Akbank'tan ilk sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı

İSTANBUL (AA) – Akbank, Türk bankacılık sektörü mevduat bankaları arasındaki "ilk sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracını" gerçekleştirdi.

Akbank'tan yapılan açıklamaya göre, 10 yıl vadeli ve 5 yıl sonunda erken itfa opsiyonuna sahip olan 500 milyon dolar tutarındaki işlemin getirisi ve kupon oranı yüzde 6,80 olarak gerçekleşti.

Bankanın sermaye benzeri tahvil ihracına yurt dışından 150'nin üstünde yatırımcıdan 1,4 milyar dolar civarında, ihracın yaklaşık 3 katı talep geldi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, mevcut sermaye yeterlilik oranlarıyla Türkiye'nin en güçlü bankalarından biri olduklarını belirterek, "Söz konusu ihraç tamamlandığında ise işlemin, bankamızın zaten uluslararası standartlarda oldukça yüksek olan sermaye yeterlilik rasyosuna 105 baz puan daha olumlu etki yapmasını beklemekteyiz." ifadesini kullandı.

– Düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyecek projelerin finansmanında kullanılacak

Hakan Binbaşgil, söz konusu işleme 150'den fazla yatırımcının ilgi gösterdiğini, piyasalarda volatilitenin yüksek olduğu bir dönemde gerçekleştirdikleri sermaye benzeri tahvil ihracına yaklaşık 1,4 milyar dolar talep geldiğini bildirdi.

500 milyon doları Basel 3 uyumlu, sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracının; yatırımcıların yoğun ilgisi sayesinde yüzde 6,80 kupon oranıyla sonuçlandığını aktaran Binbaşgil, şu değerlendirmelerde bulundu:

"500 milyon dolar ihracımızın yatırımcılarının bölgesel dağılımına baktığımızda, sırasıyla yüzde 35'inin Birleşik Krallık'tan, yüzde 30'unun Amerika'dan, yüzde 30'unun Avrupa'dan ve kalan yaklaşık yüzde 5'inin ise Orta Doğu ve Asya'dan geldiğini görmekteyiz. Toplam yatırımcıların yüzde 39'u da ESG (sürdürülebilir borçlanma araçları odaklı) yatırımcılardan oluşmaktadır. İhraçtan elde edeceğimiz fonları ülkemizin düşük karbon ekonomisine geçişini destekleyecek projelerin finansmanında kullanacağız. Böyle başarılı bir işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz"

– "Daha yaşanılabilir bir dünya için sorumluluk ve aksiyon almayı sürdüreceğiz"

Akbank Genel Müdürü Binbaşgil, sürdürülebilirlik odaklı yurt dışı borçlanma işlemlerini çok önemsediklerini vurgulayarak, Ağustos 2020'de 50 milyon dolar büyüklüğündeki ilk yeşil tahvil işlemini tamamladıklarını anımsattı.

Nisanda ise bankanın ilk sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisiyle Türkiye ekonomisine 675 milyon doların üstünde destek sağladıklarını aktaran Binbaşgil, "Bu son 500 milyon dolar tutarındaki ihracımızla da Türk bankacılık sektörü mevduat bankaları arasındaki ilk sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracını gerçekleştirdik. Sektörümüz için örnek teşkil eden işlemlerle bankamızın sürdürülebilirlik temalı fonlamasını daha da yukarı taşıdık. Akbank olarak reel sektörümüze kaynak sağlamaya devam ederken, daha yaşanılabilir bir dünya için de sorumluluk ve aksiyon almayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, "Bankamız, 1 milyar 466 milyon TL vergi karşılığı ayırarak 4 milyar 134 milyon TL konsolide net kar elde etti." dedi.

Bankada yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Binbaşgil, Akbank’ın 2021 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını değerlendirdi.

Binbaşgil, "Ülkemiz dâhil dünyanın pek çok yerinde devam etmekte olan başarılı aşı kampanyaları bir yılı aşkın süredir mücadele ettiğimiz sağlık krizinin etkisinin azalacağı konusunda umut veriyor. Buna paralel olarak canlanan ekonomik aktivite de dünyada hızlı bir toparlanma sürecine girileceğine işaret ediyor. Salgın sürecinde önemli bir rol üstlenen Türk bankacılık sektörü, her zaman olduğu gibi bu yeni dönemde de ülkemizin sürdürülebilir büyümesine destek olacaktır. Türkiye’nin geleceğine inanan bir banka olarak Akbank, ekonomiye ve reel sektöre kaynak sağlamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

– "2021’in ilk yarısında ekonomimize 373 milyar TL destek sağladık"

Bankanın 2021 performansına dair detay veren Binbaşgil, "2021’in ilk yarısında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 307 milyarı nakdi olmak üzere toplam 373 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 327 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 538 milyar TL’ye ulaştı. Yüzde 20,9 düzeyinde gerçekleşen güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, reel sektörün büyümesine ve gelişmesine destek olmayı sürdürdük. Bankamız, 1 milyar 466 milyon TL vergi karşılığı ayırarak 4 milyar 134 milyon TL konsolide net kar elde etti." açıklamasında bulundu.

Akbank’ın Türk bankacılık sektörü mevduat bankaları arasındaki ilk sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracını gerçekleştirdiğine değinen Binbaşgil şunları aktardı:

"10 yıl vadeli ve 5 yıl sonunda erken itfa opsiyonuna sahip olan 500 milyon ABD doları tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracımıza, yurt dışından 150’nin üstünde yatırımcıdan 1.4 milyar dolar civarında, ihracın yaklaşık 3 katı talep geldi. Bu güçlü talep uluslararası borçlanma işlemlerindeki uzmanlığımız, başarılı borçlanma stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik alanındaki örnek uygulamalarımızın bir yansıması. İhraçtan elde ettiğimiz fonları ülkemizin düşük karbon ekonomisine geçişini destekleyecek projelerin finansmanında kullanacağız.

Reel sektörümüze kaynak sağlamayı sürdürürken daha yaşanılabilir bir dünya için de sorumluluk almaya ve yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Sektörümüzde sürdürülebilirlik alanında somut hedefler veren öncü bankalardan biri olarak, sürdürülebilir finansman, insan ve toplum, ekosistem yönetimi ve iklim değişikliği alanlarındaki hedeflerimize Akbanklıların desteğiyle ulaşacağımıza inanıyoruz."

– "Herkese eşit fırsatlar sunan bir çalışma ortamı yaratmak için çalışmaya devam edeceğiz"

Sürdürülebilirlik stratejilerinin dört temel alanından biri olan "insan ve toplum" bünyesinde çeşitlilik ve kapsayıcılık faaliyetlerinin yer aldığına değinen Binbaşgil, "Fırsat eşitliğini ilke edinen çalışmalarımız paralelinde tamamen yetkinlik ve performans odaklı süreçler işletiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği bu çerçevede önem ve öncelik verdiğimiz bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda çalışma arkadaşlarımızın yüzde 53’ünün kadınlardan oluşmasından dolayı çok mutluyuz. Yine üst düzey yönetici pozisyonlarımızın önemli bir kısmının da kadın çalışanlarımızdan oluşmasını çok değerli buluyoruz. Herkese eşit fırsatlar sunan bir çalışma ortamı yaratmak için çalışmaya devam edeceğiz." yorumunu yaptı.

Gelişim odaklı, yenilikçi ve çok yönlü Akbanklıların en önemli değerleri olduğunun altını çizen Binbaşgil, "Kendilerini ve yaptıkları işi dönüştüren çalışma arkadaşlarımız geleceğin bankacılığını bugünden sunmak için çalışıyorlar. Özverili performansları için çalışma arkadaşlarımız ve bizlere duydukları güven için başta müşterilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim." değerlendirmesinde bulundu.

İSTANBUL (AA) – Akbank Üst Yöneticisi (CEO) Hakan Binbaşgil, "Sizlere yaşattığımız olumsuz deneyimden dolayı içtenlikle özür diler ve sabrınız için teşekkür ederim. Bu sıkıntılı süreçte herhangi bir siber saldırı yaşanmadı ve müşterilerimizin kişisel veri güvenliğini zaafa uğratacak hiçbir durum oluşmadı. Müşterilerimizin bu dönemde yaşadıkları olumsuzluklar şahsım ve tüm çalışma arkadaşlarım için büyük bir üzüntü kaynağıdır." ifadelerini kullandı.

Akbank'tan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Binbaşgil, 6-7 Temmuz'da yaşanan hizmet kesintisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Binbaşgil, yaşanan olumsuz deneyimden dolayı özür dileyerek, 6 Temmuz'da başlayan banka ana bilgisayarındaki teknik sorundan kaynaklı kesintilerin, ilgili birimlerin ve teknoloji iş ortaklarının yoğun çalışmaları neticesinde 7 Temmuz akşamı giderildiğini hatırlattı.

O günden bu yana tüm sistemlerin sorunsuz olarak müşterilere hizmet verdiğini vurgulayan Binbaşgil, şunları kaydetti:

"Teknoloji, bankamız stratejilerinin odak noktasında yer alan ve önemli yatırımlar yaptığımız bir konudur. Temel bankacılık uygulamamız dünyada birçok büyük bankada kullanılan IBM Mainframe sistemi üzerinde çalışmaktadır. Bankamızda, birbiri ile yedekli ve senkronize çalışan iki ana sistem (teknik terimi ile aktif-aktif) ile İzmir'de bulunan ikincil veri merkezinden oluşan üçlü bir yedeklilik yapımız bulunmaktadır. Söz konusu ikili ana sistemin çalıştığı ve 2020 yılında devreye aldığımız Akbank Veri Merkezimiz Tier-3 diye bilinen uluslararası yüksek standarda sahiptir.

Tüm bu yüksek teknolojimize rağmen yaşadığımız talihsiz süreci sizlerle şeffaflıkla paylaşmak isterim, 6 Temmuz 2021 Salı sabahı, ana bankacılık sistemi veri tabanında ve disk yönetim sisteminde bir sorun oluştu. Tüm kanallarımız bundan etkilendi ve tekrarlayan kesintiler yaşanmaya başladı. Teknoloji iş ortağımız ile birlikte yurt içi ve yurt dışından uzmanların katılımıyla problemin tespit edilip giderilmesine yönelik çalışmalar hemen başlatıldı. Gün boyu yapılan bu çalışmalar ile müşterilerimizin işlemleri kısmi olarak gerçekleştirilmiş olsa da hizmet sürekliliği tam olarak sağlanamadı."

Bu nedenle, 7 Temmuz Çarşamba sabah 07.30'da, gün boyu yapılan çalışmaların bütünsel etkisinin yansıtılabilmesi için veritabanı ve disk sistemlerinin bazı konfigürasyonel değişiklikler ile yeniden başlatılmasına karar verildiğini aktaran Binbaşgil, büyük bir titizlikle ve tekrarlanmaması için kontrollü olarak sürdürülen bu çalışmanın, gün boyunca devam ettiğini ve kanallarda hizmet verilemediğini bildirdi.

Binbaşgil, aynı gün 19.15'ten itibaren sistemlerin kademeli olarak açıldığını ve 23.55'ten itibaren de tüm kanallarda müşterilere sorunsuz hizmete başlandığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"Sistemimiz stabil hale getirildi. 8 Temmuz Perşembe, normalin 1.5 katı kadar işlem gerçekleştirildi ve sistemimiz her zamanki yüksek performans seviyesinde çalıştı. Bu sıkıntılı süreçte herhangi bir siber saldırı yaşanmadı ve müşterilerimizin kişisel veri güvenliğini zaafa uğratacak hiçbir durum oluşmadı. Bu zorlu süreçte tüm ilgili arkadaşlarımız iş ortaklarımız ile birlikte sistemlerimizi kesintisiz hale getirebilmek için aralıksız ve yoğun bir çalışma sergilediler. Ancak sorunun giderilmesi maalesef uzun sürdü. Müşterilerimizin bu dönemde yaşadıkları olumsuzluklar şahsım ve tüm çalışma arkadaşlarım için büyük bir üzüntü kaynağıdır. Yaşadığımız bu süreci telafi etmek için önceliğimizi müşterilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesine verdik ve web sitemizde açıkladığımız tedbir paketlerimizi hızla devreye aldık.

Teknoloji bağımlılığının kaçınılmaz hale geldiği bir ortamda bu yaşadıklarımıza benzer sıkıntılar, tüm tedbirlere rağmen ne yazık ki dünyada birçok kurumda yaşanıyor. Sorunun giderilmesi kadar, sürecin başından itibaren iletişimi de çok önemli. Biz de yaşananlardan tabii ki önemli dersler çıkardık. Bizler gibi teknoloji, değişim ve gelişimi odağına almış, müşterileri ve paydaşları ile şeffaf iletişimi ilke edinmiş kurumların bu tür durumları hiç yaşamamasını temenni etmekle birlikte, öğrenimlerimizi sektörümüzle paylaşmaya hazırız. Bankamız ile müşterileri arasındaki karşılıklı güvene dayalı bağ yıllara dayanıyor ve bu bağın gücü bu tür zorlu süreçlerde daha net ortaya çıkıyor. Her an yanımızda olduklarını bizlere hissettiren müşterilerimize ne kadar teşekkür etsem azdır."

Binbaşgil, tüm süreç boyunca yakın ilgi ve desteklerini esirgemeyen BDDK, TCMB, SPK olmak üzere bankacılık ve finans sektörünün kurum ve temsilcilerine, yatırımcılara, iş ortaklarına ve çalışanlarına teşekkür ederek, "73 yıldır sağlam finansalları, insan odaklı bankacılık anlayışı ile müşterilerine hizmeti amaçlayan bankamız, bu süreçten de öğrenimlerini arkasına alarak, en iyi bankacılık deneyimini sunma hedefini sürdürecektir." ifadelerini kullandı.