Amiral gemisi Fed faiz silahını çekti, ekonomistler 'devamı gelir' dedi

İSTANBUL (AA) – Fed, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkilerine ilişkin endişelerin artmasıyla 17-18 Mart’taki Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesi, politika faiz oranını 50 baz puan indirerek yüzde 1-1,25 aralığına çekti.

Söz konusu karar, FOMC’un 2008 küresel krizinden bu yana ilk kez planlı toplantıları öncesi aldığı faiz kararı oldu.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Deniz Yatırım Stratejisti Orkun Gödek, komitenin faiz indirim kararını oy birliği ile aldığına işaret ederek, maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerini tutturmak adına bu yönde bir adım atıldığını söyledi.

Güçlü ekonomik temel vurgusuna karşın hamle yapılma zaruretinin doğduğunu anlatan Gödek, “Zamanlama açısından sürpriz şekilde alınan faiz kararının ardından Fed Başkanı Jerome Powell da ekonomik görünümdeki yeni risklere karşı bu tarz bir adım attıklarını, Covid-19 kaynaklı risklerin görünümü değiştirdiğini, ekonomik temellerin hali hazırda güçlü olduğunu vurguladı. Ayrıca, ekonomiyi güçlü tutmak adına her türlü adımın atılmaya devam edileceği mesajını verdi.” dedi.

Gödek, Fed’in öne çıkan dört mesajını da, “Fed, gelişmelere göre araçlarını kullanmaya hazır ancak şu anda böyle bir ihtiyaç yok. Faiz indirimiyle hane halkı ve iş dünyası güveni desteklenecek. Faiz indirimiyle finansal koşullardaki sıkılaşma engellenebilir. Covid-19 kaynaklı etkilerin görülmesi açısından henüz ilk aşamada bulunuluyor ve geniş data setini görmeden konuşmak kolay değil. Ancak, otel ve turizm sektörlerinde sıkıntılar olduğuna dair geri dönüşler söz konusu.” şeklinde sıraladı.

“Fed önderliğinde koordineli para politikası kararlarının devamı gelebilir”

Orkun Gödek, Fed’in takvim dışı faiz kararının sırasıyla Nisan 1994, Ekim 1998, Nisan 2001, Eylül 2001, Ağustos 2007, Ocak 2008 ve Ekim 2008 dönemlerinde de tercih edildiğini, ekonomiye doğrudan pozitif etkileşim açısından bakıldığında ise 2001 öncesi dönemdeki iki hamle dışındakilerin efektif olduğunun görülmediğini söyledi.

Takvim dahilinde gerçekleştirilen FOMC toplantıları sonucunda Aralık 2016 ile Aralık 2018 dönemleri arasında federal fonlama oranı aralığının yüzde 0-0,25 düzeylerinden yüzde 2,25-2,50’ye yükseltildiğini, geçen yıl ise ticaret kaynaklı belirsizliklerin global ekonomi üzerinden ABD’ye yönelik riskler doğurması nedeniyle 75 baz puan indirimle sürecin ters yönde işletildiğini anımsatan Gödek, şunları kaydetti:

“2020 başlangıcında genel piyasa konsensüsü Fed’in en erken yıl ortasına dek politika faizinde herhangi bir hamle yapmaması, diğer yarıda ise adım atması durumunda tercihinin indirimden yana olacağı şeklindeydi. Keza Deniz Yatırım Araştırma Bölümü olarak bizim beklentimiz de bu minvalde oluşmaktaydı. Zamanlama açısından sürpriz faiz indirimi sonrasında Fed’in piyasa katılımcılarına sinyal etkisi kanalı üzerinden net bir mesaj verdiğini düşünüyoruz ve son dönem içerisinde gözlenen oynaklık artışı ve algı bozulmasından rahatsız olduğunu teyit ettiğine inanıyoruz.

Öte yandan ilk çeyrek büyüme performanslarının başta Çin ekonomisi olmak üzere global ekonomide zayıflamaya işaret edecek olması, hatta ikinci çeyreğe de risklerin taşınma potansiyelinde olduğunu gözettiğimizde sadece faiz indirimi vasıtasıyla para politikası üzerinden sürece müdahale etmenin kolay ve mümkün olmadığını düşünüyoruz.”

Gödek, Fed’in önderlik ettiği faiz indirimi sürecinin diğer üyelerin de katılımıyla devam edebileceğini belirterek, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) mart ayı toplantısı için yüzde 79 olasılıkla 5 baz puanlık faiz indirimi fiyatlandığını, Japonya ve İngiltere merkez bankalarından da benzer adımlar gelebileceğini kaydetti.

“Fed’in son aksiyonu durgunluğun gerçekleşeceğinin işareti olabilir”

Nordea Markets Baş Analisti Juha Vainikainen de, “Yeni bir parasal genişleme, ortaya çıkan yeni riskleri yatıştırmak için gerekli olabilir. Bol miktarda likidite içeren bir ortam, risklerin güvenli bir şekilde karşılanması için gerekli. Para politikası tüm sorunları çözemese de Fed’in son aksiyonu, küresel ekonomide daha ciddi bir şeyin gerçekleşeceğinin işareti olabilir. Durgunluk gibi… Böyle bir ortamda merkez bankaları enflasyon hedeflerini de kaçırabilir.” değerlendirmelerini yaptı.

Ara toplantı kapsamında yapılan faiz indirimi sonrası New York borsalarının negatif kapanış gerçekleştirdiğini, bunun yatırımcıların Fed’in kararından endişe duyduğunu gösterdiğini aktaran Vainikainen, şunları kaydetti:

“ABD hazineleri daha önce hiç olmadığı gibi satın alındı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 1’in altına düştü. FOMC gecelik endeks swapları, 18 Mart’ta yapılacak bir sonraki toplantıda 35 baz puanlık bir faiz indirimini fiyatlıyor.Öte yandan İngiltere Merkez Bankası’nın da en az 25 baz puan olmak üzere faiz oranını düşürmesi bekleniyor. Avustralya Merkez Bankası dün faiz oranlarını zaten düşürdü.

Kanada Merkez Bankası’nın bugün daha düşük oranlarda olması bekleniyor. Bu eylemler, bant genişliğine katılma konusunda ECB’ye yönelik baskıyı artıracaktır. ECB’den 10 baz puanlık bir indirim, gelecek hafta için neredeyse tamamen fiyatlandırılıyor. Ancak, ECB’nin faizleri düşürme kapasitesi ve istekliliği belirsizliğini koruyor. Öte yandan Fed’in ara toplantıdaki faiz indirimi ABD bankacılık hisselerine negatif etkiledi. ECB’nin faiz oranında indirime gitmesinin de Avro bölgesinde aynı şeyi yapması bekleniyor.”

“Fed, amiral gemisi olarak rolünün gereğini yaptı”

Commerzbank Ekonomisti Bernd Weidensteiner ise Fed’in cuma günü yaptığı açıklamanın ardından bankanın 50 baz puanlık bir indirime gitmesinin fiyatlandığını, ancak zamanlama açısından bir sürpriz yaşandığını söyledi.

Bu kapsamda Fed’in aksiyonunun aslında şaşırtıcı olmadığını vurgulayan Weidensteiner, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Fed, küresel merkez bankaları konvoyunda bir amiral gemisi olarak her zamanki gibi rolünün gereğini yerine getirdi. FOMC artık bekleyecek ve son faiz indiriminin gerçekten piyasaları stabilize edip etmediğini görecek. Bununla birlikte, ABD’de cornoavirüs salgınından etkilenenlerin sayısı da artıyor. Salgının olumsuz etkilerinin hızlı bir şekilde sona ermesi beklenmiyor. Bu kapsamda Fed gerekirse daha fazla faiz indirimiyle devam edecektir. Fed gerekirse, agresif bir şekilde ‘mühimmatını’, yani faiz indirimleri için kalan marjını kullanacaktır. Komite, erken bir şekilde aksiyon almanın, çok uzun süre beklemekten daha büyük bir başarı vadettiğini düşünmektedir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

WASHINGTON (AA) – Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı konuşmayı beklerken analistler, Fed’in varlık alımlarının azaltılması konusunda güçlü bir sözle yönlendirme olasılığının düşük olduğunu belirtti.

Her yıl dünyanın en önemli merkez bankacıları ve finans oyuncularını Wyoming eyaletinin Jackson Hole kasabasında bir araya getiren sempozyum, artan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları nedeniyle planlananın aksine bu yıl da sanal olarak gerçekleştirilecek.

Kansas City Fed’in ev sahipliğinde 1978’den bu yana düzenlenen ve “merkez bankacılarının Davos”u olarak kabul edilen sempozyumun bu yılki teması “Düzensiz Bir Ekonomide Makroekonomik Politika” olarak belirlendi.

Küresel yatırımcılar ise Fed Başkanı Powell’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda cuma günü vereceği mesajlara odaklandı.

Varlık alımlarını azaltma zamanlamasına yönelik ipucu verip vermeyeceği merak konusu

Fed’in takviminde yer alan bilgilerde, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Jackson Hole Toplantısı’nda yapacağı konuşmanın temasının “Ekonomik Görünüm” olacağı belirtildi.

Merakla beklenen konuşmanın başlığının geçen yılın aksine oldukça genel olduğu dikkati çekti.

Fed Başkanı Powell’ın geçen yıl Jackson Hole’da yaptığı konuşmanın başlığı bankanın takviminde “Para Politikası Çerçevesi İncelemesi” olarak yer almıştı. Powell, geçen yılki toplantıda Fed’in para politikası stratejisinde değişikliğe gittiğini açıklayarak, bankanın “ortalama” yüzde 2 enflasyonu hedefleyeceğini duyurmuştu.

Powell’ın Fed’in varlık alımlarını azaltma zamanlamasına yönelik ipucu verip vermeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Fed Başkanının konuşmasında ekonomik görünüme dair değerlendirmelerde bulunması beklenirken analistler, varlık alımlarının azaltılması konusunda güçlü bir sözle yönlendirme olasılığının düşük olduğunu belirtti.

Kovid-19 salgınının ekonomiye yönelik risklerinin devam ettiğine işaret eden analistler, Powell’ın açıkça mesaj vermekten kaçınacağını ifade etti.

“Güçlü bir sözle yönlendirme beklemiyoruz”

Moody’s Analytics Kıdemli Ekonomisti Ryan Sweet, AA muhabirine, Fed Başkanı Powell’ın Jackson Hole konuşmasında varlık alımlarının azaltılması konusunda herhangi bir yönlendirme yapma olasılığının düşük olduğunu söyledi.

Sweet, “Fed Başkanı Jerome Powell’ın, Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu’nda yapacağı konuşmada, merkez bankasının aylık varlık alımlarının azaltılmasının zamanlaması ve bileşimi hakkında güçlü bir sözle yönlendirme yapmasını beklemiyoruz. Bunu yapması şaşırtıcı olur çünkü bu Federal Açık Piyasa Komitesi’nin önünden gitmek olur ve başkanlar genellikle bundan kaçınır.” dedi.

Fed’in varlık alımını azaltma zamanlamasına dair beklentilerini de dile getiren Sweet, “Fed’in varlık alımını azaltma planlarını eylül ayında açıklamasını ve 2022’deki her bir FOMC toplantısında 15 milyar dolarlık indirimin gerçekleşmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sweet, Fed’in varlık alımlarının azaltılmasının “otomatik pilotta” olmasını istediğinin sinyalini verdiğine işaret ederek, aylık varlık alımları 120 milyar dolardan sıfıra düştüğünde, Fed’in bilançosunun daralmamasını sağlamak için elinde tuttuğu vadesi gelen menkul değerlerdeki getiriyle yeniden yatırım yapacağını aktardı.

Piyasalar, Fed’in ekimde varlık alımını azaltmaya başlama potansiyeline odaklanmış görünüyor”

Temel olarak Fed’in varlık alımlarını azaltma sürecinin 2022’nin sonunda bitmesini beklediklerini belirten Sweet, ancak beklenenden daha erken tamamlanmasına dair senaryoların da olduğunu kaydetti.

Sweet, “Başta şahin tutumlu bölgesel Fed başkanları olmak üzere bazı Fed yetkilileri, daha erken bir başlangıç için bastırdı. Piyasalar, Fed’in ekim ayında varlık alımını azaltmaya başlama potansiyeline giderek daha fazla odaklanmış görünüyor. Bunun gerçekleştiğini ve hızın temel çizgiyle aynı olduğunu varsayarsak, aylık varlık alımları Temmuz 2022’ye kadar sıfıra inecektir.” ifadelerini kullandı.

Fed’in varlık alımını azaltmayı daha erken bitirmek istemesi halinde ekim ayında başlayarak hızını artırmasının gerekeceğini anlatan Sweet, şunları kaydetti:

“Fed’in aylık varlık alımlarının azaltılmasının zamanlamasında veya boyutundaki bir değişikliğin tahvil piyasası üzerinde önemli bir etkisi olacağına inanmıyoruz. Ancak sinyal kanalından dolayı faiz oranlarında hareket olabilir. Bu nedenle, Fed’in varlık alımını azaltma yaklaşımına yönelik iletişimi önemli olacaktır. Bu nedenle, Fed’in finansal piyasa koşullarına ve ekonominin sağlığına göre ayarlanabileceğini söylemesine rağmen, merkez bankasının aylık varlık alımlarında değişikliklerin otomatik pilotta olmasını isteyeceğine inanıyoruz, Fed esneklik istiyor. Fed’in varlık alımlarını hızla azaltmak isteyeceğine inanmıyoruz çünkü tahvil piyasasına ekonominin aşırı ısınmasından endişe duyulduğunun veya son enflasyon artışının geçici olmadığının sinyalini verebilir.”

“Sürpriz bir varlık azaltma duyurusunun yapılması muhtemel değil”

Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Edward Moya da Fed Başkanı Powell’ın Kovid-19 salgınında Delta varyantının ekonomide yarattığı kısa vadeli belirsizlik nedeniyle varlık alımlarının azaltılması konusunda herhangi bir zaman çizelgesini vermeyi muhtemelen reddedeceğini söyledi.

Moya, “Sürpriz bir varlık azaltma duyurusunun yapılması muhtemel değil gibi görünüyor.” dedi.

Powell’ın 22 Eylül ya da 3 Kasım toplantılarının politika kararlarında varlık alımlarının azaltılması duyurusunun yapılabileceğine ilişkin beklentilere işaret edeceğini belirten Moya, piyasanın varlık alımlarında gecikmeli bir azalma beklentisiyle nasıl konumlandığı göz önüne alındığında, Powell’ın bir kez başladıktan sonra varlık alımlarının azaltılmasının hızlı olabileceğini ima etmesi halinde olayın nispeten şahin olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Moya, “Powell büyük olasılıkla Jackson Hole’u eylüldeki bir sonraki FOMC politika toplantısında Fed’in varlık alımlarını azaltma duyurusunu yapılabileceğini iletmek için kullanacak​​​​​​​.” dedi.

Edward Moya, Delta varyantı zirveyi gördüğü sürece ve 3 Eylül’de açıklanacak istihdam raporun güçlü gelmesi halinde FOMC’nin 22 Eylül’de varlık alımının azaltılmasını açıklayabileceğini dile getirdi.

Ekonomik görünümü değerlendirecek, varlık alımlarının azaltılmasına değinecek

Daha önce Fed’de görev yapan American Enterprise Institute Kıdemli Uzmanı Steven Kamin ise Powell’ın özellikle iş gücü piyasasındaki önemli ilerlemeye değinerek genel ekonomik görünümü değerlendireceğini ve bu bağlamda para politikasının nihai normalleşmesine atıfta bulunmasını beklediğini söyledi.

Powel’ın varlık alımlarının azaltılmasına, hatta varlık alımlarını azaltma koşullarının bu yılın sonlarına kadar karşılandığına değinebileceğini düşündüğünü belirten Kamin, “Ancak, FOMC hala bu konuda bölünmüş durumda ve tartışmayı önden yürütmek istemeyecek.” dedi.

Kamin, Powell’ın sıkılaşmanın aciliyetini azaltan Delta varyantı riskine ve son enflasyon okumalarının yumuşamasına da değineceğini kaydederek, “Kasım veya aralık toplantılarından sonra varlık alımlarını azaltmaya başlayacaklarını tahmin ediyorum.” dedi.

Fed’in son toplantısına ait tutanaklar varlık alımlarının bu yıl azaltılmasının muhtemel olduğu sinyalini vermişti

ABD Merkez Bankası (Fed), 18 Ağustos’ta Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 27-28 Temmuz’da düzenlenen son toplantısına ilişkin tutanakları yayımlamıştı.

Fed’in son toplantısına ait tutanaklar, yetkililer arasındaki görüş farklılıklarına rağmen, varlık alımlarının hızının ekonomik koşulların Fed’in hedeflerini karşılamasının ardından bu yıl düşürülmesinin muhtemel olduğunu ortaya koymuştu.

Fed yetkililerinin temmuz ayı toplantısında varlık alımlarını azaltma zamanlamasını ve mekanizmalarını tartıştığını gösteren tutanaklarda, “Geleceğe bakıldığında, üyelerin çoğu, ekonominin beklendiği gibi geniş bir şekilde toparlanması koşuluyla, varlık alımlarının hızını bu yıl düşürmeye başlamanın uygun olabileceği kanaatinde olduklarını belirttiler.” ifadesi yer almıştı.

Bazı yetkililerin ise varlık alımlarının hızında bir azalmanın gelecek yılın başlarında uygun hale gelme olasılığının daha yüksek olduğunu belirttiğine işaret edilen tutanaklarda, üyelerin komitenin politikasında değişiklik yapmadan önce bildirimde bulunacağı konusunda hemfikir olduğu vurgulanmıştı.

Muhabir: Dilara Zengin

WASHINGTON (AA) – ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 27-28 Temmuz’da düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı.

Politika faizinin yüzde 0-0,25 aralığında sabit tutulduğu son toplantının tutanakları, Fed yetkililerinin temmuz ayı toplantısında varlık alımlarını azaltma zamanlamasını ve mekanizmalarını tartıştığını gösterdi.

Fed’in varlık alımlarını bu yıl içinde azaltmaya başlama hazırlıkları üzerinde düşündüğünü ortaya koyan tutanaklarda, tüm üyelerin aralık ayından bu yana ekonominin Komitenin maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri doğrultusunda ilerleme kaydettiğinde hemfikir olduğu ancak üyelerin çoğunun maksimum istihdam hedefinde “önemli ölçüde ilerleme” standardının henüz karşılanmadığına karar verdiği aktarıldı.

Tutanaklarda, çoğu üyenin fiyat istikrarı hedefinde ise “önemli ölçüde ilerleme” standardına ulaşıldığını belirttiği kaydedildi.

Bazı üyeler varlık alımlarını azaltmak için 2022’nin başına kadar beklemeyi tercih ediyor

Fed’in tutanaklarında, “Geleceğe bakıldığında, üyelerin çoğu, ekonominin beklendiği gibi geniş bir şekilde toparlanması koşuluyla, varlık alımlarının hızını bu yıl düşürmeye başlamanın uygun olabileceği kanaatinde olduklarını belirttiler.” ifadesi yer aldı.

Bazı yetkililerin ise varlık alımlarının hızında bir azalmanın gelecek yılın başlarında uygun hale gelme olasılığının daha yüksek olduğunu belirttiğine işaret edilen tutanaklarda, üyelerin komitenin politikasında değişiklik yapmadan önce bildirimde bulunacağı konusunda hemfikir olduğu ifade edildi.

Tutanaklarda, üyelerin varlık alımlarının uygun hızda azaltılması konusunda çeşitli görüşleri dile getirdiği belirtilerek, aynı zamanda üyelerin federal fon oranı için hedef aralığı yükseltme standartlarının varlık alımlarının azaltılmasıyla ilgili standartlardan farklı olduğunu ve bu eylemlerin zamanlamasının ekonominin gidişatına bağlı olacağını belirttiği aktarıldı.

Bazı üyeler enflasyona yönelik yukarı yönlü risklere dikkati çekti

Ekonomik görünüme ilişkin belirsizlik ve risklerin de tartışıldığı toplantının tutanaklarında birçok üyenin aşılamadaki ilerlemenin yavaşlamasının ve delta varyantına dair gelişmelerin ekonomik görünüm için aşağı yönlü riskler oluşturmasıyla belirsizliğin oldukça yüksek olduğunu belirttiği kaydedildi.

Tutanaklarda, “Bazı üyeler, arz kesintileri ve işgücü sıkıntıları tahmin edilenden daha uzun süre devam edebileceği ve fiyatlar ile ücretler üzerinde şu anda varsayıldığından daha büyük veya daha kalıcı etkileri olabileceği endişeleriyle bağlantılı olarak enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler olduğunu belirtti.” değerlendirmesi yer aldı.

Fed’in tutanaklarında, enflasyondan endişe duyan üyelerin son enflasyon okumalarının tahmin edilenden daha kalıcı olabileceği riski nedeniyle varlık alımlarının azaltılmasının nispeten kısa sürede başlamasının daha ihtiyatlı olacağını savunduğu aktarıldı.

Üyelerin enflasyonun bu yıl genel olarak beklentilerin üzerinde arttığına dikkati çektiği belirtilen tutanaklarda, üyelerin enflasyondaki artışın mal ve işgücü piyasalarındaki arz kısıtlarına ve ekonomik faaliyetin normale dönmesiyle tüketici talebindeki artışa bağladığı kaydedildi.

Tutanaklarda, bazı üyelerin delta varyantının yayılmasına bağlı artan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının işe ve okula dönüşte gecikmelere neden olabileceğine ve bu nedenle ekonomik toparlanmayı azaltabileceği risklerine dikkati çektiği vurgulandı.

Sabitkoinlere ilişkin endişeler tutanaklara yansıdı

Fed’in tutanakları, yetkililerin sabitkoinlerin (stablecoin) finansal istikrar üzerindeki potansiyel tehdidini ele aldığını da ortaya koydu.

Sabitkoinler gibi “yeni finansal düzenlemeler” ile ilgili şeffaflık eksikliği ve az gelişmiş bir düzenleyici çerçeve olduğuna dikkati çekilen tutanaklarda, sabitkoinlerin yakından izlenmesi ve uygun düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.