Aktif Bank Genel Müdürü Oğan ile “Bankacılık Söyleşileri”:

İSTANBUL (AA) – MURAT BİRİNCİ – Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan, "Reformların sürdürüleceği mesajı, enflasyonla mücadeleye ilişkin mesajlar, yatırım ortamının iyileştirilmesine dair açıklanan adımlar bundan sonra çizeceğimiz yolun önemli noktalarını oluşturacaktır." dedi.

Oğan, "Bankacılık Söyleşileri" kapsamında AA muhabirine, Aktif Bank ve sektörün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dönemindeki çalışmaları hakkında bilgi verirken, geleceğe ilişkin öngörülerini paylaştı.

Tüm dünyada ekonominin, iş yapış şekillerinin ve sosyal hayatın değiştiği bir dönem yaşandığını söyleyen Oğan, 2020'ye damga vuran salgın sürecinin, bankacılık sektörünün ciddi bir sınav verdiği dönem olduğunu belirtti.

Oğan, Kovid-19 sebebiyle bankaların fiziksel anlamda şubelerini kapatırken, herhangi bir sorun yaşamadan dijital kanallarında hizmetlerini başarıyla gerçekleştirdiğine dikkati çekti.

Dijitalin halihazırdaki yükselişine müthiş bir ivme kazandıran Kovid-19 salgınının, tüm sektörler gibi bankacılığın da dijitalleşme kaslarını var gücüyle çalıştırmasını sağladığını ifade eden Oğan, şunları kaydetti:

"Evden çıkmadan erişilebilen tüm ürün ve hizmetlere talebin arttığı bu dönemde, bankacılık işlemleri yaygın olarak dijital bankacılık kanallarıyla yapıldı. Bankacılık sektörü ise bu alandaki heyecan verici potansiyelini, beklenmedik ve itici bir etkenle güçlü bir biçimde ortaya koymayı başardı. Bugünkü ortamda, eskisi gibi daha fazla şubeye sahip olmak bir rekabet avantajı değil, aksine mobil/online kanallardan kompakt ve uçtan uca hizmet sunabilmek asıl rekabet avantajını oluşturuyor.

Bankacılık süreçlerinde otonom, ölçülebilir olma, minimum insan müdahalesi ve minimum risk ile operasyonel anlamda mükemmele ulaşmak büyük önem taşıyor. Hantal yapılardan kurtularak esnek ve çevik bir yaklaşımın benimsenmesi, 'agile' olarak adlandırılan dönüşümün benimsenmesi salgınla birlikte güçlenen kaslarımızdan biri oldu. Diğer yandan uzaktan çalışma kavramı da hızla uyum sağladığımız bir alan olarak karşımıza çıkıyor."

Oğan, salgınla birlikte bankaların risk yönetimi ve analitiğinin ne kadar önemli olduğunu da deneyimlediğini söyledi.

Belirsizliğin hakim olduğu bu dönemde çalışanlar, müşteriler ve iş ortakları için olası etkilerin hızlıca analiz edilmesinin ve buna göre hızla aksiyon alınmasının gerekliliğinin ortaya çıktığını belirten Oğan, kısa zaman dilimi içerisinde köklü değişiklikler gerektiren mevcut durumun, bankaların da bu köklü değişimlere ayak uydurduğu ve bağışıklığını güçlendirdiği bir alan olduğunu dile getirdi.

– "Bankacılık sektörü yeni bir çehre kazanıyor"

Ayşegül Adaca Oğan, Kovid-19 salgınıyla her sektörün daha fazla mobil olma gerekliliğini de test ettiğini, bankacılık sektöründe de eğilimlerin bu yönde değiştiğini ve geliştiğini söyledi.

Hayatı kolaylaştıran temassız ödemelerin, salgının etkilerinin Türkiye'de de hissedilmesiyle beraber hijyenik bir ödeme yöntemi olarak da ön plana çıktığını belirten Oğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2020 yılında temassız kredi kartı adedi 45 milyona ulaştı. Bu ise her 5 kredi kartından 3 tanesinin, toplam kredi kartlarının yüzde 60'ının temassız özellikli olduğu anlamına geliyor. Bugün ödeme sistemleri ve ürünleri eskisi kadar keskin çizgilerle birbirinden ayrılamıyor ve bankacılık dışı şirketler sektöre mobil cüzdan, online ödeme, kart çıkarma gibi ürün ve hizmetlerle giriş yaptılar. Sektör; yeni regülasyonlar, küreselleşme ve açık bankacılıkla birlikte yeni bir çehre kazanıyor. Bu alanda aktif davranan fintechlerle bankaların iş birlikleri, sektörün ödeme sistemlerindeki gelişmelere hızlı ve çevik adaptasyonunu ortaya koyuyor.

Tüm bu gelişmelerle, Aktif Bank gibi yeni nesil bankacılık anlayışı ile faaliyet gösteren bankaların geleceğe şimdiden adapte olabildiğini görebiliyoruz. Aktif Bank olarak biz kurulduğumuzdan bu yana tüm süreçlerimizi esnek olarak kurguladığımız için salgın döneminde de dijital bankacılık ve ödeme sistemleri anlamında müşterilerimize kesintisiz hizmet vermeyi başardık. Bu dönemde ayrıca halihazırda gündemimizde olan 'data analytics' konusunu daha da önceliklendirerek veri çeşitliliğini artırmak ve sahip olunan verilerin en etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla çalışmalarımıza hız verdik. Salgın dönemiyle birlikte doğruluğu bir kez daha ispatlanan iş modelimizle önümüzdeki dönemde de sektörde fark yaratan ürün ve hizmetler sunmaya devam edeceğiz."

– "Ekonomiye verdiğimiz destek 12 milyar TL"

Aktif Bank Genel Müdürü Oğan, 2020'nin zorlu atmosferine rağmen Aktif Bank olarak koydukları hedeflere ulaştıkları, birçok yeni işe ve projeye imza attıkları, hem global hem ulusal iş ortaklıklarıyla taçlandırdıkları bir yılı geride bıraktıklarını söyledi.

Özgün iş modeli ile sektörden ayrışan Aktif Bank'ın her biri kendi alanında pazarının lider oyuncusu olan fintech iştirakleri ve yatırım bankacılığı ürünlerinden elde ettiği gelirlerle birlikte, 2020 yılı sonunda 21 milyar TL'yi aşan varlık büyüklüğü ile ekonomiye destek olmaya devam ettiklerini belirten Oğan, "Krediler aracılığı ile 2020 yılında ekonomiye verdiğimiz destek 12 milyar TL ile bir önceki yılın yüzde 35 üzerinde gerçekleşti. Tüm bu büyümeyi karlılık tarafında da gördük, bankamız öz kaynak karlılığı sıralamasında sektör liderlerinden olmaya devam etti." şeklinde konuştu.

– "Teknoloji yatırımlarını artıracağız"

Ayşe Adaca Oğan, geçen yılı böylesine başarılı bir performansla tamamladıktan sonra 2021 için de haliyle iddialı olduklarını, finansal rakamları aynı ivmeyle artırmayı hedeflediklerini söyledi.

2021 yılında da aktifleri yüzde 20'lere yakın oranlarda büyüterek 25 milyar TL'nin üzerine taşımaya gayret edeceklerini aktaran Oğan, "Bu büyümenin lokomotifi krediler tarafı olacak. İhraç edilen menkul kıymetler bakiyemizi yüzde 35’ler seviyesinde büyüterek 10 milyar seviyesinin üzerine çıkaracağız. 2021'de N Kolay dijital bankamızı geliştirmeye devam edeceğiz ve N Kolay’ı baştan aşağı sahip olduğumuz rekabetçi bireysel bankacılık ürünlerimizle donatılmış, uçtan uca hizmet veren bir dijital banka uygulaması haline getireceğiz. N Kolay uygulamasının yeni sürümüyle beraber lansmanını yapacağız ve bunu iletişime de yüksek sesle taşımayı planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Oğan, Aktif Bank olarak çok hızlı devinen bir organizasyon olmanın yanı sıra müthiş bir iş yapma hızına ve iştahına sahip olduklarının altını çizdi.

"Agile transformation" yani çevik organizasyon çalışmalarına odaklanacaklarını belirten Oğan, şunları kaydetti:

"Sürekli değişen dünyaya daha çabuk uyum sağlayarak pazarın talep ettiği değerli ürünleri daha hızlı sunmak, sistematik ve odaklı çalışmak, şeffaf ve müşteri memnuniyetini en üst seviyede karşılamak amacını taşıyoruz. Çevik dönüşümle birlikte organizasyonel sadeleşme konuları üzerinde detaylı süreç çalışmaları planlıyoruz. 2021 planlarımız arasında süreç ve müşteri deneyimi yönetimi başlıkları da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda altyapımız için dijitalleşme ve otomasyon alanlarında teknoloji yatırımlarını artıracağımız, operasyonel süreçlerde mükemmelliği hedeflediğimiz ve iş gücümüzü katma değerli hizmetlere yönelteceğimiz bir 2021 bizi bekliyor."

Oğan, bu yıl, gelecekte şirketlerin vazgeçilmezi olacak "esnek/hibrit çalışma modellerinin" hayata geçirilmesi için office-less programına başladıklarını belirtti.

Program kapsamında herhangi bir zamanda herhangi bir yerden çalışma konseptini, iş niteliğine ve süreçlerine özgü uyarlayarak çeşitli esnek/hibrit kalıcı modeller belirleyeceklerini anlatan Oğan, "2021’de yeni iş modellerimizi kurumumuz, ekibimiz ve ekosistemimiz içerisindeki paydaşlarımız açısından etkin, verimli ve çevik çalışma odaklı olarak, teknolojik altyapımız ve iletişim mekanizmalarımız ile uyum halinde tasarlayarak organizasyon genelinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz." dedi.

– "'Neobank' kavramını ülkemizde ilk hayata geçirenlerdeniz"

Aktif Bank Genel Müdürü Oğan, gelecek dönemde açık bankacılık alanında büyük gelişmelerin yaşanacağını belirterek, "Bill Gates'’in 1994’te söylediği 'Bankacılık gereklidir, bankalar değil' sözü bugün daha anlaşılır hale geldi. Günümüzde bankacılık işlemleri için bankaya gitmek istisnai bir durum haline dönüştü, uzaktan müşteri ediniminin de kısa süre içinde mevzuatsal anlamda hayatımıza girmesiyle şube ihtiyacı daha da azalacak ve süreçler çok daha hızlı ilerler hale gelecek." ifadelerini kullandı.

Bu ekosistemi destekleyen, finansal ürün ve hizmetleri teknoloji ile birleştirip sunan fintechlerin sektördeki varlığının da yadsınamaz durumda olduğunu söyleyen Oğan, bugün dünya genelinde yaşanan salgının, finansal ürün ve hizmetlere evden çıkmadan ve hatta fiziki olarak parayla temas dahi etmeden erişilebilmesi gerekliliğini çarpıcı ve hızlı bir şekilde gösterdiğini dile getirdi.

Fintechlerin de bu durumdan nasibini alarak yükseliş süreçlerini hızlandırdığına dikkati çeken Oğan, şunları kaydetti:

"Bu süreci hızlandıran bir diğer kavram da dünyadaki tabiri ile 'Neobank'… Günümüzde çok daha fazla önem kazanan bu olgu, müşterinin finansal ihtiyaçlarının geleneksel bankacılık anlayışına göre daha rekabetçi ürünler ve hizmetlerle, en basit, en kolay yoldan karşılamasına imkan sağlamak anlamına geliyor. Aktif Bank olarak kurulduğumuzdan bu yana iş yapış biçimimiz ve farklı sektörlerdeki öncü iştiraklerimizle birlikte, dev bir finansal teknolojiler ekosistemi olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Hizmet felsefemizi oluşturan hayatı kolaylaştırmak misyonu ve inovatif bakış açımızla sunduğumuz ürün ve hizmetler de bankacılığın yeni nesli diye adlandırabileceğimiz 'Neobank' kavramını ülkemizde ilk hayata geçirenlerden olduğumuzu ortaya koyuyor."

– "Ekonomide yeni dönem' açıklamaları olumlu yönde etkiler yarattı"

Ayşe Adaca Oğan, salgınla birlikte tüm dünyada yaşanan ve daha önce benzerine pek rastlanmayan ekonomik resesyonun yarattığı dalgalanmaların Türkiye ekonomisini de farklı açılardan etkilediğini söyledi.

Geçen yılın sonuna doğru "ekonomide yeni dönem" açıklamaları ile verilen mesajların da bu durgunluğun ardından gerekli toparlanmanın önünü açmak için olumlu yönde etkiler yarattığını vurgulayan Oğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aynı dönemde Merkez Bankası önderliğinde alınan kararlı stratejik hamleler de bu olumlu etkileri perçinledi. Ülke ekonomisi için kısa vadeli bakış açısından orta vadeli bakış açısına geçişimizi vurgulayan bu açıklamalarla, ulusal ve uluslararası arenalara doğru mesajların ulaştığını düşünüyorum. Reformların sürdürüleceği mesajı, enflasyonla mücadeleye ilişkin mesajlar, yatırım ortamının iyileştirilmesine dair açıklanan adımlar bundan sonra çizeceğimiz yolun önemli noktalarını oluşturacaktır."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Kalebodur'un, Türkiye'de mimarlık arşivini oluşturmak amacıyla başlattığı "Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor" söyleşi dizisinde, Prof. Dr. Abdi Güzer'in haziran ayı konuğu IND [Inter.National.Design] ofisinin kurucu ortağı Arman Akdoğan oldu.

Kale Grubu'nun açıklamasına göre, Kalebodur'un, mimarlık ortamının gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 2013 'te hayata geçirdiği, mimarlığı anlama ve dünyada ses getiren mimarları yakından tanıma imkanı sağlayan söyleşi dizisi, yüksek mimar Arman Akdoğan'ı ağırladı.

Taksim Meydanı'nda kurulan ve kamusal alan kullanımında ilgi uyandıran "Kavuşma Durağı", "Çanakkale Anten-Seyir Kulesi" gibi dünyada ses getiren projeleri hayata geçiren, ulusal ve uluslararası birçok ödüllü tasarımda imzası bulunan deneyimli Akdoğan, söyleşide Prof. Dr. Abdi Güzer'in sorularını yanıtladı.

Arman Akdoğan'ın Türkiye'den Hollanda'ya uzanan eğitim ve kariyerini paylaştığı söyleşide yurtiçi ve yurt dışındaki proje alma süreçleri arasındaki farklar, Türkiye'de iş yapma deneyimleri, göç ve mimarlık gibi konular tartışıldı.

Arman Akdoğan, yaptığı konuşmada, 20 sene öncesinde bir bütünlüğün olduğunu, her şeyin daha kolay konuşulabildiğini veya temel temaların bulunduğunu anlattı.

Bugün her şeyin ortada olduğu, herkesin söz söylediği veya yayınladığı bir ortamda temaların çok dağıldığını kaydeden Akdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

"Bu dağılımdan farklı menfaatler türemeye başladı ama herkes birbiriyle buluşup hiçbir şey konuşamama halinde. Bir konu üzerinde tartışamıyoruz artık. Eğer mimarlar bir araya gelebilirse, Türkiye'deki potansiyeller aslında çok fazla. Hala yapılaşacak alan var, imkanlar geniş, üzerine söz söylenecek ve düşünülecek projeler ve sorunlar var. Örgütlenip burayı nasıl değiştirebileceğimizi düşünmek, birbirimizi geliştirecektir. Bir de batı Avrupa'nın Amerika ile bir ilişkisi vardır; mimarlık ölçeğinde belli bir diskur tartışırlar, birbirlerine gider gelirler. Türkiye'den oralara göç etmektense oradakini buraya getirmek, entegre etmek ve tartışmak daha kolay ve değerli."

İSTANBUL (AA) – MURAT BİRİNCİ – Türkiye Finans Genel Müdür Vekili Murat Akşam, 2021'in, yeniden büyüme rakamlarının ivme kazanacağı bir yıl ve yeni yılda bankacılığın ana başlıklarından birinin uzaktan müşteri edinimi olacağını söyledi.

Akşam, "Bankacılık Söyleşileri" kapsamında AA muhabirine, Türkiye Finans ve sektörün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dönemindeki çalışmaları hakkında bilgi verirken, geleceğe ilişkin öngörülerini paylaştı.

Kovid-19'un bankalar üzerinde operasyonel anlamda etkisinin yüksek olduğunu belirten Akşam, salgınla birlikte bankaların da diğer kurumlar gibi acil durum eylem planlarını hem uygulama hem de yeniden gözden geçirme imkanı bulduğunu söyledi.

Akşam, bankacılıkta hızlı aksiyon alma kabiliyetini ortaya koyabilenlerin yeni şartlara hızlıca adapte olduğunu, iş sürekliliğini sağladığını ifade etti. Bankacılık sektörünün genel olarak bu süreci başarıyla geçirdiğinin altını çizen Akşam, Türkiye Finans olarak salgın dönemine en hızlı adapte olan bankalardan biri olduklarını belirtti.

Salgın döneminde önceliklerini müşterilerin ve çalışanların sağlığı olarak belirlediklerini aktaran Akşam, "Bu dönemde hem çalışanlarımızı korumak hem de müşterilerimizin bankacılık hizmetlerini kesintisiz alabilmelerini sağlamak için uzaktan ya da dönüşümlü çalışma sistemlerini çok kısa sürede devreye aldık. Genel müdürlüğümüz bünyesinde esnek ve uzaktan çalışma modelimiz olan JEST uygulamasını başlattık. 4 farklı çalışma modelini kapsayan bu uygulama sektörde bir ilk oldu." diye konuştu.

Akşam, salgınla birlikte hayatın, alışkanlıkların, iş yapış biçimlerinin büyük ölçüde şekil değiştirdiğini, bu sürecin en önemli çıktısının da dijitalleşmenin hız kazanması olduğunu vurguladı.

İş hayatının, iş yapış biçimlerinin çok kısa sürede dijitalleştiğine işaret eden Akşam, şunları kaydetti:

"Biz, bu değişimi finansal hizmetlerde net bir şekilde görüyoruz. Dijitalleşme konusunda 1-2 yıla yayılmış olan projeler pandemi sürecinde 3-4 ay içinde hayata geçti. Bankacılık sektörü, genel olarak müşteriye uzaktan hizmet verme konusunda büyük adımlar attı. Artık bu geri dönüşü olmayan bir süreç. Müşterilerimiz çoğunlukla şubeye gelmeyi tercih etmiyor. Bulundukları yerden, ihtiyacın oluştuğu anda bankacılık hizmeti alabilmek istiyor.

Türkiye Finans olarak pandemiden çok daha önce dijitalleşme yatırımlarımızı yapmaya başlamıştık. Bu nedenle böylesi olağanüstü bir dönemde hiçbir aksama yaşamadan dijital kanallarımızı çok aktif olarak kullandık ve dijital altyapısı kuvvetli ürünlerimiz sayesinde katılım bankalarıyla daha önce çalışmamış yeni müşteriler kazanarak hem bankamızı hem de sektörümüzü büyüttük. Katılım finans sektörünü hem yeni ürünlerle hem de yeni müşterilerle büyütüp geliştirmek konusunda sektörün öncü kuruluşu olduğumuzu söyleyebilirim. Dijitalden müşteri edinimimiz geçen sene ile kıyaslandığında 6 kat arttı. Mobil müşteri aktifleşmesinde ise yine yüzde 50'ye varan oranlarda bir artış gerçekleşti."

– "Desteklerimizi sektör büyümesinin çok üzerinde bir oranda artırdık"

Murat Akşam, 2020'nin, Türkiye Finans için büyümenin çok ötesinde, toplumun farklı kesimlerine ulaştıkları bir yıl olduğunu söyledi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgının Türkiye'deki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla bu dönemde sosyal, ekonomik ve toplumsal faydaya odaklandıklarını, sektöre ilham veren adımlarla üretimin ve ekonominin devamlılığı için ellerini taşın altına koyduklarını anlatan Akşam, salgının tüm olumsuz sonuçlarına rağmen bireysel müşterilere, ticari firmalara ve KOBİ'lere olan desteklerini sektör büyümesinin çok üzerinde bir oranda artırdıklarını kaydetti.

Akşam, Türkiye Finans olarak ilk 9 ayda ülke ekonomisine 60,5 milyar TL kaynak sağladıklarını, nakdi kullandırılan fonların 51,3 milyar TL, gayrinakdi fon büyüklüğünün ise 9,2 milyar TL olduğunu bildirdi.

2020'nin, salgına rağmen hedef küçültmedikleri, ekonomiye verdikleri desteği artırarak sürdürdükleri bir yıl olduğunu vurgulayan Akşam, şöyle devam etti:

"2020 yılını yüzde 40 dolaylarında bir büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu büyümede, en zor zamanlarda toplumun farklı kesimlerine ulaşmamızın ve onların ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmamızın etkisi büyük oldu. 2020 yılında kullandırılan fonlar ve toplanan fonlarda sektör ortalamasının üzerinde büyüdük. 2019 yılı eylül ayında yüzde 6 olan ortalama öz kaynak karlılığımızı 2020 yılı eylül ayında yüzde 15,5'e yükselttik. 2019 sonunda yüzde 8 civarında olan takipteki krediler oranımızı yüzde 5 seviyesinin altına indirdik. Sermaye yeterlilik rasyomuz ise yüzde 16 seviyesinde güçlü bir şekilde kalmaya devam etti. Adım adım gelişen aktif büyüklüğümüzle Türkiye'nin en büyük 12. bankası konumuna geldik."

– "Müşterilerimize dijital ekranlar üzerinden yüz yüze hizmet verebileceğimiz bir iş modeli üzerinde çalışıyoruz"

Türkiye Finans Genel Müdür Vekili Akşam, salgının etkisiyle 2020'nin, küresel ekonomiye paralel olarak Türkiye ekonomisi için de zor bir yıl olduğunu söyledi. Ancak Türkiye'nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu vurgulayan Akşam, "Son gelişmelerle birlikte 2021 yılında normale dönüşün ve sürdürülebilir üretimin artacağını, ihracatın ivme kazanacağını ve buna bağlı olarak ekonomik büyüme yaşanmasını bekliyoruz." dedi.

Akşam, Türkiye Finans olarak 2021'de de toplumsal fayda ve sürdürülebilir üretim odağı ile hizmetlerine devam edeceklerini bildirdi.

Sürdürülebilir büyüme vizyonu çerçevesinde müşterilere temas ettikleri her kanalda müşteri deneyimini iyileştirmeyi, müşteri tabanını büyütmeyi, böylece hem Türkiye Finans hem de katılım bankacılığının bankacılık sektöründen aldığı payı artırmayı hedeflediklerini kaydeden Akşam, "Dolayısıyla 2021 yılında da en az çift haneli büyüme öngörüyoruz. 2021 yılında uzaktan müşteri edinimi, bankacılığın ana başlıklarından biri olacak. Biz de bu dönemi en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla planlamalarımızı yapıyoruz. Müşterilerimize dijital ekranlar üzerinden yüz yüze hizmet verebileceğimiz bir iş modeli üzerinde çalışıyoruz. 2021 yılında dijital ve yenilikçi birçok ürün ve hizmetimizle bunu sağlayacağız." değerlendirmesinde bulundu.

– "Fintech'lerle ortak projeler geliştirmeyi önemsiyoruz"

Murat Akşam, salgının etkisini artırmasıyla gerçek hayatın ve dijital yaşam kültürünün iç içe geçtiği yeni bir dönemin yaşandığını ifade etti.

Finansal hizmetlerin fiziksel mekana ve zamana bağımlı olmaktan çıktığını aktaran Akşam, insanların artık bulunduğu yerden en hızlı şekilde hizmet almak, prosedürlere maruz kalmamak, sayfalarca belge okumak veya imzalamak zorunda olmamak istediğini söyledi.

Akşam, bugünlerde işlem sayılarının azaldığını, mobil ve dijital işlerin sayısının arttığını, tüm bankaların yatırımlarını bu kanallarda yoğunlaştırdığını bildirdi.

Müşteriler için hızın çok önemli bir kriter olduğunu vurgulayan Akşam, şunları kaydetti:

"Dijitalleşmenin yükselen ivmesine rağmen bankacılık mutlak bir güven işi. Biz de dijitalleşmeyi güçlendirirken gerçek hayatın gereksinimleri ile harmanlıyor; bu güveni dijital ortamlar üzerinden korumak amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Karar alma süreçlerinin hızlandırılmasında ve özellikle finansman tarafındaki öngörü ve tahminleme gibi konularda yoğun olarak ileri teknolojilerden faydalanıyoruz. Kurum içi verimliliği artırmak ve dijital süreçlere daha iyi uyum sağlamak amacıyla operasyon ve tahsis süreçlerinde bankaların önemli otomasyon yatırımları yaptıklarını görüyoruz. Açık bankacılık vizyonumuz doğrultusunda finansal işlemlerde sınırları ortadan kaldırarak fintech'lerle ortak projeler geliştirmeyi önemsiyoruz. Henüz açık bankacılık kavramı yeni yeni ülkemizde kabul görmeye başlamışken, biz banka olarak geliştirdiğimiz API'ler üzerinden fintech'lerle ortak işler yapmaya başlamıştık. Türkiye'de ilk çalışan API marketi hayata geçiren banka olmaktan gurur duyuyoruz. Açılan bu API'ler sayesinde fintechler ve ödeme kuruluşlarıyla entegre olup bankacılık servislerimizi farklı sektörlere açıyor, birçok yeni müşterinin finansal hizmete ihtiyaç duyduğu anda ve yerde ulaşmasını sağlıyoruz."

– "Çevik bir ekonomiye sahibiz"

Türkiye Finans Genel Müdür Vekili Akşam, Türkiye'de özellikle yılın ikinci yarısı itibarıyla başlayan toparlanmanın önümüzdeki dönem için olumlu sinyaller verdiğini söyledi.

Türkiye'nin çevik bir ekonomiye sahip olduğunu vurgulayan Akşam, 2021 yılında Türkiye ekonomisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ülkemizdeki girişimci gücün ertelenen taleple birleştiğinde kuvvetli bir büyüme olacağına, üretim ve ihracatın hızla artacağına inanıyoruz. Makro göstergelerde, 2021 yılında ve sonrasında daha istikrarlı bir görünüme kavuşacağımızı, bunun sonucunda da ihracat ve yatırımlarda artış kaydedeceğimizi düşünüyoruz. Önümüzdeki yılın Türkiye ekonomisinde yeniden büyüme rakamlarının ivme kazanacağı bir yıl olacağını öngörüyoruz. Sonuç olarak, 2021 ve sonrası için Türkiye'nin yeni hikayesinin üretim, ihracat ve ticaretin artarak kuvvetli bir şekilde devam edeceği; istikrarlı ve dengeli bir büyümenin hakim olacağı bir dönem olacağını düşünüyoruz. Gücünü; özünde sürdürülebilir üretim ve ticaret olan katılım finans sisteminden alan bir kuruluş olarak, bu hikayenin yazılmasında her türlü özveriyi göstermeye ve sorumluluk almaya hazır olduğumuzu da söylemek isterim."