AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Canikli: Türkiye ekonomisi 19 yıldır piyasa kurallarını hiç taviz vermeden uyguladı

ANKARA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, TTwitter hesabından yaptığı paylaşımda, Merkez Bankası başkanlarına kanunla verilen öncelikli görevin, fiyat istikrarının sağlanması olduğunu, bugüne kadar görev yapan tüm Merkez Bankası başkanlarının kanunla verilen fiyat istikrarının sağlanması hedefine sadık kaldıklarını belirtti.

Nurettin Canikli, “Merkez Bankası Başkanlığı görevine getirilen herhangi birisinin bu hedefin dışına çıkması mümkün değildir, eşyanın tabiatına aykırıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetlerin temel hedefi olan istikrarlı büyümenin, ancak “öngörülebilir ve makul seviyelerde kontrol edilebilen fiyatlar genel düzeyi ile gerçekleştirilebildiğinin bilimsel bir olgu” olduğunu vurgulayan Canikli, para politikası araçlarının da bu gerçek göz önünde bulundurularak dizayn edildiğini kaydetti.

Canikli, TL cinsi varlıklara sağlanan reel getirinin pozitif bir değerde dengelenmesinin, TL cinsi varlıklara olan talebin canlı tutulması için gerekli olduğuna işaret ederek, “Negatif reel faizin TL cinsi varlıklardan altın ve dövize doğru yönelişi ve dolarizasyonu hızlandırdığı bilinmektedir ve görülmüştür. Ekonomi tek bir dengeden ibaret değildir, bir dengeler manzumesidir. Tüm bu dengelerin birlikte değerlendirilmesi ve modellenmesi gerekir. Pozitif reel faizin para ikamesini durduracak, hatta ters para ikamesinin önünü açacak seviyede olması rasyonel olmanın bir gereğidir.” ifadelerini kullandı.

“Pozitif reel faizin optimal seviyede olması bir zorunluluk”

Pozitif reel faizin optimal seviyede olmasının bir zorunluluk olduğuna değinen Canikli, şunları kaydetti:

“Optimal seviyenin altında kalan reel faiz oranı dolarizasyon akışını durdurmaz. Optimal seviyenin üzerinde belirlenen reel faiz ise ekonomi için büyük maliyetler ortaya çıkarır. Üretim, ihracat, istihdam hedeflerini olumsuz yönde etkiler. Finans kuruluşlarının aktif kalitesini bozar. Optimal reel faiz seviyesi için yol gösterici faktörlerden bir tanesi beklentilerdir, piyasa beklentisidir. Piyasa beklentisi pozitif reel faizin sınırını belirler. Piyasa beklentisinin üzerine çıkılması ekonomiye yük getirir, enflasyon beklentisini yukarıya taşır. Ekonomideki fiyatlamalar da yükselen enflasyon beklentisine göre realize olur. Bu durum Merkez Bankasının temel hedefi olan fiyat istikrarının sağlanmasını da zorlaştırır. Hükümetin, optimal pozitif reel faiz seviyesinin belirlenmesinde para politikası araçlarını rasyonel kullanmadığını ve bu nedenle de ekonomiye büyük bir mali yük getirdiğini düşündüğü Merkez Bankası başkanını değiştirmesi piyasalara meydan okumak değildir. Sadece ekonominin kaynaklarının ve para politikası araçlarının verimli ve etkili kullanılması gerektiği hassasiyetini yansıtır. Türkiye ekonomisi 19 yıldır piyasa kurallarını hiç taviz vermeden uygulamış, iç ve dış şokların yoğunlaştığı dönemlerde dahi sermaye hareketlerinin liberalizasyonunu sağlamıştır.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye ekonomisi için piyasa ekonomisi kurallarının kararlılıkla uygulanmasının altının çizilmesi gereken bir kredibilite kaynağı olduğunu ifade ederek, bundan sonra da piyasa kurallarının ve sermaye hareketlerindeki liberalizasyonun kararlılıkla uygulanmasının kırmızı çizgi olmaya devam edeceğini vurguladı.

Muhammed Ali Toruntay

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

GENCE (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Azerbaycan’ın Karabağ zaferinin sadece işgal edilmiş toprakların kurtarılmasını sağlamadığını aynı zamanda güçlü olanın değil, arkasını bir yerlere dayayanın değil haklı olanın kazanacağını bütün dünyaya gösterdiğini belirterek, “Azerbaycan’ın zaferi, dünyada yeni bir siyasal mimarinin kurulması gerekliliğini de ortaya çıkardı.” dedi.

Azerbaycan’ın Gence kentinde “Şuşa Beyannamesi: Milli Manevi Değerlerimize Bağlılık ve Gelecek İşbirliği İçin Yeni Fırsatlar” başlıklı konferans düzenlendi.

Konferansa, Kurtulmuş başkanlığındaki AK Parti heyeti, Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkanvekili Tahir Budagov, Gence Valisi Niyazi Bayramov, Azerbaycanlı milletvekilleri, akademisyenler ve davetliler katıldı.

Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin somut nişanelerinden biri olan ve cumhurbaşkanlarınca imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ileri götüreceğini belirtti.

Bugüne kadar mükemmel düzeyde ilerleyen Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bundan sonra da kuvvetlenerek devam edeceğini vurgulayan Kurtulmuş, ilişkilerin halklar düzeyinde çok daha kuvvetli şekilde devam etmesinin resmi düzeyde devam etmesinden daha önemli olduğunu ifade etti.

Gaspıralı İsmayıl’ın “dilde, işte, fikirde” birlik ifadelerinin önemine dikkati çeken Kurtulmuş, ortak manevi ve kültürel değerler konusundaki iş birliklerinin artırılmasının önemine vurgu yaptı.

Kurtulmuş, genç nesillerin ortak şahsiyetler üzerinden birbirlerine yakınlaştırılmasını sağlayacak çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.

Azerbaycan’ın Karabağ zaferinden de bahseden Kurtulmuş, şunları dile getirdi:

“Karabağ zaferi, sadece işgal edilmiş toprakların kurtarılmasını sağlamadı aynı zamanda güçlü olanın değil, arkasını bir yerlere dayayanın değil haklı olanın kazanacağını bütün dünyaya gösterdi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Azerbaycan’ın yanında durdu ve Azerbaycan destansı bir zafer kazandı. Şimdi bunun daha da ileri götürülmesi ve zaferden sonraki gelişmelerin çok daha güçlü ve kalıcı hale getirilmesi lazım. Karabağ zaferiyle elde edilen sonuçlardan biri de dünyanın iki yüzlülüğü ve çifte standartlılığın ortaya çıkartılmasıdır. 30 yıldır devam eden işgale başta Minsk üçlüsü olmak üzere ses çıkartmadı, ne yapıyorsunuz burası Azerbaycan toprağıdır, demedi. Birleşmiş Milletlerin (BM) kararlarına rağmen işgal uzun yıllar devam etti ve BM hiçbir inisiyatif almadı. Böylece iş başa düştü. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in önderliği ve cesareti ile kahramanca mücadele verildi. Böylece bir haksızlık giderilmiş oldu. Bu haksızlığın giderilmesiyle birlikte bizim yıllardır söylediğimiz dünyada yeni ve adil bir düzenin kurulması gerektiği fikri de açıkça ortaya çıktı. Beş ülkenin yönettiği bir dünya sisteminin yönetilemez olduğu, güçlü olanın, arkasını güçlülere yaslayanların ayakta durduğu, güçlü olmayanların ise hakkının yenildiği bir dünyanın çekilmez bir dünya olduğu ortaya konuldu. Azerbaycan’ın zaferi, dünyada yeni bir siyasal mimarinin kurulması gerekliliğini de ortaya çıkardı.”

Kurtulmuş konuşmasında, Türkiye ve Azerbaycan arasında, aynı zamanda tüm Türk dünyasında “Dilde, dinde, şuurda, eylemde, işte, ruhta ve kültürde birliğin” önemine vurgu yaptı.

“Türkiye’nin desteği Azerbaycan’ın zaferinde büyük rol oynadı”

YAP Genel Başkanvekili Tahir Budagov, Karabağ zaferinden bahsederek 44 günlük savaşın Türkiye ile Azerbaycan kardeşliğinin zirvesi olduğunu vurguladı.

Budagov, Türkiye devletinin bazı ülkelerin baskılarına rağmen Azerbaycan’ın yanında olduğunu beyan ettiğini hatırlatarak, “Azerbaycan bu destek sayesinde dış baskıları nötr hale getirdi. Bu destek, Azerbaycan’ın zaferinde büyük rol oynadı.” dedi.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin daima gelişmesi gerektiğini belirten Budagov, YAP ve AK Parti olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için çabalarını artıracaklarını kaydetti.

“Erdoğan ile Aliyev’in dostluk ve kardeşliği dünyaya yeni diplomasi örneği gösterdi”

AK Parti Dış İlişkiler Başkanı Efkan Ala, Azerbaycan’ın vatan savaşında kazandığı haklı zaferin kendileri için gurur kaynağı olduğunu, kahraman Azerbaycan ordusunun 44 günde dört dörtlük zafer kazandığını kaydetti.

Ala, Cumhurbaşkanı Aliyev’in dirayetli liderliği ile işgal altındaki toprakları kurtararak 30 yıllık işgale son verdiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Erdoğan ile Aliyev’in dostluk ve kardeşliği dünyaya yeni diplomasi örneği gösterdi.

Ermenistan işgal ettikleri bölgeleri yakıp yıkmıştı çünkü buranın kendilerine ait olmadığını biliyorlardı. İnsan kendi vatanını yakamaz. Ermeniler bu yaptıklarıyla Karabağ’ın kendilerine ait olmadığını gösterdi. Karabağ Azerbaycan toprağıdır.

Bu savaşta biz ilişkilerimizin çok üst düzeyde olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Şuşa Beyannamesi ilişkilerimizi stratejik ortaklıktan müttefiklik düzeyine yükseltildi. Zaten böyle idi bu imza ile bütün dünyaya gösterdik.”

Konferansa, AK Partiden Genel Sekreter Fatih Şahin, Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Kadir İnan, Genel Başkanvekili Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan ve Genel Sekreter Yardımcısı Türk İslam Karakoç da katıldı.

Muhabir: Ruslan Rehimov

BAKÜ(AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, önce merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in mezarını ziyaret etti.

Mezara çelenk bırakan Kurtulmuş, ardından 20 Ocak şehitlerinin defnedildiği Bakü Şehitler Hıyabanı’na ve Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin temsili mezarlarının yer aldığı Bakü Türk Şehitliği’ne ziyarette bulundu. Şehitlik anıtlarına çelenk bırakan Kurtulmuş, Bakü Türk Şehitliği anıt defterini imzaladı.

Kurtulmuş, şehitlik ziyaretleri sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, AK Parti ile Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) arasındaki ilişkileri teyit etmek ve daha da güçlendirmek için Azerbaycan’a geldiklerini söyledi.

Türkiye ile Azerbaycan arasında mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, 44 gün süren şanlı mücadelede Türkiye halkının bütün gücüyle Azerbaycan’ın yanında yer aldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk andan itibaren Azerbaycan’ın Karabağ’daki işgali sonlandırması için verdiği mücadeleye destek olduğunu dile getirdi.

Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in duruşu ve halkın cesareti dolayısıyla uzun yıllar süren işgalin sonlandırıldığına dikkati çekerek, savaşta şehit düşenlere rahmet diledi.

“Sorunları konuşarak, görüşerek çözebilmek gerekir”

Türkiye ve Azerbaycan’ın müşterek kararlılığıyla bölgenin barış ve esenlik bölgesi haline gelmesi için tüm güçleriyle gayret sarf edeceklerinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Ermenistan, sorunları çözmek için bölge dışındaki ülkelerden destek almak alışkanlığından vazgeçmeli. Sayın Cumhurbaşkanımızın Karabağ zaferi sonrasında önerdiği 6 ülkenin Türkiye, Rusya, İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın müşterek platform oluşturarak bölgedeki sorunları kendi aralarında çözmelerinin en doğru yol olduğu kanaatindeyim. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların çözülmesinin yolu da savaştan sonra sağlanan sulh ortamının devam ettirilmesidir.

Sorunları konuşarak, görüşerek çözebilmek gerekir. Ermenistan’a tavsiyemiz şudur; başka ülkelere güvenerek, başka ülkelerdeki diasporasının gücünü kullanarak Azerbaycan’a karşı bir gerginlik oluşturulmasının Ermenistan halkına da bir faydası olmadığını artık anlamış olmaları lazım. Bundan sonraki süreçte Ermenistan’ın daha temkinli davranmasının kendilerinin geleceği bakımından da daha doğru olduğunu görüyorum. Böyle olacağını ümit ediyorum.”

AK Parti heyetinde, Kurtulmuş’un yanı sıra Dış İlişkiler Başkanı Efkan Ala, Genel Sekreter Fatih Şahin, Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Kadir İnan, Genel Başkanvekili Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Genel Sekreter Yardımcısı Türk İslam Karakoç ve bazı genel merkez yetkilileri hazır bulundu.