AK Parti Grup Başkanvekili Zengin: Sosyal medya üzerine daha çok düşünmeli ve çalışmalıyız

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, sosyal medyada hakkındaki hakaret içerikli paylaşıma ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

“Bugün bir tarafıyla çok üzgünüm, bir tarafıyla da insanlarımızın hassasiyetini görünce duygulanıyorum.” diyen Zengin, Yozgat’tan bir şehit ailesinin kendisini telefonla aradığını, “Hiç üzülmeyin. Sonuna kadar sizin yanınızdayız.” dediğini söyledi. Zengin, “Uzaklarda bizi anlayan insanların olduğunu bilmek o kadar önemli bir şey ki.” ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, canhıraş bir çalışma yürüttüklerini belirten Zengin, şöyle konuştu:

“Genel Kurulda bunu yaparken bizim ajandamız her şeyiyle devlete, millete faydalı olacak bir iş yapmak. Ama bir grup milletvekili bilerek ve isteyerek, terör örgütlerinin ajandasını Meclise getiriyorlar. Ben onlara diyorum ki ‘Meclisi terörize ediyorlar.’ Nihayetinde de onların planları, kurguları Genel Kurulda haddinden fazla işitiliyor, duyuluyor ve bizler, özellikle son dönemde de ben, AK Parti Grup Başkanvekili olarak, bir kadın olarak çok sistematik saldırıya uğruyorum. Bu, yaklaşık iki aydır devam ediyor.”

Zengin, dün akşam sosyal medyada hakkındaki hakaret içerikli paylaşımın, bu durumun tepe noktası olduğunu vurgulayarak, “Bunu yapan kişinin bir avukat olması özellikle utanç vericidir. Bu manada İstanbul 1 Nolu Baro’ya çağrıda bulunmak istiyorum, kendisiyle ilgili muhakkak bir şey yapmalılar. Ben şikayetçi oldum ama benden evvel İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resen harekete geçti ve soruşturma başlattı. İçişleri Bakanlığımız da konuyu çok yakinen takip ediyor.” dedi.

Böyle bir olay karşısında bütün kadınların birleşmesi gerektiğinin altını çizen Zengin, şöyle devam etti:

“Tuhaf ama Türkiye’de böyle olaylar karşısında kadınlar daha zor birleşiyorlar. Gönül ister ki hangi siyasi partiden olursa olsun, bütün kadınlar bu mevzu karşısında birleşsinler. Ama Türkiye’de özellikle, kadın hareketi konusunda öncü olduğunu iddia edenler ki ben bunu reddediyorum; özellikle onların bu kadar bölücü, kadınlar üzerinden siyaset yapan tarzlarını Türkiye için çok verimsiz buluyorum.”

“Benim için çok önemliydi”

Muazzam bir destek geldiğini de dile getiren Zengin, kendisini bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın aradığını vurgulayarak, “Bir kadın olarak kendisinin bu konuya olan desteği, benim için çok önemliydi.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile çok sayıda partilinin yanı sıra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da kendisini aradığını söyleyen Zengin, “TBMM Başkanımız çok iyi bir açıklama yaptı. Meclisin işleyişine dair de neler gördüğünü birebir muhatap olduğu için kendisi de ifade etti. İsmini saydığım, sayamadığım bütün milletvekili arkadaşlarım, farklı partilerden arkadaşlarımız da aradılar. Böyle baktığımız zaman bir taraftan hüzünlüyüm, diğer taraftan neyi anlatmaya çalıştığımın anlaşılmış olmasından da memnunum.” ifadelerini kullandı.

“Sosyal medya üzerine daha çok düşünmeli”

Muhalefet partilerinden kendisini arayanların olup olmadığına ilişkin Zengin, şunları kaydetti:

“Ben paylaşım görmedim. Daha önce benzer olaylarda, ismini vermeyelim ama neleri kastettiğimizi kamuoyu biliyor. Siyasi fikirlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, özellikle kadınlara yönelik böylesine iğrenç, çirkin saldırılar karşısında ben de partideki pek çok kadın arkadaşım da biz ‘Durun.’ dedik. Biz kavgamızı kelimelerle yaparız. Böyle iğrenç şeyler söyleyerek, aşağılayarak, değersizleştirerek, asla buna müsaade edemeyiz. Bu manada şu ana kadar Meclis’te bulunan diğer siyasi partilerden bizzat arayanlar olmadı ama farklı siyasi partilerden benim kendi arkadaşlarım, dostlarım aradılar, destek verdiler, tweetlerini gördüm. Sosyal medya üzerine daha çok düşünmeli ve belki de biraz daha çalışmalıyız. Mevzuat açısından da çalışmamız lazım. Bunu görüyorum. Şu haliyle herkes her şeyi söylüyor ve yaptırım neredeyse yok gibi.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı, saat 16.53’te başladı.

TBMM (AA) – AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, AK Parti milletvekilleri olarak hazırladıkları Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Vergi Usul Kanunu, Petrol Piyasası Kanunu, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda değişiklik öngörüldüğünü belirtti.

Teklifin, sürdürülebilir akaryakıt temini ve güvenli vergi tahsilini amaçladığını söyleyen Altunyaldız, düzenlemeyle kayıt dışılık, vergi ve akaryakıt kaçakçılığıyla mücadeleyi hedeflediklerini kaydetti.

AK Parti’li Altunyaldız, “Teklifle akaryakıt, LPG, tütün ve alkol ürünlerine teminat uygulamasına geçilecek. Bu işe ilk defa girecek olanlardan 10 milyon, halihazırda sürdürenlerden ise 100 milyon liraya kadar, geçmiş yıl cirosunun yüzde 1’ine kadar olmak üzere teminat alınması öngörülüyor. Bu teminat özellikle vergi kaçakçılığını ortadan kaldırmayı ve piyasa güvenliğini temin etmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Teminatı vermeyen bu alandaki aktörlere 25 bin liradan 1 milyon liraya kadar özel usulsüzlük cezası öngörülüyor. Teminat ödenmemesi halinde faaliyet izni verilmeyecek.” diye konuştu.

Düzenlemeyle otomasyon sistemleri ve sahte faturaya dönük bir dizi tedbir getirdiklerini anlatan Altunyaldız, bundan sonraki süreçte otomasyon sistemlerini, EPDK tarafından lisanslanacakların kurabileceğine işaret etti.

Ziya Altunyaldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Otomasyon sistemini vergi kaçakçılığı kapsamına sokuyoruz. Buna ilişkin hürriyeti bağlayıcı cezalar geliyor. Hem sahte fatura düzenlemesi ve bunun dolaşıma sunulması hem de otomasyon sistemlerinin bozulması, erişiminin engellenmesi hususları tespit edildikten sonra doğrudan ilgili vergi müfettiş ya da müfettiş yardımcıları raporlarını düzenleyecek ve bu raporları, Değerlendirme Komisyonu görüşüyle cumhuriyet başsavcılarına iletecekler. Kamu davası için ana raporun bitmesi beklenmeyecek. Hem sahte fatura düzenlenmesi, dolaştırılması hem de otomasyon sistemlerine müdahale edilmesinin tespit edilmesi halinde, incelemenin sonuna kadar bu tesisler hiç kimseye devredilemeyecek. İnceleme bittikten sonra tespit edilen hususun yargı kararıyla ortaya çıkması halinde de lisanslar iptal ediliyor. Otomasyon sisteminin bir başkasına devri için verilecek idari para cezasının da devralan kişi tarafından ödenmesi gerekiyor.”

“Dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretine yasak getiriyoruz”

Altunyaldız, kanun teklifiyle dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretine yasak getirildiğini de kaydederek, “Dağıtıcıdan dağıtıcılara ticaret arttığı zaman bu bir anlamda piyasada fiyatın artmasına, tüketicinin mağdur olmasına sebebiyet veriyor. O nedenle dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretini kısıtlıyoruz. Tekrarlayanların lisanslarının iptali için hüküm getiriyoruz.” dedi.

Akaryakıt yerine geçebilecek, bitkisel veya atık yağlar gibi petrol ikamesi ürünlerin kullanılmasını da kaçakçılık suçları kapsamına aldıklarını bildiren Altunyaldız, teklifle ayrıca EPDK’ye bayi ve dağıtıcıların sahip olmaları gereken teknik özellikler konusunda düzenleme yapma yetki verildiğini söyledi.

Altunyaldız, daha önce yapılan düzenlemelerle fiili akaryakıt kaçakçılığının önlenmesi bakımından önemli ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak, “Şimdi de özellikle mali alanda, bir yandan otomasyon sistemlerinde, diğer taraftan sahte fatura düzenleyerek piyasayı ve rekabeti bozan, vergi kaçakçılığına fırsat veren uygulamaların önüne geçmek suretiyle de bu alanı tabiri caizse 360 derece düzenleyerek, hem akaryakıt kaçakçılığını hem vergi kaçakçılığını önlemeyi hem de kayıt dışı ekonomiyi minimize etmeyi amaçlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.