Adıyaman'ın tescilli 'geven' balında yüksek rekolte beklentisi üreticiyi sevindirdi

ADIYAMAN (AA) – Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Gaffar Tuncer, AA muhabirine, ülke genelinde kuraklık yaşanmasına rağmen arıcılık alanında iyi bir dönem geçirdiklerini söyledi.

Tuncer, “Tarımsal alanda yaşadığımız kuraklık, bal verimini olumsuz etkilemedi, tam tersine bal üretiminde artışlar bekliyoruz.” dedi

Adıyaman genelindeki arıcılık ve bal üretimi hakkında bilgi veren Tuncer, “2020’de il genelinde 63 bin 450 kovandan 631 ton bal aldık. Bu yılki veri çalışmalarımız henüz devam ediyor ama geçen yıla göre bu yıl yüzde 15 artış bekliyoruz.” diye konuştu.

İlçede 35 bin arılı kovan bulunuyor

Sincik Tarım ve Orman Müdürü Özgür Akar da ilçenin gelir kaynaklarından en önemlisinin arıcılık olduğunu ifade etti.

Bu yıl Arıkonak köyünde bal hasadına başladıklarını dile getiren Akar, şöyle devam etti:

“İlçede tarımsal alanın az olması nedeniyle vatandaşlar balcılıkla geçimini sağlıyor. Burada büyük ve küçükbaş hayvancılık ve aynı zamanda arıcılık faaliyetleri yürütülmektedir. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze kayıtlı 35 bin arılı kovan varlığımız bulunmaktadır. Arıcılarımız bu sezon rekoltede geçen yıla göre artış bekliyor. Arıcılık faaliyetlerine çeşitli projelerimizle devam ediyoruz.’

İlçede bitki florası bakımdan geven çiçeğinin yoğun olduğunu belirten Akar, 2016’da ilçede üretilen geven balına “Sincik Geven Balı” adıyla marka tescil belgesi aldıklarını hatırlattı.

Arıkonak köyünde arıcılık yapan Muhtar Mehmet Işık ise “Bu yıl köyümüzde hasada başladık, rekolte yüksek. İstediğimiz verimi inşallah alacağız. Balımız tamamen organik olduğu için il dışından ve yurt dışından sipariş alıyoruz.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN(AA) – Bozulmamış doğası, asırlık ceviz ağaçları, zengin florası ve alabalığı ile ün yapan Çatak’ta, karakovan balının yanı sıra binlerce metre yükseklikteki dağlarda arıların yaptığı “kaya balı” da rağbet görüyor.

İlçedeki arıcılar, birçok hastalığa iyi geldiği bilinen kaya balına ulaşmak için bölgedeki dağları adım adım gezerek arıların yuva yaptığı kayalıkları tespit ediyor.

Belirledikleri alanları düzenli kontrol ederek peteklerin belli bir seviyeye ulaşmasını bekleyen arıcılar, kimi zaman bir yıllık sürecin ardından kayaların arasındaki balın hasadını yapıyor.

Çatak’ta 30 yıldır arıcılık yapan Abdulvahap Semo da yüksek rakımlı dağlarda yuva yapan arılardan elde ettiği katkısız kaya balını hasat ederek ilaç firmalarına ve yurdun dört bir yanına gönderiyor.

Tehlikeye aldırış etmeden zorlu tırmanışın ardından daha önce belirlediği yuvanın bulunduğu noktaya ulaşan Semo, arıları dumanla sakinleştirdikten sonra petekleri bulundukları yerden çıkardı.

Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek için 2 yıl önce üzerine 10 kilogram arı toplayarak deneme yapan “Arı Adam” lakaplı Semo’yu, petekleri çıkardığı sırada birçok kez arı soktu.

“Altın kadar değerli”

Semo, AA muhabirine, kaya balının mesleğindeki en kıymetli ürün olduğunu söyledi.

Arıların zorlu bölgelere yaptığı yuvalarda, dış etkenlere maruz kalmadan doğal yöntemlerle ürettiği balın hasadının zor olduğunu belirten Semo, içinde katkı maddesi bulunmayan balın bu nedenle ilgi gördüğünü vurguladı.

Yıllardır dağları dolaşarak arıların izini sürdüğünü anlatan Semo, şöyle konuştu:

“Kaya balına insanın bakışı bile değmiyor. Balı, genelde ilaç firmaları istiyor. Altın gibi değerli bir ürün. Kilogramını 2 bin – 2 bin 500 lira arasında satıyoruz. Çok fazla üretimi olmuyor. Kaya balı, kolay elde edilen bir ürün değil. Önceden tespit ettiğim yerler vardı. Bir yıldır buralardan petekleri çıkarmayı bekliyordum. Çok şükür beklediğime değdi. Bugün 2 yuvadan toplam 5 kilograma yakın bal elde ettim.”

Arıların belli dönemlerde kovanlardan uzaklaşarak gittikleri yerlerde yuva yaptığını anlatan Semo, “Kaya balını çıkardıktan sonra yuvadaki arılara hassas davranıyorum. Hasadın ardından onları bir kovana alarak üretimlerine kovanda devam etmelerini sağlıyorum.” dedi.

Adıyaman Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığından gerekli izinler alınarak Karakuş’ta başlanan birinci ve ikinci etap jeoradar ve jeofizik çalışmalarıyla alanın “tomografisi çekilerek” Kommagene Kralı Antiochos’un eşi İsas, kızı Antiokhis ve torunu Aka’ya ait mezarların bulunduğu yer tespit edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Mahmut Çuhadar, Kommagene Kralı 2. Mithritades (milattan önce 36-21 ) tarafından annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka için yaptırılan, bir nevi kraliçeler mezarlığı olarak adlandırılan tarihi tümülüsün 2 bin yıldır gizemini koruduğunu belirtti.

Buradaki tarihi sırları çözmek ve mezarlara ulaşmak için izinleri alarak çalışmalara başladıklarını, jeoradar kullanarak iki boyutlu yer altı görüntülerinin elde edildiğini ifade eden Çuhadar, şunları kaydetti:

“Araştırma alanında, ölçü konumlandırmasına bağlı olarak vaziyet planında da gösterilen ayrı lokasyonda jeoradar ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen GPR verilerinden, veri işlem aşamalarından sonra iki boyutlu (2D) yer altı görüntüleri elde edilmiştir. Kommagene Krallığı’nın Kraliçeler Mezarlığı olarak adlandırılan 2 bin yıllık tarihi Karakuş Tümülüsü’nde jeoradar ve jeofizik çalışmaları tamamlanmış olup, gelen raporlar doğrultusundan arkeolojik yapı kalıntılarına ulaşılmıştır. 2022 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınacak kazı ve sondaj izinlerinin sonucunda tarihi tümülüste kazı çalışmalarına başlanması hedeflenmektedir.”