Ankara Üniversitesi, Milli Mücadele dönemine ait özel fotoğrafları yayımladı

ANKARA (AA) – Ankara Üniversitesi, birçoğu ilk kez gün yüzüne çıkan Milli Mücadele dönemine ait özel fotoğraflar yayımladı.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü arşivlerinden yayımlanan fotoğraflar, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Milli Mücadele öncesi ve Kurtuluş Savaşı yıllarına ait mücadelesine ışık tutuyor.

Tarihi kareler, Türk milletinin zorlu şartlar altındaki mücadelesi ve bağımsızlığa uzanan yolda yaşadığı tarihsel serüveni gözler önüne seriyor.

Milli Mücadele'den Kurtuluş Savaşı'na uzanan yolda, Atatürk'ün tüm Anadolu'da tanınmasını sağlayan sürece ayna tutan fotoğraflar, halkın kurtuluşa ve bağımsızlığa yönelik azim ile mücadelesini bugünün kuşaklarıyla buluşturuyor.

Kareler arasında, Atatürk'ün, savaş yıllarına ait cephedeki ve siyaset arenasındaki fotoğrafları da yer alıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Yükseköğretim kurumlarına 2022 yılı için verilmesi öngörülen bütçe ödeneği 57,7 milyar lirayı geçerken, en fazla ödeneğin Ankara, İstanbul ve Hacettepe üniversitelerine ayrılması planlandı.

AA muhabirinin, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan Orta Vadeli Program’dan (2022-2024) derlediği bilgiye göre, Türkiye’deki 128 kamu üniversitesine gelecek yıl için 57 milyar 730 milyon 609 bin lira ödenek verilmesi hedefleniyor.

Ankara Üniversitesi, 2022 yılı için öngörülen 1 milyar 814 milyon 158 bin liralık bütçe ödeneğiyle, Avrupa Birliği Başkanlığı (968 milyon 161 bin lira), Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı (680 milyon 127 bin lira), Sayıştay (514 milyon 385 bin lira), Yargıtay (485 milyon 217 bin lira), Danıştay (324 milyon 369 bin lira) gibi kurumları geride bıraktı.

İkinci sırada İstanbul Üniversitesi var

İstanbul Üniversitesi, öngörülen 1 milyar 802 milyon 88 bin liralık bütçe ödeneğiyle Ankara Üniversitesinin ardından ikici sırada yer aldı. Bu kurumu 1 milyar 661 milyon 837 bin lira verilmesi planlanan Hacettepe Üniversitesi, 1 milyar 407 milyon 32 bin lira ödenek ayrılması beklenen Ege Üniversitesi ve 1 milyar 385 milyon 384 bin lira tahsis öngörülen Gazi Üniversitesi izledi.

12 üniversitenin bütçesinin 1’er milyar liranın üstünde olması dikkati çekti.

Ödenek teklif tavanı en düşük üniversite 47 milyon 149 bin lirayla İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak programda yer aldı. Bu alanda diğer üniversiteler 49 milyon 166 bin lirayla Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, 63 milyon 269 bin lirayla Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak sıralandı.

Muhabir: Erhan Cihan Ünal

ANKARA(AA) – Ankara Üniversitesi (AÜ) Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Niyazi Meriç, AA muhabirine, enstitü olarak lüminesans tarihlendirme yöntemini kullanarak “tarihlendirme” ile ilgili ihtiyaçlara çözüm ürettiklerini ifade etti.

Meriç, Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Kuru köyünde, Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezarlardaki kemik gibi materyallere uyguladıkları lüminesans tarihlendirme yöntemiyle, mezarların Roma dönemine ait bir nevi aile mezarlığı olduğunu ortaya koyduklarını anımsattı.

Benzer şekilde laboratuvarlarında, Denizli ile Aydın’daki fay hatlarının yaşını, Mardin’deki Deyrulzafaran, Zindan ve Mor Yakup Kilisesi’nin tarih sahnesindeki yerini tespit ettiklerini ifade eden Meriç, son olarak sahil güvenlik ekiplerince Marmara’da şüpheli bulunan balıkçı teknesinin yaşının hesaplanması talebinin geldiğini aktardı.

Tekne sayısının artmasını önlemek için yeni teknelere ruhsat verilmediğinden, yeni tekne sahiplerinin eski tekne ruhsatlarını kullandıkları şüphesinin bulunduğunu aktaran Meriç, “Bu şekilde yeni teknelerini eski ruhsatlarla kullananların, vergi desteğinden ve mazot indirimi gibi ayrıcalıklardan yararlanarak aslında haksız kazanç elde ettikleri düşünülüyordu.” bilgisini verdi.

Balıkçı teknesinin yaşının ne olduğunun bilimsel şekilde ispatlanması için çalışmalara başladıklarını belirten Meriç, şunları kaydetti:

“Balıkçı teknesinin ruhsatında aslında çok eski bir tarih yazıyordu. Teknenin yapıldığından beri asla değiştirilemeyecek omurga denilebilecek gövde kısmının metal korozyonlu ve lüminesans özellik gösteren diğer gemi bileşenlerinden örnekler aldık. Numunelerin en son ne zaman ışık aldığını ve ne kadar süre radyasyona maruz kaldığını hesapladık. Sonuçta, bu teknenin 10 yıldan daha genç olduğunu verilerle gösterdik. Bulduğumuz yaş tayinine ilişkin bilimsel raporumuzu sahil güvenlik ekiplerine sunduk. Böylece bir teknenin yaşı sanıyoruz ki ilk kez bilimsel bir metotla tayin edilmiş oldu.”

Adli birimlere rapor sunuldu

AÜ Nükleer Bilimler Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eren Şahiner ise çalışmada kullanılan bilimsel yöntemle ilgili açıklama yaptı.

Geminin ilk üretildiği andaki omurgasından farklı örnekler alarak bunların ne kadar radyasyona maruz kaldığını hesapladıklarını anlatan Şahiner, “Yaptığımız hesaplamalarla, teknenin ruhsatı ile gerçek yaşının uyum sağlamadığını tespit etmiş olduk. Teknenin omurgasından aldığımız numunelerin analizi, teknenin ruhsatında yazan yaşın doğru olup olmadığını, çok yaşlı diye iddia edilen teknenin aslında genç ve eski tekne bileşenleriyle yapıldığını gösterdi. Hazırladığımız bilimsel raporu bu konunun çözülmesi için adli birimlere sunduk.” bilgisini verdi.