki kazı çalışmalarını 12 üniversiteden oluşan bir ekiple yaptıklarını ifade ederek, “Kazı çalışmaları farklı alanlarda devam etmekte, bu çalışmalar Selçuklu çarşısı, Selçuklu konakları, Selçuklu büyük hamamı ve bunun dışında da mezarlık alanında devam ediyor.” dedi.

Kazı çalışmalarının yanı sıra bulunan eserlerin korunması için de çalışma yaptıklarını anlatan Arslan, “Özellikle Selçuklu çarşında konservasyon çalışmasına başlanmış bulunmaktayız. Bunun yanı sıra gün yüzüne çıkardığımız eserlerin konservasyonlarına yönelik birtakım çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.” diye konuştu.

Arslan, Ani Ören Yeri’nin UNESCO’ya alınmasıyla birlikte turizmde önemli bir artış hızı yakaladığını dile getirerek, “Ani Ortaçağ’ın en önemli kentlerinden birisi ve burası aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası kesin listesinde bulunan bir alan. Buranın turizm potansiyeli oldukça yüksek. Biz bu potansiyeli açığa çıkarmak, daha da ileriye götürmek ve bu potansiyele ivme kazandırabilmek için kazı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem kazılarımız hem de restorasyon çalışmalarıyla birlikte aslında bir turizm altlığı oluşacak ve kentteki turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunacak.” ifadelerini kullandı.