Anadolu mirası 7 bin yaşındaki 'Yıldız Avcısı' heykelcikleri ziyarete açılıyor

İZmİR(AA) – Uluslararası sanat ve arkeoloji dünyasının hayranlığını toplayan ve MÖ 5 bin yıla tarihlenen “Yıldız Avcısı” adlı mermerden yapılma heykelcikler, ait olduğu Anadolu topraklarında sergileniyor.

“Göremediklerinizi Göreceksiniz” adlı projeyle her ay farklı bir tarihi eseri ağırlayan İzmir Arkeoloji Müzesi’nin mayıs ayı konuğu, “Gök Gözlemcisi, Tepegöz veya İdol” olarak da bilinen Yıldız Avcısı isimli Kilya tipi heykelcikler oldu.

Şehirleşme öncesi köy topluluklarının el sanatlarında uzmanlaştığını kanıtlayan heykelcikler, yassı ve ince vücut, geniş baş ve narin silindirik boyun yapılarıyla dikkati çekiyor.

Gökyüzüne yönelmiş bakışları, kabartmayla ifade bulan gözleri, kulakları ve burun yapılarıyla 7 bin yıl önce yaşayan insanların hayal gücünü yansıtan heykelcikler, müzenin özel hazine odasında ziyaret edilebilecek.

Kemalpaşa’daki Ulucak Höyük kazısından çıkarılmış

İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürü Hünkar Keser, AA muhabirine, heykelciklerin çok yüksek nitelikli işçiliğe sahip olduğunu söyledi.

Genel olarak Orta ve Geç Kalkolitik döneme tarihlendirilen idollerin üretiminde mermer dışında bazalt, gabro ve kumtaşının da tercih edildiği bilgisini veren Keser, heykelciklerin güneybatı ve kuzeybatı Anadolu’da ticaretinin yapılmış olabileceğini belirtti.

Keser, müzede sergilenen 7 eserin, 7 bin ve 5 bin 500 yıl öncesine tarihlendiğini, bazı parçaların Kemalpaşa, Ulucak Höyük kazısından çıkarıldığını aktardı.

Heykelciklerin, şehircilik öncesi köy topluluklarının el sanatlarında uzmanlaştığını gösterdiğini vurgulayan Keser, “Yukarı yönelmiş bakışları nedeni ile Batılılar tarafından Gök Gözlemcisi, Stargazer, bizlerin ise Tepegöz olarak adlandırdığı bu figürler, bilim dünyasında Kilya tipi heykelcik ya da İdol olarak anılıyor. Bu adı ise ilk kez bulundukları Gelibolu Yarım Adası’ndaki Kilya yerleşiminden alırlar. Yazının henüz icat edilmediği zaman diliminden günümüze ulaştıkları için de kullanıldıkları dönemde hangi isimle anıldıkları, hep bilinmeyen olarak kalacaktır.” diye konuştu.

Hünkar Keser, heykelciklerin 15 Haziran’a kadar İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaret edilebileceğini söyledi.

Benzerleri ABD’ye kaçırılıp açık artırmaya çıkarılmıştı

Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Kulaksızlar Mahallesi’nde, binlerce yıl öncesine ait bir atölyesi bulunan heykelciklerin tamamının Anadolu’da üretildiği biliniyor.

Buna rağmen 2017 yılında New York’ta Christie’s Müzayede Evi’nde Türkiye’den kaçırılan 5 bin yıllık kadın heykelciği Guennol Stargazer (Guennol Yıldız Avcısı) açık artırmaya çıkarılmış, yaklaşık 14,5 milyon dolara alıcı bulmuştu.

Satış, müzayede evi dışında toplanan Türkler tarafından protesto edilmişti.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, eserin Türkiye’ye iade edilmesi için hukuki süreç başlatmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – Türkiye Hava Sporları Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Teknofest ve Pilot Event tarafından Asklepion Antik Kenti’nde organize edilecek yarışlara, ilk etabı başarıyla tamamlayan 24 sporcu katılacak.

Yarışları sonucunda en iyi puanı alan 16 sporcu, TEKNOFEST 2021 kapsamında 21-22 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşecek olan Büyük Final’de yarışmaya hak kazanacak.

Türkiye Drone Şampiyonası Büyük Final yarışının birincisi, TEKNOFEST 2021 World Drone Cup’ta Türkiye’yi temsil edecek.

Büyük finalin ardından ilk 3’e giren sporculardan oluşturulacak Türkiye Drone Milli Takımı da gelecek yıl düzenlenecek uluslararası yarışlarda Türkiye’yi temsil etme hakkına sahip olacak.

HATAY(AA) – Günümüzde üzüm yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahip Hatay’ın Hassa ilçesindeki kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan ve üzerinde üzüm hasadını anlatan figürlerin bulunduğu Geç Roma Dönemine ait mozaik, geçici sergiyle görücüye çıkacak.

Hassa ilçesindeki Mazmanlı Mahallesi’nde kaçak kazı sırasında keşfedilen ve 2002’de yapılan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan 6 metrekarelik mozaik, 2016’dan bu yana Hatay Arkeoloji Müzesi’nde özenle muhafaza edildi.

Milattan Sonra (MS) 5. ve 6. yüzyıla denk gelen Geç Roma Dönemine ait bir kilisenin tabanında bulunan ve üzerinde üzüm hasadını anlatan figürlerin yer aldığı mozaiğin yerli ve yabancı ziyaretçilerle buluşması için çalışma başlatıldı.

Dünyanın en büyük mozaik koleksiyonunun sergilendiği müzeler arasında yer alan Hatay Arkeoloji Müzesi’nde 6 uzman restoratör eşliğinde geçen ay restorasyon çalışmalarına başlanan mozaik, kentte 6 Eylül’de düzenlenecek “Üzüm Hasadı Şenliği’nde ziyaretçiyle buluşacak.

Müzenin rezerv alanında sergiye sunulacak bu mozaik ile ziyaretçilere Geç Roma Dönemi’nde tarımsal faaliyetlerde önemli bir yere sahip üzümün “tarihe kazınmış” izleri tanıtılacak.

“Hassa’nın önemli bir üzüm merkezi olduğu konusu bu eserde ortaya çıkıyor”

Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürü Ayşe Ersoy, AA muhabirine, MS 5. ve 6. yüzyıla ait “üzüm hasadı” temasıyla ön plana çıkan mozaiğin 2016’dan bu yana müzenin deposunda özenle korunduğunu söyledi.

Geç Roma Döneminde üzüm yetiştiriciliğine verilen önemin anlatıldığı mozaiğin, günümüzdeki üzüm üreticiliğinin de tanıtılması için çok önemli olduğuna işaret eden Ersoy, “2002’deki kazı çalışmalarında yer yer tahrip olmuş bir kilisenin taban mozaiklerine ulaşılmış. Taban mozaiklerimiz, MS 5. ve 6. yüzyıla ait. Mozaiğimiz o yıllardaki üzüm hasadını yansıtıyor. Her yıl da Hassa’da üzüm hasadı zamanında bu mozaiğimiz gündeme geliyordu.”

Ersoy, 6 metrekaresi sağlam olarak günümüze ulaşabilmiş mozaiğin üzerinde eşek üstünde içerisi üzüm dolu bir küfe ve bu küfenin bir işçi tarafından götürülmesini anlatan figürlerin yer aldığını aktararak, bu çalışmayla MS 5. ve 6. yüzyılı günümüze taşıdıklarını dile getirdi.

“Binlerce yıldır Amik Ovası’nın verimli topraklarında üzüm çok önemli bir geçim kaynağı, ticaret malzemesi olmuş ve o yıllarda bile ihracatı yapılıyor. O dönemde de Hassa’nın önemli bir üzüm merkezi olduğu konusu bu eserde ortaya çıkıyor. Biz de bu durumu yansıtan mozaiğimizi ziyaretçilerimizle buluşturacağız.” diyen Ersoy, mozaiği alandan bulunmuş haliyle teşhire sunabilmek için restoratörlerin büyük bir titizlikle çalışma yürüttüğünü vurguladı.

Ersoy, 6 Eylül’de Hassa’nın “Üzüm Hasadı Şenlikleri”nin müzeden başlayacağını, sergi gününde ayrıca müze girişinde Hassalı kadınlar tarafından, üzümden yapılan ürünlerin de satışa sunulacağını ifade etti.