AK Parti MKYK toplandı

ANKARA (AA) – AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı, saat 16.53’te başladı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TBMM (AA) – AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, AK Parti milletvekilleri olarak hazırladıkları Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Vergi Usul Kanunu, Petrol Piyasası Kanunu, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda değişiklik öngörüldüğünü belirtti.

Teklifin, sürdürülebilir akaryakıt temini ve güvenli vergi tahsilini amaçladığını söyleyen Altunyaldız, düzenlemeyle kayıt dışılık, vergi ve akaryakıt kaçakçılığıyla mücadeleyi hedeflediklerini kaydetti.

AK Parti’li Altunyaldız, “Teklifle akaryakıt, LPG, tütün ve alkol ürünlerine teminat uygulamasına geçilecek. Bu işe ilk defa girecek olanlardan 10 milyon, halihazırda sürdürenlerden ise 100 milyon liraya kadar, geçmiş yıl cirosunun yüzde 1’ine kadar olmak üzere teminat alınması öngörülüyor. Bu teminat özellikle vergi kaçakçılığını ortadan kaldırmayı ve piyasa güvenliğini temin etmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Teminatı vermeyen bu alandaki aktörlere 25 bin liradan 1 milyon liraya kadar özel usulsüzlük cezası öngörülüyor. Teminat ödenmemesi halinde faaliyet izni verilmeyecek.” diye konuştu.

Düzenlemeyle otomasyon sistemleri ve sahte faturaya dönük bir dizi tedbir getirdiklerini anlatan Altunyaldız, bundan sonraki süreçte otomasyon sistemlerini, EPDK tarafından lisanslanacakların kurabileceğine işaret etti.

Ziya Altunyaldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Otomasyon sistemini vergi kaçakçılığı kapsamına sokuyoruz. Buna ilişkin hürriyeti bağlayıcı cezalar geliyor. Hem sahte fatura düzenlemesi ve bunun dolaşıma sunulması hem de otomasyon sistemlerinin bozulması, erişiminin engellenmesi hususları tespit edildikten sonra doğrudan ilgili vergi müfettiş ya da müfettiş yardımcıları raporlarını düzenleyecek ve bu raporları, Değerlendirme Komisyonu görüşüyle cumhuriyet başsavcılarına iletecekler. Kamu davası için ana raporun bitmesi beklenmeyecek. Hem sahte fatura düzenlenmesi, dolaştırılması hem de otomasyon sistemlerine müdahale edilmesinin tespit edilmesi halinde, incelemenin sonuna kadar bu tesisler hiç kimseye devredilemeyecek. İnceleme bittikten sonra tespit edilen hususun yargı kararıyla ortaya çıkması halinde de lisanslar iptal ediliyor. Otomasyon sisteminin bir başkasına devri için verilecek idari para cezasının da devralan kişi tarafından ödenmesi gerekiyor.”

“Dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretine yasak getiriyoruz”

Altunyaldız, kanun teklifiyle dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretine yasak getirildiğini de kaydederek, “Dağıtıcıdan dağıtıcılara ticaret arttığı zaman bu bir anlamda piyasada fiyatın artmasına, tüketicinin mağdur olmasına sebebiyet veriyor. O nedenle dağıtıcıdan dağıtıcıya akaryakıt ticaretini kısıtlıyoruz. Tekrarlayanların lisanslarının iptali için hüküm getiriyoruz.” dedi.

Akaryakıt yerine geçebilecek, bitkisel veya atık yağlar gibi petrol ikamesi ürünlerin kullanılmasını da kaçakçılık suçları kapsamına aldıklarını bildiren Altunyaldız, teklifle ayrıca EPDK’ye bayi ve dağıtıcıların sahip olmaları gereken teknik özellikler konusunda düzenleme yapma yetki verildiğini söyledi.

Altunyaldız, daha önce yapılan düzenlemelerle fiili akaryakıt kaçakçılığının önlenmesi bakımından önemli ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak, “Şimdi de özellikle mali alanda, bir yandan otomasyon sistemlerinde, diğer taraftan sahte fatura düzenleyerek piyasayı ve rekabeti bozan, vergi kaçakçılığına fırsat veren uygulamaların önüne geçmek suretiyle de bu alanı tabiri caizse 360 derece düzenleyerek, hem akaryakıt kaçakçılığını hem vergi kaçakçılığını önlemeyi hem de kayıt dışı ekonomiyi minimize etmeyi amaçlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ANKARA (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, A Haber’de katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısındaki “Emekliler dünyanın neresine darbe yapmış” sözlerinin sorulması üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu ülkede, 71 yıllık çok partili siyasi hayatımızda 5 tane darbe oldu, çok sayıda darbe teşebbüsü oldu ve bu darbelere hazırlayan süreçler içerisinde bu tür çok sayıda bildiriyle Türkiye muhatap oldu. Yani Türkiye’de hiç darbe yokmuş, 12 Mart muhtırası yokmuş, 27 Nisan muhtırası yokmuş, 28 Şubat postmodern darbesi yokmuş gibi, yani uzayda bir yerde yaşıyoruz, burası sanki Norveç, İsveç ve İsviçre hiç bu tür olağanüstü müdahaleler olmamış gibi ‘efendim ne darbesi’ demek Türkiye’nin siyasi tarihini bilmemek demektir. Ya da darbecilerin niyetlerinin üstünü örtmek demektir.”

Kurtulmuş, bazı emekli amirallerin açıklamasına ilişkin, “Bu, darbe öncesinin hazırlıklarının bir parçasıdır” dedi ve bunun bunu çok açık görülmesi gerektiğini aktardı.

Kurtulmuş, “Bunun ‘Efendim neresi darbe’ demek Türkiye’yi bilmemektir, siyasetle ilgisi olmamak demektir ya da darbecilerin niyetlerinin üstünü örtmek demektir ve onlara kol kanat germek demektir. Kimse milletin aklıyla alay etmesin, Türkiye’de bu tür bildirilerin ne manaya geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz ve buna karşı da Türkiye siyasetinin hep birlikte karşı çıkması lazım, beklentimiz budur. Cumhuriyet Halk Partisi de burada çok açık bir şekilde bildirinin içeriğine sahip çıkıyor olsa dahi bildirinin şekline, yayınlanma saatine, zamanlamasına ve bu bildirinin emekli amiraller tarafından yayınlanmasından dolayı buna karşı çıkması gerekirdi.” diye konuştu.

Konuya ilişkin, “Bu bir fikir özgürlüğü meselesidir” denildiğine dikkati çeken Kurtulmuş, insanların fikirlerini beyan etmelerinin yolları bulunduğunu, basın açıklamalarında, konferanslarda görüşlerin dile getirilebileceğini ya da siyasete girilerek görüşlerin dile getirilebileceğini anlattı.

Kurtulmuş, “Ama gece yarısından sonra tam da böyle muhtıra mahiyetindeki bir bildiri yayınlayacaksınız, diyeceksiniz ki ‘Fikir özgürlüğü var’. Niye gündüz vakitlerini beklemediniz? Niye meydanlarda ya da işte birtakım basınla ilgili yerlerde bunları kamuoyu ile paylaşmadınız? Zamanlaması itibarıyla, mahiyeti itibarıyla, tarzı itibarıyla son derece kötü niyetli, açıkça bir olağanüstü dönem çağrışımı barındıran bir metindir. Bunun hiçbir şekilde makul görülmesi mümkün değildir.” diye konuştu.

“Bu kişilerin üzerlerinden üniformalarını çıkardıklarını, ancak sivil iradeye sahip olmadıklarını” kaydeden Kurtulmuş, “Ama kimse parmak sallayarak, had bildirmeye çalışarak, millete ‘Aksi halde’ diyerek istikamet vermeye kalkmasın. Bu millete bir daha kimse parmak sallayamaz, böyle bir şey yok. Bu 15 Temmuz gecesi Türk siyasi tarihinin geçmişinde bırakıldı. Milletimiz demokrasisine sahiptir, sonuna kadar da sahip çıkacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Herkes her şeyin farkındadır”

“Nerede emeklilerin darbe yaptığı görülmüştür” diyenlere eleştirilerde bulunan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bu millet emekli muvazzaf subay ya da sivil birtakım bürokrat ve birtakım çevrelerin antidemokratik çevrelerin, çok sayıda işbirliklerine şahittir, geçmiş dönemlerde. Dolayısıyla burada millet neyin ne olduğunu biliyor. Herkes her şeyin farkındadır, bunun üstünü örtmeye gerek yoktur. Bu aynen mahiyeti itibariyle 12 Mart’a benzer, 27 Nisan sürecine benzer bir süreci hareketlendirmek. Belki bu süreci hareketlendirerek Türkiye’de olağanüstü halin kapısını açmak niyetini taşıyan bir bildirilir. Çok daha açık ifade etmek gerekirse 7 Şubat 2012’den itibaren devam eden Türkiye’yi krize, kaosa ve birtakım tartışma ortamlarına sürüklemenin, hatta Türkiye’nin yönetilemez bir ülke algısına doğru gelmesini temin etmek için sürdürülen sistematik operasyonların bir parçasıdır, bir halkasıdır.”

Kimsenin kendi iradesini millet iradesinin üzerinde görme ayrıcalığı bulunmadığını ifade eden Kurtulmuş, “Herkes haddini bilecek, herkes durduğu yerde duracak. Eğer siyaset yapmak istiyorlarsa buyursunlar Türkiye’de bu kadar çok siyasi parti var. Eğer beğenmiyorlarsa yeni siyasi parti kursunlar. Mevzuat buna müsait. İstediği siyasi partileri kurarlar. Bir dilekçe vermeye bakar. Çıkın halkın önüne halktan oy isteyin. Sırtınızda üniformalar da olmadığına göre zaten rahatlıkla siyaset yapabilecek durumdasınız. Neresinden baksanız kabul edilemez. Bunu makul ve meşru görmeye çalışan hiçbir iradeye ben demokratik irade demem.” diye konuştu.

Salgın tedbirleri

Salgın nedeniyle alınması beklenen tedbirlere ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, “Muhtemelen Ramazan dolayısıyla birtakım ilave tedbirler ya da ilave birtakım tavsiyeler ortaya çıkacaktır” dedi.

Kurtulmuş, konunun muhtemelen gelecek hafta gerçekleştirilecek Kabine Toplantısında ele alınacağını ifade etti.

Muhabir: Muhammed Ali Toruntay