Almanya'da Türkler federal seçimleri yakından takip ediyor

KÖLN (AA) – Köln’de AA muhabirine konuşan Türklerin çoğu, Alman vatandaşlığı taşıyan ya da çifte vatandaş olan herkesin seçime katılıp Türklere yakın partilere oy vermesini istedi.

Köln’de yaşayan iş adamı Doğan Gündoğdu, oy kullanma hakkı olan herkese partilerin programlarını inceleyip 26 Eylül’de sandığa giderek Türklere en yakın partileri destekleme çağrısı yaptı.

Hem Almanya hem de burada yaşayan çoğu Türk yabancılar için önemli döneme girildiğine işaret eden Gündoğdu, “Seçimlerde önemli bir yere sahip olmak ve seçimi yönlendirmek için seçimlere mutlaka katılmamız lazım. Partilerin içerikleri ve programları hakkında iyi bilgilenmemiz lazım. Baktığımızda hemen hemen her partide Türk kökenli milletvekili adaylarımız var, onların programlarını incelemek ve onları desteklemek çok önemli olacaktır çünkü onlar bir anlamda bizim sesimiz olacak.” dedi.

Herkesi sandığa davet eden Gündoğdu, “Buradaki Türk seçmen için önemli beklentiler var, çifte vatandaşlıktan tutun da Türkiye ile ilgili konulara kadar, partilerin programlarına bakıp bize en yakın olanları desteklememiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Seçim hakkı önemli”

Türk Üniversiteliler Derneği (Turk-Unid) Başkanı Levent Taşkıran, “Almanya seçimlerinde herkesin oy kullanmasını tavsiye ediyorum. Burada seçim hakkı önemli, demokratik bir koşul. Burada özellikle Türk kökenliler olarak Türklere yakın olan partilere oy verilmesini tavsiye ederim. Özellikle sorunlarımızı halledebilecek siyasi partileri öne çıkarmak gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Taşkıran, “Geçen senelerde siyasi partilere Türkiye karşıtı hava vardı. Şimdi mülteci krizi sonucu Almanya ve Avrupa Birliği’nin Türkiye ile olan ilişkilerini düzeltmeye çalıştığını düşünüyorum. Ama yine de her siyasi parti içinde Türkiye karşıtı grupların mevcut olduğunu gözlemliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Merkel’den çok memnunduk”

Köln’de restoran sahibi Şakir Toprak, “Yıllardır burada işletmeciyiz ve (Başbakan Angela) Merkel’in yönetiminden çok memnunduk. Merkel iyi bir siyasetçi, iyi bir politikacıydı ve ülkesi için güzel şeyler yaptı, keşke gitmeseydi. Diğer politikacılar için henüz bir şey konuşmak istemiyorum ama ben Merkel taraftarıydım. Yeni gelenler İnşallah Merkel’in boşluğunu doldurur, yabancılara karşı duyarlı olurlar, mağduriyetlerde esnafın yanında olurlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni siyasetçilerin sahneye çıkmasını isteyen Mehmet Baynaz, “Yeni insanlara şans verilmesini istiyoruz. Böylece yeni fikirler ortaya çıkabilir, bazı şeyler değişebilir. Örneğin ırkların birbirini sevmesi konusunda çalışılabilir, örneğin Almanya’da bazı kesimler başka kesimleri sevmiyor. Şu an takip ettiğim kadarıyla Sosyal Demokrat Parti (SPD) önde gidiyor ama yine sonucun belirlenmesi için seçim sonucunu beklemek gerek.” dedi.

Köln’ün Weidengasse semtinde hediyelik eşya dükkanı olan Suha Ardaniç, “Bahsedilen bütün bu partileri temsil eden kişiler seçim geldiği zaman geleneksel şekilde üç beş partinin içine göstermelik Türk ve Müslüman siyasetçi arkadaşlarımızı alırlar, onların üzerinden oy potansiyeli yakalarlar. Bu arada son derece liberal, ılımlı politikalar vadederler ve başa geçtikten sonra o üç beş tane arkadaşımıza herhangi bir söz hakkı tanımadan ve bir şeyleri değiştirme fırsatı bulamazlar. Devran böyle sürer gider.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BERLİN (AA) – Ülkede 20. Federal Meclis’i (Bundestag) belirlemek için yapılan genel seçimlerde, Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların yüzde 25,7’sini alarak birinci çıktı.

SPD’yi, yüzde 24,1 ile Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri, yüzde 14,8 ile Yeşiller, yüzde 11,5 ile Hür Demokrat Parti (FDP), yüzde 10,3 ile göçmen ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi ve yüzde 4,9 ile Sol Parti takip etti.

Bu sonuçlara göre mecliste milletvekili dağılımı da şöyle oldu: SPD 206, CDU/CSU 196, Yeşiller 118, FDP 92, AfD 83, Sol Parti 39, SSW 1.

Meclis aritmetiğine göre ise hiçbir parti tek başına hükümeti kurmak için yeterli milletvekili sayısını bulamadı.

Bu sonuçlar, Angela Merkel sonrası dönemi belirlemek amacıyla partiler arasında çetin koalisyon pazarlığının yaşanacağını gösterirken, seçimden önce hiçbir parti AfD ile koalisyon görüşmeleri yapmayacağını, CDU ise Sol Parti ile herhangi bir hükümete girmeyeceğini açıklamıştı.

Hem SPD’nin başbakan adayı Olaf Scholz hem de CDU/CSU’nun başbakan adayı Armin Laschet, kendi liderliklerinde gelecek 4 yıl görev yapacak yeni hükümeti kurmak istediklerini açıkladı.

Seçimlerin ardından oluşan tabloda, 3 seçenekli koalisyon ihtimali bulunuyor.

Trafik lambası koalisyonunu

Mecliste en fazla milletvekili sayısına sahip SPD’nin öncelikle “trafik lambası koalisyonunu” için Yeşiller ve FDP ile üç partili hükümet kurmak amacıyla görüşmeler yapması bekleniyor.

SPD ve Yeşillerin liderleri, seçim programındaki ortak noktalardan dolayı bu ortaklığa sıcak bakıyor.

Ancak FDP kurmayları, vergi, finans ve iklim politikalarında SPD ve Yeşiller ile aralarında büyük farklılıkların bulunduğuna dikkati çekiyor.

Büyük koalisyon

2002’deki seçimlerden sonra ilk kez CDU/CSU’dan fazla oy alan SPD’nin liderliğinde kurulabilecek bir diğer koalisyon seçeneği ise “büyük koalisyon” olarak adlandırılan SPD-CDU/CSU koalisyonu.

8 yıldan beri koalisyon ortağı olarak hükümette bulunan bu iki partinin yeniden hükümet kurmasını iki partinin yöneticileri de istemiyor. Bu seçeneğin ancak diğer ihtimaller mümkün olmadığında gündeme gelmesi bekleniyor.

– Jamaika koalisyonu

Diğer bir seçenek ise partilerin renklerinin (siyah-yeşil-sarı) Jamaika bayrağını çağrıştırmasından dolayı CDU/CSU, Yeşiller ve FDP’nin oluşturacağı “Jamaika koalisyonunun” kurulması.

Bu partilerin kuracağı üçlü koalisyon ihtimali ise çok uzak görünmüyor, zira FDP Lideri Christian Lindner, katıldığı televizyon programında Jamaika koalisyonunu tercih ettiğini belirtmişti.

2017’deki seçimlerin ardından CDU/CSU, Yeşiller ve FDP arasında koalisyon görüşmeleri yapılmış, ancak FDP lideri son anda “Yanlış yönetmektense, yönetmemek daha iyi” ifadesini kullanarak, söz konusu koalisyon görüşmelerinden çekilmişti.

4 yıl önce iktidara gelme şansını bu şekilde yitiren Lindner, bu fırsatı bir kez daha kaçırmak istemiyor.

Başbakanlığı SPD’ye kaptırmak istemeyen CDU/CSU yöneticileri de bu seçeneğe sıcak bakıyor.

Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Markus Söder ise Laschet yönetiminde “mantık ittifakı” kurmak istediklerini belirterek, “Jamaika koalisyon fikrine kesinlikle inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

FDP en kilit parti

Almanya’daki seçimlerin ardından oluşan tabloda kilit parti konumuna gelen FDP, koalisyon görüşmelerinden mümkün olan en iyi sonucu çıkarmak ve pazarlık payını artırmak için tüm demokratik partilerle görüşeceğini açıkladı.

FDP Meclis Grubu Başkan Yardımcısı ve partinin yönetim kurulu üyesi Michael Theurer, Alman Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, koalisyon müzakerelerinde “tamamen özgür” olduklarını ve SPD ile görüşmeler yapmayı önceden dışlamadıklarını belirtti.

Theurer, CDU/CSU ile finans ve ekonomik konulardaki yakınlığından dolayı Jamaika koalisyonunu tercih ettiklerini ifade ederek, ancak bunun hiçbir şey yapmadan oluşacak bir şey olmadığını kaydetti.

Almanya’da üç ayrı partinin hükümet oluşturması yakın tarihte olağan bir durum değil. En son 1950’li yıllarda CDU’lu başbakan Konrad Adenauer döneminde ikiden fazla partiyle hükümet kurulmuştu. 1960’lı yıllardan sonra iki partinin bulunduğu hükümetler Almanya’yı yönetti.

Geçmişte Almanya’da mecliste en fazla milletvekiline sahip partinin, başbakanı belirlemediği dönemler de oldu.

1969 yılında SPD, mecliste CDU/CSU’dan daha az milletvekiline sahip olmasına rağmen FDP ile hükümeti kurmuş ve Willy Brandt başbakan olmuştu. Aynı şekilde Helmut Schmidt başkanlığında 1976 ve 1980’de SPD-FDP koalisyonları kurulmuştu.

Koalisyon şekli cumhurbaşkanı seçimini de etkileyebilir

Öte yandan Almanya’da gelecek yıl görev süresi sona erecek Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in bir kez daha seçilmesinde, kurulacak hükümetin etkili olması bekleniyor.

Buna göre SPD’nin liderliğinde bir hükümet kurulması durumunda, Steinmeier’in bir kez daha seçilme ihtimali yüksek olacak.

Ancak CDU/CSU’nun liderliğinde Yeşiller ve FDP ile hükümet kurulması halinde bu makamın, Yeşiller Partisinden bir kadın siyasetçiye verilmesi, Berlin’de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Almanya’da uzmanlar yeni hükümetin kurulmasının aylar süreceğini ifade ediyor. 2017’de yeni hükümetin kurulması yaklaşık 6 ay sürmüştü. Yeni hükümet kurulana kadar mevcut hükümet, Başbakan Angela Merkel liderliğinde görevde kalacak.

BERLİN (AA) – Seçmenler, sabah erken saatlerde oy kullanmak için seçim merkezlerine gitmeye başladı.

Yerel saatle 08.00’de (TSİ 09.00) başlayan oy verme işlemi saat 18.00’e (TSİ 19.00) kadar devam edecek.

Yaklaşık 60,4 milyon seçmenin oy kullanma hakkı olduğu seçimlere 47 parti katılıyor.

6 bin 211 adayın yarıştığı seçimlerde 16 eyalette 299 seçim bölgesinde 85 bin sandık kuruldu.

709 milletvekili bulunan Federal Meclis’teki milletvekili sayısının, seçim sistemindeki farklı uygulama nedeniyle daha da artması bekleniyor.

Almanya seçimlerinde 100’ün üzerinde Türkiye kökenli aday da bulunuyor. Bu adaylardan 20’sinin parlamentoya girmesi bekleniyor.

2,8 milyon seçmenin ilk kez oy kullanacağı seçimlerde seçmenlerin 31,2 milyonu kadın, 29,2 milyonu erkeklerden oluşuyor.

Seçmenlerin yüzde 21,3’ü 70 yaşın üzerinde olurken, 30 yaşın altındaki seçmenlerin oranı yüzde 14,4.

Bu yıl seçimlerde mektupla oy kullananların sayısının artacağı ve halkın en az yüzde 40’nın mektupla oy kullanma uygulamasından yararlanacağı tahmin ediliyor.

Ülkeyi 16 yıldır yöneten Başbakan Angela Merkel’in yeniden aday olmadığı seçimlerde başbakanlık için, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin adayı 60 yaşındaki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) 63 yaşındaki Maliye Bakanı Olaf Scholz ve Yeşillerden 40 yaşındaki partinin Eş Başkanı Annalena Baerbock yarışıyor.

Anketlere göre seçimlerdeki yarışın CDU/CSU ile SPD arasında geçmesi bekleniyor.

2017’de yapılan seçimlerde CDU/CSU yüzde 32,9, SPD yüzde 20,5, AfD yüzde 12,6, FDP yüzde 10,7, Sol Parti yüzde 9,2, Yeşiller yüzde 8,9 oy alarak mecliste temsil edilmişti.