Arap Birliği: İsrail'in Golan Tepeleri'ni işgali barışın önünde engel teşkil ediyor

İSTANBUL (AA) – Arap Birliğinden, İsrail’in Golan Tepeleri’ni ihlak etmesinin 39’uncu yılı nedeniyle yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in ilhak kararının, geçersiz olduğu, uluslararası hukuk ve meşruiyete aykırı olduğu belirtildi.

Açıklamada, İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgalini sürdürmesinin bölgede kapsamlı, adil ve kalıcı barışın önünde engel teşkil ettiği kaydedildi.

Bu kararın üzerinden yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen İsrail’in Yahudi yerleşim birimleri kurmak, bölgenin demografik yapısını değiştirmek, buradaki topraklara el koymak ve talan etmek suretiyle Golan Tepeleri’ndeki ihlallerini sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve BM Güvenlik Konseyinden (BMGK) tüm uluslararası meşru kararlara bağlı kalması ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki ihlallerine son vermesi için İsrail’e baskı yapması talep edildi.

Golan Tepeleri’nin işgal ve ilhakı

Golan Tepeleri, Suriye’nin 14 ilinden biri olan Şam’a 60 kilometre uzaklıkta bulunan Kuneytra’da yer alıyor.

İsrail, 1967’deki 6 Gün Savaşı’nda Golan Tepeleri, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze ve Mısır’ın Sina Yarımadası ile o dönemde Mısır’ın kontrolünde bulunan Tiran ve Sanafir adalarını işgal etmişti.

Suriye, 1967’de işgal edilen Arap topraklarını geri almak için 1973’te Mısır ve diğer bazı Arap ülkelerinin de katılımıyla askeri harekat başlatmış, ancak “Ekim Savaşı” olarak da bilinen girişim başarısız olmuştu.

İsrail ve Suriye, 1974’te Golan Tepeleri’ndeki kuvvetlerini geri çekerek askeri çatışmayı sonlandırmaya razı oldu. Aynı yıl barış gücü askerleri bölgeye konuşlandırıldı.

Daha sonra İsrail, 14 Aralık 1981’de Golan Tepeleri’ni tek taraflı olarak ilhak ettiğini açıkladı ancak uluslararası toplum bu kararı bugüne kadar tanımadı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS(AA) – Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 626 fanatik Yahudi’nin, Mescid-i Aksa’nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı’ndan girerek, Harem-i Şerif’e baskın düzenlediği belirtildi.

İsrail bayrağı açan Yahudi grubun, Harem-i Şerif’in avlularında dolaştıktan sonra Mescid-i Aksa’dan ayrıldığı ifade edildi.

Fanatik Yahudilerin, öğleden sonra da baskınlarını sürdürmesi bekleniyor.

İbrani takvimine göre 20 Eylül’de başlayan ve bugün sona erecek olan Sukot (Çardaklar) Bayramı münasebetiyle fanatik Yahudiler, “Tapınak Tepesi” olarak isimlendirdikleri Mescid-i Aksa’ya yönelik baskın çağrıları yapıyor.

Harem-i Şerif’e fanatik Yahudilerce düzenlenen bu tür baskınlar, bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.

Sukot Bayramı’nın başladığı günden bu yana binlerce fanatik Yahudi, sabah ve öğleden sonra Mescid-i Aksa’nın avlularına girmişti.

İsrail bayrağının açılmasına tepki

Fanatik Yahudilerin Harem-i Şerif’te İsrail bayrağı açmalarına ilişkin fotoğraf ve görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından olay, Filistinliler başta olmak üzere İslam dünyasından sert tepkilere yol açtı.

İsrail polisinin koruması altında gerçekleşen söz konusu eyleme, polisin müdahale etmemesi de eleştirilere neden oldu.

Harem-i Şerif’te hiçbir ülkenin bayrağının açılmasına izin vermeyen İsrail polisinin, buna sessiz kalması dikkati çekti.

İsrail polisinden olaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kudüs İşleri Bakanlığından uyarı

Filistin yönetimine bağlı Kudüs İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları, çok sayıda fanatik Yahudi’nin ve özellikle Yahudi bayramlarında dini ayinler gerçekleştirmeye yönelik çılgın girişimleriyle tehlikeli bir hal aldı.” uyarısı yapıldı.

Açıklamada, “Harem-i Şerif’te yaşananlar, özellikle İsrail polisi tarafından korunup kollandığı için camideki tarihi durumun açık ve tehlikeli bir ihlalidir.” ifadeleri yer aldı.

Fanatik Yahudilerin, dini bayramları Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini ihlal eden baskınlar için kullandığına vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti:

“Bu ihlaller, Mescid-i Aksa’yı zamansal ve mekânsal bölme çağrılarıyla örtüşüyor ki bu ciddi ve sonuçlarından kimsenin razı olamayacağı risklere işaret ediyor.”

Açıklamada ayrıca Arap ve İslam dünyası başta olmak üzere uluslararası topluma “İsrail’in Harem-i Şerif’in tarihi statükosunu değiştirme girişimlerini” durdurmak için müdahale etme çağrısı yapıldı.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyor

Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Ancak Yahudiler, 2003’ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor.

Bu girişleri “baskın” olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor.

KUDÜS (AA) – Haaretz gazetesinde yer alan haberde, başta Ramallah yakınlarındaki Beyt Anan köyü ve Cenin’e bağlı Kefr Burkin beldesi olmak üzere Batı Şeria’nın 5 farklı bölgesinde gözaltı baskınları sırasında İsrail güçleri ile Filistinliler arasında çatışma çıktığı belirtildi.

İsrail ordusuna dayandırılan haberde, Beyt Anan’da 3, Kefr Burkin’de 1 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Haberde ayrıca, İsrail ordusunun 4 Filistinlinin yaşamını yitirdiği olaylara tepki olarak abluka altındaki Gazze Şeridi’nde atılabilecek roketlere karşı hazırlık yaptığı kaydedildi.

Hayatını kaybeden Filistinlilerin Hamas hareketi üyesi olduğu iddia edilirken, olaylara ilişkin Filistin makamlarından henüz bir açıklama yapılmadı.