Aksa Şanlıurfa Doğalgaz, sayaç ve 
tesisat kontrollerine devam ediyor

İSTANBUL (AA) – Aksa Şanlıurfa Doğalgaz, her yıl periyodik olarak gerçekleştirdiği doğal gaz tesisatı ve ölçüm sayacı kontrollerine kış boyunca devam edecek.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Şanlıurfa merkez ve 4 ilçesinde 170 binden fazla abonesine doğal gaz hizmeti sağlayan Aksa Şanlıurfa Doğalgaz, sayaç ve tesisat kontrollerini her yıl periyodik olarak gerçekleştiriyor.

Kış boyunca sürecek uygulama kapsamda, Siverek, Viranşehir ve Birecik ilçelerinde yaklaşık 28 bin doğal gaz abonesinin ölçüm sayaçlarının kontrolü tamamlanırken, il merkezindeki sayaç kontrolleri ise devam ediyor.

Doğal gaz tesisatları ve ölçüm sayaçlarına yapılabilecek olası müdahaleleri engelleyen uygulama, doğal gazı doğru kullanan ve tüketim faturalarını düzenli ödeyen müşterilerin haklarını korumayı amaçlıyor.

Öte yandan, Aksa Şanlıurfa Doğalgaz ekiplerinin yaptıkları düzenli denetimler sırasında usulsüz bir durumun tespit edilmesi halinde ilgili abonenin doğal gaz arzı durduruluyor, söz konusu abone veya kurum hakkında hukuki işlem başlatılıyor.

Vatandaşların, doğal gaz tesisat ve ölçüm cihazlarına kendileri müdahale etmemeleri, yetkili olmayan kişilerin müdahale etmesine izin vermemeleri ve tesisata yapılacak her türlü müdahalede önce doğal gaz dağıtım şirketine bilgi vermeleri gerekiyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Aksa Doğalgaz, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 7. İstanbul Karbon Zirvesi'nde "Kağıtsız Ofis, Karbonsuz Yeşil Muhasebe" projesiyle "Düşük Karbon Kahramanı" olarak ödüllendirildi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Aksa Doğalgaz sürdürülebilirlik faaliyetleri ve karbon ayak izini sıfırlamaya yönelik çalışmalarıyla üç yıldır üst üste "Düşük Karbon Kahramanı" seçilmeye devam ediyor.

Her sene 350 binden fazla aileyi doğal gaz konforuyla tanıştıran şirketin faaliyetleri sayesinde dağıtım bölgelerinde kömür yerine doğal gaz kullanılmasıyla her yıl 7 milyon ton daha az karbon emisyonu gerçekleşiyor.

Aksa Doğalgaz, 2019 yılı başında kolay geri dönüştürülebilen ve uzun süreli kullanım imkanı sağlayan "nonwoven" çanta kullanımı ile tüm dağıtım bölgelerinde plastik poşet kullanımına son vererek her yıl 1000 tondan fazla plastik poşetin üretimine olan ihtiyacı da ortadan kaldırmış oldu.

Şirket ayrıca, "Kağıtsız Ofis, Karbonsuz Yeşil Muhasebe" projesiyle de dijitalleşme çalışmaları kapsamında fatura süreçlerini elektroniğe taşıyarak, fatura basımıyla kağıt, gönderimiyle de enerji tasarrufu sağlayarak ilgili süreçten kaynaklı karbon ayak izini sıfırladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Aksa Doğalgaz Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan, 2020 yılı ve 2021'in ilk yarısını kapsayan 18 aylık sürede e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye kullanılmasıyla birlikte 105 milyon 589 bin 212 adet kağıt fatura tasarrufu sağladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"1 ton kağıdın üretimi esnasında 26 bin 700 litre su tüketildiğini ve 1,3 ton karbondioksit açığa çıktığını göz önünde bulundurduğumuzda, sağladığımız kağıt fatura tasarrufu ile 453 bin 900 litre su tasarrufu edilmesine destek olduk, 22 ton karbondioksit açığa çıkmasını engelledik. Aksa Doğalgaz olarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak, Türkiye'nin daha temiz ve nefes alınabilir olmasına katkı sağlamak için tüm gücümüzle çalışıyor ve çevreye karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz."

"Düşük Karbon Kahramanı" ödülü, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından her yıl düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi kapsamında karbon emisyonunu azaltan uygulamalar ve projelerle birlikte, iklim değişimine karşı mücadelede örnek oluşturan kuruluşlara veriliyor.

ŞANLIURFA(AA) – Neolitik dönemin önemli yerleşimleri arasında yer alan Karahantepe’de gün yüzüne çıkarılan eserler, 11 bin yıl önce yaşamış insanların sanatsal becerilerini gözler önüne seriyor.

Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesi sınırlarında kalan Karahantepe’nin tanıtımının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı törenle gerçekleştirilmesinin ardından Neolitik döneme ait önemli eserlerin bulunduğu ören yeri, tüm dünyanın dikkatini yeniden bu bölgeye çekti.

Karahantepe Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, Karahantepe’deki kazılara 2019 yılında başladıklarını, kısa sürede arkeolojik açıdan çok verimli iki sezon geçirdiklerini söyledi.

Kazılar sırasında çapı 23 metreyi bulan bir binanın açığa çıkarıldığını ve bunun büyük bir kısmının ana kayaya oyulmuş durumda olduğunu, yüzeyden 5,5 metre derinliğe ulaştığı bilgisini veren Karul, bunun çok büyük bir mühendisliğin sonucu inşa edildiğini belirtti.

İnsan heykelleri dikkati çekiyor

Karul, Karahantepe’de şu ana kadar bulunan eserlerle Göbeklitepe’de çıkarılan eserlerin birbirine benzerlik gösterdiğini ancak ayrıştığı noktaların da olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Karahantepe’de bugüne kadar yapmış olduğumuz kazılarda insana ait betimlerin, 3 boyutlu heykellerin sayısı biraz fazla, sayısı fazla olunca da öne çıkıyorlar. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bununla ilgili Karahantepe’de Neolitik İnsan Sergisi düzenlendi. Bu sergide de görülebileceği gibi çok sayıda insan başı, çifte insan başları ya da dikilitaşların üzerinde insan betimlemeleri gibi insan ögesinin sıkça işlendiği örneklerle karşılaştık. Bu yönüyle Göbeklitepe ile farklılaşıyor ama şu anlama gelmiyor, Göbeklitepe’de daha sonraki yıllarda ileride yapılacak kazılarda insan betimlemeleriyle karşılaşılmayacağı ya da hiç olmadığı anlamına da gelmiyor. Ama bugüne kadar yapılan kazılarda Karahantepe’deki insan heykelinin sayısının fazlalığı dikkati çekiyor.”

3 boyutlu leopar taşıyan insan heykeli

Prof. Dr. Karul, Karahantepe’de çıkarılan 3 boyutlu heykellerin en iyi örneklerinden birinin de sırtında leopar taşıyan insan heykeli olduğunu söyledi.

“Dikkati çeken unsur heykelde leoparın canlı betimlenmesi, bu tür hayvanlar biliyorsunuz Göbeklitepe’de de kabartma halinde, bir atak saldırgan pozisyonunda betimleniyorlar.” diyen Karul, şunları dile getirdi:

“Birinin sırtında canlı bir hayvan taşımasının anlamı farklı olsa gerek. Yine atak pozisyonları ağzı açık, dişleri görünür şekilde betimlenmiş ama bu defa bir insanın sırtında taşınır vaziyette, bunu yorumlamak çok güç. Ama en azından eğer biz bir yorum yapacaksak Neolitik Çağ’ın yani günümüzün yaklaşık 11 bin yıl öncesinde insanların hayvanlarla kurdukları ilişkinin bugünkünden çok çok farklı olduğunu görmek mümkün. Nitekim bu ilişkinin bize göre çok da barışçıl bir ilişki olduğunu anlıyoruz çünkü etnografik örnekler de bunun benzeri birçok şeyi taşıyor.”

Eserlerin yapıldığı zamanın yazılı dönem olmadığını hatırlatan Karul, bu döneme ait eserler üzerindeki üslup yorumlarının tamamen yorumu yapan arkeologları ya da konuya ilgi duyanları bağladığını söyledi.

Karul, bu dönemde insanların sanatsal becerilerinin ne düzeyde olduğunun ortaya çıkan eserlerden rahatlıkla görüldüğünü belirterek, “Artık 3 boyutlu, çok ciddi anlamda şematik değil, gerçekçi bir üslubun benimsendiğini görüyoruz, bu da belki de Göbeklitepe ile karşılaştırmaktansa çok daha uzağa gidelim, 2. bin yıla, Hitit’e gidelim mesela, bu tür heykellerin benzerlerini bir neolitikte bu kadar eski bir dönemde, bir de çok sonra Anadolu için konuşuyorum, Hitit’te görüyoruz. Bu arada herhangi bir şey olmadığı, boşluk olduğu anlamına gelmiyor ama (bulunan eserler) Neolitik Çağ’da insanların geldiği sanatsal becerinin, başarının, yeteneklerinin, beğenilerinin ne düzeyde olduğunu kanıtlıyor.” diye konuştu.