Almanya Başbakanı Merkel: Türkiye stratejik öneme sahip bir ülke

BERLİN (AA) – Merkel, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, AB Liderler Zirvesi’nde AB ile Türkiye ilişkileri ve Akdeniz’in doğusundaki durumun ele alınacağına belirtti.

Kuzey Afrika’da, Suriye’de ve Ukrayna’da olduğu gibi Avrupa’nın çevresinde çok sayıda ihtilafın bulunduğuna işaret eden Merkel, “Aynı zamanda, AB’nin gelişmesinin ve refahının ancak AB dışındaki komşularımızla da iyi ilişkilerle mümkün olduğunu biliyoruz. Bu, özellikle çok yönlü ilişkileri bulunan NATO üyesi Türkiye için geçerli.” dedi.

Merkel, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell’in bu çok yönlü ilişkilere ilişkin bir rapor hazırladığına ifade etti.

Akdeniz’in doğusundaki gelişmelere ilgili değerlendirmede bulunan Merkel, “Her şeyden önce, son aylarda Kıbrıs ve Yunan sularında yaşanan kışkırtıcı faaliyetlerin ardından Türkiye’nin Doğu Akdeniz bölgesinde gerilimi azaltma sinyali vermesi ve Yunanistan ile yeniden diyaloğa girmesi iyi bir haberdir. Kıbrıs’ın geleceği konusunda 5 artı 1 görüşmeleri de Birleşmiş Milletler yönetiminde devam edecek.” diye konuştu.

Merkel, daha önceki AB Zirvesi’nde Türkiye’nin gerginliği düşürmesi durumunda ortak iş birliği konusunda seçenekler sunulmasının kararlaştırıldığını belirterek “Şimdi bu zirvede bu yolda nasıl gideceğimizi konuşacağız. Bunlar kolay görüşmeler olmayacak. Ancak bir sonuca varacağımızı ümit ediyorum. Türkiye, sadece NATO ortağı ve müttefik değil, AB’nin doğrudan komşusu ve AB’nin dış sınırında ikinci en kalabalık nüfusa sahip ülkesi olarak stratejik öneme sahiptir.” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya’da yıllardır çok sayıda Türk’ün yaşadığına işaret eden Merkel, “Biz Almanların Türkiye ile çok özel yakın ilişkilerimiz var.” ifadesini kullandı.

Merkel, diğer taraftan Türkiye’nin iç politikasına da bakmak gerektiğini belirterek Türkiye’nin hukuk devleti standartlarına uymasını istediklerini ve İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmasının üzücü bir sinyal olduğunu söyledi.

İlişkilerde suskunluğun işe yaramadığını vurgulayan Merkel, “Bundan dolayı Türkiye ile AB arasında yüksek düzeyli diyaloğun yeniden başlatılmasını görüşeceğiz. Ortak çıkarlarımız var. Göçün getirdiği zorluklar buna dahil. Bunu Türkiye ile çözebiliriz.” dedi.

Merkel, bu kapsamında 5 yıl önce varılan AB-Türkiye mutabakatının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Mutabakata karşı eleştirilerin olduğunu bildiğini hatırlatan Merkel ancak bu mutabakatla insan kaçakçılığının önlendiğini ve buradan yapılan yardımların doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştığını kaydetti.

Avrupa’da aşı üretimi

Merkel, Avrupa’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarının bağımsız üretimine olan ihtiyacı vurgulayarak “Avrupa topraklarında üretimin sağlanması önemli. İngiltere Büyük Britanya için üretiyor, ABD aşı ihraç etmiyor. Bu nedenle, uzun vadede Avrupa’da üretim konusu önemli.” dedi.

Dünya için gerekli aşı tedariki çağrısında bulunan Merkel, “Bu başarılı olmazsa, her zaman virüsün yeni mutasyonları ile karşı karşıya kalacağız.” ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO karargahında gerçekleştirilen NATO Zirvesi tamamlandı. Zirvenin ardından yayımlanan bildiride, özellikle Çin ile ilgili kullanılan ifadeler, Donald Trump’ın ABD başkanlığı döneminde piyasalarda sıkça endişeye neden olan yaptırım uygulamalarının tekrar gündeme gelebileceği tartışmalarını alevlendirdi.

NATO bildirisinde “Çin’in hırsları ve iddialı davranışlarının” uluslararası düzene ve İttifak güvenliğiyle ilgili alanlara yönelik sistematik zorluklar ortaya koyduğu belirtilerek, Çin ve Rusya uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeye davet edildi.

Çin’in zorlayıcı politikalarından endişe duyulduğu vurgulanan bildiride, söz konusu ülkenin nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği ve Rusya ile askeri iş birliği yaptığı da kaydedildi.

Bildiri dışındaki açıklamalarda ise ABD’nin, müttefiklerini Çin’e karşı daha sert bir tutum almaya çağırması dikkati çekerken, Çin, herhangi bir yaptırım durumunda seyirci kalmayacakları uyarısında bulundu.

Bu gelişmelerle Fed’in bugün başlayacak ve kararları yarın açıklanacak Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde pay piyasalarında karışık bir seyir izlendi.

ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 0,25 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,18 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,74 yükseldi. Dolar endeksi ise analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 90,6’yı test etmesinin ardından bu seviyenin hemen altında dengelendi.

Avrupa tarafında, dün açıklanan sanayi üretimi verisinin beklentilerin üzerinde artması dikkati çekti. Sanayi üretimi nisanda, 19 üyeli Avro Bölgesi’nde önceki aya kıyasla yüzde 0,8, 2020’nin aynı ayına göre de yüzde 39,3 arttı. Avrupa Birliği’nde ise sanayi üretimi, nisanda aylık yüzde 0,5, bir önceki yılın aynı dönemine göre de yüzde 38,7 yükselerek beklentileri aştı.

Dün Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,13 gerilerken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,18 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,24 değer kazandı.

Asya tarafında ise dün resmi tatil nedeniyle kapalı olan Çin ve Hong Kong borsalarında, NATO Zirvesi’nin ardından bugün satıcılı bir seyir izleniyor. Kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 değer kaybederken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 artış kaydetti.

Yurt içinde, dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,45 değer kaybederek günü 1.454,25 puandan tamamladı. Dün 8,30 sınırına kadar gerileyen dolar/TL ise akşam saatlerinde yükselişe geçerek, önceki kapanışa göre yüzde 0,96 artışla 8,4678’den kapanış yaptı. Dolar/TL, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,4720 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi, yurt dışında ise İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey’in açıklamalarının yanı sıra ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), sanayi üretimi ve perakende satışlar başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.440 puanın destek, 1.470 ve 1.490 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu bildirdi.

BRÜKSEL/ANKARA(AA) – Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği toplantıya 30 müttefik ülkenin liderleri katılıyor.

Zirvenin gündeminde ittifakın gelecek 10 yıllık yol haritasının belirlenmesi, NATO’nun stratejik konseptinin güncellenmesi, Çin’in yükselişi, son yıllarda gerileyen Rusya ile ilişkilerin durumu ve Ukrayna, siber tehditler, terörle mücadele, yıkıcı teknolojiler, iklim değişikliğinin güvenliğe etkileri ve Afganistan’daki NATO misyonunun sonlandırılma kararı sonrası durum gibi konular bulunuyor.

ABD Başkanı Joe Biden’ın başkan seçilmesinden sonra ilk kez katıldığı NATO Zirvesi’nde transatlantik ilişkileri de ele alınacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi ana oturumuna katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’nin ana oturumuna katıldı. Zirvenin yapıldığı NATO Karargahı’nda konuklar için resmi karşılama programı düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer liderler NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg tarafından karşılandı. Tüm liderlerin tek tek karşılanmasının ardından sosyal mesafe kuralına uyularak aile fotoğrafı çektirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Karargahı’nın içindeki avluda çektirilen aile fotoğrafında, ABD Başkanı Joe Biden ile İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın arasında yer aldı.

Aile fotoğrafının çektirildiği alandaki dijital kulede NATO’ya ilişkin video gösterimi yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra diğer liderlerle NATO Zirvesi’nin ana oturumuna katıldı.

Erdoğan, toplantı başlamadan hemen önce ABD Başkanı Joe Biden’la bir süre sohbet etti.

Zirve bildirisinin toplantı bitiminde yayımlanması bekleniyor

Zirvenin bitiminde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg basın toplantısı düzenleyerek bilgi verecek. Ayrıca zirve bildirisinin de toplantı bitiminde yayımlanması bekleniyor.

Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanları dün akşamdan bu yana Brüksel’de ikili görüşmeler yapmaya başlamıştı. Toplantının bitmesinden sonra da bazı liderlerin NATO karargahında ikili görüşmelerinin devam etmesi öngörülüyor.