Adalet Bakanı Gül: Yeni ve sivil bir anayasayı milletimizle yapacağız

GAZİANTEP (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantıyla katıldığı, Şahinbey Spor Salonu’nda gerçekleştirilen AK Parti Gaziantep İl Başkanlığı 7. Olağan İl Kongresi’nde, Gaziantep’in her zaman AK Parti ve liderinin yanında dimdik yer aldığını, gerek yerel gerekse genel seçimlerde girmedik gönül, çalmadık kapı bırakmayarak AK Parti davasını ileri taşıdığını belirtti.

Kalıcı olanın AK Parti davasının neferi olmak, Cumhurbaşkanıyla yol yürümek olduğunu vurgulayan Gül, AK Parti’nin, Türkiye’nin partisi olduğunu ifade etti.

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana vesayetçi zihniyetle, darbecilerle mücadele ettiğini dile getiren Gül, şöyle konuştu:

“AK Parti, kimsenin dinine bakmaksızın, sağa sola bakmadan bu memleket ve millet için ‘Ben de varım’ diyenlerin tabelasını astığı partisi ve davasıdır. AK Parti’yi, millete kapıları açan, adaleti, özgürlüğü, inşa eden zihniyet oluşturmuştur. AK Parti yollar, köprüler, hastaneler inşa ederek ulaşımda, sağlıkta, ekonomide, adalette çok önemli adımlar atmıştır. AK Parti sadece yollar, köprüler yapmamıştır milletin gönlüne girecek siyaseti de inşa etmiştir. AK Parti ne zaman reform dese birileri paniklemiş, hop oturup kalkmıştır. Çünkü statükoları değişecek, pozisyonları elden gidecek diye durum demokratları, vaziyet demokratları her zaman reformun ve bu anlamdaki adımların karşısına çıkmıştır. Parti kapatmalar, sokak eylemleriyle milletin önünü kesmeye çalıştılar ama onlar ne yaparsa yapsın biz bu millet için reformları yapmaya devam edeceğiz. Birisi çıkmış, ‘Erdoğan gitsin de ben her şeyimi veririm’ diyor. Ya kardeşim ‘Bu ülkede demokrasi gitmesin, hukuk gitmesin, bayrak inmesin diye her şeyimi veririm.’ diyen Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesi canını bu ülke için veriyordu, demokrasi ve bu millet için veriyordu. Bu milletin adamı siz ne yaparsanız yapın, ne derseniz deyin bu milletle yol yürüyecektir. Bu millet de adamını kimseye yedirmemiştir, yedirmeyecektir. 7 düvel de bir araya gelseniz, alt alta üst üste de çıksanız, topunuz da gelseniz bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ı yedirmedi, yedirmeyecek.”

Yeni anayasa

Bakan Gül, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine toplantısı sonrası açıklamasındaki, yeni anayasa ile ilgili bölümüne ilişkin de şöyle konuştu:

“Biz Türkiye’de hukuk reformunu kararlı bir şekilde sürdürürken Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi hukuk reformuyla beraber Türkiye’de özgürlüğü daha da arttıracağız. Türkiye’de darbenin tortularının kaldığı anayasaya, darbe anayasasının zihniyetine son vereceğiz. Bu ülkede darbe anayasalarının tortularını milletimizle ortadan kaldıracağız. Yeni ve sivil bir anayasayı milletimizle yapacağız. Anayasa toplumsal sözleşmedir. Diyarbakır’ın da Edirne’nin de zenginin de fakirin de kadının da erkeğin, gencin de yaşlısının da memurun da işçinin de kendisini gördüğü, ruhuyla ‘bu benim anayasam’ dediği anayasayı da normatif belgeyi de yine milletle beraber yapacağız. Çünkü bizim millete bir sözümüz var; bunu da yine AK Parti gerçekleştirecek. Sivil anayasayı, yeni anayasayı tüm ruhuyla hep birlikte inşa edeceğiz. El birliğiyle 83 milyonun ‘Evet bu benim anayasam, ben burada kendimi görüyorum’ dediği bir yapıyı beraber kuracağız. AK Parti 19 yılda çok önemli reformlar yaptı, yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü bizim yolumuz millet yoludur, Türkiye’nin daha da güçlenmesi yoludur. Bunu da Cumhur İttifakı ile hep birlikte yapacağız. Reformdan rahatsız olanlar nerede olursa olsun onları rahatsız etmeye devam edeceğiz. Türkiye’de ekmeği daha da büyüteceğiz, özgürlüğü daha da genişleteceğiz. Bunu da Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde AK Parti yapacak.”

AK Parti’nin anlayışında “özde-sözde vatandaş” diye bir ayrımın olmadığına işaret eden Gül, “Ana muhalefet, ‘Sözde cumhurbaşkanı’ diye bir söylem söylüyor. Çünkü onların zihniyetinde halk da sözde vatandaş özde vatandaş, cumhuriyet de sözde vatandaş özde vatandaş diye ayrılıyor. Aslında Cumhuriyet Halk Partisinin adında halk var ama ‘Halk olmasa ne güzel halkçılık yapardık’ zihniyeti var. Bu zihniyeti de milletimiz çok iyi tanıyor. Kim ne derse desin işimize bakacağız. Türkiye’de ekmeği büyütmeye, özgürlükleri genişletmeye bakacağız.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin 2020-2021 Akademik Yılı mezuniyet törenine katıldı.

Mezun olan öğrencilere, hakim savcı alımı yapılacağı müjdesini veren Gül, “Yıl sonunda 1000 kişi hukuk fakültesi mezunlarından, yine avukatlıktan, idari yargı ve adli yargı için hakim savcı alımı inşallah gerçekleşmiş olacak.” açıklamasında bulundu.

Gül, hukukçuluğun yazılı kanunların ezberlenmesi olmadığını, bir metodolojiye ve muhakemeye sahip olma yeteneği olduğunu söyledi.

“Yargıyı, yargıya bırakalım”

Öğrencilere, mesleğe başladıklarında toplumsal hassasiyetin yüksek olduğu bazı olaylarda, dosyadan haberdar olmayanların yürüttüğü kampanyalarla muhatap olabileceklerini belirten Gül, şöyle devam etti:

“Görüyoruz ki Türkiye’de, hukuk fakültesi mezunu olmadan, hakim sınavı kazanmadan, hakimlik adaylığı stajını yapmadan, tekrar sınavı kazanmadan binlerce hakim var. Klavye karşısına geçip yargılama yapıyor, infaz yapıyor, mahkeme gibi karar veriyor. Değerli arkadaşlar, yargıyı yargıya bırakalım, yargısız infaz yapmayalım. Delile göre hakim karar verir. Hakimlerin yerine geçip karar verme, yargıya en büyük haksızlık olur, ülkemize en büyük haksızlık olur. Yargıyı, yargıya bırakalım, yargı kendi kararını adil bir şekilde verecektir.”

Hakim ve savcıların dosya hakkında bilgiye ve Türkiye’deki hassasiyetlere de sahip olduğuna işaret eden Gül, “Yürüyen bir dava hakkında konuşma yetkisini anayasa kimseye vermemiştir, anayasanın vermediği yetkiyi kimsenin kullanmaya hakkı yoktur.” ifadesini kullandı.

Abdulhamit Gül, hakimin yanlış karar vermesi halinde de itiraz hakkının bulunduğunu vurguladı.

“Anayasanın ve hukukun önünde eğilin”

Konuşmasında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Gül, öğrencilere akıl, muhakeme ve vicdanlarını kimseye kiraya vermemeleri tavsiyesinde bulundu.

Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz’da bu hainler, bu zalimler, anayasayı, kanunları değil, abilerini, ablalarını sözde dinleyenlerin hukuka ve bu ülkeye neler yaptığını ve neler geldiğini başlarına tüm Türkiye ve tüm dünya gördü. Aklı, vicdanı, muhakemeyi değersizleştirip ideolojisine kurban edenler, bu ülkeye en büyük ihaneti yapmışlardır. O yüzden sevgili gençler, değerli arkadaşlarım, adalet mekanizmasını araçsallaştırmaya asla izin vermeden aklınızı, vicdanınızı, muhakemenizi kimseye kiraya vermeden meslek hayatınız boyunca anayasa ve hukuktan şaşmayacaksınız. Buna sonuna kadar inanıyorum.”

Mezun olan öğrencilere meslek hayatlarında başarılar dileyen Gül, “Bir mazlumun elini tutun, bir mağdurun gözyaşını silin, hakkı tutup kaldırın, kimsenin önünde eğilmeyin, anayasanın ve hukukun önünde eğilin, yolunuz açık olsun.” diye konuştu.

Adalet Bakanı Gül’ün konuşmasının ardından diploma ve kep atma töreni gerçekleştirildi.

Törene, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Sayıştay Başkanı Metin Yener, üniversite rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydınlı, bazı yüksek yargı mensupları ve öğrencilerle aileleri katıldı.

ANKARA (AA) – Adalet Bakanı Gül, Türkiye Adalet Akademisinin, hakim ve savcı adaylarının eğitimlerine yönelik düzenlediği yarışmalarda dereceye giren 25. Dönem Adli Yargı ile 15. Dönem İdari Yargı adaylarının ödül törenine katıldı.

Gül, törende yaptığı konuşmada, faydalı bir eğitim ve staj dönemi için Adalet Akademisinin yeni fikirler üretmeyi, farklı projeler geliştirmeyi aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

Duruşmanın, adil yargılamanın temeli olduğuna işaret eden Gül, hakim ve savcı adaylarına mesleğe başladıktan sonra duruşmalara, dosyaya çalışarak ve zamanında çıkmaları tavsiyesinde bulundu.

Bakan Gül, hukuk sisteminin iyi işlemesinin, hukuk kuralları kadar bu kuralları uygulayanların doğruluk ve dürüstlüğe sonuna kadar bağlı olmasıyla mümkün olabileceğini dile getirdi.

“Yargı mensupları, bütün karar ve davranışlarında insan ve toplum hayatına tesir edeceklerinin bilincinde olmalıdırlar.” diyen Gül, yargının saygınlığının en başta kendi sorumluluğunda olduğunu hatırlatarak, bu noktada Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin önemine dikkati çekti.

Adaletin, toplumların huzuru ve güven duygusunun adı olduğunu kaydeden Gül, “Adalet mülkün temelidir” sözünü hatırlatarak, “Türk yargısı, böylesi bir kültürel kodun üzerinde bina olmuştur, yükselecektir.” diye konuştu.

“Tarafsızlığın ve bağımsızlığın temel şartı, aklı ve vicdanı hür bireyler olmak.” değerlendirmesinde bulunan Gül, Türkiye’nin, FETÖ’nün aklını kiraya vermiş militanlarından çok çektiğini belirtti.

Gül, “Onların bağımsız yargıda açtığı yaraları halen tümüyle sarabilmiş değiliz. Adaletin, ancak ve sadece ona sadakat gösterenlerin ellerinde yükselebileceğini milletçe bir kez daha gördük. Adalet, hukuka bağlılık dışında her türlü bağlılığı reddeden hakiki hukukçuların sayesinde tecelli edecektir. Her platformda söyledim, yine söyleyeceğim, yargının yegane ideolojisi adalettir. Anayasamızda ‘mahkemeler şu grubun, bu zümrenin adına’ demiyor, ‘Türk milleti adına karar verir’ diyor.” ifadesini kullandı.

Yargının gerçek anlamda bağımsızlık ve tarafsızlığının kıymetli olduğunu söyleyen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aklını kiraya vermiş, vicdanını hukuk dışında bir merciye ya da kişiye emanet etmiş kişi, asla ama asla yargı mensubu olamaz. Adalet, insanlığın en yüce erdemidir. Toplumu bir arada tutan ortak değer adalettir. Devletin bütün fonksiyonları gibi yargının da temeli yine millettir. Yargı, milletin yargısıdır, Türk milleti adına karar vermektedir. Yargı ele geçirilecek bir merci değildir, asla ama asla el değmeyecek, el uzatılmayacak bir mercidir. Yargı, adalet arayan herkesin en nihayetinde sığınacağı tek limandır. Bu yönüyle bağımsızlık ve tarafsızlık içinde hiç kimsenin dosyanıza, aklınıza, vicdanınıza tesir etmesine meslek hayatınızda asla ama asla müsaade etmeyiniz.”

Adaletin tecelli edeceği yerin bağımsız ve tarafsız mahkemeler olduğuna işaret eden Gül, millet nezdinde adil karardan daha üstün bir değer olmadığını vurguladı. Bakan Gül, adil olmaktan daha kıymetli bir değerin olmadığını kaydetti.

“Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını benimsemeliyiz”

Hukuk devletinin, her türlü kamusal faaliyetin sınırını hukukun belirlediği rejim olduğunu vurgulayan Gül, hukuk devletinde, hakların ve yükümlülüklerin güvencelere bağlı olduğunu dile getirdi.

Gül, yargının milletin, toplumun ve vatandaşların hukukunu korumada kritik bir görevi yerine getirdiğini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Adalet, ancak Anayasa’nın işaret ettiği kurumlar ve kurallarla aranabilir. Bağımsız mahkemelerin vereceği hükme tesir edebilecek, tavsiye veya telkin anlamına gelebilecek dolaylı ve dolaysız her türlü açıklamadan kaçınmak gerekir. Bu, Anayasa’nın bir amir hükmüdür. Adalet, mahkeme salonlarında tecelli eder, hakimin hükmünde hayat bulur. Bunun dışındaki her arayış beyhudedir, büyük yanılgıdır. Hukukun üstünlüğüne inanıyorsak, delilden sanığa giden yargı yolunu benimsemeliyiz, içselleştirmeliyiz. Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını benimsemeliyiz, içselleştirmeliyiz. Sanığın kesin hüküm olmadan damgalanmama hakkını, mağdurun da mahremiyet ve ifşa edilmeme hakkını benimsemeliyiz, içselleştirmeliyiz.”

Adalet figürünün gözünün kapalı olduğunu hatırlatan Bakan Gül, hakim ve savcı adaylarına meslek hayatları boyunca bu gözü açmamaları tavsiyesinde bulundu. Gül, “Hangi suç kim tarafından işlenirse işlensin, faile değil fiile bakarak karar verin. Kişilerin dinine, diline, inancına, yaşam tarzına, siyasetine, felsefi anlayışına, mezhebine, doğduğu yere değil, dosyadaki delillere bakarak karar verin.” sözlerini sarf etti.

Kamuoyunda bazı yargısal süreçlere ilişkin yaşanan tartışmalara değinen Gül, dosyadan ve delilden haberi olmayanların oluşturduğu yaygın kampanyanın, hakim ve savcıların adil kararını etkilememesi gerektiğini belirtti.

Gül, “Bu kabil kampanyaların, adaletin tecellisine bir faydası olmadığı gibi yargıyı yıpratma gayretlerine hizmet ettiği de açıktır. Çünkü şunu biliyoruz ki ister mağdur, ister suçlu hakkında yürütülsün, kampanya ile oluşan peşin hüküm, delile ve gerekçeye dayanan adil kararın yerini asla ama asla tutmaz.” dedi.

Yargısal kararların denetiminin kendi içinde yürüdüğüne işaret eden Gül, şu görüşleri paylaştı:

“Türkiye’de işleyen bir yargı sistemi vardır. Dereceden istinafa, oradan Yargıtaya hak arama yolları, itiraz yolları, kanun yolları açıktır. İhlal yönünden Anayasa Mahkemesine ve yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bu müracaat yolları açıktır. Bilerek veya bilmeyerek yargıya karşı kimi zaman yargısız infaz yapıldığını görüyoruz. Bu gibi girişimleri başarısız kılacak olan da milletimize yaşatacağınız adalet duygusudur. En büyük gücümüz adaletin kendisidir ve vereceğiniz adil kararlardır. Zira milletimizin, yargı teşkilatından yegane beklentisi adil kararın makul sürede verilmesidir.”

“Adaleti yaşatırsak, insanı yaşatırız”

Gerekçeli kararın ve insan haklarının önemine değinen Gül, insanı yaşatmanın devletin temel görevi olduğunu belirterek, “Bizim güven veren adalet vizyonumuzun kurucu unsuru da insandır. İnsanı adaletin nesnesi değil öznesi haline getirmeye yönelik çalışmalarımız bizim temel misyonumuzdur.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, adliyelerin, yargısal hizmetlerin verilmesine layık yerler haline getirildiğini vurgulayan Gül, temel kanunların gözden geçirildiğini, teknik desteklerin verildiğini ve verilmeye devam edileceğini aktardı.

Türkiye Adalet Akademisinde eğitim gören hakim ve savcı adaylarına mesleklerinde başarı dileyen Gül, “Adaleti yaşatırsak insanı yaşatırız. İnsanı yaşatırsak devleti yaşatırız. Siz adaleti de yaşatacaksınız insanı da yaşatacaksınız. Devleti de milleti de adalet duygusu üzerinde daha da yukarılara taşıyacaksınız. Sizlere güveniyoruz, inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Bakan Gül’ün konuşmasının ardından yarışmada dereceye giren hakim ve savcı adaylarına ödülleri verildi. Ardından Gül ve beraberindekiler, Uygulama Adliyesindeki kurgusal duruşmayı izledi.

Türkiye Adalet Akademisinde hakim savcı adaylarının eğitimlerine yönelik düzenlenen yarışmaların ödül törenine, Gül’ün yanı sıra Adalet Bakan yardımcıları Yakup Moğul, Uğurhan Kuş ve Hasan Yılmaz ile Akademi Başkanı Muhittin Özdemir ve hakim savcı adayları katıldı.

Muhabir: İsmet Karakaş