Anayasa Mahkemesinin Gergerlioğlu başvurusunun reddine ilişkin kararının gerekçesi açıklandı

ANKARA (AA) – Resmi Gazete’de yer alan kararda, istifa, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar ve devamsızlık hallerinden biri nedeniyle milletvekilliğinin düşmesi için Meclis Genel Kurulunca konuyla ilgili karar alınması gerektiği, kesin hüküm giyme veya kısıtlama hali söz konusu olduğunda ise bunun aranmadığı ifade edildi.

Milletvekilliğinin düşmesi konusunda AYM’ye başvuru hakkının bulunduğu ancak kesin hüküm giyme nedeniyle düşmede müracaat imkanının tanınmadığı belirtilen kararda, “Bu itibarla Anayasa’nın 84’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kesin hüküm giyme veya kısıtlama sebebine dayanan ve bu konudaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesi suretiyle gerçekleşen milletvekilliğinin düşmesi hali, Anayasa’nın 85’inci maddesi kapsamının ve dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin inceleme, görev ve yetkisinin dışında kalmaktadır.” ifadesi yer aldı.

Bu nedenle AYM’nin, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi işleminin iptali isteminin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verdiği bildirildi.

Kararda ayrıca Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşmesine yönelik başka adlar altında yapılacak taleplerin de incelenebilmesinin mümkün olmadığı anlatıldı.

2 yıl 6 ay hapis cezası onanmıştı

Gergerlioğlu, milletvekili seçilmeden önce yargılandığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince 21 Şubat 2018’de “PKK/KCK propagandası yapmak” suçundan hapse mahkum edilmişti.

Mahkeme kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince hukuka uygun bulunmasının ardından temyiz üzerine dosya Yargıtay’a gelmişti. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını onamıştı.

TBMM Genel Kurulunda, HDP’li Gergerlioğlu hakkında mahkemece verilen ve kesinleşmiş cezaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi okunmuştu. Anayasa gereğince, Genel Kurulda okunan tezkerenin ardından Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşmüştü.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 31 Mart’taki gündem toplantısında HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesinin iptali istemiyle yapılan başvuruyu görüşmüştü. Mahkeme, yetkisizlik nedeniyle başvuruyu oy birliğiyle reddetmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – HDP’nin kapatılması istemiyle açılan ve ceza davası prosedürü izlenen davada, AYM Genel Kurulunun, iddianameyi oy birliğiyle kabul etmesi ve iddianame ile eklerinin davalı partiye tebliğinden itibaren ön savunma için 2 aylık süre başlamıştı.

Partinin yasal süre içinde ön savunmasını vermesi gerekirken, HDP Hukuk Komisyonu, bu süre dolmadan AYM’ye başvurarak savunma için 4 ay ek süre talebinde bulunmuştu.

AYM Genel Kurulu, HDP’nin bu talebini görüştü.

Alınan bilgiye göre, Yüksek Mahkeme, daha önceki kapatma davalarında olduğu gibi, HDP’nin de ek süre talebini kabul etti.

Partinin ön savunmasını vermesi için 60 günlük, hakkında siyasi yasak istenenlerin ön savunmasını hazırlaması için ise 30 günlük süre verildiği öğrenildi.

Süreç nasıl işleyecek?

Savunma için verilen ek süre tamamlandıktan sonra HDP, ön savunmasını AYM’ye verecek.

Ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Daha sonra Anayasa Mahkemesince belirlenecek tarihlerde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı HDP, ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan, toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

15 üyenin 10’unun oy çokluğuyla karar verilebilecek

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak.

Anayasa Mahkemesinin, siyasi yasak istenen partililerin, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmi Gazete’de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetimcisi olamayacak.

Muhabir: İsmet Karakaş

ANKARA (AA) – Genel Kurul, CHP’nin, kamuoyunda infaz yasası olarak bilinen 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un tümünün ya da 14 maddesinin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu gündem toplantısında esastan görüşerek karara bağladı.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu reddetti.

7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 14 Nisan 2020’de TBMM’de kabul edilerek yasalaşmıştı. Bu kanun uyarınca yaklaşık 90 bin kişinin cezaevlerinden tahliye edilmesi sağlanmıştı.

İlk olarak yeni infaz yasasının “şekil yönünden” iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuran CHP, yasanın bazı maddelerinin “af” sonucu doğurduğunu savunmuş, “TBMM’de Anayasa’nın öngördüğü 5’te 3 çoğunluğa ilişkin usul şartı yerine getirilmediği için düzenlemenin şekil yönünden iptali”ni talep etmişti.

CHP’nin bu başvurusu 17 Temmuz 2020’de Yüksek Mahkeme tarafından 7 üyenin karşı oyuna karşı 9 üyenin oy çokluğuyla reddedilmişti.

Ayrıca CHP, ikinci başvurusunda da kanunun tümünün ya da 14 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulmasını istemişti.