Afrika'da siyasete ve bağımsızlık mücadelesine yön veren kadınlar

DAKAR (AA) – Senegal’in başkenti Dakar’daki Siyahi Medeniyetler Müzesi’nde, kadın liderliği ve kıtadaki politik hareketlerle özgürlük mücadelesine yön veren kadınları konu alan yarı kalıcı sergi, Afrika’daki kadın mücadelesinin etkinliğini ve derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Geçen yıl martta açılan ve 2022’ye kadar ziyaret edebilecek “Afrikalı Kadınlar ve Siyasi Liderlik” fotoğraf sergisi, kıtanın özgürlük mücadelesinde ve politik yaşamında kadınların oynadığı rolün önemine dikkati çekiyor.

Sergide bir duvar Afrika’da görev yapmış 5 kadın cumhurbaşkanına ayrılırken, karşı duvarda ise Batı sömürgesi öncesi hüküm sürmüş kraliçeler, sömürge döneminde aktif rol üstlenmiş aktivistler ve sömürge sonrası dönemde milletvekili, bakan ya da uluslararası örgütlerin yönetiminde bulunan siyasi isimler yer alıyor.

Toplamda 50 ismin fotoğrafıyla yer aldığı sergide her fotoğrafın sol alt köşesinde bulunan karekod ile de söz konusu kişiye ilişkin daha detaylı bilgiye ulaşılabiliyor.

Kıtaya damgasını vuran 5 kadın cumhurbaşkanı

Dünyada bugüne kadar 17’si geçici olmak üzere 60 kadın cumhurbaşkanlığı yaparken bugün görevde 11 kadın cumhurbaşkanı bulunuyor.

Bu 11 isim arasında Afrika kıtasından da 25 Ekim 2018’de seçilen Etiyopya Cumhurbaşkanı 71 yaşındaki Sahle-Work Zewde yer alıyor.

Afrika’da bugüne kadar 7’si geçici olmak üzere 12 kadın, cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturdu.

Afrika’nın ilk kadın lideri Liberya Devlet Başkanı Sirleaf

Kıtanın en tanınan kadın yöneticileri arasında Afrika’nın ilk kadın lideri olan Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson​​​​​​​ Sirleaf geliyor.

Aynı zamanda görevde en uzun kalan Afrikalı kadın devlet başkanı olan 82 yaşındaki Sirleaf, ilk kez 2006’da seçildi ve 2011’de tekrar seçilerek Liberya’yı 22 Ocak 2018’e kadar yönetti.

Kadınları ülkesindeki barış sürecine dahil etme çabaları nedeniyle 2011’de Nobel Barış Ödülüne layık görülen Sirleaf, 2016’da da Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Başkanlığına seçilen ilk kadın oldu.

Afrika’nın en güçlü kadını Malavi Cumhurbaşkanı Banda

Malavi’nin ilk kadın Cumhurbaşkanı olan 70 yaşındaki Joyce Banda, 2006’dan 2009’a kadar Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

Banda, 2009’dan 2012’ye kadar Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevinde bulundu ve 2012’de dönemin Cumhurbaşkanı Bingu wa Mutharika’nın ani ölümüyle 2014’e kadar bu görevde bulundu.

Sıkı bir kadın hakları savunucusu olan Banda, birçok kadın örgütünün kuruluşunda yer aldı. Banda, 2014’te Forbes dergisinin yayımladığı listeye göre, Afrika’nın en güçlü, dünyanın ise en güçlü 40’ıncı kadını oldu.

Morityus’ta kimyager cumhurbaşkanı

Morityus’ta kimyager Ameenah Gurib-Fakim 2015’te Cumhurbaşkanı seçildi ve ülkeyi 2018’e kadar yönetti.

Gurib-Fakim, birçok konuşmasında özellikle küresel ısınma konusuna dikkati çekerek, ülkesindeki bilimsel projelerin gelişmesine yardım etti.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nin (OAC) başkenti Bangui Belediye Başkanı olan Catherine Samba-Panza da 2014’te geçici cumhurbaşkanı seçildi.

Ülkesinde bu koltuğa oturan ilk kadın olan Samba-Panza, 2016’ya kadar görevini sürdürdü.

Görevdeki tek kadın Cumhurbaşkanı Zewde

Etiyopya Cumhurbaşkanı Sahle-Work Zewde, 2018’de seçilerek bu göreve gelen ilk kadın oldu. Aynı zamanda Afrika’da görevdeki tek kadın lider olan Zewde, Birlemiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Afrika Birliği Özel Temsilciliği görevini yürüttü.

Ülkesini daha önce Senegal, Cibuti ve Fransa ‘da büyükelçi olarak temsil eden Zewde, BM’de yıllarca farklı pozisyonlarda görev yaptı.

Afrikalı Kraliçeler, aktivistler ve siyasiler

Sergide, Afrika’da sömürge dönemi öncesi hüküm süren kraliçeler ve direnişçiler de temsili fotoğraflarıyla yer aldı.

Bu isimler arasında Seba Melikesi Belkıs, Berberi Kraliçe ve komutan Dihya (Al Kahina), İtalyan sömürgesine karşı direnen Etiyopya Kraliçesi Taytu Betül ve Madagaskar’ın Fransız sömürgesine girmeden önceki son Kraliçesi III. Ranavalona bulunuyor.

Senegal’de Fransız sömürgesine karşı direnişin sembollerinden Aline Sitoe Diatta da kıtanın bağımsızlığı için mücadele eden isimler arasında öne çıkıyor.

“Bağımsızlık Anneleri” başlıklı kısımda da dönemin Fransız Sudan’ında ebelikten vekilliğe yükselen Fransız Batı Afrikası’nın ilk kadın milletvekili Aoua Keita, Gineli aktivist Hadja Mafory Bangoura, Nijeryalı siyasetçi Kuti Funmilayo Ransome, Sierra Leone’da kadın hareketi kurucusu ve Freetown Belediye Başkanı Constance Agatha John gibi isimler sıralanıyor.

“Günümüzden isimler” başlıklı bölümde ise Senegal’in ilk kadın Başbakanı Mame Madior Boye, Nijerya’nın ilk kadın valisi Virginie Ngozi Etiaba, halen BM Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten Nijeryali Amina Jeanne, Ruanda’nın ilk kadın Başbakanı Agathe Uwilingiyimana ve Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela ile 38 yıl evli kalan apartheid rejimine karşı savaşan Winnie Mandela gibi figürler yer alıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Merkez Orduevi’nde hazırlanan “29. Yılında Hocalı Soykırımı” fotoğraf sergisinin açılışını yaptı.

Azerbaycan’ın İstanbul Başkonsolosluğunun katkılarıyla hazırlanan sergiyi gezen Akar ve Komutanlar, fotoğraflara ilişkin bilgi aldı.

Bakan Hulusi Akar, “29 yıl önce Hocalı’da hunharca katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Azerbaycan Türkü kardeşlerimizin acısını yüreğimizde yaşamaya devam ediyoruz. Bu katliamı unutmadık, unutmayacağız. Geçmişi asla unutmayacağız fakat geleceğe bakacağız. Hocalı’da şehit edilen tüm soydaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.” diye konuştu.​​​​​​​

LEFKOŞA (AA) – Denktaş, Kıbrıs’ın Baf bölgesinde 27 Ocak 1924’te dünyaya geldi.

İlkokul eğitimi için 1930’da İstanbul’a gönderilen ve daha sonra Kıbrıs’a dönen Rauf Denktaş, 1941’de Lefkoşa İngiliz Okulundan mezun oldu.

Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Halkın Sesi gazetesinde yazılar yazmaya başlayan Denktaş, bir süre Gazimağusa’da tercümanlık, mahkemelerde memurluk ve İngiliz Okulunda öğretmenlik yaptı.

Hukuk eğitimi için 1944’te Lincoln’s Inn’de okumak üzere İngiltere’ye giden Denktaş, 1947’de Ada’ya döndü ve avukatlığa başladı. Sonrasında savcı olan Denktaş, 1956’da başsavcılığa kadar yükseldi.

Mücadele yılları

Rauf Denktaş, 27 Kasım 1948’de Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitinginde Dr. Küçük ile konuşmalar yaptı. Türk toplumunun iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üstlenen Denktaş, toplumun menfaatlerinin takipçisi oldu.

Aydın Denktaş’la 1949’da evlenen Denktaş, 1955’te Ada’yı Yunanistan’a bağlama ideali olan Enosis’le mücadelede ve EOKA terör örgütü karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön verdi.

Rauf Denktaş, 1 Ağustos 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurarak Rumların Türk köylerine saldırılarını protesto etti.

Zürih-Londra Antlaşmaları öncesinde Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti ve görüşmede Denktaş Ada’ya Türk askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi.

Denktaş, 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasına çaba harcadı ve aynı yıl Türk Cemaat Meclisi ile İcra Komitesi Başkanlığına seçildi. 16 Ağustos 1960’ta 650 kişilik Türk alayı Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş, sandalla Kıbrıs’a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.

1964 Londra Konferansı’ndan sonra Makarios tarafından istenmeyen adam ilan edilen Denktaş, 1967’de Ada’ya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye’ye geri verilen Denktaş, 1968’de Ada’ya giriş yasağı kaldırılınca Kıbrıs’a döndü.

Siyaset dönemi

Kıbrıs meselesinin çözümü için 1968’de Glafkos Klerides ile ilk kez Beyrut’ta müzakerelere başlayan Denktaş, eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos ile yıllarca müzakere etti.

1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığına getirilen Rauf Denktaş’ın yoğun siyasi hayatı böylece başladı. 1973 yılına kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı olarak görev yapan Denktaş, 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edilmesinin ardından devlet ve meclis başkanlığı görevlerini üstlendi.

Denktaş, anayasanın gerekleri doğrultusunda 1976 seçimlerinde devlet başkanlığına getirildi ve 1981 seçimlerinde ikinci kez iktidar oldu. 15 Kasım 1983’te KKTC’nin ilan edilmesinin ardından kurucu cumhurbaşkanlığı görevine getirilen Denktaş, 1990, 1995 ve 2000’de yapılan seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi.

2004’te dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs sorununun çözümü için hazırladığı Annan Planı’na karşı çıktı. Referandumda plan Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilse de Kıbrıslı Rumların reddetmesi üzerine hayata geçmedi. 17 Nisan 2005’te yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan’da görevi Mehmet Ali Talat’a devretti.

Denktaş, Kıbrıslı Türkleri müzakere masasında 36 yıl temsil etti.

Sosyal hayatı

Siyasi hayatının yanı sıra yazar kimliğiyle de öne çıkan Rauf Denktaş, 1985’ten son zamanlarına kadar birçok kitap ve makale yazdı. Fotoğrafçılığı da çok severek yapan Denktaş, Kıbrıs’ı anlatan çok sayıda fotoğraf sergisi açtı.

Denktaş, organ yetmezliği teşhisi ile tedavi gördüğü hastanede 13 Ocak 2012’de 88 yaşında vefat etti. Vefatının ardından Türkiye ve KKTC’de ulusal yas ilan edilerek 17 Ocak 2012’de yapılan devlet töreninin ardından Lefkoşa’daki Cumhuriyet Parkı’na defnedildi.

Denktaş’ın vefatı nedeniyle her yıl 13 Ocak’ta KKTC ve Türkiye’de anma törenleri düzenleniyor.