AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş'tan bazı emekli amirallerin açıklamasına tepki: Bunun adı bir muhtıra özentisidir

İSTANBUL (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, bazı emekli generallerin açıklamasına ilişkin, “Sözü olan, fikrine güvenen, gerçekten açık bir demokrasinin taraftarı olan, gece yarısı 12’yi geçtikten sonra böyle bir bildiriyi gizli kapaklı yayınlamaz. ‘Benim fikrim var.’ diyen fikrini gece yarısı eski Türkiye’nin labirentlerine benzer bir ortamda ilan etmez. Bunun adı bir muhtıra özentisidir, Türkiye’yi bir muhtıra ile bir şekilde antidemokratik yollara doğru sevk etme iradesi ve iddiasıdır. ” dedi.

Numan Kurtulmuş, bazı emekli amirallerin açıklamasına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu bildirinin, tamamıyla yasa dışı ve Türkiye’deki teamüllere bütünüyle aykırı, geçmiş dönemleri hatırlatan fevkalade vahim bir hata olduğunu söyledi.

Bildirinin bütünüyle Türkiye demokrasisini hedef aldığını belirten Kurtulmuş, dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonuçlarının bekleneceğini ifade etti.

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok titizlikle, sadece bu bildiriye imza atan kişiler değil, bu bildirinin hazırlanmasının arkasındaki gerçek nedenler nelerdir, bunların önünde arkasında kimler vardır, bunların hepsinin ortaya çıkarılacağını ümit ediyoruz. Çünkü artık Türkiye bu devirleri geride bıraktı. 71 yıllık çok partili siyasi hayatımızda Türkiye’de 5 darbe ile demokrasinin yolu kesildi. Çok sayıda muhtıra ile Türkiye demokrasisine ayar verilmeye çalışıldı. Birtakım da başarısız darbe ve muhtıra teşebbüsleri oldu. Dolayısıyla çok ağır bir antidemokratik serüvene sahip olan bir ülkeden bahsediyoruz. Bizim ülkemizde halkımız ağır müdahalelere rağmen, antidemokratik baskılara rağmen hep demokrasiye sahip çıktı ve bedelini çok ciddi şekilde ödeyerek çok sağlam bir demokrasinin sahibi oldu. Buna bir kere her şeyden evvel millet müsaade etmez, 15 Temmuz gecesinde müsaade etmediği gibi.

Yapılan bu hareket, atılan bu imzalar, bildiriler fevkalade yanlıştır ve Türkiye’yi bütünüyle yaralamıştır. Türkiye’yi çok büyük sıkıntı içine sokmuştur. Bunun hesabı öyle ‘Ben imza attım, çekildim.’ diyerek olmaz. Bu imzayı atanların hepsinin ve arkasındaki güçlerin bunun hesabını, bedelini ödemeleri gerekir.”

“Bir kere herkes haddini bilsin”

Bu bildirinin bir günde, bir saatte hazırlanmış bir bildiri olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Ben defaatle okudum metni. Çok titizlikle hazırlanmış. Her cümlesinin içerisinde ideolojik bazı çerçeveler yerleştirilmiş. Hele hele bir cümlesi ki kilit cümlesidir; ‘Eğer bu konulara dikkat edilmezse Türkiye’nin geçmiş dönemlerde yaşadığına benzer birtakım kriz ve kaos dönemleri olur ve demokrasi askıya alınabilir.’ anlamına gelebilecek çok ağır bir cümle yerleştirilmiştir.

Bir kere herkes haddini bilsin. Öyle bu millete kimse parmak sallamasın. Kimse bu millete, bu demokrasiye, Türkiye’deki siyasete ayar vermeye kalkmasın. Bu milletin gerçekten büyük bir gücü olduğunu da herkes bir kere daha hatırlasın. Türkiye’de demokrasinin de ülkenin de vatanın da mavi vatanın da yegane sahibi bizatihi milletimizin kendisidir. Milletimizin sözünün üstünde hiçbir sözü kabul etmiyoruz. Milletimiz gerçekten demokrasinin hakemi ve hakimidir. Dolayısıyla millete ayar vermek, milletin iradesinin dışında birtakım iradeleri gündeme taşıyacak ya da bunları çağrıştıracak birtakım girişimlerde bulunmak kimsenin haddi değildir. Herkes haddini bilsin. Bu soruşturmanın ümit ediyoruz ki herkesin haddini bildirecek şekilde sonuçlanmasını temenni ederiz.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin artık bu tür antidemokratik girişimleri ve antidemokratik çağ dışı kafaların Türkiye siyasetine müdahale etmesini geride bıraktığını ifade etti.

“Ciddi bir hazırlık sürecinin olduğu anlaşılıyor”

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

“Kimi 80, kimi 90 yaşında ülkenin farklı yerlerinde yalılarında, yazlıklarında, malikanelerinde oturup ahkam kesen bu insanların bir araya getirilip, böyle bir bildiriye imza atması günlerce sürecek bir süreç. Dolayısıyla burada ciddi bir hazırlık sürecinin olduğu anlaşılıyor. Metne baktığınız zaman bu metnin de tesadüfen yazılmadığı çok ciddi bir hazırlık sürecinden geçtiği anlaşılıyor. Bunun da soruşturma kapsamında ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum.”

Kurtulmuş, dış politikadaki gelişmelere atıfta bulunarak, şu ifadeleri kullandı.

“Türkiye bu kadar çok badireden geçmişken, Doğu Akdeniz’de Libya Hükümeti ile yapılan anlaşma çerçevesinde kendi deniz yetki alanlarına sahip çıkma mücadelesi verirken, bunun karşısında münhasır ekonomik bölge ilan ederken, Yunanistan’ın şımartılarak Türkiye’ye karşı, Fransa’nın Türkiye’ye karşı eylemleri çok açık şekilde ortadayken neredeydi Allah aşkına bu 104 general? Niye o zamanlar herhangi birinin sesi çıkmıyordu? Türkiye Kapalı Maraş’ı 30 yıl aradan sonra açarken yine cümle alem karşımıza ‘Bunu yapmayın. Kıbrıs’taki Türkiye-AB ilişkilerini de zedeler.’ gibi sözler söylerken, neredeydi bu emekli generaller? Türkiye Karabağ’da şanlı bir zafer için Azerbaycan’a bütün kuvveti ile destek verirken niye teşvik edecek, milletimizi destekleyecek en ufak bir sözlerini işitmedik?

Söz konusu generaller vatan ve memleket aşkı ile bir şey söylüyorlarsa, bu süreçte Türkiye düşmanlarına karşı bir şey söylemeleri gerekir. Eğer vatan ve memleket aşkı ile bir şey söylüyorlarsa Türkiye PYD ve PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonları verirken, burada emperyalist güçlerin ‘Sakın ha bu operasyonları yapmayın.’ tehditlerine karşı üç, beş söz söylemeleri gerekirdi. Bu beyler bunların hiçbirisinde yoklar, keyifleri yerinde. Bütün Türkiye tehditlere karşı mücadele ederken sesi çıkmayanlar, şimdi ne oldu da hangi gerçek sebeple ortaya çıktılar ve böylece siyasete yön verecek bir bildiriye imza attılar. Kabul edilmesi mümkün değildir. Milletimiz bunu şiddetli bir şekilde kınıyor. Toplumun her kesiminden bu bildirinin mahiyetine karşı büyük bir tepkinin olduğunu açıklıkla ifade etmek lazım.”

“O defterler kapanmıştır”

Bildirinin içine ustalıkla gizlenmiş çağdaş, ilerici, medeni birtakım sözlerden bahsedildiğini aktaran Kurtulmuş, “Kendilerinin ilerici, çağdaş hatta Avrupalı değerlere sahip olduklarını çağrıştıran sözler yerleştirilmiş ustalıklı bir şekilde. Soralım? Eğer Fransa’da, Almanya’da, İsviçre’de, İsveç’te nereyi Batılı medeni büyük bir ülke olarak görüyorlarsa, o ülkede bir tane emekli general ya da amiral kalksın da hükümeti ya da devlet politikalarını eleştiren bir söz söyleyebilsin. Adamın yedi ceddini kuruturlar. Çağdaş demokrasiler, ileri demokrasiler, medeni ülkeler dedikleri ülkelerin demokrasi ayarı budur. Bu beylerin kafaları öyle anlaşılıyor ki hala 27 Mayıs’ta, 12 Eylül’de, 12 Mart’ta, 28 Şubat’ta hatta 15 Temmuz gecesinde kalmış. O defterler kapanmıştır, o hesaplar kapanmıştır. Türkiye bir daha antidemokratik günlere dönmeyecektir. ” diye konuştu.

“Hazır üniformalarınızı da çıkarmışsınız, buyurun siyasete girin”

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, memlekette ifade özgürlüğü olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Siz 104 kişi bir araya mı geldiniz? Gidersiniz Taksim Meydanı’na, Kızılay Meydanı’na, Beyazıt Meydanı’na mülki amirlerden izninizi alırsınız. Dersiniz ki ‘Biz bir basın açıklaması yapmak istiyoruz.’ Günün herhangi bir saatinde gündüz vakti ve aleni şekilde yaparsınız. Ama ‘fikir özgürlüğü’ diyerek gece yarısı 27 Nisan muhtırasına, 12 Mart muhtırasına benzer bir muhtıravari bir metin yayınlarsanız bunun iyi niyetle zerre miskal bir ilgisi yoktur. İyi niyetli ve güzel fikirleriniz olabilir, buyurun bunu ilan edin. Hatta bu fikirlerinizin memlekete yararı olacağını düşünüyorsanız konferanslar, seminerler yapın, görüşlerinizi açıklayın ama bir bildiri ile demokrasiye ayar vermeye kalkmayın. Milleti de enayi zannedip kandırmaya çalışmayın.

Sözü olan, fikrine güvenen, gerçekten açık bir demokrasinin taraftarı olan, gece yarısı 12’yi geçtikten sonra böyle bir bildiriyi gizli kapaklı yayınlamaz. Alenen şehrin ortasında, merkezinde, kamuoyunun önünde, kameraların önünde açıklar. O zaman biz de size inanırız. ‘Hakikaten bu arkadaşlar, emekli amiraller çok vatan sevgisine sahipmişler, görüşlerini milletle paylaşıyorlar.’ deriz. Hatta bu da sizi kesmezse, Türkiye’de demokrasi var. Hazır üniformalarınızı da çıkarmışsınız, buyurun siyasete girin, siyasi partilerin içine girin. Beğenmiyorsanız herhangi bir siyasi partiyi, başka bir siyasi parti kurun. Bunu da beğenmiyorsanız kuvvetli sivil toplum kuruluşları kurun, olan sivil toplum kuruluşlarının içine girin. Kapı kapı dolaşın, seminer verin. Milletin yanına gidin, kahveleri ziyaret edin. ‘Benim fikrim var.’ diyen, fikrini gece yarısı eski Türkiye’nin labirentlerine benzer bir ortamda ilan etmez. Bunun adı bir muhtıra özentisidir, Türkiye’yi bir muhtıra ile bir şekilde antidemokratik yollara doğru sevk etme iradesi ve iddiasıdır. Bu iradeleri cürmümeşhut açık bir şekilde ortaya çıkmışken şimdi bu suçları örtmeye kalkmasınlar.”

Çiğdem Münibe Alyanak

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BAKÜ(AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, önce merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in mezarını ziyaret etti.

Mezara çelenk bırakan Kurtulmuş, ardından 20 Ocak şehitlerinin defnedildiği Bakü Şehitler Hıyabanı’na ve Kafkas İslam Ordusu şehitlerinin temsili mezarlarının yer aldığı Bakü Türk Şehitliği’ne ziyarette bulundu. Şehitlik anıtlarına çelenk bırakan Kurtulmuş, Bakü Türk Şehitliği anıt defterini imzaladı.

Kurtulmuş, şehitlik ziyaretleri sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, AK Parti ile Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) arasındaki ilişkileri teyit etmek ve daha da güçlendirmek için Azerbaycan’a geldiklerini söyledi.

Türkiye ile Azerbaycan arasında mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, 44 gün süren şanlı mücadelede Türkiye halkının bütün gücüyle Azerbaycan’ın yanında yer aldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk andan itibaren Azerbaycan’ın Karabağ’daki işgali sonlandırması için verdiği mücadeleye destek olduğunu dile getirdi.

Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in duruşu ve halkın cesareti dolayısıyla uzun yıllar süren işgalin sonlandırıldığına dikkati çekerek, savaşta şehit düşenlere rahmet diledi.

“Sorunları konuşarak, görüşerek çözebilmek gerekir”

Türkiye ve Azerbaycan’ın müşterek kararlılığıyla bölgenin barış ve esenlik bölgesi haline gelmesi için tüm güçleriyle gayret sarf edeceklerinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Ermenistan, sorunları çözmek için bölge dışındaki ülkelerden destek almak alışkanlığından vazgeçmeli. Sayın Cumhurbaşkanımızın Karabağ zaferi sonrasında önerdiği 6 ülkenin Türkiye, Rusya, İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’ın müşterek platform oluşturarak bölgedeki sorunları kendi aralarında çözmelerinin en doğru yol olduğu kanaatindeyim. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların çözülmesinin yolu da savaştan sonra sağlanan sulh ortamının devam ettirilmesidir.

Sorunları konuşarak, görüşerek çözebilmek gerekir. Ermenistan’a tavsiyemiz şudur; başka ülkelere güvenerek, başka ülkelerdeki diasporasının gücünü kullanarak Azerbaycan’a karşı bir gerginlik oluşturulmasının Ermenistan halkına da bir faydası olmadığını artık anlamış olmaları lazım. Bundan sonraki süreçte Ermenistan’ın daha temkinli davranmasının kendilerinin geleceği bakımından da daha doğru olduğunu görüyorum. Böyle olacağını ümit ediyorum.”

AK Parti heyetinde, Kurtulmuş’un yanı sıra Dış İlişkiler Başkanı Efkan Ala, Genel Sekreter Fatih Şahin, Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Kadir İnan, Genel Başkanvekili Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Genel Sekreter Yardımcısı Türk İslam Karakoç ve bazı genel merkez yetkilileri hazır bulundu.

TBMM (AA) – Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, güvenlik korucularının aylık ücretlerinin, asgari ücretin altına düşmesi halinde aradaki fark tazminat olarak ödenecek.

Diş protez laboratuvarlarında, diş protez teknisyenleri ve diş protez teknikerlerine ait iş ve işlemlerde yardımcı olmak üzere 31 Aralık 2011 ile 23 Kasım 2015 arasında Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları arasında düzenlenmiş olan protokol kapsamında eğitim almış olan kişiler, yardımcı personel olarak çalışabilecek.

Kambiyo mevzuatı uyarınca faaliyet gösterecek firmalara, faaliyet izni veya yetki belgesi verilmesi aşamasında, hem katılımcıların mali gücünün tespiti hem de piyasaya girişlerin kontrolü amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına ücret alma yetkisi verilecek.

Fabrikalarda kullanılan oksijen, azot ve argon ihtiyacını karşılayacak hava ayrıştırma tesislerinin ormanlık alanlarda kurulabilmesine izin verme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığına verilecek.

2020 yılında meydana gelen depremlerde, binaları zarar gören vatandaşlar için devletin konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülükleri ile ilgili yapılacak iş ve işlemlerde olası mağduriyetlerin giderilerek hak kayıplarının söz konusu olmaması, afetzedelere eşit ölçüde yardım eli uzatılabilmesi ve uygulama birliği sağlanması amacıyla düzenleme yapılacak.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda tabip ve eczacı olarak çalışanlara, döner sermayeden ek ödeme yapılacak.

Sağlık Bakanlığının, götürü bedel üzerinden sağlık hizmeti sunmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile protokol yapmasına imkan veren ve süresi sona eren protokol, daimi düzenlemeye dönüştürülecek.

Üniversitelerin ortak oldukları kooperatiflerde üye hakkı kaldırılıyor

Düzenlemeyle Kooperatifler Kanunu’nun, üniversitelerin ortak oldukları kooperatiflerin yönetim kurullarında üye bulundurabilme haklarını düzenleyen maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Böylece kooperatiflerde üniversitelere yönelik bu özel uygulamadan vazgeçilerek üniversiteler dahil her ortağın yönetime seçilme açısından eşit olması amaçlanıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nda yapılan değişiklikle Banka Meclisi üyeliği ile birleşen görevler arasına devlet üniversitelerindeki öğretim üyeliği de ekleniyor. Bu düzenlemeyle öğretim üyelerinin akademik birikimlerinden ve bakış açılarından Bankanın en üst karar organında yararlanılmasına imkan sağlanması hedefleniyor.

Devlet üniversitelerindeki öğretim üyelerinden Banka Meclisi üyeliğine seçilenlere yapılacak ödeme dışında kadrolarına bağlı aylık ve diğer ödemeler kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılmayacak.

İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilecek. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmeyecek. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda yüzde 45’i geçemeyecek.

Terörle mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi amacıyla gözaltı sürelerinin, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenlenmesine ve ek gözaltı süreleri getirilmesine ilişkin hükümlerin uygulaması 31 Temmuz 2021’den itibaren 3 yıl uzatılacak.

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliğe göre, Kurul başkan ve üyeleri, üyeliklerinin sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle, görevden ayrıldıkları tarihten önceki iki yıl içinde kanun kapsamındaki soruşturmaların konusu sektörlerde faaliyet gösteren tüzel kişilerde görev alamayacak ve bu nitelikteki gerçek ve tüzel kişileri kanunun uygulanmasıyla ilgili idari süreçlerde Kurum nezdinde temsil edemeyecek.

Görevden ayrıldıkları tarihten önceki iki yıl içinde soruşturmada raportör olarak görevlendirilen meslek personeli ile bu süre içinde soruşturmayı yürüten personelin gözetiminden sorumlu daire başkanı ve ilgili başkan yardımcısı, Kurumdan ayrılmalarından itibaren iki yıl süreyle, ilgili soruşturmaların konusu olan sektörlerde faaliyet gösteren tüzel kişilerde görev alamayacak.

Gümrük Kanunu’nda yapılan değişiklikle yükümlülerin, ticaret politikası önlemlerinden kaçınmak için kendi beyanlarıyla eşyanın gümrük kıymetini artırmalarını müteakiben ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması önlenerek, dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlardan ithal edilen eşyaların gözetim uygulaması kapsamında izlenmesi ve ticaret politikası önlemlerinin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Teklifle, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda yapılan değişiklikle Türkiye İstatistik Kurumu, “özel bütçeli diğer idareler” bölümüne ekleniyor.

Engelliler Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle erişilebilirliğin sağlanabilmesi için yapılacak yükümlülüklerin Kovid-19 salgını sebebiyle yerine getirilememesi nedeniyle, ilk kez denetlenerek eksikliği olduğu tespit edilenler ile daha önce süre verilenlere, yükümlülüklerinin maliyet ve niteliğine göre ilave süre verilebilmesine imkan tanınıyor. Buna göre; denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için kanunda belirtilen sürenin bitiminden itibaren 6 yılı geçmemek üzere ek süre verilebilecek.

Çek Kanunu’nda yapılan değişiklikle, karşılıksız çek düzenleme suçundan mahkum olanların cezalarının infazının durdurulmasına ilişkin önceki hükümde yer alan 24 Mart 2020 tarihi, 30 Nisan 2021 olarak değiştirilmek suretiyle düzenlemeden yararlanacakların kapsamı genişletilirken, çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini ödemek için öngörülen süre 30 Haziran 2022 tarihine kadar uzatılıyor.

Kalan kısmının 30 Haziran 2022 tarihinden itibaren ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödenmesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. 30 Haziran 2022’ye kadar çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmemesi halinde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek. Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenecek. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek. Bu düzenleme 30 Nisan 2021 tarihine kadar işlenmiş ve yargılaması devam eden suçlar bakımından, çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin 30 Haziran 2022 tarihine kadar ve düzenlemede belirtilen taksitlerin süreleri içinde alacaklıya ödenmesi koşuluyla, infaz aşamasında uygulanabilecek.

Teklifle, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara yönelik getirilen cezanın yürürlük tarihi 1 Ocak 2022’ye erteleniyor.

Teklifle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına ilişkin hükmün, 31 Temmuz 2021 tarihinden itibaren üç yıl daha uygulanması amaçlanırken, bu üç yıllık süre zarfında, terör suçları bakımından yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyımlık görevinin Fon tarafından yerine getirilmesi öngörülüyor.

Yeni Koronavirüs (Kovid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan değişiklikle, kooperatiflere, genel kurullarını 31 Ekim 2021 tarihine kadar yapabilme imkanı getiriliyor.

​​​​​​​Teklifle, terör örgütleriyle mücadele kapsamında kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılması, ihracı, rütbelerin geri alınması, mesleğe ilişkin unvanların kullanılmaması gibi ihtiyaç duyulan birtakım tedbirlere ilişkin düzenlemelerin süresi ihtiyaca binaen 31 Temmuz 2021 tarihinden itibaren üç yıl uzatılıyor.

Teklifle, gümrük hizmetleri ve kaçakçılıkla mücadele görevleri kapsamında yüksek hizmetleri görülenler ile olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösteren gümrük muhafaza personelinin ödüllendirilmesine imkan tanınıyor.

Buna göre, devletin ekonomik menfaatleri, doğal ve kültürel miras, çevre ve toplum sağlığı ile kamu güvenliğinin korunmasında yüksek hizmetleri görülenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının iki katından beş katına kadar, olağanüstü durumlarda yaşamını ortaya koyarak büyük yararlıklar gösterenler, fiilen almakta oldukları aylık tutarlarının altı katından 24 katına kadar, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla para verilerek ödüllendirilebilecek. Bunlardan sözleşmeli olarak istihdam edilenlere verilecek ödül tutarı, aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenecek. Verilecek ödüllere ilişkin teklif ve değerlendirme işlemleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenecek.