Amerikan Şirketler Derneği : ABD kaynaklı şirketler Türkiye'deki ticari faaliyetlerini güçlendirerek sürdürecek

İSTANBUL (AA) – Amerikan Şirketler Derneği (AmChamTürkiye) Başkanı Tankut Turnaoğlu, "Bu dönemde de ABD kaynaklı şirketler, Türkiye'deki ticari faaliyetlerini daha da güçlendirerek sürdürmeye ve iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine katkıda bulunmaya devam edecek." dedi.

AmCham Türkiye tarafından Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunan Türk ve Amerikan şirketlerin ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen "I AmChamPion" ödülleri online ortamda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Başkan Turnaoğlu, törenin pandemi nedeniyle online gerçekleştirildiğine işaret ederek, dijitalden yararlanarak bu sene etkinliğin bütün aşamalarının sanal ortamda gerçekleştirildiğini söyledi.

Türkiye ile ABD arasında 1950'li yıllara dayanan çok sağlam bir müttefiklik ilişkisi olduğuna dikkati çeken Turnaoğlu, şunları kaydetti:

"İkili ilişkilerde dönem dönem bazı zorluklar yaşanmış olsa da her zaman ortak çözüm noktasına ulaşıldı. Bu dönemde de ABD kaynaklı şirketler, Türkiye'deki ticari faaliyetlerini daha da güçlendirerek sürdürmeye ve iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine katkıda bulunmaya devam edecek. Kovid-19 pandemisine rağmen, iki ülke arasındaki artan ticaret hacmi bunun güçlü bir göstergesi. Tam da bu sebeple bu sene ikincisini gerçekleştireceğimiz 'Türk-ABD İş Dünyası Ödülleri – I AmChamPion' çalışmalarımızın önemini ve sürekliliğini anlatacak."

AmCham Türkiye olarak, çok güçlü bir portföye sahip olduklarını dile getiren Turnaoğlu, Türkiye'yi global tedarik zincirlerine taşıyan bir güç olmayı hedeflediklerini aktardı.

Bu gücü, yatırım, iş gücü ve ihracata yapılan katkı olmak üzere üç ana kaynaktan aldıklarını bildiren Turnaoğlu, "90 binin üzerinde iş gücü yaratıyoruz, 50 milyar doların üzerinde yatırımı temsil ediyoruz ve her sene 9 milyar doların üzerinde üyelerimiz ihracat yapıyor." ifadelerini kullandı.

– "İkili ilişkilerin gelişmesi için 5 önceliğimiz var"

Tankut Turnaoğlu, dünya standartlarında yeteneklerin geliştirilmesi ve kurumsal yönetişimin gelişimine bulundukları katkıdan da bahsederek, yerel iş ortaklarının küresel değer zincirleri ile buluşturulması için çalıştıklarını bildirdi.

İkili ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla ortaya koydukları 5 önceliklerinin olduğuna dikkati çeken Turnaoğlu, bunları şöyle sıraladı:

"Birincisi, ülkemizdeki mevcut ABD yatırımlarını korumak, ikincisi mevcut ABD yatırımcılarını ve yeni yatırımcıları Türkiye'ye çekmek, onların yatırım ve ticaretini artırması için aktif destek vermek, üçüncüsü Türkiye'nin ABD şirketleri tarafından bölgesel merkez olarak kullanılmasını teşvik etmek, dördüncüsü birlikte çalıştığımız Türk KOBİ şirketlerin küresel değer zincirine daha fazla katılımını sağlamak, beşincisi ise ülkemizde global standartlarda yeteneklerin ve kurumsal yönetişimin gelişimini desteklemeye devam etmek."

Etkinlik çerçevesinde bu sene 13 farklı ödülün bulunduğunu bildiren Turnaoğlu, ödüllerin hepsinin bu öncelikler doğrultusunda tespit edildiğini aktardı.

– "Türkiye'de 1.700'den fazla Amerikan şirketi bulunuyor"

ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield ise, iki ülke arasındaki ticaret hacmine değinerek, "Karşılıklı ticaret hacmini 100 milyar dolara yükseltme hedefimiz var." ifadesini kullandı.

Halihazırda 1.700'den fazla Amerikan şirketinin Türkiye pazarında olduğunu dile getiren Satterfield, bu şirketlerin 70 bin çalışanının bulunduğu söyledi.

Türk iş dünyasının inovasyonu konusunda da büyük adımlar atıldığına işaret eden Satterfield, "Hepimiz için Türkiye-Amerikan ilişkilerinin on yıllardır devam eden iş birliğinin geliştirilmesi çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Satterfield, iki ülke arasındaki ticari bağların desteklenmesinde şirketlerin rolünün de çok büyük olduğunun altını çizdi.

– "Ülkemize olan güvenimiz ve yatırımlarımız devam edecek"

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, son bir yıldır içinde bulundukları olağanüstü şartlardan dolayı dijital etkinliklere alışmaya başladıklarını kaydederek, gelecek yıl derneğin geleneksel kutlamasında fiziken bir arada olma temennisinde bulundu.

Koç, 2004'te kurulan derneğin o tarihten beri iki ülke arasındaki ekonomik bağların güçlenmesi için özveriyle çalıştığını anlatarak, üstlendiği önemli görevleri başarıyla yapan derneğin daha gidecek çok yolu olduğunu, iki ülke arasındaki gerginliğin çalışmaları zorlaştırsa da daha önemli hale getirdiğini söyledi.

Koç Topluluğu ile Ford Motor Company arasındaki iş birliğine ilişkin soru üzerine Koç, neredeyse 100 yıl önce başlayan iş birliğinin bugünkü toplantıya güzel bir örnek teşkil ettiğini bildirdi.

İki şirket arasında 1928 yılında bayilik sistemiyle başlayan iş birliğinde üretime geçilme sürecini anlatan Koç, çalışan sayılarının bugün 12 bine ulaştığını, araç üretimlerinin 370 bin adede yükseldiğini, cirolarının 7 milyar dolara yaklaştığını vurguladı.

Koç, "İhraç edilen rakam 335 bin adede ulaştı. Diğer bir bakış açısıyla; 16 milyon dolar olan ihracat rakamımız neredeyse 6 milyar dolara geldi. Şirketimiz son 5 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonluğunu elden bırakmıyor. Attığımız adımlar topluluğumuzun ve elbette ülkemizin Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli üretim kabiliyetlerine büyük katkı sağladı." ifadelerini kullandı.

Ali Koç, "Her iki taraf da bu güvenin, iradenin güçlenerek süreceğine inanıyor. Yani ülkemize olan inancımız, güvenimiz ve yatırımlarımız devam edecek." diye konuştu.

– "Türkiye ile ABD'nin birbirine ihtiyacı var"

Ali Koç, gelecek dönemde derneğe çok iş düşeceğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"İki ülke arasındaki son dönemdeki ilişkilerin gerginliğini, sıkıntılarını hepimiz biliyoruz. Bunun konjonktürel olmasını diliyorum. İki ülkenin de birbirine ihtiyacı var. ABD'nin ülkemizin değerini, kıymetini, hassasiyetlerimizi daha iyi anlaması gerektiğini, bizim de karşı tarafın serzenişlerini daha iyi anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama her şeyden önemlisi yıllardır stratejik ortaklık dediğimiz iki ülke arasındaki iş birliğinin ticari anlamda da belirli seviyeye gelerek, 'gerçekten stratejik iş birliğimiz, dostluğumuz var' diyebilmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Ticari konularda geri kaldık. İki ülkenin de potansiyeli ortada. İnşallah daha önce ifade edilen 100 milyar dolarlık ticaret hacmini yakalayabiliriz. Zaten bu konuları yakaladığımız takdirde diğer sorunların da bir şekilde çözülebileceğine inanıyorum."

– "İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler her geçen gün gelişiyor"

Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, şirketlerin yarışmaya başvurduğu projelerinden bahsederek, Kovid-19 ile mücadelede çeşitlilik, kapsayıcılık ve inovasyon alanında da çok güzel projelerin bulunduğunu söyledi.

Türk-Amerikan ortaklı şirketlerin bir arada daha çok iş yapacağını dile getiren Özilhan, "ABD şirketlerinin Türkiye'de çok önemli yatırımları var. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler; pek çok farklı şirketler ve çalışanlar tarafından yapılan önemli projelerle de her geçen gün gelişiyor." dedi.

– "Türkiye sadece coğrafi değil ekonomik anlamda da eşsiz konuma sahip"

Coca Cola Avrasya ve Orta Doğu İş Birimi Başkanı Evguenia Stoichkova, Türkiye ile ilişkilerinin 55 yıldan daha uzun süredir devam ettiğini belirterek, burada çok güçlü işlerinin bulunduğunu, yerel ekonomiye ve topluma katkı sağladıklarını, sosyal projeler hayata geçirdiklerini söyledi.

Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasında köprü vazifesi gören benzersiz bir coğrafi konumunun bulunduğunu dile getiren Stoichkova, şu açıklamalarda bulundu:

"Sadece coğrafi olarak değil ekonomik ve kültürel olarak da böyle bir fonksiyonu ve görevi var. İstanbul şimdiye kadar bölgedeki yönetim merkezimizden birisi olarak devrede. Orta Doğu, merkezi Asya ve Pakistan bölgesinde 25 pazarı kapsıyor. Bütün bu bölgede iş birliğimizi Anadolu Grubu olarak yürütüyoruz. Türkiye aynı zaman bizim dünyamızda iyi yetişmiş, güçlü yöneticiler yetiştirme konusunda çok ünlü. Dünyadaki çeşitli iş bölgelerinde çok başarılı sonuçlar alan çok başarılı görevler alan yöneticiler yetiştiriyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HONOLULU (AA) – ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Kilauea Yanardağı’nın Halemaumau kraterinde patlama meydana geldiğini duyurdu.

Kraterde meydana gelen patlamanın kaydedildiği görüntülerde, kraterin lavla kaplandığı ve dalgalı volkanik gaz bulutlarının havaya yükseldiği gözlendi.

Patlamanın evlerin bulunduğu bölgede olmadığı, lavların tamamının Hawaii Yanardağlar Ulusal Parkı’nda gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı.

USGS yetkilisi Ken Hon yaptığı açıklamada, lavların yerleşim yerine doğru hareket ettiğine yönelik işaret görülmediğini belirterek volkan faaliyetlerinin parkın içinde olduğunu bildirdi.

Patlamanın ardından yanardağ için alarm seviyesi, “yerde ve havada olası tehlikeli aktivite” anlamına gelen “kırmızı”ya yükseltildi.

Dünyanın en aktif volkanlarından Kilauea’da 1983’ten bu yana patlamalar oluyor.

Muhabir: Sümeyye Dilara Dinçer

NEW YORK (AA) – California Üniversitesi Berkeley Ötekileştirme ve Aidiyet Enstitüsü tarafından yapılan ankette, Müslüman katılımcıların yüzde 67,5’i, hayatlarında en az bir kez İslamofobi tecrübesi yaşadığını söyledi.

Müslüman kadınlarda bu oran yüzde 76,7’ye çıkarken, Müslüman erkeklerin ise yüzde 58,6’sının İslamofobik yaklaşıma maruz kaldığı kaydedildi.

Ankete katılanların yüzde 93,7’si ise Amerikan toplumunda yaşanan İslamofobinin genel olarak duygusal ve zihinsel sağlıklarını etkilediğini ifade etti.

Her 3 Müslüman’dan 1’i dini kimliğini sakladı

Ankette, İslamofobik eylemlere maruz kalmamak için katılımcıların yaklaşık yüzde 33’ü, bazı anlarda dini kimliklerini gizlemeye çalıştığını, yüzde 88,2’sinin ise tepki ile karşılaşma korkusundan dolayı bazı konuşma ve eylemlerden sakındığını belirtti.

Özellikle 18-29 yaş grubu arasında dini kimliğini saklamaya çalışanların oranının yüzde 45’leri bulduğu kaydedildi.

Çalışmayı yürüten Enstitünün Küresel Adalet Programı Direktörü Elsadıg Elsheikh, “Bu anket, bir Müslüman doğrudan İslamofobik bir eyleme uğramasa bile, 11 Eylül’den sonra medyamızda ve kültürümüzde yer alan İslamofobinin, Müslümanların izlendikleri, yargılandıkları veya dışlandıklarını hissettikleri bir atmosfer yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu

Diğer yandan ankete katılan Müslümanların yaklaşık yüzde 73’ü, toplumdaki İslamofobik yaklaşımlara rağmen Müslüman olmayanlarla günlük ilişkileri sürdürdüğünü, yüzde 93.7’sinin ise çocuklarının Amerikalı olarak kabul edilmesini önemli gördüklerini belirtti.

Ankete, ABD’de yaşayan her etnik grup ve yaştan yarısı kadın bin 123 Müslüman katıldı.

ABD’de yaşayan Müslüman nüfusun 3,5 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.