Antik Harran Ören Yeri'ndeki eserlerin müzeye 'hassas yolculuğu'

ŞANLIURFA(AA) – UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden 7 asırlık Harran Ören Yeri’ndeki kazı alanında bulunan binlerce eser, 6 aşamadan geçirilerek müzelerde teşhire sunuluyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Tarihi Kurumu finansmanı ve yerel yönetimlerin de desteğiyle tarihi Ören yerindeki kazılar, çeşitli aralıklarla 70 yılı aşkın sürüyor.

Antik kentteki kazı alanında bulunan eserler, envanterlik ve etütlük diye ikiye ayrılıyor. Bu eserlerden envanterlik olanlar müzede sergileninceye kadar 6 titiz aşamadan geçiriyor.

Harran Üniversitesi (HRÜ) Arkeoloji Bölümü ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arazide süren çalışma kadar kazı evinde de çok yoğun bir sürecin devam ettiğini, hassas olan cam, kemik ve metal haricindeki eserlerin, öncelikle saf suyla iyi bir yıkamadan geçip kurutulduğunu belirtti.

Buluntu numarası verilen eserlerin tek tek çizimi ve fotoğraflanmasının yapıldığını aktaran Önal, kategorilere ayrılan eserlerin dosyalanıp veri tabanına aktarıldığını ve eserlere, bilgisayar ortamında yüzlerce yıl sonra bile kolayca ulaşılmasına imkan sağlandığını vurguladı.

Bilgisayara aktarılan eserlerin daha sonra tutanakla müzeye teslim edildiğini ifade eden Önal, bir eserin müzeye teslim edilene, vitrine çıkıncaya kadar 6 titiz ve zorlu aşamadan geçtiğine dikkati çekti.

“Harran’da 10 bin eser çıktı”

Prof. Dr. Önal, Harran’daki kazı çalışmalarında şu ana kadar seramik, cam ve madeni eserler, sikkeler, mimari parçalar, figürler, heykeller, kemik ve fildişi eserler ve depolama küplerinden oluşan 10 binin üzerinde tarihi eserin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti.

Eserlerin, bulunduktan sonra da hassas bir süreçten geçtikten sonra müzeye teslim edildiğini vurgulayan Önal, “Her yıl binlerce eser gün ışığına çıkarılıyor. Alandaki ekibimiz tarafından bulunan eserler, kazı evimizdeki titiz ve hassas çalışmaların ardından müze müdürlüğümüze envanterlik ve etütlük eser olarak teslim ediliyor. Eserlerin öne çıkanları da müzemizin teşhir salonunda kamuya açık halde ziyaret edilip görülebiliyor.” dedi.

“Her eserin temizlik tekniği ayrı”

Harran Kazı evinde görevli arkeolog Rahime Selim de yaklaşık 7 yıldır kazılarda çalıştığını söyledi.

Hem arazide hem kazı evinde çok titiz çalışma yaptıklarını anlatan Selim, “En çok, eserin araziden çıktıktan sonra korunmasına dikkat ediyoruz. Her eser kendine özgü tekniklerle temizlenebiliyor. Her eseri, türüne göre farklı arkadaşlarımız temizliyor. ” diye konuştu.

Kazı evi arkeologlarından Jiyan Çalık ise eserlerin müzeye ulaşmasının arkasında büyük bir emek ve çabanın yattığına dikkati çekerek bulunan çok önemli eserin ise kazı başkanı, ekibi ve müze temsilcisinin gözetiminde müzeye teslim edildiğini sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARABÜK (AA) – MÖ 1. yüzyılda kurularak MS 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen, ortaya çıkarılan mozaikler dolayısıyla “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan ve kazı çalışmalarıyla yeni bulgulara ulaşılan Karabük’teki Hadrianaupolis Antik Kenti turizme kazandırılacak.

Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilen Eskipazar ilçesinin 3 kilometre batısındaki antik kentte kazı çalışmaları, Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş yönetiminde sürdürülüyor.

At, fil, panter ve geyik gibi birçok hayvanın tasvir edildiği mozaiklerle ünlenen antik kentteki kazı çalışmalarında, kaya mezarı içinde iskeletler, antik döneme ait para, kemik toka, unguentarium (gözyaşı şişesi), 2. yüzyıla ait mezar, 1800 yıllık adak levhası gibi eserlere de rastlandı.

Antik Çağ’da bir hac merkezi, sütun azizlerinden Stylos Alpius’un doğum yeri olan antik kentteki kazı çalışmalarında elde edilen ve kazı evinde incelenen bulgulardan taşınabilir olanlar çevre illerdeki müzelere götürülüyor, taşınmazlar ise olduğu yerde korunuyor.

Arkeolojik yüzey araştırmalarında iki hamam, iki kilise yapısı, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları gibi 14 dağınık kamu ve diğer tür yapıların olduğu belirlenen antik kent, turizme kazandırılacak.

Karabük Valiliği, Hadrianaupolis Antik Kenti’nin ören yerine dönüştürülerek yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılması için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuruda bulundu.

“Kazılar devam ettiği sürece başka yapılar da gün yüzüne çıkacak”

Vali Fuat Gürel, AA muhabirine, kazı çalışmalarının devam ettiği Hadrianaupolis’in bölgenin en önemli antik kenti olduğunu söyledi.

Antik kentin tarihinin çok eski olduğunu ve o dönemlerde bir merkez olduğunu aktaran Gürel, “Paflagonya bölgesinde önemli bir Roma kenti olarak bilinen bir yer. Burada yapılan kazılarda mozaikler ön plana çıkmış. ‘Batı Karadeniz’in Zeugması’ olarak adlandıracak bir boyuta gelen bir antik kentimiz.” diye konuştu.

Gürel, kazıların artık dönem dönem değil, 12 ay boyunca sürdürdüğünü dile getirerek, “Şimdiye kadar kilise, hamam ve askeri yapılarla beraber ‘Roma villası’ diyebileceğimiz yapılar gün yüzüne çıkarıldı. Kazılar devam ettiği sürece başka yapılar da gün yüzüne çıkacak.” dedi.

Antik kentin turizme kazandırılması için çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Gürel sözlerini şöyle tamamladı:

“Örnek birkaç yapının üzerinin kapatılması ya da koruma altına alınması için çalışmalar yapılıyor. Bir kilisenin üstü kapalı, Roma hamamı ve villasının üstü kapatılacak. Karşılama merkezi yapılacak. Niyetimiz 2022’de Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle de burayı bir ören yeri haline getirip turizme kazandırmak. Bölgemizin en önemli turizm merkezi Safranbolu. Buraya gelen 1,5 milyona yakın bir misafir portföyümüz var. Bu misafirlerin bir kısmının Hadrianaupolis’e gelerek ziyaret etmesini arzu etmekteyiz.”

Muhabir: Ahmet Özler

MERSİN(AA) – Antik kentteki önemli yapıların kazı ve restorasyon projeleri, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2021 yatırım programına alındı ve bu kapsamda çalışmalar devam ediyor.

Adana Rövöle ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından antik kentteki tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kule için hazırlanan kazı ile restorasyon projelerinin ihaleleri yapıldı ve çalışmalara başlandı.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip, antik kentte çalışmaları sürdürüyor.

Kazı başkanı Ümit Aydınoğlu, AA muhabirine, Uzuncaburç’un, Helenistik Dönem’de bölgenin başkenti ve dini merkezi olduğunu aktardı.

Burayla ilgili hazırladıkları 4 projenin yatırım programına alındığını dile getiren Aydınoğlu, yapıların korunması ve restorasyonu çalışmaları kapsamında tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kuledeki kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

“Birçok insan burayı görmek için gelecek”

Antik kentin görkemli bir yapısının olduğuna dikkati çeken Aydınoğlu, şöyle devam etti:

“Antik kentin tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kule bölümünde kazı, aynı anda da restorasyon çalışmaları devam ediyor. 50 kişilik ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ilgisiyle burayı tekrar canlandırmayı düşünüyoruz. Burada gördüğünüz yapıların çoğu toprak altında kalmış. Halbuki çok iyi durumdalar. Geçmişimize sahip çıkmamız ve ülke turizmine kazandırmamız adına burayı koruyabilmek çok önemli. En önemlisi bu yapılar korunacak ve gelecek nesillere aktarılacak. Birçok insan burayı görmek için gelecek.”

Kazı ve restorasyon çalışmalarının ardından bölgede çevre düzenlemesi yapacaklarını kaydeden Aydınoğlu, “İnsanlar buraya geldikleri zaman tarihin içerisinde zaman geçirecekler, geçmişin nasıl olduğuna dair fikir sahibi olacaklar ve burada gün boyu zaman geçirme şansları olacak.” dedi.

MEÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ise kentteki arkeolojik kazılarda daha da aktif olmak için çaba gösterdiklerini söyledi.

Uzuncaburç’ta önemli bir kazı çalışması yapıldığını ifade eden Çamsarı, “Yapılan çalışma sonrası burası ülkemizin en tanınmış bölgelerinden biri olacak. Bu bölgeye yıllık 60-70 bin civarı yerli turist geliyor. Yapılacak çalışmayla yabancı turistlerin gelmesiyle bu sayının daha da artacağına inanıyoruz.” diye konuştu.