Adıyaman'da Karakuş Tümülüsü'nde kraliçelerin mezarları tespit edildi

Adıyaman Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığından gerekli izinler alınarak Karakuş’ta başlanan birinci ve ikinci etap jeoradar ve jeofizik çalışmalarıyla alanın “tomografisi çekilerek” Kommagene Kralı Antiochos’un eşi İsas, kızı Antiokhis ve torunu Aka’ya ait mezarların bulunduğu yer tespit edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Mahmut Çuhadar, Kommagene Kralı 2. Mithritades (milattan önce 36-21 ) tarafından annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka için yaptırılan, bir nevi kraliçeler mezarlığı olarak adlandırılan tarihi tümülüsün 2 bin yıldır gizemini koruduğunu belirtti.

Buradaki tarihi sırları çözmek ve mezarlara ulaşmak için izinleri alarak çalışmalara başladıklarını, jeoradar kullanarak iki boyutlu yer altı görüntülerinin elde edildiğini ifade eden Çuhadar, şunları kaydetti:

“Araştırma alanında, ölçü konumlandırmasına bağlı olarak vaziyet planında da gösterilen ayrı lokasyonda jeoradar ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen GPR verilerinden, veri işlem aşamalarından sonra iki boyutlu (2D) yer altı görüntüleri elde edilmiştir. Kommagene Krallığı’nın Kraliçeler Mezarlığı olarak adlandırılan 2 bin yıllık tarihi Karakuş Tümülüsü’nde jeoradar ve jeofizik çalışmaları tamamlanmış olup, gelen raporlar doğrultusundan arkeolojik yapı kalıntılarına ulaşılmıştır. 2022 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınacak kazı ve sondaj izinlerinin sonucunda tarihi tümülüste kazı çalışmalarına başlanması hedeflenmektedir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ADIYAMAN (AA) – Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Gaffar Tuncer, AA muhabirine, ülke genelinde kuraklık yaşanmasına rağmen arıcılık alanında iyi bir dönem geçirdiklerini söyledi.

Tuncer, “Tarımsal alanda yaşadığımız kuraklık, bal verimini olumsuz etkilemedi, tam tersine bal üretiminde artışlar bekliyoruz.” dedi

Adıyaman genelindeki arıcılık ve bal üretimi hakkında bilgi veren Tuncer, “2020’de il genelinde 63 bin 450 kovandan 631 ton bal aldık. Bu yılki veri çalışmalarımız henüz devam ediyor ama geçen yıla göre bu yıl yüzde 15 artış bekliyoruz.” diye konuştu.

İlçede 35 bin arılı kovan bulunuyor

Sincik Tarım ve Orman Müdürü Özgür Akar da ilçenin gelir kaynaklarından en önemlisinin arıcılık olduğunu ifade etti.

Bu yıl Arıkonak köyünde bal hasadına başladıklarını dile getiren Akar, şöyle devam etti:

“İlçede tarımsal alanın az olması nedeniyle vatandaşlar balcılıkla geçimini sağlıyor. Burada büyük ve küçükbaş hayvancılık ve aynı zamanda arıcılık faaliyetleri yürütülmektedir. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze kayıtlı 35 bin arılı kovan varlığımız bulunmaktadır. Arıcılarımız bu sezon rekoltede geçen yıla göre artış bekliyor. Arıcılık faaliyetlerine çeşitli projelerimizle devam ediyoruz.’

İlçede bitki florası bakımdan geven çiçeğinin yoğun olduğunu belirten Akar, 2016’da ilçede üretilen geven balına “Sincik Geven Balı” adıyla marka tescil belgesi aldıklarını hatırlattı.

Arıkonak köyünde arıcılık yapan Muhtar Mehmet Işık ise “Bu yıl köyümüzde hasada başladık, rekolte yüksek. İstediğimiz verimi inşallah alacağız. Balımız tamamen organik olduğu için il dışından ve yurt dışından sipariş alıyoruz.” diye konuştu.

ADIYAMAN (AA) – Adıyaman’ın Besni ilçesinde bitkin halde lokantaya sığınan atmaca yavrusu, kendisine sahip çıkan iş yeri sahibinin yanından bir an olsun ayrılmıyor.

Atmalı köyünde lokanta işleten Bülent Dilki, bir süre önce sabah iş yerini açtığında yerde baygın halde yatan atmaca yavrusunu gördü.

Atmacayı besleyen ve su veren Dilki, tam olarak uçamadığı için kuşu doğaya bırakamadı.

İşletmesine aldığı ve adeta bebek gibi ilgilendiği atmacaya giderek alışan Dilki, kuşa “Dost” adını verdi.

Lokantaya gelen müşterileri omzuna konan Dost ile karşılayan ve onunla servis yapan Dilki, biraz daha büyümesinin ardından atmaca yavrusunu doğaya bırakmayı planlıyor.

Bülent Dilki, AA muhabirine, Dost adını verdiği atmacanın çok akıllı olduğunu ve kendisine kısa sürede alıştığını söyledi.

Kuşu etle beslediğini anlatan Dilki, “Buraya gelen müşterilerimiz önce tedirgin oluyor ama daha sonra kendisinin fotoğraflarını çekerek, sevgi gösteriyorlar.” dedi.

Dilki, Dost’u kafese koymadığını, lokantada kendi doğal ortamındaymış gibi serbest dolaştığını dile getirerek, “Kendisi istediği gibi gezip dolaşıyor. Sürekli omzumda ya da kafamda. Beraber müşterilere yemek hazırlıyoruz. Beni bir an olsun yalnız bırakmıyor. Ben de ona alıştım ve bir dostum gibi. Bu yüzden ona Dost ismini koydum. Biraz büyüdükten sonra doğal ortamına salmayı düşünüyorum.” diye konuştu.

Müşterilerin ilgisini çekiyor

Müşterilerden Mehmet Toprak ise atmacayı gördüğünde önce tedirgin olduğunu, daha sonra uysallığını görünce şaşırdığını söyledi.

İlk defa böyle bir durumla karşılaştığını anlatan Toprak, “Dost, Bülent ağabey ile sipariş almaya geliyor sonra da siparişlerimizi beraber getiriyorlar. Hiç ayrılmıyorlar. Bir yırtıcı hayvan bile insanlara zarar vermiyor, onlarla dost oluyor. Bizler de onlara zarar vermeyelim. Onlar Allah’ın dilsiz kullarıdır. O yüzden doğaya ve canlılara daha saygılı davranmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Orhan Pehlül