Akdeniz Üniversitesinde üretilen C vitamini endüstri için hazır

ANTALYA (AA) – Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erbaş başkanlığındaki 5 kişilik bilim insanlarından oluşan ekip, 2018 yılında C vitamini üretmek için çalışmalara başladı.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek alan proje ile çalışmalar hız kazandı. Yaklaşık 2 yıl süren laboratuvar çalışması sonunda C vitamini üretimi gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Mustafa Erbaş, AA muhabirine, üniversite olarak bilgi üretirken ülkenin önceliklerini ve ihtiyaçlarını gözettiklerini söyledi.

Araştırma grubunun Türkiye’de üretilmeyen ürünler üzerine yoğunlaştığını ifade eden Erbaş, “C vitamini uzun yıllardır Amerika, Çin ve Almanya’da üretiliyor, toplam ticaret hacmi 1 milyar dolar ve 150 bin ton kadar. Üretilen C vitaminleri çok farklı sektörlerde kullanılıyor. Ülkemizde C vitamini üretilmiyor ve hep yurt dışından ithal ediyoruz.” diye konuştu.

Çalışmaları bu nedenle başlattıklarını dile getiren Erbaş, C vitamini ürünlerini Türkiye’de üretmek için yaklaşık 2 yıldır laboratuvarda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Birçok sektörde kullanılan vitaminin üretim sonuçlarının başarılı olduğunu anlatan Erbaş, şöyle konuştu:

“C vitamini gıda katkı maddesi, ilaç, kozmetik ve kimya sanayi gibi birçok alanda kullanılabiliyor. Türkiye’de C vitamini üretimiyle ilgili daha önce bir çalışma yapılmamıştı. Biz de araştırma grubumuzla bunu ilk kez üretmiş olduk. Türkiye’de laboratuvarda glikozdan sorbitol, sorbitolden sorboz ürettik ve son olarak 2-KLG’den C vitamini ürettik. Çok şükür ki bu projede başarılı olduk ve ülkemizde ilk kez C vitamini üretilmiş oldu. Yeni tip koronavirüs sürecinde insanlar sağlığını korumak için takviye gıda olarak C vitaminini dışarıdan almaya başladı. Hastaneye yatanlara da destek ilaç olarak 2-4 gram C vitamini desteği veriliyor. Bu da gösteriyor ki bu vitamin ülkemiz için stratejik önemi olan bir bileşik.”

Erbaş, endüstri kuruluşlarının bilimsel çalışmalarına destek vermeleri durumunda üretimin hız kazanacağını belirtti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Ünal, AA muhabirine, kontakt lenslerin kullanılmasının başlı başına enfeksiyonlar için bir risk faktörü oluşturduğunu söyledi.

Solüsyona konulan lenslerin hijyenik şartlarda takıldıktan sonra akşam çıkarılıp yeni solüsyonun içine bırakılması gerektiğini aktaran Ünal, lens kullanan herkesin bu tür hijyen kurallarına uyması gerektiğini bildirdi.

Buna rağmen özellikle yaz aylarında denize, havuza ve banyoya lensle girilmesi sonrası gözde oluşan enfeksiyon riskiyle çok karşılaştıklarını vurgulayan Ünal, “Hastaların lensleri gözlerindeyken havuza veya denize girmeleri enfeksiyon oluşturup göz kaybına neden olabilir. Tedaviye cevap veremeyecek dirençli enfeksiyonlar için önemli bir risk faktörü.” dedi.

Ünal, denizde, havuzda veya banyo suyunda bile bulunan bazı enfeksiyon ve mantar türlerinin kontakt lens kullananlara daha fazla zarar verdiğini ifade etti.

Göze giren sudan enfeksiyon oluşabiliyor

Gözde kontakt lens varken hijyene daha çok dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Ünal, şöyle konuştu:

“Banyo yapmak hatta yüzümüzü yıkama sırasında bile gözümüze giren sudan enfeksiyon oluşabilir. Kişiler hijyene dikkat etmediği sürece körlüğe kadar götürebilir. Bazı enfeksiyon ve mantar türleri var. Bunlara tanıyı koysak, uygun tedaviye başlasak bile mikrop tedaviye dirençli oluyor, hastanın tamamen görme kaybına yol açacak kadar ciddi bir sonuçla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir kere dahi denize, havuza ve banyoya gözde lens bulunurken girmek riskli. Bazı hastalarımız, ‘Hocam ben çok defa bu şekilde denize girdim ama bir şey olmadı.’ diyor ama daha önce olmaması bundan sonra olmayacağı anlamına gelmiyor.”

Ünal, lenslerdeki mikrop olayının bütün mevsimlerde görüldüğünü ama bu tür vakalarla daha çok deniz ve havuza girilen yaz mevsiminde karşılaştıklarını kaydetti.

ANTALYA (AA) -Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyayı ciddi etkilediğini belirterek, “Türkiye’deki yayılımını ve öldürücülüğünü sürdürmesi karşısında ve Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun tavsiyelerine uygun olarak 2020-2021 akademik yılı güz döneminde eğitimin büyük ölçüde uzaktan sürdürülmesinin hepimizin sağlığının korunması bakımından gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. En kısa zamanda yerleşkelerimizde sağlıklı şartlarda eğitimi sürdürmeyi ümit ediyorum.” ifadesini kullandı.

Uygulamalı eğitimler ertelenecek

Üniversitenin internet sitesinde yapılan açıklamada ise 2020-2021 güz döneminde eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesinde, eğitimlerde teorik derslerin mümkün olduğunda yüz yüze ve aynı ortamda bulunmaksızın uzaktan ve dijital öğretim yöntemleri ile yapılmasına karar verildiği vurgulandı.

Uygulamalı eğitimlerin zorunlu olduğu programlarda uygulamaların mümkünse ertelenmesi, ertelenmemesi durumunda kişisel ekipmanların kullanımının sağlanarak ve gerekli tedbirler alınarak yüz yüze sürdürülmesi önerildiği dile getirilerek, şunlar kaydedildi:

“​Sağlık Bakanlığının yaptığı uyarılar, Bilim Kurulu’nun aldığı tavsiye kararları ve YÖK’ün salgına dair hazırladığı raporların bize salgın dolayısıyla yüz yüze eğitim-öğretim usulünün 2020-2021 yılı güz döneminde öğrencilerimiz, öğretim elemanlarımız, personelimiz ve diğer paydaşlarımız için önemli bir risk oluşturduğunu göstermektedir. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda 2020-2021 güz döneminde bu aşamada yüz yüze yapılmamasına karar verilen eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütülmesi salgın sürecine bağlı olarak yeniden değerlendirilecek olup, alınacak kararlar paylaşılacaktır.”