Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin birinci güç ünitesinde çalışmalar sürüyor

MERSİN (AA) – Akkuyu Nükleer AŞ’den yapılan açıklamada, kaynaklı metal yapı olan iç koruma binasının üçüncü katmanının her birinin, 11,5 metre yüksekliğinde, 5,8 metre genişliğinde ve 13,4 ton ağırlığında 24 bölümden oluştuğu belirtildi.

Bölümlerin, daire uzunluğu 138 metre olan tek bir blok halinde birleştirildiği aktarılan açıklamada, “Yapının montaj işlemi, birinci güç ünitesinin reaktör bölümünün yanında yapıldı. Montajın tamamlanmasının ardından tüm kaynak bağlantılarının kalitesi ultrasonik teste tabi tutuldu. İç koruma binası üçüncü katmanının montajı, kurulum sırasında geometrik parametrelerin korunmasını gerektiren özel olarak geliştirilmiş bir teknoloji kullanılarak dünyanın en güçlü paletli vinçlerinden biri tarafından gerçekleştirildi. Belirtilen çaptan izin verilen sapma oranı 5 milimetreyi aşmadı.” ifadeleri kullanıldı.

Reaktör binasının yüksekliğinin arttığı bilgisine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Üçüncü katmanın kurulumundan sonra reaktör binasının yüksekliği 11,6 metre artarak 28.55 metreye ulaştı. Uzmanlar bu aşamanın tamamlanmasıyla birlikte, ikinci ve üçüncü katmanların birleştirilmesi, koruma binasının güçlendirilmesi ve betonlanması işlemlerine başlayacak. Betonun dökülmesinden sonra duvarlar 1,2 metre kalınlığında olacak. İç koruma binası toplam 4 katman ve 1 kubbeden oluşacak. Bina, tüm bileşenlerinin montajının tamamlanmasının ardından sızdırmazlık testinden de geçirilecek.”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve NGS Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh de katmanın, tasarımda öngörülen konumunda kurulduğunu belirterek, “Ana inşaatın aşamalarının tamamlanması açısından iyi bir tempo yakaladık. Bir sonraki anahtar kurulum işlemleri bu yaz ikinci güç ünitesinde gerçekleştirilecek. Bunlar arasında reaktör şaftının betonarme kirişi, iç koruma binası ikinci katmanı ve destek kirişinin kurulması yer alacaktır. Üçüncü ünitede türbin binası temel plakasının betonlama işlemini tamamladık ve yakın zamanda reaktör binasının da temel plakası hazır olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Butckikh, Akkuyu NGS’nin reaktör binalarının iki katmanlı koruma binalarıyla donatılacağını, güçlendirilmiş betondan yapılan dış koruma binasının da her türlü olağanüstü dış etkiye dayanıklı şekilde tasarlandığını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Akkuyu Nükleer AŞ’den yapılan açıklamaya göre, 107 tondan fazla ağırlığa ve 12 metreden fazla uzunluğa sahip yüksek ve orta basınçlı silindir rotoru, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli General Electric şirketinin şubesi olan Fransa’daki GE Steam Power tarafından üretildi.

Nükleer Düzenleme Kurumundan (NDK) üretime başlama izni alınan ekipmanın yapımı 1 yıl 4 ay sürdü.

Ekipman tedarikçisi ve Akkuyu Nükleer AŞ temsilcileri, ekipmanın kabulünü üretici fabrikada gerçekleştirdi ve yüksek kalite standartlarına uygun üretim teknolojisinin gözetildiğini onayladı.

Kabulün ardından iki ay boyunca fabrikada depolanan ekipman, gemi yoluyla Mersin’deki inşaat sahasına sevk edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve NGS Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh, “Arabelle buhar türbini için silindir rotorunun Akkuyu NGS inşaat sahasına teslimi, projemizin Rusya ve Türkiye ile sınırlı kalmadığını, geniş uluslararası erişimini açıkça gösteren bir olaydır.” ifadesini kullandı.

Butckikh, projenin üreticileri, ekipman tedarikçileri ve katılımcı listesinin, birçok ülkeden firmaları içerdiğini belirterek, “Macaristan, Çek Cumhuriyeti, İtalya, İspanya, Polonya ve Japonya’dan pompalama, ısı değiştirici, elektrik-teknik ve diğer yardımcı ekipmanların üretimi için siparişler verilmiştir. Sahadaki inşaat çalışmalarının bağımsız teknik denetimi, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’nın 17 ülkesinde faaliyet gösteren uluslararası mühendislik grubu Assystem tarafından gerçekleştiriliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, ekipmanla ilgili de şu bilgilere yer verildi:

“Modern yüksek ve orta basınçlı silindir kullanımı, Akkuyu NGS’nin 4 güç ünitesine de monte edilecek Arabelle buhar türbinlerinin konstrüksiyonunun benzersiz özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu yapı, türbin odası ekipmanlarının en yüksek tasarrufla işletilmesini sağlamasının yanı sıra, verim katsayısının yüzde 38’e kadar ulaşmasını da garantiliyor. Bu değer ise nükleer santral türbin tesisinin verim katsayısı bakımından dünya nükleer enerji sektöründe rekor bir değer olarak kabul ediliyor. Nükleer güç santrali türbin ünitesi, büyük güçlü ısı döner motoru olarak tanımlanıyor. Silindir rotoru ise bu motorun ana bileşenlerinden biri. Silindir rotoru, reaktör odasındaki buhar üreteçlerinde meydana gelen yüksek basınçlı buhar akımının rotor yapraklarına gelmesi yoluyla çalışıyor. Burada, sıkıştırılmış ve ısıtılmış su buharının potansiyel enerjisi rotoru döndürerek elektrik akımını üreten türbojeneratöre iletilen mekanik enerjiye dönüştürüyor. Düşük hızlı Arabelle türbini, bugün itibarıyla kendi sınıfında piyasadaki en güçlü türbin olarak kabul ediliyor. Gücü 1900 megavata ulaşabilen türbin, rotorların kaynaklı tasarımı, yüksek korozyon direnci ve ana bileşenlerin uzun ömürlü olmasını (en az 60 yıl), planlı bakım ve onarım arasındaki sürelerin uzamasını da sağlıyor.”

İSTANBUL (AA) – Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali olacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) üçüncü güç ünitesinin temeli yarın atılacak.

Türkiye’nin en büyük yatırımları arasında bulunan Akkuyu NGS’de üçüncü ünitenin temel atma törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin video konferans yöntemiyle katılacak.

Türkiye ve Rusya arasında Mayıs 2010’da imzalanan anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı devam eden santralin ilk ünitesinin temeli 3 Nisan 2018’de atıldı.

Geçen yıl nisan ayında ikinci ünitenin temelinin atılmasıyla çalışmaların hız kazandığı sahada, üçüncü ünitenin inşaat lisansı kasımda alındı ve temel atma töreni için geri sayım başladı.

Her biri 1200 megavatlık 4 reaktörden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak santralin ilk ünitesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının kutlanacağı 2023’te devreye alınması hedefleniyor. Kalan 3 ünitenin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor.

Ana lisans ve izinlerin tamamlandığı projede, dördüncü ünitenin inşaat lisansı için başvuru ise geçen yılın mayıs ayında yapıldı. Son ünite olan dördüncü ünitenin inşaat lisansının bu yıl içinde alınması bekleniyor.

İstihdam oranı proje aşamalarına göre değişen Akkuyu NGS’de, inşaatın en yoğun olduğu dönemde yaklaşık 15 bin, işletme döneminde ise 4 bin kişiye istihdam sağlanması planlanıyor.

Sıfır emisyonla, çevreye zararlı sera gazı salımı yapılmadan, kesintisiz elektrik üretilebilecek santralin 60 yıl olarak planlanan işletme ömrünün 20 yıl daha uzatılma imkanı bulunuyor.

Tam kapasite devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek santralin, Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’unu karşılaması öngörülüyor.

“Proje plana uygun şekilde ilerliyor”

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Niyazi Meriç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir nükleer enerji santralinin planlamasıyla kurulması arasında geçen sürenin ortalama 10 yıl olduğunu söyledi.

Meriç, bu sürenin ortalama 4 yılının inşaat süresi olduğunu ifade ederek, “Yarın üçüncü ünitenin yapımına başlanıyor olması projenin plana uygun şekilde devam ettiğini gösteriyor.” dedi.

Akkuyu NGS ile başlayan bu sürecin Türkiye’deki nükleer bilim ve teknolojisine sağlayacağı kazanımlara dikkati çeken Meriç, şunları kaydetti:

“Nükleer 70 yıldır dünyada gelişmiş ülkelerin kullandığı ve sürekli farklı boyutlarda gelişen bir teknoloji. Bu teknolojiye sahip olmak istiyorsanız bir yolunu bulmanız gerekiyor. Bir teknolojiyi geliştirmek için insan kaynağına ihtiyaç vardır. Türkiye, 1950’lerden bu yana insan kaynağı yaratabilmek için yurt dışına doktora öğrencileri gönderdi. Bu öğrencilerden çoğu Türkiye’de böyle bir teknoloji olmadığı için çok farklı alanlarda doktoralarını yaptılar. Akkuyu NGS’nin yapımının tamamlanması Türkiye’deki bilim insanlarını ve teknoloji şirketlerini bu alanda çalışmaya motive edecektir.”