Akşener: Merkez Bankası’nın bağımsızlığını önemsiyoruz

TBMM (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, sadece kur artışından dolayı, kamunun borcunun 225 milyar lira, özel sektörün borcu da 250 milyar lira arttığını belirtti.

Akşener, “Liyakatsizliğin, keyfiyetin ve cehaletin” Türk ekonomisine, son 10 gündeki maliyetinin, 500 milyar lirayı bulduğunu söyledi.

İYİ Parti olarak, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını önemsediklerini ve bunu her fırsatta vurguladıklarını dile getiren Akşener, “Merkez Bankası yönetiminin bağımsızlığı ve güvencesiyle ilgili olarak, Yüce Meclis’e bir de kanun teklifi verdik. Teklifimize göre, Merkez Bankası başkanları, beş yıl süreyle atanabilecek, ve görev süresi dolmadan görevden alınamayacak. Çünkü, Cumhurbaşkanı’nın bir gece, rüyasında görüp, görevden alabildiği bir Merkez Bankası Başkanı’nın, görevini hakkıyla yapabilmesinden söz edemeyiz. O yüzden, süresinden önce görevden alınamamasını, hüküm altına alıp, görev güvencesi sağlıyoruz.” dedi.

Kanun teklifi ile ayrıca, Para Politikası Kurulu’nun üyelerinden birinin de, reel sektör temsilcisi olmasını sağladıklarını belirten Akşener, “TOBB’un önereceği üç adaydan birinin, Cumhurbaşkanı tarafından, Para Politikası Kurulu’na atanması hükmünü getiriyoruz. Bu vesileyle, kanun teklifimize, başta, sözde reformseven AK Parti ve küçük ortağı olmak üzere, Meclisteki tüm partilerin desteğini bekliyoruz.” diye konuştu.

“Kim ne derse desin, o sözleşme hala geçerli”

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini eleştiren Akşener, kim ne derse desin, sözleşmenin hala geçerli olduğunu, sözleşmeden çekilme yönteminin de açıklanan kararın da hem hukuken hem de siyaseten geçersiz olduğunu iddia etti.

Kadınlar “O iş bitti.” demeden bu işin bitmeyeceğini dile getiren Akşener, “Sen ‘O iş bitti’ dediğinden beri 7 kadınımız öldürüldü. Söyle bakalım, o iş gerçekten bitmiş mi Sayın Erdoğan? O iş kadınlara musallat olan bu ahlaksızlık bitmeden bitmez. Kadınlar sokakta korkmadan yürümeden bitmez. Kız çocuklarımıza göz koyan sapıklar bitmeden bitmez. O iş kokuşmuş zihniyetiniz bitene kadar bitmez.” şeklinde konuştu.

Meral Akşener, konuşmasının bir bölümünde 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle otizm hastası Cemil Akşemsettinoğlu ve annesi Nevin Aktulga’yı kürsüye davet etti.

Aktulga, otizim hastalarıyla ilgili yazdığı kitabı Akşener’e hediye etti. Cemil Akşemsettinoğlu da kürsüde Öğrenci Andı’nı okudu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2 Nisan’ın “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olduğunu anımsatarak, “Milletin kürsüsünde, Nevin Aktulga ve oğlu Cemil konuğumuz oldu. Nevin Hanım’ın şikayetçi olduğu bir konu vardı. Sigorta şirketlerinin, otizmlileri sigorta kapsamına almadığını söyleyip, bunun zorluklarından bahsetmişti.” diye konuştu.

Demir Sigorta’nın Genel Müdürü’nün Nevin Aktulga’yı aradığını aktaran Akşener, “Bu uygulamayı, onun konuşmasından öğrendiğini söyleyip, farkındalık yarattığı için teşekkür ederek, şirketin, artık otizmli çocukları da sigorta kapsamına alacağını müjdeledi. Allah onlardan razı olsun. Farkındalık yaratmak işte tam da budur. Bu vesileyle hem şirket yönetimine, hem de Nevin Hanım’a teşekkür ediyor, aynı hassasiyeti, diğer şirketlerimizden de beklediğimi, buradan ifade etmek istiyorum.” bilgisini paylaştı.

“Biz, kutlu millet davasının neferleriyiz”

Siyasetin, olan biteni okuyabilme, gerçeği görebilme, gösterebilme sanatı olduğunu vurgulayan Akşener, “Yaşananları doğru analiz etmek yetmez, kimi zaman, akıntıya karşı kürek çekmeyi de gerektirir. O nedenle siyaset, samimiyet ister, dürüstlük ister, kararlılık ister. İYİ Partinin siyaset anlayışı işte budur. Şu son 3,5 yılda yaşadıklarımızı hatırladıkça; bize, koltuk hesabıyla değil, millet hesabıyla, demokrasi hesabıyla siyaset yaptıran, dünya karşımıza dikilse bile, haktan, hakikatten ayrılmama cesaretini veren, hepimiz adına Cenabı Allah’a şükürler ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz, kutlu millet davasının neferleriyiz. En büyük gücümüz de milletimize asla yalan söylememek, hakikatin izinden asla ayrılmamaktır. Bu, bizim için vazgeçilmez bir ilkedir. Bu, bizim için tek seçenektir. Şahsi menfaat hesaplarıyla değil, millet yolunda siyaset yapanlar, şartlar ne olursa olsun, hakkı söyler, hakikati söyler, dik dururlar. Nitekim bugün, vesayete kafa tutuyormuş gibi yapanlar, dün, 28 Şubat’ta masaların altına saklandığında da biz yine aynı yerdeydik, yine dimdik duruyorduk. Geçtiğimiz hafta sonu yaşadığımız olayda olduğu gibi; kim ne der, kim ne düşünür ya da kimi kızdırırız diye düşünmeden, hakkın ve hakikatin yanında durduk.

Son dönemde, bir modadır aldı başını gidiyor: ‘Gece vakti ortalığı karıştırma modası.’ İstifa eden bakan mı dersiniz, görevden alınan bürokrat mı, feshedilen uluslararası anlaşmalar mı dersiniz, durdurabilene aşk olsun. Gece uykusu kaçan, ‘acaba ne yapsam da ortalığı nasıl karıştırsam’ diye iş başına geçiyor. Bedelini ödemek de her defasında maalesef milletimize düşüyor. Nitekim, bu modanın son örneği olarak, cumartesiyi pazara bağlayan gecenin bir yarısı 104 emekli amiral, bir bildiri paylaştılar. Sonuçta ne oldu? İktidar, darbe edebiyatıyla, dört gün daha milletin dertlerini konuşmaktan kurtuldu. Salı günleri, partisinin Meclis grubunda, konuşacak konu bulmakta zorlanan küçük ortağa, öfke krizlerine girerek işleyeceği, yeni bir malzeme çıktı. Hani millet iradesinin gasp edildiği getirdikleri kanun reddedildi ya yeniden dünden itibaren görüşmeye açılan o kanunla ilgili tutumlar, konuşmalar, farkındalık ortadan kalktı. Kanunu konuşan var mı? Bunun bir milli irade gaspı olduğunu, bu konuda bir ortaklaşma, paydaşlaşma yaratmak için atılacak, atılmış adımların bir kıymetiharbiyesi kaldı mı? Hayır. Yine esnafın derdi, çiftçinin çilesi, işsizlerin dramı konuşulmadı. Yine aşı sırası bekleyen insanlarımız, tavan yapan vaka sayıları konuşulmadı. Yine milletimiz kaybetti, yine Türkiye kaybetti.”

ANKARA (AA) – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde partisine katılan Lütfü Yılmaz’ı ofisinde ziyaret etti.

Gölbaşı’nda daha önce esnaf ziyareti yaptığı sırada davet üzerine Yılmaz’ın ofisine gittiğini ve çay içip sohbet ettiklerini aktaran Akşener, o dönem Gölbaşı Belediye Spor Kulübü Başkanı olan Yılmaz’ın daha sonra görevden alındığını savundu.

Ziyaret sırasında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aleyhinde konuşulmadığını ifade eden Akşener, “MHP’nin ve Sayın Bahçeli’nin aleyhinde de konuşmadık. Hiçbir şey konuşmadık. ‘Hayırlı işler’ diledik ve ‘ekonomiyi konuşmak lazım’ diye konuştuk. Sonra arkasından gelişmeler oldu. Ben kendisini aradım. Eşiyle birlikte geldiler, rozet taktık. Partilimiz oldular, ben bugün de mensubumuzun işletmesine geldim çay içmeye…” diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akşener, TBMM Genel Kurulunda, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi’nin maddelerine geçilmesine dair oylamanın yenilenmesine yönelik Başkanlık Tezkeresi’nin kabulüne ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

“Bu gittikçe bir normali kanırtma hali. Türkiye’de norm dediğimiz, kuraldır, kaidedir, kanundur, hukuktur, adalettir, insanların kendi aralarındaki ilişkilerini de düzenler. Aynı zamanda kavgayı önler, nizayı önler vesaire… Sürekli olarak bu normlar ortadan kaldırılıyor. Bu defaki kanırtarak yapılan bir iş. Bunun neticesinin ben kendilerine hayırlı olacağını düşünmüyorum. Sayın Şentop bir hukuk profesörü, zaten bu İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Sayın Erdoğan’ın söylediği söze bir tüy dikti. Montrö’den de çıkabiliriz canı isterse…”

Dün Konya’da temaslarda bulunduğunu aktaran Meral Akşener, vatandaşların genelde ekonomik sıkıntı çektiklerini söylediğini aktardı.

Akşener, bir başka soru üzerine yargı bağımsızlığı, hukuk ve adaletin olmadığı yerde doğru dürüst yatırımın da olmayacağını vurguladı.

Üçüncü ittifakla ilgili iddiaları da değerlendiren Akşener, “Şu anda seçime yönelik herhangi bir çalışma yok. Siyasi partilerin ilan etmediği her şeyi karşı taraf konuşuyor. Onun için biz de o tuzağa düşmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.