Cum. Eyl 20th, 2019

“Kaz Dağları ya da Türkiye’nin herhangi bir yerindeki çevre meselesiyle ilgili olarak çok yüksek bir hassasiyete sahibiz.”

ANKARA (AA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Kaz Dağları ya da Türkiye’nin herhangi bir yerindeki çevre meselesiyle ilgili olarak çok yüksek bir hassasiyete sahibiz.” dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi, soruları yanıtladı.

Türkiye’nin NATO, OECD, AB, Avrupa Konseyi’ndeki önemli rollerinin devam edeceğini kaydeden Çelik, “Aynı zamanda dünyanın çeşitli yerlerindeki dinamizme katkı sağlayacak şekilde, bu dinamizmin seyircisi değil, aktörü olacak şekilde Türkiye inisiyatif almaya devam edecektir.” diye konuştu.

Çin’den Türkiye’ye kadar olan coğrafyayı “kadim ilişkilerin bulunduğu bir coğrafya” olarak nitelendiren Çelik, “İpekyolu stratejilerinden tutun da ekonomik ilişkilerin canlandırılmasına kadar büyük bir siyasi, kültürel, ekonomik ajandayı kararlılıkla takip ediyoruz. ‘Yeniden Asya’ demek bu ilişkilerin daha da yoğunlaştırılması demektir. Bu, temel ittifaklarımızla kurucusu olduğumuz örgütlerle herhangi çelişki teşkil etmez. Tam tersine dünya barışına daha çok katkı sağlar.” şeklinde konuştu.

Suriyeli sığınmacılarla ilgili son dönemdeki tartışmalara ve sosyal medyada üretilen yalan haberlere dikkati çeken Çelik, “Yaptığımız iş doğrudur. Tarih boyunca yaptığımız gibi mazlumlara kucak açtık ve bunu bir onur, şeref levhası olarak taşıyoruz. Bunu da gelecek kuşaklara bir onur levhası olarak devredeceğiz.” ifadesini kullandı.

“Türkiye’nin bir göç krizi yoktur” diyen Çelik, bunun yönetilmesi gereken bir mesele olduğunu vurguladı.

“Irkçılık” yakıştırmalarının son derece yakışıksız olduğuna değinen Çelik, sadece sorun alanlarının yönetilmesiyle ilgili yapılan birtakım düzenlemelerin, hem Suriyeli sığınmacıların rahatı hem de toplumda rahatsızlık çıkmaması için elzem olduğunu aktardı.

Sürecin İçişleri Bakanlığı tarafından evrensel standartlara uygun olarak insani biçimde ve dirayetle yönetildiğini dile getiren Çelik, bu konuda herhangi bir sorun olmadığının altını çizdi.

– Yanlış bilgilendirilenleri Türkiye’ye davet etti

Bu konuda yapılan dezenformasyonların dünyada yoğun bir şekilde yaygınlaştığına dikkati çeken Çelik, Mustafa Yakub isimli karikatüristin çizdiği, “Türkiye’deki mültecilere kötü davranıldığını” anlatan karikatürü örnek gösterdi.

Çelik, gelen tepkiler üzerine Yakub’un “Türkiye’ye karşı bir ön yargım yok” şeklinde açıklama yaptığını ve 15 Temmuz darbe girişimini anlatan bir karikatür çizdiğini ifade etti.

Karikatürist Hikmet Tüfekçi’nin çizdiği karikatürü de örnek gösteren Çelik, Türk bayrağının hilalini ölümden kaçan insanlara kalkan olduğunu gösteren çizimi basın mensuplarına gösterdi.

Türkiye’nin mazlumların koruyucusu olduğunu belirten Çelik, bu konuda yanlış bilgilendirilenleri, yapılan insani faaliyetleri doğru şekilde görmek için Türkiye’ye davet etti.

“Türkiye insanlığın vicdanıdır” ifadesini kullanan yapan Çelik, Türkiye’nin bu konuda eleştirilmesinin vicdanen, siyaseten, ahlaken ve madden üzerine düşenleri yapmayanların kara propagandasından ibaret olduğunu dile getirdi.

Ömer Çelik, şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımızı tahrik etmek için bu sığınmacılara yaptığımız ev sahipliğinin, vatandaşlarımızı fakirleştirdiği, vatandaşlarımızın önündeki birtakım imkanları azalttığı şeklindeki ya da sadece suç oranlarının bunların gelmesiyle çoğaldığı şeklindeki birtakım yaklaşımlar elimizdeki verilerle örtüşmemektedir. Çoğu kara propaganda olarak önümüze gelmektedir. Şimdiye kadar yaptığımız işin doğruluğunu ve ahlakiliğini örtbas edecek yaklaşımlardan hassasiyetle uzak durmaya devam edeceğiz.”

– “Çok yüksek bir hassasiyete sahibiz”

Sosyal medyada Kaz Dağları’ndaki altın arama faaliyetlerine ilişkin paylaşımların olduğunu hatırlatan Çelik, “Kaz Dağları ya da Türkiye’nin herhangi bir yerindeki çevre meselesiyle ilgili olarak çok yüksek bir hassasiyete sahibiz.” dedi.

Çevre konularında gündemi her zaman yakından takip ettiklerini ve gerekli hassasiyeti gösterdiklerini vurgulayan Çelik, en çok övündükleri konulardan birinin AK Parti hükümetleri döneminde yapılan ağaçlandırma faaliyetleri olduğuna dikkati çekti.

Madenin Kaz Dağları’nda olduğu haberlerini yalanlayan Çelik, medenin Kaz Dağları’na 40 kilometre uzaklıkta bulunduğunu kaydetti.

Çelik, bu bölgede pek çok madenin olduğunu, bölgede geçmişte de ağaçların kesildiğini hatırlatarak, “Burada kesilen ağaçların yerine tamamı miktarınca fidan başka bir alana dikilmiştir. Söz konusu firmanın sözleşmesi gereği burada yapılacak işlemler bittikten sonra buranın ağaçlandırılması da tam olarak gerçekleştirilecektir.” diye konuştu.

Burada daha önce yapılan maden aramalarından sonra gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmalarından örnekler veren Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:

“Söz konusu yer Kaz Dağları’na 40 kilometre uzaklıkta. Bu izinler, iktidarlarımız öncesinde, 2001 yılında verilmiş. Mimarlar Odası üyesi olan CHP’den de defalarca milletvekili adayı olmuş bir şahıs tarafından SİT izninin kaldırılması sağlanmış. Bizden önce kaldırılan bir SİT izni söz konusu. Burada 13 bin civarındaki kesimin yerine 195 binden bahsediyorlar, doğru değildir. 14 bin civarında yeni ekim yapılmıştır. Sadece bu sene Çanakkale’de 2,5 milyon fidan dikilmiştir. Siyanürle ilgili söylenenlerin doğru olmadığını açık bir şekilde uzmanlar söylüyor. Siyanürle arama, çıkarma gibi bir işlem kesinlikle söz konusu değil. Ayrıştırma ile ilgili işlemler zaten kapalı havuzlarda, izole yerlerde, kapalı mekanlarda gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla doğru bilgilendirme çok önemli.”

– “Vatandaşların hassasiyeti manipüle ediliyor”

Vatandaşların çevre hassasiyetine son derece saygılı olduklarının altını çizen Çelik, birtakım radikal grupların, çevrecilik hassasiyeti adı altında vatandaşların bu hassasiyetini manipüle etmeye çalıştığı uyarısında bulundu.

Çelik, bu manipülasyon neticesinde, olay çevre meselesinden çıkarılıp hükümetle siyasi mücadeleye dönüştürülmeye çalışıldığını dile getirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çevreci dostlarımız şundan emin olsunlar, kendileriyle her zaman beraberiz. Partimizde çevre birimiyle ilgili özel bir başkanlık vardır. Gerçek çevreci dostlarımıza kapılarımız her zaman, 24 saat açıktır. Herhangi bir diyalog eksikliği söz konusu değildir. Birtakım radikal grupların yalan haberlerle bilgilerle ortaya koyduğu manipülasyonlarla oradaki durumun bir alakası yoktur. Gereken hassasiyet gösterilmektedir. Birçok izin vermişiz bu konularla ilgili. Verdiğimiz izinler esasında bu çevresel hassasiyetin korunmasıyla alakalı olarak bir takım yaklaşımları içeriyor. Birincisi, bütün yapılan işlemlerin çevresel etki değerlendirmesi raporuna uygun bir şekilde olduğunu bizzat takip edeceğiz. ÇED raporuna aykırı herhangi bir işleme izin verilmeyecektir.”

– “Takipleri yapılacak”

Maden arama bölgesinde Atıkhisar Barajı’ndan içme suyu kullanıldığı haberlerinin de doğru olmadığını aktaran Çelik, bu bölgede yüzey sularının kullanılacağını, bu yetmediğinde firmanın gölet yapacağını bildirdi.

Çelik, ticari faaliyetler gözetilirken verdikleri ruhsatların ÇED raporuna uygun olarak hayata geçirileceğini, ormanla ilgili ortaya konulan prensiplere uygun takiplerin yapılacağını anlattı.

Çevreyle ilgili hassasiyeti olan insanların yanında olduklarını vurgulayan Çelik, bölgede maden arama faaliyeti yapan firmanın, vatandaşları bilgilendireceğini söyledi.

“Bu SİT iznini kaldıran kişisi Mimarlar Odası üyesi olduğunu bilmiyorlar mı? Orada çeşitli ruhsatlar devlet tarafından verilirken, aynı zamanda itfaiye ruhsatı ve benzer ruhsatların CHP’li belediyeler tarafından verildiğini bilmiyorlar mı?” diye soran Çelik, çevre konusunda hassasiyet gösteren vatandaşların başlarının üstünde yerinin olduğunu ifade etti.

– CHP’ye eleştiri

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bir ülkeyi yöneten insan kendi ülkesinin toprağına galoşla basmaz” eleştirisine yönelik soru üzerine şu yanıtı verdi:

“CHP Genel Başkanının bir taziye evine girerken taziye evine geleneklerimizin tamamen dışında, ananelerimizin tamamen dışında galoşlar giymesi… Cumhurbaşkanımızın halkımızla ilişkisini Cumhurbaşkanımızın halkın içinden bir lider olmasını, Cumhurbaşkanımızın halkımızla iç içe olmasını eleştirecek son kişi CHP Genel Başkanıdır. Cumhurbaşkanımızla halkımız arasında bir perde yoktur, bir filtre yoktur, herhangi bir ayrım ve mesafe yoktur. O günkü tören sırasında gerçeklemiş bir olay. Sürekli olarak vatandaşımızın sofrasındadır, evindedir. Fakat orası Cumhurbaşkanımızı bahsettiği yer Kılıçdaroğlu gösteriyor bir tarla, kendisi taziye evine giriyor bu şekilde. Bir kişinin cenazesiyle ilgili bir taziyeye gidiyor, eve galoşla gidildiği görülmüş müdür?”

CHP tarafından TBMM Başkanlığına sunulan “Siyasi Ahlaksızlıkla Mücadele ve Siyasi Etik Kanunu Teklifi”nin sorulması üzerine Çelik, şöyle konuştu:

“Siyasi etik, siyasi ahlak siyasetin nefes aldığı alandır. Siyaset sandıkta kurulur, etikle nefes alır. Bu konuda herhangi bir tereddüt yoktur. Tabii onların ne getireceğini görmek lazım fakat bu konudan en çok bahsedenlerin siyasi etik dediklerinde sürekli olarak bunun altına başka maddeler başka tür hesaplaşmalar ve başka tür manipülasyonlar yerleştirdiklerini de gördük. Getirdikleri zaman arkadaşlarımız bakarlar grupta. Fakat herhangi bir odağın herhangi bir partinin ya da kurumun siyasi etikle ilgili bir laf etmesi için önce siyasi etik konusundaki kendi siyasetindeki toksinleri bir atması lazım, ciddi bir detoks gerekir burada. Bunun da başlangıcı CHP için bence İş Bankası hisselerini Hazine’ye devretmeleri olur.”

Çelik, yaklaşan Kurban Bayramı’na ilişkin Arakan, Uygur Türkleri ve Suriye başta olmak üzere bu coğrafyalarda yaşanan gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, “Bütün mazlumlara hayırlar getiren, zulmün azaldığı, zulmün kalktığı bir dönem için bir umut olan bir bayram geçirmemizi herkes için temenni ediyoruz.” ifadesini kullandı.

(Bitti)