Ağırlaşan ekonomik koşullar altında cumhurbaşkanını seçecek İran'da muhafazakar adaylar öne çıkıyor

ANKARA (AA) – 18 Haziran’da düzenlenecek 13. cumhurbaşkanlığı seçim yarışının galibi olmak isteyen 40’ı kadın 592 İranlı, 11-15 Mayıs tarihleri arasında adaylık kaydını yaptırdı. Söz konusu kişiler arasında öne çıkan isimlerden bağımsız eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad 12 Mayıs’ta, reformist Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, aşırı muhafazakar Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi ve ılımlı muhafazakar eski Meclis Başkanı Ali Laricani ise son gün kaydını yaptırarak seçim kampanyasına başladı.

Adayları rejime sadakati ile siyasi, ahlaki ve dini geçmişlerini inceleyecek Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin (AKK) kesin adayları yakın bir tarihte açıklaması bekleniyor. Onay verilen adaylar 13 Haziran’a kadar propaganda faaliyetlerini sürdürebilecek. Ayrıca, ülkede cumhurbaşkanlığı seçimiyle eş zamanlı olarak il, ilçe ve kasabalarda şehir yönetim konseyi seçimleri de yapılacak.

Muhafazakarlar baskın, reformistler zayıfladı

Son iki seçimi kazanan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi destekleyen reformistler, 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın beklenen sonucu vermemesi, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de yaptırımları tekrar hayata geçirerek ülkeyi ekonomik krize sokması ile ağır itibar kaybına uğradı.

Bunun sonucu olarak, muhafazakarların hakimiyetindeki AKK kötü gidişatın faturasını reformistlere kesti ve Şubat 2020’deki milletvekilleri seçimlerinde reformist adaylıklar büyük oranda veto edildi.

En önemli isimleri veto edilen reformistlerin gücü, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin dış politikaya müdahalelerini eleştirdiği gizli ses kaydının yayınlanması ile daha da düştü. Ülke siyasetindeki en güçlü reformist isimlerden olan Zarif’in cumhurbaşkanlığı adaylık ihtimali de ortadan kalktı.

Reformist kanat, zararın bir nebze telafi edilmesi için ABD’nin nükleer anlaşmaya dönüşünün ele alındığı Viyana’daki müzakerelerin 24 Mayıs’tan önce olumlu sonuçlanıp seçimlere yaptırımların kaldırıldığı bir atmosferde gidilmesi için müzakereci ülkelere baskı yapıyor.

Adaylardan öne çıkan 4 ismin seçimlerin favorileri arasında gösterilmesine rağmen AKK’ın genel olarak reformistler aleyhine yine benzer bir karar alma ihtimali seçim sonuçları açısından belirleyici öneme sahip. Ayrıca, 2017 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığı AKK tarafından reddedilen Ahmedinejad’ın bu seçimde onay alıp alamayacağı ise seçimlerin en çok merak edilen konulardan.

Seçmenin önceliği ekonomi

Seçimler, Ruhani hükümetinin 8 yıllık görev süresinde özellikle yaptırımların çökme noktasına getirdiği ekonomik koşullar altında gerçekleşiyor. İran halkının da seçimlerdeki en önemli gündem maddesi ağırlaşan ekonomik şartlar. Bunun yanında insan hakları ihlalleri ve kısıtlamalar da seçmenin önem verdiği konular arasında. Bu nedenle adaylar vaatlerinde ülkenin kronik sorunları işsizlik, geçim sıkıntıları, enflasyon, adalete güvensizlik ve özgürlük gibi konuları gündemine almış durumda. İran halkının da adaylardan en büyük beklentisi bu gibi sorunların çözüme kavuşturulması.

AA muhabiri, İran’ın kronik sorunlarını çözme vaadi ile halkın önüne yeni cumhurbaşkanı olarak ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen önde gelen aday isimlerini derledi.

Seçim maratonunda 4 isim öne çıkıyor:

Aşırı muhafazakar İbrahim Reisi

Mart 2019’dan bu yana İran Yargı Erki Başkanı olarak aktif görevini sürdüren İbrahim Reisi (61), adaylar arasında muhafazakar kanadın en güçlü ismi olarak görülüyor. Reisi ile Ruhani ülkedeki gelişmeler hakkında sık sık birbirlerini eleştiren ifadeler kullandı.

İran devriminin lideri Ruhullah Humeyni’nin ölümü sonrası şu anki İran lideri Hamaney döneminde devlet makamlarında hızla yükseldiği gözlenen Reisi, 1990-1995 yıllarında Tahran Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı. 2016 yılında yine Hamaney tarafından Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbe ve Külliyesi Vakfı Başkanlığına getirilen Reisi, Mart 2019’da Yargı Erki Başkanlığı’na getirildi. İki dönem ülkenin dini liderini seçme ve denetleme görevine sahip Uzmanlar Meclisi üyeliğine seçilen Reisi, 2017 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerini rakibi Hasan Ruhani karşısında kaybetti. Reisi, Yargı Erki Başkanlığına atanmasından kısa bir süre sonra, Uzmanlar Meclisi’nin Başkan Yardımcılığı makamına getirildi. Reisi, ayrıca Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK) üyesi.

Reisi, Humeyni’nin talimatıyla 1988 yılında hapisteki rejim muhaliflerinin idam kararını veren komitede yer aldı. Rejim muhalifleri tarafından “ölüm komitesi” olarak adlandırılan 4 kişilik heyette yer alan Reisi, muhaliflerce “Katliam Ayetullahı” olarak adlandırılıyor. Söz konusu dönemde yaklaşık 3 bin kişinin idam edildiği öne sürülüyor. ABD Hazine Bakanlığı, Kasım 2019’da Reisi’yi ülkedeki sıradan suçlulara yönelik idam kararlarından dolayı yaptırım listesine aldı.

Devrim Muhafızları tarafından desteklendiği öne sürülen İbrahim Reisi ismi, Hamaney sonrasında ülke liderliği makamına oturması muhtemel adaylar arasında yer alıyor. Reisi, Kum kentinde üst düzey din eğitimini tamamladıktan sonra, özel hukuk alanında yüksek lisans yaptı.

Muhafazakar Mahmud Ahmedinejad

Ruhani’den önce 2005-2013 yıllarında iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan İran siyasetinin en tartışmalı isimlerinden Mahmud Ahmedinejad (65) ise görevden ayrıldığından bu yana sıklıkla ülkedeki sorunlarla ilgili yönetime sert eleştirileri ile gündeme geldi. Sık sık popülist söylemlere başvuran Ahmedinejad, seçimler yaklaşırken taraftarlarıyla halkın arasına karışmış, aday olacağını duyurmuştu.

Ülkede adaylığı uzun süredir tartışma konusu olan Ahmedinejad, kaydı sonrası yaptığı konuşmada adaylığının AKK tarafından yeniden veto edilmesi halinde seçimleri kabul etmeyeceğini, oy kullanmayacağını ve kimseyi desteklemeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı döneminde İstihbarat Bakanı olarak atanacak isim üzerinde ülke lideri Ali Hamaney’le ihtilafa düşen Ahmedinejad, önerdiği kişinin kabul edilmemesine tepki göstererek 11 gün süreyle ofisine gitmemişti. Hamaney’i protesto olarak değerlendirilen bu olaydan sonra, o güne kadar kendisine destek veren muhafazakarlar Ahmedinejad’dan uzaklaşmaya başladı.

Ahmedinejad, Kasım 2019’da benzine 3 kat zam yapılması nedeniyle ülke genelinde düzenlenen gösterilere destek vererek, göstericilere müdahaleye ilişkin Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi ve diğer yönetim organlarına tepki göstermişti.

İnşaat Mühendisliği eğitimi alan Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığından sonra daha önce görev yaptığı Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde ders vermeye devam etti. Ahmedinejad, ayrıca cumhurbaşkanlığından önce Erdebil valiliği ve Tahran Belediye Başkanlığı görevlerinde bulundu.

AA muhabirine seçimlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ahmedinejad, ülkede bu dönemki seçim atmosferinin hiç olmadığı kadar çok durağan olduğunu aktarmıştı.

Ilımlı muhafazakar Ali Laricani

2008-2020 yılları arasında kesintisiz 12 yıl İran Meclis Başkanlığı görevini yürüten Ali Laricani (64), buradaki görevinden ayrılmasından sonra Mayıs 2020’de İran lideri Ali Hamaney’in danışmanlığına ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK) üyeliğine getirildi.

İran Devrimi’nin (1979) tanınmış simalarından Ayetullah Mirza Haşim Amuli’nin oğlu olan ılımlı muhafazakar kanada mensup devlet adamlarından Laricani Kum kentinde din eğitimi aldı. Daha sonra Şerif Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimi, Tahran Üniversitesinde de Batı Felsefesi alanında doktora eğitimini tamamladı.

Bir süre Devrim Muhafızları Ordusunda görev yapan Laricani burada komutanlığa kadar yükseldi. Humeyni döneminin Başbakanı ve şu an ev hapsinde tutulan Mir Hüseyin Musevi hükümetinde İş ve Sosyal İşler Bakan Yardımcısı olarak başladığı siyaset hayatında İran Radyo ve Televizyon Kurumunun (IRIB) başkanlığı görevini üstlendi. Laricani, ayrıca eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani döneminde Kültür ve İslami İrşad bakanlığı görevinde bulundu.

2005’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerine de aday olan Laricani, Mahmud Ahmedinejad’ın kazandığı seçimlerden altıncı sırada çıktı. 2005’te dini lider Hamaney tarafından atandığı Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği görevinden 2007’de Ahmedinejad’la yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle ayrıldı. Laricani’nin ılımlı muhafazakar kimliği nedeniyle reformcu seçmenden de oy toplayabileceği belirtiliyor.

Reformist aday İshak Cihangiri

Seçimlerde reformist kanadın öne çıkan ismi İshak Cihangiri (63), Hasan Ruhani hükümetinde 8 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı görevinde bulundu. Eski cumhurbaşkanları Haşimi Rafsancani ve Muhammed Hatemi’ye yakınlığıyla bilinen İshak Cihangiri, Rafsancani döneminde İsfahan Valiliği, Hatemi hükümetinde de iki dönem Sanayi ve Maden Bakanlığı görevini yürüttü. Cihangiri, 1984-1992 yılları arasında Kirman milletvekilliği yaptı.

Cihangiri, 2017 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aday olmuş ancak, Hasan Ruhani lehine yarıştan çekildiğini açıklamıştı.

Kirman’daki Şehit Bahüner Üniversitesinde Fizik eğitimi alan Cihangiri’nin Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisansı, Endüstri yönetimi alanında ise doktorası bulunuyor.

Diğer adaylar

Said Muhammed (52): Muhafazakar siyasetçi Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemü’l Enbiya Yapı Karargahının eski komutanı Tuğgeneral Said Muhammed, 1987 yılında Devrim Muhafızları Ordusuna (DMO) katıldı. İnşaat mühendisliği eğitimi alan Muhammed, görevi boyunca DMO’nun birçok altyapı projelerine öncülük etti. Mart ayında cumhurbaşkanlığı seçimine adaylık için görevinden istifa eden Muhammed, AA muhabirine yaptığı açıklamada ülkedeki zorunlu başörtüsü uygulamasından yana olmadığını ve ülkedeki Sünni halka yönelik olumsuz politikaların uygulandığını söyledi.

Said Celili (55): İran yönetim organlarında birçok görevde bulunan ve cumhurbaşkanlığına aday olan muhafazakar siyasetçi İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Üyesi Said Celili ise, 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak savaşında Irak’a karşı savaşırken bir bacağını kaybetti. Celili, Ahmedinejad döneminde İran’ın Baş Nükleer Müzakerecisi görevinde bulundu.

Muhsin Rızai (67): Muhafazakar siyasetçi, eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai cumhurbaşkanlığı seçimleri için dördüncü kez adaylık başvurusunda bulundu.

1981-1997 yıllarında Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı görevinde bulunan Muhsin Rızai, 1997’den bu yana ülkede Meclis ile Anayasayı Koruyucular Konseyi arasındaki anlaşmazlıkları çözen anayasal kurum olan Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyinin Genel Sekreteri olarak görev yapıyor. Rızai, 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce çekilmiş, 2009 ve 2013’teki seçimlere katılmış ancak kazanamamıştı.

Mesud Pizişkiyan (66): 2013 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup sonradan adaylığını geri çeken eski sağlık bakanı reformist siyasetçi Tebriz Milletvekili Mesud Pizişkiyan da seçimlerde adaylık kaydı yapanlar arasındaydı. Tıp eğitimi alan İran Türklerinden Pizişkiyan, İran Meclis Başkan Yardımcısı görevinde bulundu.

Mustafa Taczade (64): Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde İçişleri Bakan Yardımcılığı görevinde bulunan, reformist kanadın önemli siyasetçilerinden Mustafa Taczade ise kaydını yaptırdığı seçim merkezinde yaptığı açıklamada ülkenin izlediği dış politikayı, zorunlu başörtüsünü ve medyaya getirilen kısıtlamaları eleştirdi. Taczade, 11 yıldan fazla bir süredir ev hapsinde tutulan “Yeşil Hareketi” lideri Mir Hüseyin Musevi’nin serbest kalması adına bildiri imzalayan 400 İranlı aydın arasındaydı.

Ali Mutahhari (63): İran devrimin teorisyenlerinden Ayetullah Murtaza Mutahhari’nin oğlu ve Ilımlı muhafazakar kimliğiyle bilinen eski Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari de seçimlerde aday oldu. Mutahhari, İranlı komutan Kasım Süleymani’ye yönelik suikastın talimatını veren eski ABD Başkanı Donald Trump’ın öldürülmesi gerektiğini söylemişti. Mutahhari, ülkesinin iç ve dış politikasını eleştiren açıklamalarıyla sıkça dikkat çekiyor.

Muhafazakar siyasetçi eski Savunma Bakanı ve Ali Hamaney’in Askeri Danışmanı Hüseyin Dehkan’da (63), Ilımlı siyasetçi eski Ulaştırma ve Şehircilik Bakanı Abbas Ahundi (63), reformist siyasetçi Çalışma Bakanı Muhammed Şeriatmedari (60) ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti (64) de seçimlerde aday olan isimler arasında.

Ruhani ise, 2013 ve 2017’te yapılan seçimlerde üst üste iki dönem seçilmesi nedeniyle yeniden aday olamıyor.

Yeni cumhurbaşkanını ağır bir ekonomik enkaz bekliyor

Muhafazakar kesim her ne kadar ekonomik darboğaz nedeniyle Ruhani hükümeti üzerinden reformistleri eleştirse de, İran’ın kronikleşen ekonomik ve sosyal sorunlarının yakın-orta vadede çözülebileceği beklenmiyor. Bu durum, ülke siyasetine katılımı da etkilemiş durumda. 2017 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 1636 kişi cumhurbaşkanlığı için başvuru yaparken, bu sayı 18 Haziran’daki seçim için 592 kişi oldu. Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) etkisiyle de, seçimlerde seçmen katılımının da düşük olması bekleniyor.

8 yıllık görev süresi boyunca İran’ın küresel güçlerle diplomatik bağını kuvvetlendirmeye çalışan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, mesaisinin çoğunu 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen nükleer anlaşmaya harcadı. Başlarda bu durum diplomatik bir başarı ve İran’ın dünyaya açılmasının adımı olarak görülse de, Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları tekrar hayata geçirmesi ile meydana gelen olumsuz sonuçlar Ruhani hükümetinin kötü bir mirası olarak akıllarda kalacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN (AA) – Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, beraberinde İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ile Van’ın Çaldıran ilçesindeki İran sınırında devam eden modüler duvar örme ve hendek kazma çalışmalarını inceledi.

İlgililerden bilgi alan Bilmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ağrı sınırından başlayarak 64 kilometrelik modüler duvar inşaatının devam ettiğini söyledi.

“Yıl sonuna kadar 160 kilometre hendek kazılacak”

Yıl sonuna kadar 64 kilometrelik duvarın yapımını bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Bilmez, şu ana kadar duvarın 3,5 kilometrelik kısmının tamamlandığını bildirdi.

Duvarın örüleceği 3 etapta da kazı ve dolgu çalışmalarının sürdüğünü anlatan Bilmez, şöyle konuştu:

“Bir taraftan da İran yetkilileriyle, duvarın örüleceği sahanın belirlenmesi konusunda ortak mutabakata varmak için çalışmalarımız devam ediyor. Birinci etapta mayınlı alanımızın mayın temizleme çalışmaları jandarma ekipleri tarafından yapılıyor. Bölgeyi tamamen mayından temizleyeceğiz. Çünkü duvar imalatının yapılabilmesi için o sahanın temizlenmesi lazım. Bölgede sınır güvenliği için 2 yıldır hendek kazıyoruz. Derinliği 4, genişliği 4 metre olan hendek kazılıyor ve bu hendeklerin girişine jiletli tel çekiliyor. Şu ana kadar 110 kilometrelik hendek kazımı gerçekleştirildi. 30 kilometre hendek kazımı için de yüklenici firmalar sahada çalışmalarını sürdürüyor. Bir 30 kilometre kadar hendek kazımını da Valilik olarak biz gerçekleştireceğiz. Yıl sonuna kadar hendek uzunluğumuzu 160 kilometreye kadar çıkartacağız. Ayrıca sınırımızda jiletli tel takviyesi yapılıyor ve sınır hattında 58 gözetleme kulesi inşa ediliyor. 45 tane de haberleşme kulesi. Kulelere termal kamera, radar, sensör ve atış kontrol sistemi monte edilecek. Bunların belli bir kısmı tamamlandı. Yıl sonuna kadar bunlar da devreye alınmış olacak.”

“Takviye birlikler gönderildi”

Sınır güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için takviye birliklerin gönderildiğine dikkati çeken Bilmez, “Göç baskısının artması üzerine kara kuvvetlerimiz 2 keşif, 2 de komando bölüğü, zırhlı araçlarla birlikte bölgeye takviye etti. İçişleri Bakanlığımız da diğer illerden bu bölgeye 35 özel harekat timi 50 zırhlı araçla sınır hattında askeri birliklerimize yardımcı olmak üzere bölgeye yönlendirildi. Bunlardan 500’ü Çaldıran’da konuşlandırıldı, 250’si de Saray bölgesinde görev yapacak. Ayrıca burada sınır hattının hemen gerisinde sürekli devriye gezen, nöbet tutan jandarma ekiplerimize de Elazığ, Bingöl, Muş ve Kars’tan da 3 bölük bir tabur görevlendirildi. Onlarda bölgeye geldi yaklaşık 400 personel. Zırhlı araçlarıyla birlikte onlar da 2. hatta güvenliği sağlayacaklar. Ayrıca 200 korucu da bu hatta görevlendirildi. Asker ve jandarmalarla birlikte görev yapıyorlar. Sayın İçişleri Bakanımızın bölgeye gelmesiyle sadece sınır hattındaki köylerde sınır güvenliğinde kullanılmak üzere 500 korucu kadrosu tahsis edildi. İlana çıkıldı, alımların yapılmasının ardından sınırda görev yapmaya başlayacaklar.” şeklinde bilgi verdi.

“300 organizatör tutuklandı”

Sınır güvenliğini için tüm kurumların seferber olduğunu, İHA ve SİHA’lardan da 24 saat esasına göre yararlandıklarını vurgulayan Bilmez, elde edilen görüntülerin ilgili birimlerce paylaşıldığını dile getirdi.

Bilmez, geçen yıl yaklaşık 105 bin düzensiz göçmeni ya sınır hattında engelledikleri ya da içerde yakaladıkları bilgisini paylaşan Bilmez, şunları kaydetti:

“Bu sene sınırda engellediğimiz ve yakalayıp hakkında işlem yaptığımız göçmen sayımız şu ana kadar 55 bini geçti. Aslında bu sene maruz kaldığımız göçmen sayısı geçen seneden fazla değil ama toplumsal duyarlılık bu sene daha fazla. 2019’dan önce Van’ın her yerinde göçmen görme imkanı vardı ama 2019’un temmuz ayından itibaren Van içinde düzensiz göçmenlere müsaade edilmiyor. Son zamanlarda özellikle jandarma ve polisimiz ‘şok evleri’ dediğimiz göçmenlerin saklandığı yerler takip ediliyor ve bunların büyük kısmı yıkıldı. Sadece 2021 yılında 783 organizatör hakkında işlem yapılmış ve bunların 300’e yakını tutuklanmıştır. Geçen yıl, yıl boyunca toplam işlem yapılan organizatör sayısı 599, bu sene 7 ayda işlem yapılan organizatör sayısı 783. Geçen sene insan kaçakçılığı yapanların katalog suçlar kapsamına alınmasıyla tutuklama imkanı getirildi. Bu işimizi kolaylaştırdı ama hala cezalar caydırıcı boyutta değil. Cezaların caydırıcı olması gerekiyor.”

Önceki yıllarda yapılan sigara kaçakçılığının son dönemlerde göçmen kaçakçılığına dönüştüğünü ifade eden Bilmez, “2020’de 2 milyon paket civarında kaçak sigara ele geçirilirken, bu sene 7 ayda 480 bin paket sigara ele geçirildi. Kaçakçılık tamamen göçmen kaçakçılığına kaydı. Bunun için sınır güvenliğimizi üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Van’da düzensiz göçmen kaçakçılığını önleyebilmek için bütün birimlerimiz seferber olmuş ama ciddi bir göçmen baskısının bölgede olduğu hepimizin malumu.” dedi.

“Sınır hattının tamamına duvar örülecek”

Van’ın İran’a olan sınırının tamamına duvar örüleceğini belirten Bilmez, şöyle devam etti:

“64 kilometrenin yıl sonuna kadar bitmesini öngörüyoruz. Ama 63 kilometrelik bir ihale hazırlığı da var. Bu sene içinde ihale edilmesini bekliyoruz. 295 kilometrelik sınırımızın tümünün duvarı önümüzdeki yıllar içinde örülecek. Iğdır ve Ağrı tarafında duvar örme işi hemen hemen bitti. Van ve Hakkari de duvar örülüyor. 64 kilometrelik bölümün inşaatı devam ediyor. 63 kilometrelik kısmı da ihale edilirse yer teslimini yaparız. Sisli, görüntü alınamayacak anlarda göçmenler dere yataklarından İran’daki köylerden buradaki köylere aktarılıyor. Birliklerimiz buraları kontrol altında tutuyor. Dere yataklarında geçişlerin olabileceği yerlere hendek kazılıyor, jiletli tel çekiliyor. Daha önce İran’la sınırımız karakollar ve kulelerde nöbet tutma şeklinde muhafaza ediliyordu. Fiziki sistem olarak sadece jiletli tel vardı. Ama 2019’dan bu yana önemli çalışmalar yapıldı. Yavaş yavaş çalışmaların sonuçlarını almaya başlayacağız. Birliklerimiz güçlendiriliyor, takviye birlikler gönderiliyor hem de fiziki önlemler artırılıyor. Bir yıl içinde 76 lego ve monoblok kule kuruldu. 28 kulenin kurulumu devam ediyor. 44 karakolumuz var. İhtiyaç olan yerlerde karakol ve kule desteği veriliyor. Sınırın namus olduğu bilinciyle 24 esasına göre görev yapıyor arkadaşlarımız ve teknolojik imkanları da en üst seviye de kullanıyor. İran tarafında da eskiyle kıyaslandığında karakol ve yol yapımı konusunda da bir artış olduğunu görüyoruz.”

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

Van’ın Çaldıran ilçesinin İran sınırında başlatılan ve Ağrı’nın Doğubayazıt ile Hakkari’nin Yüksekova hattına kadar uzanan modüler duvar ve akıllı kule çalışmaları sürüyor.

Yüklenici firmalarca kurulan beton santrallerinde üretilen 3 metre yüksekliğinde, 2 metre 80 santimetre genişliğinde ve 7 ton ağılığındaki beton bloklar, iş makineleriyle önceden zemini hazırlanan sınır hattına döşeniyor.

İlçe sınırlarında 63 kilometrelik hatta yapılacak modüler duvar çalışmalarının 3 kilometrelik kısmı tamamlanırken, güvenlik duvarına paralel olarak hendek kazma çalışmaları da devam ediyor.

Sınır hattının daha güvenli hale getirilmesi için 110 kilometre hendek kazıldı, 76 monoblok ve lego kule inşa edildi, 103 elektro optik kulenin yapım çalışmaları da sürüyor.

Güvenlik güçlerinin mayın temizleme faaliyeti de yürüttüğü sınır hattının gözetleme ve haberleşme kuleleri ile komuta kontrol merkezleri sayesinde kesintisiz ve etkin gözetleme imkanına kavuşturulması hedefleniyor.

“Çalışmalar 3 etap şeklinde sürdürülüyor”

Çaldıran Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, AA muhabirine, sınır güvenliğinin sağlanması için güvenlik güçlerinin fedakarca görev yaptığını söyledi.

Güvenlik duvarının tamamlanmasıyla Türkiye-İran sınırının daha güvenli hale geleceğini belirten Dinç, “Van ilimizin İran ile olan sınırının kuzeydoğu hattında 63,1 kilometrelik kısmında bu yıl Acil Sınır Güvenlik Sistemleri Projesi kapsamında başlattığımız modüller beton duvar üretim faaliyetlerimiz devam ediyor. Çalışmalar 3 etap şeklinde sürdürülüyor. Bir taraftan da güvenlik yolu yapılıyor. Başta terör olmak üzere her türlü kaçakçılık, yasa dışı göçmen geçişinin engellenmesi, sınırın güvenliğinin sağlanması ve vatandaşın huzurunun tesisi için hendek açma faaliyetleri ve ASELSAN tarafından üretimi yapılan optik kulelerin yapımı noktasında idari işlemlerimiz kararlılıkla sürüyor.” diye konuştu.

“3 kilometrelik bölümünün montajını da tamamlandı”

Sınır hattında firmaları sürekli denetleyerek çalışmaların en kısa sürede tamamlanmasını sağlamaya çalıştıklarını anlatan Dinç, şunları kaydetti:

“Hududumuzda konuşlu kara kuvvetleri unsurlarımız bulunuyor. Yine duvar çalışmalarımızın başladığı tarihten itibaren bölgemizde özel harekat polislerimiz konuşlandırıldı. Bir taraftan da jandarma teşkilatımıza bağlı kolluk kuvvetlerimizle el ele vererek sınır güvenliğinin sağlanması noktasında insan kaynağını maksimum seviyeye çıkararak faaliyetimizi icra etmekteyiz. Firmalarımızın ürettiği duvarların yüksekliği 3, genişliği 2 metre 80 santimetre ve kalınlığı 30 santimetredir. Devriye yolu ve mayın temizleme çalışmaları da devam ediyor. Yaklaşık 12 kilometrelik kısımda çalışma yapılıyor. 3 kilometrelik bölümünün montajı da tamamlandı.”

“Türk Silahlı Kuvvetleri yoğun gayret gösteriyor”

Ülkelerindeki iç savaş ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaman zaman İran üzerinden Türkiye sınırına gelenlerin Türkiye’ye geçişlerine müsaade etmediklerini vurgulayan Dinç, “Hem Afganistan’da yaşanan iç karışıklık hem de bazı ülkelerin istikrarsızlığı nedeniyle yaşanan yasa dışı göç zaman zaman ülkemize de yansıyor. Bu noktada sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması için özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri çok yoğun bir gayret göstermekte. Bu konudaki kararlılığımız da tamdır. Sınırlarımıza sızmaya çalışan göçmenler hakkında hem adli hem de idari prosedürümüz kapsamında gerekli işlemleri yapıyoruz. Ülkelerine dönmeleri için geri gönderme merkezlerine sevklerini sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.