Aort genişlemesi, damar yırtılana kadar hiçbir belirti göstermeyebiliyor

İSTANBUL (AA) – Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Korhan Erkanlı, hiçbir belirti vermediği için "sessiz katil" diye adlandırılan aort genişlemesi (anevrizması) yaşayan kişilerin, hastaneye en son evre yırtılma ya da patlama şeklinde acil gelmeye başladığını belirterek, "Bu hastalığın sessiz ilerlemesi, belli belirsiz ağrıların önemsenmemesi ve Kovid-19 korkusu nedeniyle doktor kontrolleri ihmal ediliyor. Eğer ailede kalp ve damar hastalığı geçiren varsa vakit kaybetmeden kontrolden geçmelisiniz. Erken evrede kontrol hayat kurtarır." ifadelerini kullandı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Erkanlı, aort anevrizması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

"Einstein hastalığı" olarak da bilinen aort anevrizmasının damar yırtılana kadar hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Erkanlı, "Yüksek tansiyon, marfan sendromu ve ona benzer genetik hastalıklar, kalp kapak hastalıkları özellikle biküspid yani iki kapakçıklı aort kapak hastalıkları ve ailede kalp damar hastalığı varsa vakit kaybetmeden uzmana görünmelisiniz. Aksi takdirde damar yırtılması ve patlaması durumunda yüksek ölüm riski ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Aort anevrizmasının nedenlerini sıralayan Erkanlı, yüksek tansiyon, marfan sendromu ve genetik hastalıkların aort anevrizmasına yol açabileceğini kaydetti.

Erkanlı, "Hiçbir belirti vermediği için ‘sessiz katil’ diye adlandırılan aort genişlemesi (anevrizması) yaşayan kişiler, hastaneye en son evre yırtılma ya da patlama şeklinde acil gelmeye başladı. Bu hastalığın sessiz ilerlemesi, belli belirsiz ağrıların önemsenmemesi ve Kovid-19 korkusu nedeniyle doktor kontrolleri ihmal ediliyor. Eğer ailede kalp ve damar hastalığı geçiren varsa vakit kaybetmeden kontrolden geçmelisiniz. Erken evrede kontrol hayat kurtarır." değerlendirmesinde bulundu.

– Damarda 5,5 santimetre genişleme ameliyat sınırı

Prof. Dr. Erkanlı, aort genişlemelerinin genellikle hiç belirti vermeden uzun yıllar boyunca ilerleyebildiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Belli bir kritik aşamaya geldikten sonra yırtılma riski de oldukça artar. Genişleme 5,5 santimetre üzerine çıkarsa hayati risk yükseldiği için bu oranı ameliyat sınırımız kabul ediyoruz. Ameliyat sınırı 5,5 santimetre veya 5,5 santimetre olmadan hızlı büyüme gösteriyorsa mutlaka ameliyat gerekli. Yıllık yırtılma riski 5,5 santimetre üzerine çıkarsa yüzde 6 ila yüzde 10 arasında değişiyor. Eğer 6 ila 10 santimetre üzerine çıkarsa yıllık yırtılma riski yüzde 20’lere kadar varıyor. Bu hastalarda bile bu hastalık hiçbir belirti vermiyor. Hastalarda eğer aort genişlemesine kalp kapağı hastalığı eşlik ediyorsa erken yorulma, nefes darlığı, göğüsde bası hissi, ses kısıklığı gibi şikayetler olabilir. Ama yüzde 80'inde hiçbir belirti ve problem yoktur. Bu sebeple düzenli kalp ve damar kontrolü hayati önem taşır."

– Genişleme kalpten gelmiyorsa çare stent

Korhan Erkanlı, aort genişlemesindeki tedavi çeşitlerine değinerek, kalpten gelen, iki göğüs kafesinin içi ve karnın içi olmak üzere üç bölgeden gelen aort genişlemeleri olabildiğini, genişlemelerin hepsinin farklı farklı tedavileri olduğunu bildirdi.

Eğer göğüs ve karın bölgesindeyse alternatif olarak stent tedavisinin uygulanabildiğini aktaran Erkanlı, "Ama kalpten çıkan bölüme mutlaka cerrahi yapılması gerekiyor. Ameliyatın eğer yırtılma ve patlama olmazsa yüzde 2 ila 3 civarı bir riski var. Ameliyat sonrası çok hızlı bir şekilde gün içinde günlük hayatına dönebilen hastaların tam olarak iyileşmesi ise 45 gün ila 2 ay arasında oluyor.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber