Cum. Eki 18th, 2019

AK Parti MYK Toplantısı / “Cumhurbaşkanımızın kişisel onurunu koruma hakkı vardır”

ANKARA (AA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "AK Parti iktidara geldiği günden beri pek çok siyasi müsveddeyi temize çekmiştir, 31 Mart akşamı da Sayın Kılıçdaroğlu'nu temize çekecektir." dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısının ardından parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin grup toplantısında yaptığı "'Sanatçı müsveddesi' demiş. Müsveddenin ne olduğunu öğrenmek istiyorsan aynaya bak, göreceksin kardeşim." açıklamasını utanç verici olarak nitelendiren Çelik, şunları kaydetti:

"Biz de kendisine aynaya bakmasını öneriyoruz. 31 Mart seçimleri gerçekleştiğinde o akşam aynaya baktığında göreceği müsveddenin temize çekildiğini de görecek. İstediği her şeyi söyleyen, istemediği şeyi duyar. Bu sözleri hak ediyor. Çünkü Cumhurbaşkanımıza, Genel Başkanımıza, AK Parti'ye karşı gerek Meclis grubunda gerekse diğer yerlerde söyledikleri şeyler, onuru olan kendi itibarını düşünen hiçkimsenin cevapsız bırakmayacağı şeyler. Bunları söylüyorlarsa, bunları da duyacaklar. Şimdiye kadar, 2002'den beri AK Parti iktidara geldiğinden beri pek çok siyasi müsveddeyi temize çekmiştir. 31 Mart akşamı da sayın Kılıçdaroğlu'nu da temize çekecektir, Cumhur ittifakı ortaya koyacağı performansla."

– "Eleştiriyle hakaret arasında çok büyük bir fark var"

Kılıçdaroğlu'nun "Eleştiriye tahammül etmiyorsun" sözlerine atıfta bulunan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunu unutmasın, eleştiriyle hakaret, nefret suçu, insanlığa karşı suç işleme arasında çok büyük bir fark var. Eleştirilerin hepsinin başımızın üstünde yeri var. Biz burada kendi kendimize çalışmalar yapıyoruz. AK Parti'yle ilgili eleştirileri toplayıp AK Parti Genel Merkezinde bunlar üzerinde çalışıyoruz. Haklılık oranı nedir bu eleştirilerin, biz bu eleştirilerden nasıl ders çıkarabiliriz, buradan yeni siyasal argümanlar, tutumlar üretmek konusunda ne yapabiliriz diye her zaman çalıştığımız bir konudur. Biz herhangi bir muhalefete ihtiyaç duymadan bile kendi içerimizde bu muhalif bakışların söylediklerinde haklılık payı var mıdır, biz buradan ders çıkarabilir miyiz diye, düzenli mekanizmalarla çalışan bir partiyiz. Bunlardan sonuçlar çıkaran bir partiyiz."

Sanatçıların söylediği "ayağından asarlar, mahzende zehirlerler, Adnan Menderes'e olduğu gibi" şeklindeki sözlerin eleştiri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Çelik, bunların hepsinin dünyanın her yerinde insanlığa karşı suç kabul edildiğini vurguladı.

Bunları eleştiri olarak görenlere seslenen Çelik, "Kendi bulunduğu pozisyonları düşünsünler, kendilerine karşı birilerinin 'Ayaklarından asarlar, mahzenlerde öldürürler' diyerekten kendilerinden önce o görevleri yapmış kimselerden de örnek vererek bir argümanla karşılarına çıktıklarını görsünler, buna eleştiri diyecek hiçkimse yok." şeklinde konuştu.

– "Cumhurbaşkanımızın kişisel onurunu koruma hakkı vardır"

AK Parti Sözcüsü Çelik, geçmişte hümanist mesajlar yayan rollerle insanların karşısına çıkmış sanatçıların bazılarının bugün çok çirkin siyasal tutumlarla ortaya çıkmasının tartışma yarattığına dikkati çekerek, "Keşke geçmiş yıllardaki o hümanist mesajlar yazan, herkesin zihninde baki kalan şu kubbede hoş bir sedadır dedirten rolleri ve hatıralarıyla kalsalardı. Bunun yerine çıkıp da bir devlet başkanına herhangi bir insana, daha önce merhum Adnan Menderes'i hatırlatarak, merhum Süleyman Demirel'i hatırlatarak, onlara yapılan darbe girişimlerini hatırlatarak, 'mahzenlerde öldürürler, zehirlerler, ayaklarından asarlar' demek eleştiri değildir. Buna eleştiri diyenler, bile isteye bir insanlık suçunu örtüyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımızın kişisel onurunu koruma hakkı vardır. 'Niye yargıya gidiyor' diyorlar. Kişisel onurunu koruma hakkı vardır. Nihayetinde yargı mekanizmalarına başvuruyor. Cumhurbaşkanlığının itibarını korumak hem hakkı hem vazifesidir." dedi.

Fransa'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı suikast çağrısı yapıldığını hatırlatan Çelik, Fransa'nın bunu insanlığa karşı suç kabul ettiği için suikast çağrısını yapan kişinin özür dilediğini anlattı.

– "O ifadeler nefret suçu kapsamına girmektedir"

Kılıçdaroğlu'nun bunlara "eleştiri" demek yerine eleştirinin sınırıyla, insanlığa karşı suçun, nefret suçunun sınırını net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini belirten Çelik, 22 Eylül 1980 tarihli gazete kupüründe 12 Eylül İhtilali için aynı şahsın "müspet bir olaydı" dediğini aktardı.

AK Parti Sözcüsü Çelik şöyle devam etti:

"12 Eylül'deki darbeyi gerçekleştiren kendi milletine silah çeken faşist cuntayı öveceksin ama seçilmiş cumhurbaşkanına karşı 'mahzende zehirlerler, ayaklarından asarlar' diye bir hitapta bulunacaksın. Peki bu kadar acı çekilmişken 12 Eylül'de, gencecik insanlarının hayatına kastedilmişken, cezaevinde binlerce insan çürümüşken, sakat kalmışken hiç mi bunlardan ders çıkarılmaz. Normal bir insan bile kendi ruh dünyasında bunlardan bir ders çıkarırken, sanatçının kendi ruh dünyasında bu acılardan ders çıkarıp da daha titiz, daha anlamlı, daha ahlaken meşru bir üslup kullanmasını beklemek hak değil midir. O ifadeler, hiçbir şekilde eleştiri değildir. O ifadeler açık bir şekilde ahlaken, siyaseten kabul edilemeyecek nefret suçu kapsamına girmektedir. Burada bir yanlış anlaşılma olduğu söyleniyorsa, çıkar o şahıslar bunu düzeltir, ne demek istediklerini açıklarlar."

Geçmişte bazı iyi rollerle hatırlanan sanatçıların bu kadar çirkin, devlet başkanının hayatına kasteden şekilde bu cümleleri kurmasını "vahim bir durum" olarak nitelendiren Çelik, "Eğer bir insan kendisine bunu yakıştırıyorsa, herhangi bir normal insana söylenmeyecek, söylenmemesi gereken, ahlaken kabul edilemeyecek bu cümleleri yakıştırabiliyorsa, hele de devlet başkanına söyleyerek bu ifadelerle kendisi arasında bu derece bir özdeşlik kurabiliyorsa, bu artık onun kendi meselesi olmuştur. Bunun, bu şekilde yargı yoluyla değerlendirilmesinin de hiçkimse tarafından eleştirilmemesi gerekir." yorumunu yaptı.

(Sürecek)

MSB: "PKK/YPG'nin güvenli bölgeden çekilmesi, ağır silahlarının toplanması ve tahkimatlarının tahrip edilmesi hususları, yakından takip edilmektedir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz, bu anlaşmayı rejimle yapmadık, ABD ile yaptık. Rejim eğer böyle bir yanlış yaparsa bizden cevabını alır."

Erdoğan: "Ben bir terörist başının ne söylediğiyle ilgilenmem. Ben, millet ne söyler ona bakarım. Suriye'de de Suriye halkı ne söyler, ona bakarım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Terörle mücadele) Biz uluslararası camiadan da beklediğimiz olumlu cevabı alamayınca kendi göbeğimizi kendimiz kestik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Terör örgütü) Bunlara sessiz kalmış olsaydık, müdahale etmemiş olsaydık bunlar daha da ileri doğru gidebilirdi."