Antalya'da düzenlenen Runatolia Maratonu'nda 3 bin 500 kişi yarıştı

ANTALYA (AA) – Antalya’da düzenlenen 16. Runatolia Maratonu’nda 39 ülkeden yaklaşık 3 bin 500 kişi koştu.

Atatürk Kültür Parkı Cam Piramit önünden başlayan organizasyonda maraton, yarı maraton, tekerlekli sandalyeli engelliler, 10 kilometre ve takımlar koşusu yapıldı.

Profesyonel sporcuların da yer aldığı organizasyon yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında gerçekleştirildi. Başlangıç noktasında sosyal mesafe kuralına göre sıralanan sporcular, taktıkları maskeleri de start verildikten sonra belirli aralıklarla konulan çöp kutularına attı.

Bazı katılımcılar bebekleri ve evcil hayvanlarıyla yarışa katılırken, bazıları da “kadına şiddete hayır” yazılı tişörtlerle koştu.

Yarışta sporcular Kaleiçi ve Hadrian Kapısı’nın yanından geçip şehir merkezinden Düden Şelalesi’ne, Lara plajlarından 21’inci kilometredeki dönüş noktasına ulaştı. Sporcular, gidiş ve geliş şeklindeki parkurda aynı güzergahtan Cam Piramit önündeki bitiş çizgisinde yarışı tamamladı.

Maratonda erkekler kategorisinde Kenyalı Mohammed Rasheed birinci, Ahmet Bayram ikinci, Murat Kaya üçüncü oldu. Kadınlarda ise Rus Marina Fidler birinciliği, Emel Pinhas ikinciliği, Ukraynalı Tetiana Grebinnyk üçüncülüğü elde etti.

Yarı maratonda erkeklerde Üzeyir Söylemez birinci, Rus Artem Popov ikinci, Kazakistan’dan Ayan Beisenbayev ise üçüncü sırada yer aldı. Kadınlarda Ukraynalı Veronika Kalashnikova birinci, Serpil Budak ikinci, Kübra Gültekin Yıldız da üçüncü oldu.

Organizasyonda 10 kilometre kadınlarda Elif Dağdelen birinci, Ukraynalı Yuliya Yelistratova ikinci, Rus Anna Lina üçüncülüğü elde etti. Erkeklerde ise Ukraynalı Vitalii Vorontsov birinci, Vincheslov Vasilev ikinci, Andrey Alypov üçüncü sırada yer aldı.

Tekerlekli sandalyeli engelliler kategorisinde Ömer Cantay birinci, Hamide Doğangün ise ikinci oldu.

Yarış sonunda dereceye giren sporculara ödülleri verildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Otomotivden mobilyaya, gıdadan tekstile, kimyadan inşaata kadar 22 sektörde yaklaşık 300 firmanın faaliyet gösterdiği Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), 6 yıl kadar önce 1 milyon avroluk yatırımla Solar Çamur Kurutma Tesisi kuruldu.

Tesise gelen çamurlar sudan arındırılıp solar sistemle kurutulduktan sonra pelet haline dönüştürülerek çimento fabrikalarına yakıt olarak gönderiliyor. Bu sayede atıklar doğaya karışmadan bertaraf edilmiş oluyor.

Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, AA muhabirine, fabrikalardan çıkan atıkların su içerdiği için çok büyük hacim kapladığını söyledi.

Bu hacimden kurtulmak ve sakıncalı unsurların doğaya karışmasını engellemek amacıyla araştırma yaptıklarını belirten Bahar, araştırma sonucunda kentin iklimini de göz önünde bulundurarak, çamur kurutma tesisi projesini hayata geçirmeye karar verdiklerini ifade etti.

OSB’deki kapalı bir alan içinde solar çamur kurutma tesisini kurduklarını aktaran Bahar, “Tesisimizde önce susuzlaştırma işlemi yapıyoruz, solar ya da yerden ısıtma sistemiyle atıkları kurutup, pelet haline dönüştürüyoruz. Ardından da çimento fabrikalarına yakıt olarak kullanılmak üzere gönderiyoruz. 5 yılda 2 bin 650 ton atık çamuru işleyerek çimento fabrikalarına gönderdik.” diye konuştu.

“Yatırım 4 yılda kendini amorti etti”

Ali Bahar, tesis sayesinde fabrikalardan çıkan atıkların ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra çevreye ve yer altı sularına karışmasının engellemesinin de çok önemli olduğunu dile getirdi.

Yatırımın bölgeye “çevre dostu” unvanı kazandırdığını kaydeden Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yerin altından su almıyoruz, yerin altına su da vermiyoruz, böyle bir ilişki yoksa kirlilik de yok demektir. Eğer bu yatırımı yapmasaydık, atığı muhafaza etmek için ilave alana ihtiyaç duyulacaktı. Bir milyon avroluk bir yatırım yaptık ancak tesis bunu 4 yılda amorti etti. Şu an 6. yılımıza giriyoruz, 2 yıldır elde edilen yakıtla ülke ekonomisine kazanç sağlıyoruz.”

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Alanya ilçesinde ikamet eden ve çevresinde “Hanım ağa” olarak bilinen Fadime Kroll, çiftliğinde yetiştirdiği hayvanları Kurban Bayramı öncesi kurulan pazarda satışa sundu.

Alman vatandaşı 51 yaşındaki üç çocuk annesi Fadime Kroll, altı yıl önce Almanya’dan emekli olduktan sonra Alanya’ya yerleşti.

İlçede satın aldığı evi çocuklarının eğitim masrafını karşılamak için kiraya verip dağ evine yerleşen Kroll, hayvancılık yapmaya karar verdi.

Dağ evinde bir keçi ve iki tavukla başladığı besicilikte azmi ve çalışkanlığıyla başarıyı yakalayan Kroll, birikimini de kullanarak içinde 350 kuzu ve 50 büyükbaş hayvanın bulunduğu çiftlik kurdu.

Her sabah güneş doğmadan kalkıp hayvanlarıyla ilgilenen Kroll, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurulan pazarda hayvan satışı yapıyor.

“Hayvandan aldığınız sevgi sizi besliyor”

Pazarın tek kadın besicisi Fadime Kroll, AA muhabirine, bir Yörük kızı olduğunu, özünde olduğu için de bu mesleğe ilgi duyduğunu söyledi.

Almanya’da 17 yıl yaşadığını aktaran Kroll, çocukları için her zorluğa katlanmaya hazır olduğunu dile getirdi.

Kroll, hayvanlarla ilgilenmeyi çok sevdiğini belirterek, “İşe küçük atılımlarla başladığım için ilk önce kimse fark etmedi. 2-3 kuzu derken bu süreç devam etti, gitti. Pazarda tek kadın olduğum için herkes bana yardım ediyor, destek çıkıyor. Hayvan demek stresten, hastalıktan uzaklaşmak demek. Hayvandan aldığınız sevgi sizi besliyor. Hepsini doğal yollarla besliyorum. Tek sıkıntım bulunduğum yer kira, taşınmada zorluk yaşıyorum.” ifadesini kullandı.

“O bizlerin Hanım Ağası”

Kurban satışı yapan Şevket İhtiyar ise Fadime Kroll’un kurban pazarının vazgeçilmezi olduğunu söyledi.

Onun her zaman bir ayrıcalığının olduğunu vurgulayan İhtiyar, “Kurban pazarında arkadaşlarımız arasında olması bizi gururlandırıyor. Girişimci ablayı her haliyle kutluyoruz.” dedi.

Besicilerden Ramazan Tunç ise kurban satış noktasındaki 82 kişiden birinin Fadime Kroll olduğuna değinerek, “Fadime abla kadar mücadele eden ve başarılı birini görmedim. Burada birbirimize destek veriyoruz.” diye konuştu.

Kenan Türk ise bir kadının bu sektörde olmasının kendilerini sevindirdiğini anlatarak, “O bizlerin ‘Hanım Ağası.’ Ayrıca bize moral ve güç veriyor. Çiftliğini de gezdim. Bir hanımın eli değdiği belli, çok güzel.” ifadesini kullandı.