Aile hekimlerinden grip aşısının uygulanmasına ilişkin öneri

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulundan yapılan yazılı açıklamada, geçen hafta bazı yayın organlarında, influenza (grip) aşısının aile hekimlerince reçetelendirilmesinin ardından eczane tarafından ilaç takip sisteminden isteneceği ve aşının eczaneye gelmesi sonrasında aile hekimleri tarafından hastaya uygulanacağının yer aldığı ancak böyle bir tebliğin aile hekimlerine ve eczacılara iletilmediği ifade edildi.

Uygulamanın aile sağlığı merkezlerine gereksiz başvuruyu ve bulaş ihtimalini artırabileceğine değinilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Kovid-19 pandemisinin dünya genelinde yarattığı duyarlılık sebebiyle bu yıl influenza (grip) aşısına talebin geçmiş yıllara göre çok daha artacağı beklenmektedir. Bu yıl için aşının yeterli sayıda temininde güçlük çekilmesi beklenen bir durumdur. Dolayısıyla uygulamada da bazı kriterlerin konulacağı ve buna rağmen karışıklıkların olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle aşıya ulaşım ve aşı uygulanma algoritmasının kargaşaya ve Kovid-19 bulaşımını artıran temaslara yol açmaması, hekim-eczane ve vatandaş arasında gerginliklere mahal vermeyecek netlikte ve basitlikte olması gerekmektedir.”

Derneğin 11 Eylül’de Sağlık Bakanlığına, TİTCK’ye ve SGK’ye gönderdiği çözüm önerisinde, “Risk gruplarındaki kişilerin raporlu ilaçlarda olduğu gibi reçeteye gereksinim olmadan e-Nabız’dan alınacak bir kodla aşılarını eczanelerden temin edebilmeleri, aşılarını yaptırmak için de randevuyla aile hekimlerine başvurmaları” şeklinde düzenleme yapılabileceğinin yer aldığı kaydedildi.

Açıklamada, sağlık personeline yapılacak aşıların öncelikle ve geciktirilmeden dağıtılması gerektiği vurgulandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin 21 Eylül Dünya Alzaymır Günü dolayısıyla Sağlık Bakanlığının bu alandaki çalışmalarından derlediği bilgilere göre, halk arasında “bunama” olarak da bilinen demansın en yaygın türü olan alzaymır hastalığı nüfusun yaşlanmasıyla giderek daha sık görülüyor.

Dünya genelinde 30-40 yıl sonra en önemli sağlık sorunlarından biri olacağı düşünülen alzaymır hastalığının ilk belirtisini unutkanlık oluşturuyor. Öğrenme güçlüğü, konuşma bozukluğu, yolunu kaybetme, kişileri tanıyamama ve karar verme güçlüğü de alzaymırın belirtileri arasında yer alıyor.

Ayrıca huzursuzluk, ilgisizlik, saldırganlık, uyku bozukluğu, hayal görme ve depresyon gibi davranışsal bazı bozukluklar da bu hastalığın belirtileri arasında sıralanıyor.

65 yaş üstü tüm vatandaşlar aile hekimliklerinde test yaptırabiliyor

Alzaymır hastalığının teşhisi için net bilgi veren bir tetkik yöntemi bulunmasa da bazı küçük testler, hastalığın varlığının saptanmasında büyük önem taşıyor.

Türkiye’de tüm 65 yaş üstü kişiler, birinci basamak sağlık kuruluşları olan aile hekimliği birimlerinde zihinsel faaliyetlerinde herhangi bir sorun olup olmadığına yönelik değerlendirmelerini yaptırabiliyor.

Saat çizme testi, hastalığa dair önemli ipuçları veriyor

Aile hekimliği birimleri, kendilerine alzaymır şüphesiyle başvuran kişilere, “mini mental test” adı verilen testi gerçekleştirerek, zihinsel faaliyetlerine yönelik sorular yöneltiyor.

Bu testin yanı sıra “saat çizme” testi de hastalara uygulanabiliyor. Bu uygulamada, aile hekimi hastadan “saat 03.45” gibi belirli bir saati kağıda görsel olarak, akrep ve yelkovanın yerlerini gösterecek şekilde çizmesini istiyor.

Çizimi 6 üzerinden puanlandırılan hastalarda, 4 puanın altı bozulmuş zihinsel bozukluk olarak değerlendiriliyor.

Aile hekimleri bu testler sonucunda gerekli gördüğü hastaları ileri tetkik için uygun sağlık kuruluşlarına yönlendiriyor.

Sigara ve alkol kullanımı alzaymıra kapı aralıyor

Dünya genelinde alzaymırın henüz kesin bir tedavisi bulunmuyor. Fakat hayati önem taşıyan erken tanı ile hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması, semptomlarının azaltılması ve hastanın yaşam kalitesinin artırılması sağlanıyor.

Yetersiz fiziksel aktivite, şeker hastalığı, sigara ve alkol kullanımı gibi durumlar, alzaymır hastalığına kapı aralayan etkenler arasında sıralanıyor.

Uzmanlar, alzaymır hastalığından korunabilmek için kişilere zihnin aktif tutulması, egzersiz yapılması, düzenli ve dengeli beslenme, alkol ve sigaradan uzak durma ve sosyalleşmeyi öneriyor.

ANKARA (AA) – 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Tarama ve Takip Katsayısına İlişkin Yönerge”de diyabet, obezite, serviks kanseri, kolorektal kanser, meme kanseri, kardiyovasküler risk değerlendirmesi, çok yönlü yaşlı sağlığı değerlendirmesi gibi tarama ve takipler için asgari başarı yüzdesi belirlenmişti.

Sağlık Bakanlığınca hazırlanan “Aile Hekimliği Tarama ve Takip Katsayısına İlişkin Yönergede Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge” ile asgari başarı oranının altında kalan aile hekimlerinin ücretlerine negatif yansıyacak bir uygulamaya meydan vermeyecek şekilde katsayı düzenlemesi yapıldı.

Yönergeyle, “Aile Hekimliği Tarama ve Takip Katsayısı”nda asgari başarı oranının altındakiler için kriter katsayısı “1” olarak değiştirildi.

Böylece aşı performansına göre yapılan teşvik uygulamalarından sonra aile hekimlerine kronik hasta takibine dayalı olarak teşvik ödemesi yapılacak.

Ayrıca Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü imzasıyla 81 il sağlık müdürlüklerine gönderilen yazıda, iş planlamalarının Kovid-19 aşı programı kapsamında aksamaya meydan vermeyecek şekilde yapılması istendi.

Yazıda, Kovid-19 salgınına karşı tüm sağlık kuruluşları ve sağlık personeliyle başarılı çalışmaların yürütüldüğü, aşı oranlarında toplum bağışıklığını sağlayacak hedeflere ulaşmak için yoğun gayret sarf edildiği vurgulandı.

Özellikle toplumsal yaşamın normale dönmesi ve örgün eğitimin yeniden uygulanabilmesini teminen Kovid-19 aşılamasına ilişkin faaliyetlerin yoğunlaştırıldığı belirtilen yazıda, önümüzdeki günlerde bu konudaki faaliyetlerin kesintisiz şekilde artarak devam edeceğine dikkat çekildi.

Yazıda, şunlar kaydedildi:

“Sağlık kuruluşlarımızın bu konuda gerekli tedbirleri aldığını ve süreci başarıyla yürüttüğünü biliyoruz. Yoğun aşı programının uygulandığı ve başta aile hekimliklerimiz olmak üzere bu konuda teşvik edici düzenlemelerin hayata geçirildiği bu dönemde toplumsal bağışıklığı sağlamak büyük önem kazanmıştır. Toplum sağlığını korumak adına alınan bu tedbirlerin başarıya ulaşması için kesintisiz hizmet büyük önem taşımaktadır. Sağlık çalışanlarımızın süreçte bilgilendirilmesi ve önümüzdeki kısa süre içinde izin vb. nedenlerle hizmet sürekliliğini aksatmayacak şekilde iş planlamalarını yapması büyük önem arz etmektedir.”