Akşener: “Bizler siyaseti 'seçmen velinimettir' diye kabul edenlerdeniz”

İZMİR (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, siyasete "seçmen velinimettir" anlayışıyla yaklaştıklarını belirterek, "Seçmen velinimet olduğu zaman siyasetçi hizmet konuşur, istihdam konuşur, esnafı konuşur, emekliyi konuşur, EYT'liyi konuşur, çiftçinin durumunu, kaynamayan tencereyi konuşur." dedi.

Partisinin bir dizi programı için İzmir'e gelen Akşener, Tire Belediye Başkanı Atakan Duran'ı ziyaret etti.

Belediye binası önünde vatandaşlara hitap eden Akşener, halktan dinlediği talepleri ve şikayetleri iktidar partisine grup toplantılarında duyurduklarını söyledi.

İktidar duymadığı durumda da konuları takip ettiklerini belirten Akşener, "Bizler siyaseti 'seçmen velinimettir' diye kabul edenlerdeniz. Hatırlayın, seçmen velinimet olduğu zaman siyasetçi hizmet konuşur, istihdam konuşur, esnafı konuşur, emekliyi konuşur, EYT'liyi konuşur, çiftçinin durumunu, kaynamayan tencereyi konuşur." değerlendirmesinde bulundu.

Belediye Başkanı Duran da Akşener'in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hediye takdim etti.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, buradaki görüşmesinin ardından ilçe esnafına ziyarette bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TBMM (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Miraç Kandili’nin tüm İslam alemine mübarek olması temennisinde bulunarak, Müslüman aleminde ölümlerin durmasını, haksızlıkların son bulmasını Cenabıhak’tan niyaz ettiğini söyledi.

İktidarı her fırsatta, her mecradan defalarca uyardıklarını dile getiren Akşener, devleti yönetmenin ülke ve millet çıkarlarını gözetmeyi, ona göre hareket etmeyi gerektirdiğini belirtti.

“Özellikle uluslararası ilişkilerde, şahsi dostluklarınızı değil, devletler arası ilişkiyi esas alın. Devlet başkanları ile dostluk elbette önemlidir. Ama iki ülke arasındaki ilişki, liyakatli diplomatlarla, devlet esaslı yürütülmelidir.” dediklerini ifade eden Akşener, ancak bunların dinlenmediğini söyledi. Akşener, şöyle konuştu:

“Sayın Erdoğan ne yaptı? Tüm dış politikamızı, şahsi kankalıklarına endeksledi. Suriye ile ilişkiler bu zeminde yürüdü. Rusya’yla, ABD’yle, hatta bir dönem Almanya ve İtalya’yla ilişkiler, hep aynı kafayla yürütüldü. Mısırla olan ilişkilerimiz de aynı zihniyetin kurbanı oldu. Mursi’ye ‘kankam’ dedi, Sisi’ye tavır aldı, büyükelçi çekti, iş dünyamızın, milyar dolarlık ticareti ve yatırımları, heba olup gitti. Doğu Akdeniz meselesindeki kilit rolü hesaba katılmadan, Mursi ile olan arkadaşlık her şeyin önüne geçti. Ve gelinen noktada, birçok Müslüman ülke gibi, Mısır da Doğu Akdeniz meselesinde, Yunanistan’dan yana saf tuttu. Kala kala elimizde ne kaldı? Dört parmakla yapılan Rabia işareti kaldı.”

Bugünlerde bir şeyler olduğunu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Mısır’la tarihi ve kültürel birçok ortak değerimiz var, önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir” dediğini aktaran Akşener, ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’nün de “Mısır ve diğer Körfez ülkeleriyle, bölgesel barış ve istikrar için yeni bir sayfa açılabilir” ifadelerini kullandığını söyledi.

“Şimdi ben de, doğal olarak milletim adına, sizler adına soruyorum; Sayın Erdoğan; Bu konuları Bakan ve Sözcü’ne açtırarak, nabız mı yokluyorsun? Hayırdır Sayın Erdoğan; Rabia’yı öksüz mü bırakıyorsun?” diyen Akşener, Mısır’la bu inatlaşma olmasaydı Doğu Akdeniz konusunda Türkiye’nin elinin daha güçlü olacağını vurguladı. Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan 5 yıl aynen önce şöyle demiştim; ‘Rabia’yı, Esma’yı, Suud ve Katar’ın para sofralarında bırakıp geldiler’ Yoksa tarih tekerrür mü ediyor Sayın Erdoğan. Rabia’yı bu kez de, Sisi’nin sofrasında mı bırakıyorsun?

Devlet böyle yönetilmez. Kişisel ilişkilerinin ve kaprislerinin bedelini bu millete ödetemezsin. Zikzaklarının bedelini, Türkiye’ye ödetemezsin. Madem bu noktaya gelecektiniz, Türkiye’ye bunca kaybı niye yaşattınız? Hem diplomatik alanda, hem askeri alanda, hem de ticari anlamda, bunun hesabını kim verecek? Öyle ‘yeni sayfa açıyorum’ diye, işin içinden sıyrılamazsın. Önce, bu başarısızlığın sorumluluğunu alacaksın. Önce çıkıp, milletimizden özür dileyeceksin. Ancak ondan sonra, şayet milletimizin menfaatineyse, yeni sayfa açabilirsin.”

ANKARA (AA) – Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesindeki talimat duruşmasına Akşener ve avukatları ile bazı partililer katıldı.

Basın mensuplarının alınmadığı duruşmanın ardından adliyeden ayrılırken soruları yanıtlayan Akşener, 2017 yılında mühürsüz oyların kabulüne yönelik YSK üyelerine yaptığı eleştiri sebebiyle açılan davada talimatla ifade verdiğini söyledi. İstanbul’daki seçimle ilgili “raftan indirilen” bir davasının daha bulunduğunu belirten Akşener, “Bu kadar uzun süreden sonra bu hızın sebebini merak ediyorum. Geçen haftaki grup konuşmasında hanım kızın çıkışından sonra bu hızı da tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Boğaziçi protestolarına yönelik açıklamalarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, bu konudaki tavırlarının net olduğunu vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu’nun daha önce AK Parti’den aday adayı olduğunu hatırlatan Akşener, Bulu’nun okulun geleneklerine aykırı biçimde üniversite dışından rektörlüğe atandığını, buna karşı çıkan öğrencilerin de demokratik haklarını kullandığını savundu.

Kaosun parçası olanların, kaosu yönetemeyeceğini dile getiren Akşener, “Bu ülkeyi yöneten muhteremlere diyorum ki bu dili terk edin. O çocuklara Cumhurbaşkanı olarak ‘terörist’ diyemezsin. Bu bir gündem değiştirme çabası ise de yanlış. O gençlere karşı tutum yanlış. Buradan fayda çıkmaz.” değerlendirmesinde bulundu.