Adalet Bakanlığı cezaevlerinde kreş, anaokulu, lise ve meslek liseleri açacak

ANKARA (AA) – Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un 9 Mart Pazartesi günü bir araya gelerek kapsamlı bir eğitim ve öğretim iş birliği protokolü imzalayacakları belirtildi.

Açıklamada, iki bakanın imzalayacağı protokol çerçevesinde Adalet Bakanlığının cezaevlerinde annesinin yanında kalan 3-6 yaş grubu çocuklar için kreş ve anaokulu, cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu çocuklarla gençler için lise ve meslek lisesi kuracağı vurgulandı.

Açık cezaevlerinde ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin yararlandığı mesleki eğitim merkezine, kapalı cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin de devam etme imkanına kavuşacağı ifade edilen açıklamada, “Protokol kapsamında iş yurtlarındaki hükümlü ve tutukluların kurum içinde 4 yıla kadar örgün eğitim veren mesleki eğitim merkezinde hem çalışıp hem de eğitimlerini tamamlamaları ve burada lise bitirme fark derslerini de görerek aynı zamanda lise diploması almaları sağlanacak.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Binlerce hükümlü faydalanacak

Protokol kapsamında açık ortaokul ve açık lise programına devam edecek tutuklu ve hükümlülerin, okudukları temel dersler için “Destekleme Yetiştirme Kursları” açılması, her bir ders için ceza infaz kurumuna gelecek branş öğretmenlerinin yüz yüze eğitim vermeleri ve böylece örgün yöntem uygulanarak eğitim öğretim kalitesinin artırılması da sağlanacak.

İmzalanacak protokol çerçevesinde ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulardan 60 bininin mesleki eğitim merkezlerinden, 40 bininin ise diğer öğretim programlarından aktif olarak faydalanması ön görülüyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Turkcell, şebeke ekibinde görev yaparken geçirdiği ani rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden 22 yıllık çalışanı Müjdat Kamotar adına doğum yeri olan Ankara’da bir anaokulu inşa ettirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2018 yılında hayatını kaybeden Turkcell mühendisi Müjdat Kamotar’ın adı toplam 100 öğrencinin eğitim göreceği 4 sınıflı anaokulunda yaşayacak.

Anaokulu, Ankara Pursaklar’a bağlı Peçenek Mahallesi’nde Kamotar ailesi tarafından tahsis edilen 817 metre kare arazi üzerine kuruldu ve 616 metre kare kapalı alana sahip. Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilen okul, yeni eğitim öğretim yılında öğrencilere hizmet verecek.

Müjdat Kamotar’ın doğum gününde (2 Eylül) hizmete giren okulun açılış törenine Pursaklar Kaymakamı Mehmet Yıldız, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ankara İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yusuf Ziya Yıldırım’ın yanı sıra Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan ve Turkcell yöneticileri katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, şunları kaydetti:

"Türkiye’nin Turkcell’i olarak tüm çalışanlarımızla birlikte ülkemize her alanda değer katmak için çaba sarf ediyoruz. Bu çalışanlarımızdan biri de şirketimizde çok sevilen ancak aramızdan zamansız bir biçimde ayrılan Müjdat Kamotar’dı. Herkesin hayatını kolaylaştıran ve güzelleştiren Müjdat arkadaşımızın adını ölümsüzleştirerek ona olan vefa borcumuzu yerine getirmek istedik. Ailesinin tahsis ettiği Peçenek Mahallesi’ndeki bu arazide onun gibi nice başarılı mühendislerin yetişmesine vesile olmak için inşa ettirdiğimiz bu anaokulunun açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu okulun eğitimin önemine inanan biri olan çalışma arkadaşım merhum Müjdat Kamotar’ın adını taşıması gerçekten hepimiz için çok anlamlı ve değerli. Bu vesileyle başta Kamotar ailesi olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığımıza ve okulun yapımında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız."

İSTANBUL (AA) – Çocuklar, uzun bir eğitim yolculuğunun küçük ama en önemli adımını anaokuluna başladıklarında atıyor. Çocuklarının bu öğrenme serüveninde yaşadıkları farklı deneyimlere eşlik eden ebeveynler, aynı zamanda çocuklarının bağımsız bir birey olma yolundaki adımlarına şahit oluyor.

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji'nden yapılan açıklamaya göre, çocukların yeteneklerini keşfetmesini, birey olarak kendisinin farkına varmasını sağlayacak bir anaokulu eğitimi, onlara hayat boyu yararlanılacak beceri kazandırmada dönüm noktası özelliği taşıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Okul Öncesi Koordinatörü Esra Sert, çocuğun kendi öğrenmelerini kurgulayabileceği ve onun önceliklerini merkeze alan eğitim programlarının temel esas olması gerektiğini belirtti.

Sert, çocuğun gelişimsel özelliklerini destekleyici çalışmalarla bireysel yeteneklerinin farkına varması sağlanırken, sosyal hayatta diğer bireylere saygı duyma, onlarla iş birliği yapma, yardımlaşma ve kendisini ifade etme becerilerini geliştiren, destekleyici bir program uygulanmasının önemini vurguladı.

Doğayı örnek alan "yaparak ve yaşayarak öğrenme" okul öncesi eğitimi ile miniklerin, anaokulundan itibaren yarına hazırlandığını aktaran Sert, "Okul öncesi eğitim programlarında çocuğun yeteneklerini keşfedebileceği çalışmalar yapılmalıdır. Merak duygusunu geliştiren; araştırmayı, sorgulamayı, öğrendiği bilgiyi kullanmayı teşvik eden eğitim programı kurgusu ile öğrencilerin kendi bireysel niteliklerinin farkında, öz güvenli ve mutlu bireyler olmaları amaçlanır." ifadelerini kullandı.

Esra Sert, zihinsel süreçlerin gelişimi ile dil arasında birbirini takip eden ve destekleyen bir bağ olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Çevremizde olup biteni kavramak, algılamak, anlatmak, düşünmek gibi eylemleri dilden bağımsız düşünemeyiz. Doğduğumuz andan itibaren farkındalığını oluşturduğumuz ve tüm zihinsel süreçlerimize aktardığımız ana dil öğrenme sürecimizi modelleyen Okul Öncesi İngilizce Dil Eğitim Programı, erken çocukluk dönemindeki öğrencilerin yüksek dil edinim potansiyellerini destekleyen aktiviteler, doğal iletişim ortamları, dilin araç olarak kullanıldığı disiplinler arası ders içerikleri, farklı bir tema ya da konu hakkında kendilerini ifade etme becerilerini geliştiren araçlara dönüştüğü projeler ve etkinlikler aracılığıyla dil edinim sürecinin tüm öğrenciler için kapsayıcı ve sürdürülebilir olmasını sağlar."

– "Ekoloji eğitimi ile çevre sorunlarına duyarlılık kazanılır"

Ekoloji eğitiminin önemine değinen Sert, "Çocuklara doğaya karşı sorumluluk bilinci aşılarken çocukların bilgi ve becerilerini destekleyerek doğa sevgisini içselleştirmelerini sağlar. Çocuklarımız, doğada hissederek, dokunarak farklı deneyimler yaşarlar. Öğrenciler böylelikle üretmenin mutluluğunu, doğaya saygıyı, çevre sorunlarına duyarlılığı ve emeğin değerini öğrenirler." açıklamasını yaptı.

Esra ​​​​​​​Sert, sanat çalışmalarına ilişkin, "Görsel sanatlar, drama, müzik gibi sanatsal performans alanlarında 'Bireysel Farkındalık Fırsatları' sunarak öğrencilerin kendi potansiyellerinin farkına varmaları, bu yetenek ve becerilerini hayata geçirmelerine olanak sağlanır. Erken yıllardan itibaren beceri odaklı eğitim anlayışı ile tanışan çocuklar, öğrendiklerini günlük hayatta kullanabilen; bilmekten öte öğrenmekten keyif alan, yaparak yaşayarak öğrenen bireyler olarak yetişir." yorumunda bulundu.

Yazılım eğitiminin önemine vurgu yapan Sert, "Geleceği şekillendirmesi öngörülen kodlama diliyle anaokulundan itibaren tanışan, cihazsız kodlama çalışmaları ile kodlama dilinin temelini kazanan çocuklar, robotlar ile kodlama dünyasını keşfe çıkarlar. Yeni fikirler keşfederken dijital okuryazarlık seviyelerini geliştirir ve günümüz teknolojilerini hem bilinçli ve verimli kullanmayı öğrenir, hem de teknoloji üretebilecek becerileri kazanırlar." ifadelerini kullandı.